🔴 ABD’li yayıncı FinesseFave, haham kılığına girerek bir sohbet uygulamasında İsrail askeri ile karşılaştı.
İsrail askeri, karşısında gerçekten bir haham olduğunu düşünerek Filistinli çocukları 'insan' olarak görmediğini itiraf etti.
“Onlara karşı daha sert olmalıyız. İşimiz henüz bitmedi.”
Of all the horrors inflicted on Palestinians here’s yesterday’s Israeli hilltop settlers creeping to a Palestinian farm and eviscerate baby lambs, cutting off heads and leaving some crying in agony before dying. Message clear to the farmers: leave or this is you next.
CHP’Yİ HANGİ FONLA SATIN ALDILAR?
Sarp Yalçınkaya:
-Muratçım az kaldı Ekrem Baba Cumhurbaşkanı oluyor. Memleketin bütün muslukları bize akacak,
sabret şimdi alma zamanı değil verme zamanı. Şimdi verirsek baba Cumhurbaşkanı olduğunda kürekle
verdiğimizi kepçeyle alacağız.
-Ayrıca (Murat Gülibrahimoğlu) Fatih KELEŞ’in kendisine:
İlk hedeflerinin CHP’yi satın almak olduğunu,
bu işi kendilerinin finanse etmesi halinde CHP’de istedikleri kişiyi Belediye Başkanı yapabileceklerini,
istemediklerini şutlayacaklarını,
bunun için bir fon oluşturulduğunu,
Ekrem İMAMOĞLU’nun bu fona katkı verenleri el üstünde tuttuğunu,
en çok veren sen ol sen el üstünde tutul dediğini söylerdi.
-Daha sonra CHP ele geçirilince Fatih KELEŞ, Murat’ın yanına gelerek bak gördün mü paranın gücünü,
yüz yıllık CHP’yi aldık diye sevindiğini,
…. Kemal’den kurtulduklarını,
Kemal’in ne yediğini ne de yedirdiğini,
CHP’nin başına da Ekrem İMAMOĞLU’nun sevimli şempazesinin geldiğini,
bundan böyle partiyi finanse edenlerin sözlerinin geçeceğini,
bu şempanzenin ne söylerse yapacağını söyledi.
Ekrem İmamoğlu, 436 sanıklı İBB Davası’nda dört gündür sürdürdüğü savunmasında CEM EVİNE annesiyle ziyaret hikayesini, çekilen kredilerin nerede kullanıldığı sorusunu yanıtlarken değil savunmasının farklı bir bölümünde sorulan sual ile alakasız bir şekilde anlatmış, düzeltilmiş halini özür dileyerek tekrar yayınlıyorum:
İmamoğlu savunmasında siyasete başladıktan sonra annesiyle birlikte gittiği Cemevinde yaşadıkları bir anıyı da sorulan sualden alakasız bir şekilde şöyle anlattı.
"Muharrem ayında bir gün Cemevine gideceğim, anneme dedim ki sen de benimle geleceksin anne.
"Uşağım ben oruçluyum" dedi.
"Tamam, orada lokma yiyeceğiz, orada da insanlar oruçlu" dedim. "Yapma ya" dedi. Anacığımla gittik. Orucunu açtı insanlar, dualar edildi. Çıktık arabaya bindik, annemin ilk lafı ne oldu biliyor musun?
"Uşağım" dedi, "Amin demiyorlar, Allah Allah diyorlar, daha güzelmiş" dedi ya.
O kadar hoşuma gitti ki anamın o tarifi.
HESAP VAKTİ
Birkaç kelime de içerideki Ural severlere
Ne Banyas katliamında ne de Reyhanlı katliamında Ural ve terör örgütüne ekranlarda tek kelam etmeyenler sanırım oldukça üzgün. Şüphesiz bu devlet bu zihniyeti üzmeye devam edecek.
Bu vesile ile artık Suriye'de BAAS yapılanmasının köküne kibrit suyu döküldüğünü ve yeni yönetimin hiç de hafife alınmayacak şekilde bir kapasite inşa ettiğini görebiliyoruz.
