İnsan razı olmayınca inanın bana anlamı olmuyor yolun Allah bile gelse dönüp bakası gelmiyor.
Sizlere yemin ederim "Ben nefsim ile tavsiye etmem bu yolu!"
Mecbur değilseniz dönmeyin kardeşim, mecbur değilseniz dönmeyin. Size yemin ederim ki burada sadece zulüm ve zulüm var. Hayır olsaydı, onu gizler miydim? Örtünün altında mı yaşardım? Hiç mi aklınız yok?
Sizler bugün ilim ile eğleniyorsunuz ama gerçekte böyle bir halde yaşıyorsunuz.
Aklınızda bulunsun ben size cennet bahçesi sunmuyorum çıkışı güzel içi harabe ve acı , ilmi tatlı ama size sıkıntıdan başka bir şey değil.
Zaten çoğunuz ilme dönmek dahi istemiyorum diyeceksiniz çıkarken.
Bu yolda öyle şeyler yaşadım ki, her ölene meylettim; yaşayanlara duyduğum üzüntüden başımı kaldıramadım.
Ölümü, hayattan daha çok aradım.
İnanın bana; ne var olmak ne de yaşamak isterdim. Allah’ın varlığını bilince ölümü daha da çok arar oldum. Sevdiğimden değil; onu hiçbir zaman sevmedim. Bilmesem de yaşamak istemezdim, bildikten sonra ise bu dünya bana iyice çekilmez oldu.
Keşke ben de sizler gibi gaflette olup sadece yolda yürürken ölseydim; başka hiçbir şey de istemezdim.
Bana, “Allah’tan razı mısın?” diye soruyorlar.
Asla. Asla. Asla.
Yemin ederim ki asla razı değilim.
Bu ne iftiradır ne de başka bir zandır.
Meryem şöyle der:
“Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!”
Benim hayatım da tam olarak hep o andır. Allah’ı bildim, ölümü diledim. Allah’ı tanıdım, ölümü dilemeye devam ettim. Bir an bile yaşamak istemedim.
Siz de benim gibi bilseydiniz, belki siz de aynısını dilerdiniz.
Uyarınız Kur’an’a uymuyorsa, uyarmayınız.
Ekonomi, adalet ve rıza dışı ilişkiler müstesna; bunların dışında kimseye uyarı ve yönlendirme yapılamaz. Çünkü diğer konularda herkes aklen mesuldür. Kimse, kimsenin paylaşımından sorumlu değildir. Herkesin kendi aklı ve kendi sorumluluğu vardır.
Şimdi bana Mehdi ve Âdemlik ile ilgili uyarı yapanlara benim de bir uyarım var:
“Sizi ilgilendiren bir mesele değildir. Haddinizi ve yerinizi bilin. Çünkü Kur’an’ı koruyacak olan Allah’tır, sizler değil. Sizler insan hayatından sorumlusunuz; fakat onu ihmal ederek Allah’ın koruma sözü verdiği birçok şeyin peşinden gidiyorsunuz.
Nesiller ekonomi yüzünden yok oluyor, insanlar uyuşturucu nedeniyle hayatlarını kaybediyor. Bunlara söz etmeyip bana geliyorsanız, Kur’an derdinde değilsinizdir. Yöneticilere söz söylemeyip hacıya, hocaya veya ilim sahibine söz ediyorsanız, zaten helâke götüren bir tutum içindesiniz.
Sizler zararlıyı değil, faydalıyı yok etmeye çalışan ve faydalı olana uyarı yapan insanlarsınız. Bu da kalbinizdeki helâke sürükleyen anlayışı göstermektedir.”
Hem de ben bu konuyu açmazken açan bir de utanmayan yine sizlersiniz çünkü sizler Müslümansınız bu da bana size bakış olarak yeter.
Ölseniz ya da kendinizi öldürseniz, belki yarım saat konuşulursunuz; sonrasında ise sanki dünyadan hiç geçmemişsiniz gibi unutulursunuz. Bu yüzden kibre kapılmayın. Kimse sizin yokluğunuzla yok olmaz, kimse de sizinle birlikte gelip hesap vermez.
İnanın bana; hayatta tüm dertleri gideren, başınıza ne gelirse gelsin bir daha gelmeyeceğinin, hatta en küçük bir sıkıntının bile tekrar yaşanmayacağının garantisini veren tek bir yol vardır.
İşte o yol, ………… yoludur.
Bak o Lut’un sözüdür.
Araf 80. Ayet:
Lût’u da (gönderdik). Kavmine şöyle demişti:
“Sizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı bir hayasızlığı mı yapıyorsunuz?”
Araf 81. Ayet:
“Siz gerçekten kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır! Siz haddi aşan bir toplumsunuz.”
Şu rahibe denk gelecek birisi tüm inancını değiştirecek :)
Sözüm ona Eşcinsellik haram değil toplumsal bir haramdır Allah katında haram değildir.
Lut’un sözü Allah’ın sözü değildir o sadece bir sınır bildiren nefsin sözüdür o sınır ise eşcinsellik de değildir Lut’un davası çok ayrıdır.
Kuranda Allah eş için eğer çoğunluğa seslenmiyorsa kadın yada erkek diye belirtmeyen zamirler kullanır mesela Ademin eşi cinsiyet zamiri içermez.
@trxhaber Bana Hindistan’ı hatırlatıyor her yer mabed millet yokluk ve sefalet içinde onlar ise mabed yapmaya devam ediyor sanki alay ediyor.
Allah yeryüzünde hayatı tersine çevirsin çünkü akıl kullanmıyorlar.
@bosunatiklama Şer bildiğinde hayır vardır.
Nitekim bugün okul kazanmak yada okumak değil sosyal medya yada el işçiliği zamanı olduğunu düşünüyorum.
Bir kalıba uymak yerine sen kalıp ol sana uysunlar.
Ahlakın nefsin arzusuna göre şekillenmesi aslında insanlardaki bahane ahlakının yansımasıdır nitekim tipini beğenmediği birine karşı takva sahibi olabilen aynı zamanda sözleri ile Allah'ı hatırlatan yada ondan çekindiği için yapmadığını ileten birisi her nedense tipi arzuladığı birine karşı bunu yapmıyor çünkü çoğu zaman içteki bahane için Allah ismini kullanıyor ve öğrendikleri ile pekiştiriyor bu sayede toplumda bir yer edinmiş oluyor.
O Kişi takva sahibidir derler o da kendini öyle zanneder.
İnanın bana beğenmediği insana "Ben seni çekici bulmadığım için sana yaklaşmıyorum demek Allah'ı bahane etmekten daha edeplidir"
O yüzden insan her zaman arzu duyacağı birine karşı davranışı ile imtihan edilir bence bunda sır kendisine mi davet ediyor Allah'a mı diye bakmak gerekir çünkü bence şirk şehvet duydugu birini kime yönlendirdiğidir.
@telqraft Allah bizler gibi değildir , bana inanmadı diye cehenneme atacak adaleti terk edecek değildir Allah iyiliği ve takvayı(Özde ahlakını temizlemeyi) tavsiye eder her şey kişinin kendine aittir.
Kimin iyiliği kötülüğünü geçerse kurtuluşa erecektir.