Hakim ve savcılara 70 bin TL zam mı verilecek?
Sadece bir kesime özel zam gündemde değil. Kapsamlı bir reform düşünülüyor.
Kamuoyunda konuşulan “bir kesime maaş zammı yapılacak” iddiaları gerçeği yansıtmıyor.
Şu an itibarıyla kamuda herhangi bir gruba yönelik tekil bir maaş düzenlemesi gündemde bulunmuyor.
Hükümetin planlaması, yalnızca belirli bir kesimi değil, tüm kamu personelini kapsayacak kapsamlı bir reform üzerinde yoğunlaşıyor.
Sabahın köründe YMM elemanı arıyor karşıta cevap vermezseniz 35.000 tl ceza yok mu ya bu mesleğe sahip çıkacak kimse gerçekten bu kadar mı bitiğiz güçsüsüz
Bu tehditler için bu angarya iş için gerekirse kendim hukuksal mücadelemi vereceğim umarım bu defa birlik oluruz !
Tüm kamu personelini neden karşı karşıya getirdiniz.
3. defadır meclis genel kuruluna getirilen bir düzenlemeye tüm siyasi partiler imza atmıştı. Şimdi düzenleme geri çekildi.
En önemlisi de neden tüm kamu personelini karşı karşıya getirdiniz?
Lütfen bundan sonra arkasında durabileceğiniz düzenlemeleri kanun tekliflerine ekleyin
Kariyer meslek mensuplarının yaşadığı bu sorun, siyasi yelpazenin tamamı tarafından görülmüş ve çözüm için ortak bir irade ortaya konmuştur. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ilgili önerge, oy birliği ile kabul edilmiştir.
#imtiyazdeğilliyakat
🏢 Bu düzenleme TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda tüm partilerin oy birliğiyle kabul edildi.
Bu, siyasi değil vicdani bir mutabakattır.
#imtiyazdeğilliyakat
TBMM’de 7566 sayılı torba kanun (04.12.2025) ile vergi uygulamalarında önemli başlıklar: konut kira gelirinde gider indirimi yaklaşımı, 4. geçici vergi dönemi, fon gelirlerinde stopaj kapsamı, harç/Noter harcı ve YİKOB istisnaları.
2026 Bütçe Kanunu Teklifine göre, brüt bütçe gelirlerinin %97,5’i vergi gelirlerinden bekleniyor; gelirlerin büyük kısmı gelir vergisi, KDV/ÖTV gibi dolaylı vergiler ve kurumlar vergisinden oluşuyor. #bütçe#vergi
Edip Bey'in bu teklifini çok yerinde buluyor ve destekliyorum.
Benzer şeyi Nevşin Hanım ;" O zaman sen de alma" deyince Deniz Bey "olur mu öyle şey" diyerek red ediyor.
Deniz Bey'in bu yaklaşımı maalesef popülizminde ötesinde. @edipuzen@nevsinmengu@Deniz_Zeyrek@nefesgazete
Nefes Gazetesi Ankara temsilcisi Deniz Zeyrek’in bu söylemi popülizmin de ötesi.
Buradan çağrı yapıyorum… Nefes Gazetesi yönetimi, Ankara’daki çaycısına, büro görevlisine Deniz Zeyrek’ten daha fazla maaş versin. En düşük maaşı kendisi alsın.
Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi’nde 2008’den bu yılın Temmuz ayına kadar tam 17 yılım geçti.
Gündemdeki maaş düzenlemesi tartışmalarıyla ilgili olarak ben de birkaç satır yazma ihtiyacı hissettim. 2018’e kadar Hazine Müsteşarlığı olarak bilinen, içinden BDDK ve SEDEK gibi kurumların çıktığı, 2018’deki birleşmeyle bugünkü Hazine ve Maliye Bakanlığı’na dönüşen bu kurumda çok şeye şahit oldum. Fakat konu ile ilgili olarak şahit olduklarımdan ziyade şahit olmadığım bazı şeyleri yazmak istiyorum.