Türkiye içindeki BAAS aşığı zihniyetin bu yüzden ağzını dünden bu yana bıçak açmıyor.
“İsrail’in İHA’sıyla 1 ayda anlaşmayı yaptılar. Biz bedava veriyoruz, ona bile aman dur diyorlar.”
Özdemir Bayraktar’a, Türkiye’ye BAYKAR gibi bir havacılık markası kazandırdığı için teşekkür ediyoruz.
Israeli terrorists attacked European diplomats visiting a Christian village in the West Bank. They’ll attack anyone who isn’t in their cult. They believe they’re above the law. And they are. Not only does our government bow to them, they make us fund their terrorism.
Bunu bile kanıksadık:
Emir Sarıgül aranıyor. Milletvekili babası Mustafa Sarıgül'ün evinde saklandığı söyleniyor. Polis girip alamıyor.
Başka bir ülkede olsa, tepkiler dalga dalga büyür, yer yerinden oynardı. Ama bizde rezaleti savunanlar bile çıkıyor.
İzleyin, bu paylaşıma saldıranlar dahi çıkacak. Düşünün, kirli siyaset ne hale getirdi ülkeyi!
When Saudis killed a journalist from US, our media was justifiably enraged. Israel murdered Shireen Abu Akleh, American citizen. Now, they’ve attacked reporters from CNN, NBC and Washington Post, breaking bones and mangling them. And the media is largely silent. Israel above all.
VE HESAP VAKTİ
Ve Reyhanlı saldırısının son ve en önemli faili de yakalandı: Mihraç Ural
Reyhanlı saldırısında neler oldu ayrıca yazacağım ama önce kim bu Mihraç Ural?
Adana'da banka soygunu ve ABD Konsolosluğu'na bombalı saldırı gibi suçlardan hüküm giyerek 10 Mart 1978 tarihinde cezaevine koyulan Mihraç Ural 1980 yılında bulunduğu hapishaneden düzmece bir tahliye emri ile herkesin gözünün içine baka baka kaçtı ve Suriye'ye sığındı.
Adana cezaevinden kaçışı, cezaevinde kendi fikriyatına yakın ideolojik bir örgütlenmenin cezaevinde kendisine yardım etmesiyle mümkün olmuştur. Yıllar sonra Reyhanlı'da 52 vatandaşımızın hayatını kaybettiği saldırıyı da yine devlet içine sızmış başka bir örgütün göz yumması ile yapabilmiştir.
Suriye'ye sığındıktan hemen sonra, Hatay vilayetimizin aslında Suriye'den çalınmış bir toprak olduğunu ve mutlaka Suriye'ye geri verilmesi gerektiğine yönelik Suriye içindeki en etkin organizasyonları kurdu ve bölgede endoktrinasyon faaliyetlerinde bulundu. Bu kapsamda Cemil Esed ile yakın ilişkiler geliştirdi ve Esed ailesine damat oldu, zenginleşti ve etkisi her geçen gün arttı.
Hafız Esed, PKK elebaşısı Öcalan ile birlikte Mihraç Ural'ı eşzamanlı olarak Suriye topraklarında ağırladı ve sürekli olarak Suriye'de Türk düşmanlığını Ural'a destekletti, Öcalan'ın da PKK terör örgütünü Şam'dan kontrol etmesine zemin hazırladı.
İskenderun Sancağı (Liva-i İskenderun) konusu hiç kapanmadan 2024 yılına kadar Suriye Devleti'nin de resmi ajandası olarak hep masada durdu.
2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı ile Lazkiye, Keseb, Türkmendağı bölgesinde muhalefete destek olan Suriye halkının katledilmesinde Ural ve örgütü Mukaveme Suriyeyyi'nin büyük rolü oldu. Tartus ve Lazkiye kıyı şeridinde Suriye halkına büyük katliam ve vahşet uygulandı.
