Bakan bey @OA_BAK bundan sonra "yapı " denildiğinde akla siz geleceksiniz!
Çıkın Fenerbahçe taraflarından özür dileyin bu ithamla siyaset yapamazsınız !
Siyasetçi kuşatıcı dil kullanır ,önünü ardını ,lafın nereye gideceğini hesap eder ! https://t.co/rJ8fRmx0wr
Öğrencileri için gövdesini siper edinen yiğit bir kadın.
Mekanı cennet olsun.
Eşi duyduğu üzüntü sonrası kalp krizi geçirmiş.
İnşallah sağlığına kavuşur.
A pack of rabid jews beat and sexually harassed women in New York
This is covered up by both the police and the media because they are a protected class
Bu satırlar, Tanpınar'ın Ahmet Kutsi Tecer'e yazdığı mektuptan...
Otuz beş yaşına kadarki ömrünün muhasebesini yapıyor ve memnun kalmıyor kendinden.
Bugün her yazar ona öykünürken, o yaşarken kendinden nefret ediyordu.
28 Şubat sürecinde İstanbul Üniversitesi’nde öğretim görevlisiydi.
Kedileri çok severdi. Bol bol beslerdi.
Tüm güzelliklere karşı olan vesayetçi muhterislerin hedefindelerdi. Hatemi de kedileri de.
Rektör Kemal Alemdaroğlu kedilerin peşine adeta hafiye taktı.
Kediler tek tek, patır patır zehirlenerek öldüler.
Hüsrev Hatemi kedilerin hepsinin şişerek öldüğünü söyledi. İddiaya göre hayvancağızlara “karga büken” isimli zehirli ot yedirilmişti.
*
Hatemi’nin üniversitedeki odasında da kedisi vardı. O garibanı kovmak için de baskı yaptılar. Bir gün Hatemi şöyle dedi: “Lüzum yok, kedim başörtülü değildir.”
*
Bir gün Hüsrev Hatemi’ye “Odasında 28 kedi besliyor” diyerek iftira attılar.
“28” sayısını boşuna seçmemişlerdi.
Hatemi, “Yalan söylüyorlar, hayatımda bu kadar kedi beslemedim” dedi.
Kimseyi rahatsız ettikleri falan yoktu. Eğitimi engelleyecek veya sağlık riski oluşturacak kadar fazla değillerdi.
Sadece Hüsrev Hatemi “vesayetten taraf” değildi.
Özgürlükçü ve temiz bir insandı.
Allah rahmet eylesin.
Ah Hüsrev Hocam, ah…
Hudut muhafızı.
Yeniyi reddetmeyen, eskiyi küçümsemeyen bir denge ustası.
Hekimliğinin yanında şiiri hayatının asli bir parçası kılan; ilkokul sıralarında başlayan o ilk mısraları hiç bırakmayan bir kalem. Şiire âşık, şiirle geçen bir ömür.
Bir kültür insanı: Hasan Hüsrev Hatemi.
Unutulmuş edebî değerleri berrak bir dille yeniden hatırlatan, kendine has bir entelektüel Hüsrev Hatemi'ye Allah'tan rahmet diliyorum.
Mekânı cennet olsun.
Süleymaniye Camii haziresinde bulunan Serasker Hüseyin Avni Paşa'nın lahit mezarına @TarihVakfi tarafından bilgi levhası yapıştırılmış. Bu levhayı buraya yapıştırma iznini kim verdi? Tarihi esere böyle bir şey yapıştırmayı kim akletti? Kaldırın bu saçma levhayı.
“Gördüm öyle şeyler ki, sizin aklınız almaz…
Orion’un omzunda alev alan saldırı gemileri…
Tannhäuser Kapısı’nın karanlığındaki ışın demetleri…
Bütün o anlar, zamanın içinde silinip gidecek…
Yağmurda kaybolan gözyaşları gibi.
Ölme vakti geldi.”