Bu kurumda bir kişinin bile 2011 yılında “Neden diğer kurumların maaşı yükseltilip bizimle eşitlendi? Biz hiç zam almadık, hatta uzman yardımcılarımızın maaşı düştü.” diyerek başka kurumları hedef aldığına şahit olmadım. Bu kararın üst kurullar gibi bizden yüksek maaş alan kurumlardaki etkisi çok daha yıkıcı oldu.
"Eşit işe eşit ücret" söylemiyle hazırlanan 666 sayılı KHK, eşit olmayan işlerin ücretlerini eşitlerken gerçekten eşit olan işlerin ücretlerinin farklılaşmasına sebep oldu.
Şahit olmadığım hususlara dönecek olursam, akademisyenlere maaş zammı yapıldığında üzülüp neden akademisyenlere zam yapılıyor da bize zam yapılmıyor diyen kimseyi görmedim. Aksine bütün arkadaşlarımız zammı yetersiz bulmuş, daha çok yapılmalıydı demişti. Bence akademisyenlerin hala bir düzeltmeye, hatta büyük bir reforma ihtiyacı var.
Yine doktorlarımızın 2019–2021 dönemindeki şikayetlerini haklı bulmuştuk. Uzun yıllar kariyer uzmanlarından daha düşük maaş alan hekimlerin, yapılan düzenlemelerle hak ettikleri seviyeye yaklaşmasına aramızda içerleyen olmadı.
Sayıştay’a, hakim ve savcılara yapılan iyileştirmelerde de kimsenin bir rahatsızlık ifade ettiğini duymadım.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken birçok başka sebebin de etkisiyle kurumda sessiz sedasız yaprak dökümü yaşandı, kıdemli kıdemsiz birçok kişi kurumdan ayrıldı, 10-15 yıllık personelin yerini 1-2 yıllık uzman yardımcıları doldurmaya çalıştı. Kıdemli Daire Başkanları başka Dairelere vekalet etti. Yeri geldi kurum dışından Başkanlar, ihtiyaç sebebiyle kurumda istihdam edildi.
Bu durum yalnızca Hazine'de değil, BDDK, SPK başta olmak üzere birçok üst kurulda yaşandı, bugün de yaşanmaya devam ediyor.
Buna karşılık bir iki istisna hariç kimse çıkıp ne oluyor demedi. Buna geçmiş dönemlerdeki Bakan ve Müsteşar seviyesindeki birçok yöneticimiz dahildir.
Bu kurumlarda çalışan insanların tek ihtiyacı maaş değildir, bunu her zaman vurguluyorum. Ancak maaş açısından 15 yıldır kesintisiz biçimde pasif olarak geriye düşen bu grubu bir nebze olsun desteklemeyi amaçlayan bir düzenleme meclise geldiğinde, bir anda herkesin ayaklanması kurumda büyük bir şaşkınlık ve üzüntü yarattı.
Bu platformda her zaman çok aktif olmasam da özellikle öğretmenlerin ve polislerin taleplerine destek olmaya çalışır, bir şey yazamasam bile etkileşim veririm. Birçok hak mücadelesi yürüten hesapla karşılıklı takipleşmekteyim. Bununla birlikte bazı paylaşımların bu mücadelelerin ruhuna yakışmadığını üzülerek görüyorum.
Kapsam yeniden görüşülebilir, adil olmayan noktalar düzeltilebilir, bunlara yönelik eleştirileri de anlayışla karşılamak mümkündür.
Ancak en önemli noktanın gözden kaçmaması lazım. Düzenlemenin ana öznesi olan kariyer memurlarının piyasada ciddi bir karşılığı bulunuyor. Bu değer, kamuoyunun büyük kısmı fark etmiyor diye yok olmuyor. Bu kurumlar, hem mevcut personelin kaybı hem de nitelikli insanları çekmekte zorlanmaları nedeniyle günlük işlerini yürütmekte güçlük yaşıyor.
Bugün bu düzenlemeden şikayet ederek geri çekilmesini isteyenler tüm ülkeye kötülük ediyorlar ancak farkında değiller.