Önce Banyas'ta mezhepsel katliam
2- 3 Mayıs 2013 tarihlerinde Suriye'nin Akdeniz kıyısındaki Tartus iline bağlı Banyas kenti ve komşu Beyda köyünde gerçekleşen kitlesel sivil katliamlarda Suriye düzenli ordu birlikleri ile Mukaveme Suriyeyi milisleri, muhaliflerin kontrolünde veya mezhepsel olarak hedef seçilen köy ve mahallelerde katliamlar gerçekleştirdi. Ev ev yapılan baskınlarda, aralarında çok sayıda kadın, çocuk ve bebeğin de bulunduğu 400'ü aşkın sivil yakın mesafeden vurularak, bıçaklanarak veya evleri yakılarak katledildi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve BM raporlarında, Banyas ve Beyda'da yaşananlar "meşru bir askeri çatışma değil, sivillere yönelik mezhepsel bir toplu infaz" olarak belgelenmiştir.
Reyhanlı katliamı
Hemen arkasından sadece birkaç gün sonra (11 Mayıs 2013) Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleşen bombalı saldırıda 52 vatandaşımız katledildi ve katliamın planlayıcısı Mihraç Ural ve ekibiydi. Söz konusu ekipten yakalanmayan son halka Ural'da film gibi bir operasyon ile yakalandı.
Türk Devleti ve Suriye Devleti'nin gücü
Kimse Türk Devleti'nin sınır ötesi istihbarat ve operasyon gücünü küçümsemesin. Kimse yaptığım yanıma kar kalır, Şam'da ve Beyrut'ta konforlu bir hayat yaşarım demesin.
Bu devlete parmak sallayan her katilin mutlaka adalet önüne çıktığını böylece bir kez daha görmüş oluyoruz.
Birkaç kelime de içerideki Ural severlere
Ne Banyas katliamında ne de Reyhanlı katliamında Ural ve terör örgütüne ekranlarda tek kelam etmeyenler sanırım oldukça üzgün. Şüphesiz bu devlet bu zihniyeti üzmeye devam edecek.
Bu vesile ile artık Suriye'de BAAS yapılanmasının köküne kibrit suyu döküldüğünü ve yeni yönetimin hiç de hafife alınmayacak şekilde bir kapasite inşa ettiğini görebiliyoruz. Türkiye içindeki BAAS aşığı zihniyetin bu yüzden ağzını dünden bu yana bıçak açmıyor.
Rezalete bakın:
Emir Sarıgül, Yeni Parti Milletvekili olan babası Mustafa Sarıgül'ün Angora Evlerindeki lüks konutuna saklandı.
Milletvekili dokunulmazlığı hiç bir dönemde bu kadar istismar edilmedi. Siyaset bu kadar dibe vurmadı.
Sorun bu işte.
Halk düşmanları.
Palamut ucuzladı mı? Avlanma yasağı getir.
Yuh size.
41 kişi tutuklandı, üreticiden aldığı fiyat yerine istihsal makbuzlarına beş kat fazla yazan tedarik zincirinden 41 şirket sahibi. Ama hâlâ mandalinayı 4 liradan alıp 100 liraya satmaya devam ediyorlar.
Bu alçaklıklara en ağır ceza gerekiyor. Halkın sofrasından halkın rızkını çalanlar bunlar.
Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere sırf siyasi parti aidiyetleri sebebiyle sahip çıkabilir, onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir.
Biz onlara benzemeyiz.
Hukukun dışına çıkan kim olursa hesabını sorarız ve soruyoruz.
Halk Tv’de işgalci konumda olanlar hâlâ Kılıçdaroğlu travmalarıyla Londra’dan Tweetler atıyor.
Sarıyer’deki kaçak villalarında pahalı viskilerini yudumlayarak tetikçileri üzerinden hakimlere savcılara hakaretler yağdırma dönemleri bitti diye derin bir keder içerisindeler.
🇺🇸Amerika’da onbinlerce takipçisi olan sosyal medya fenomeni Senex, 🇹🇷Türkiye’de 200’den fazla 🇮🇱Mossad ajanının yakalamasını “Amerika’nın yapamadığını Erdoğan yapıyor.” diyerek duyurdu.
Ezik muhalefet te halen Erdoğan, İsrail’e çalışıyor iddiasında.