Kahrolsun İstibdat, Yaşasın İstklal…Haksızlıklara Tahammülü Olmayan, Kul Hakkı Yiyenlerin Karşısında, Çalan soyan Götürenlerin Karşısında Dik Duran Muhalif…Ⓜ️Ⓜ️
✈️Kasım 2025'te satın almış uçağı, Man Adası'ndan, hani şu vergi cenneti olan.
💰1 milyar TL'ye mal olmuş!
➖13 yolcu kapasitesi var.
➖Menzili 9.630 km, yani İstanbul'dan New York'a, Uzak Doğu'nun önemli bölümüne ve Güney Afrika'ya aktarmasız uçabiliyor!
➖Dünyanın en zengin iş adamlarının ve jet sosyetenin tercih ettiği model.
➖Uçağın alttaki fotoğrafı Ocak 2026'da İsviçre Cenevre'de çekilmiş.
💡Aslına bakarsanız 750 milyon liralık yatlar, 1 milyar liralık jetler, AKP'nin bu parlak çocuğu için sadece küçük birer oyuncak.
💰Tek başına Gündoğdu Gıda üzerinden yaptıkları manipülasyonla götürdükleri para 100 milyar lirayı buluyor.
👉Bu ülkenin 5,5 milyon genci, evinde iş ve aş umudunu kaybetmiş çaresizce beklerken,
💡AKP'nin parlak genci Muhammed Yarız ve arkasındakiler lüks, ışıltılı ve şatafatlı bir hayat sürüyor.
Sevgili Hemşehrilerim,
Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.
Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.
19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.
Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.
Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.
Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.
Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.
Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.
Bunu yalnızca ben söylemiyorum.
Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.
Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.
Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.
Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.
Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:
Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.
Biz bunu Ankara’da başardık.
Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.
Çünkü bizim için herkes eşittir.
Her zaman şunu söyledim:
Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.
Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.
Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.
Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.
Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.
Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.
Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.
İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.
Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.
Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.
+++
Çocuğunu okutmak da zor, doyurmak da…
Yurt bulamayan kilometrelerce yol gidiyor.
Ev kiraları ailelerin belini büküyor.
Beslenemeyen çocuk eğitimde geri kalıyor.
Anahtar Parti olarak okullarda ücretsiz yemek desteği vereceğiz.
BEBEK KATİLİ‼️
🔺Siirt/Baykan Derince köyünde (1993), 13'ü çocuk 22 kişiyi okul bahçesinde makinalı tüfeklerle tarayarak katlettirdiği için “bebek katilidir apo.”
Aynı zaman da kürt katili soysuzdur.
🔺Bu caniye statü vereceksiniz öyle mi?
Yazıklar olsun.
#BebekKatili
Meslek namusunu yitirmiş bu kendini bilmezi, namuslu meslekdaşları zapt etmeye uğraşmışlar ama maalesef başaramamışlar.
Biz, şeref ve haysiyetimizi, şeref ve haysiyetinden emin olmadığımız zevata emanet etmeyeceğimiz gibi, üniformasının şerefine layık olmayan karakter düşkünleri yüzünden kahraman emniyet teşkilatımızı töhmet altında bırakmayız.
Aynı hassasiyeti Sayın İçişleri Bakan’ından ve Sayın Ankara İl Emniyet Müdürü’nden bekliyoruz.
KIYMETLİ DOSTLARIM;
Bilenler biliyor; hayatımız boyunca hep derdimiz vatan, derdimiz millet diyenlerdeniz.
Vatandaşın canı nerede yanıyorsa biz oradayız.
Bu uğurda başımıza ne gelirse gelsin. onur nişanesi sayarız.
Kendi canımız yansa bile, “eyvallah” deriz.
Şehit aileleri ve gazilerimizin hak arama mücadelesine destek için gittiğimiz Kurtuluş Park’ında, kolluk kuvvetlerinin kullandığı orantısız gücün bir hedefi de biz olduk.
Yumruklu, tekmeli, kalkanlı darbelerden nasibimize düşeni aldık.
Arayan soran, hastaneye koşup gelen, başta Kıymetli Genel Başkanım Müsavat Dervişoğlu olmak üzere herkese çok teşekkür ediyorum.
Allah hepsinden razı olsun.
Çok şükür iyiyim, daha da iyi olacağım.
Neyin hıncını aldıklarını bilmediğim olayın müsebbiplerinden, bunu neden yaptıklarını tabi ki hukuk yoluyla soracağım günler gelecek.
Canım pahasına da olsa, Allah ömür verdikçe millet adına hak arama davamdan asla vazgeçmeyeceğim.
Hiç bir saldırı beni İYİ’lik yolundan döndüremez!
Benim için endişelenen herkese şükran borçluyum…
Sağ olun, var olun…
Gazilerin eylemlerinin ilk gününden beri provokatif müdahalelerde bulunan bu “amir” kime hizmet etmektedir?
Milletin vekiline sadıran ve hayati riske sebep olan bu kişi hakkında ne işlem yapacaksınız?
Milletin vekilinin arkasında vekili olduğu asıl ve asil Türk Milleti var.
Hemen o edepsizle ilgili gerekli işlemi yapın!
Ankara’nın göbeğinde gazilerimiz yerlerde sürükleniyor, onlara siper olan Bursa Milletvekilimiz Selçuk Türkoğlu devletin polisi eliyle hastanelik ediliyor!
Sayın Türkoğlu’na @YS_Turkoglu geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yapılan müdahaleyi en sert şekilde kınıyorum!
Koltuğunda sessizce oturan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, milletin vekillerinin hukukunu korumaktan aciz misin? @NumanKurtulmus
Gazilerimize emirle saldırtan İçişleri Bakanlığı bu barbarlığın hesabını vermelidir! @mustafaciftcitr
Milletin kürsüsünü de Gazilerimizin hakkını da sizin aciz yönetiminize çiğnetmeyeceğiz!
Eyy İçişleri bakanı !
Sizden açıklama bekliyoruz,
Milletvekiline müdahale etme talimatını veren, bizzat kendisini darp eden
Polis müdürünü biliyoruz.
Kamera kaydı yok falan diye inkar etmeye kalkmayın görüntüleri mevcut..
Gazilerimizi eylemlerine son verdirmek için ikna etmek yerine bizzat tahrik eden bu amirden savunma mı alacaksınız,
Yoksa görevden el mi çektireceksiniz?
Kendisine Milletvekiline saldırma yetkisi de verdiniz mi? @TC_icisleri
Kurtuluş Parkı'ndaki gazilerimize destek olmaya giden İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekilimiz Sayın Selçuk Türkoğlu @YS_Turkoglu alandaki emniyet görevlileri tarafından yapılan müdahalede,
Kalp spazmıyla hastaneye kaldırılmıştır.
TBMM Başkanı ve İçişleri Bakanını göreve davet ediyoruz.
Milletvekilimize geçmiş olsun diyorum.
Hakkını arayan gaziler polis müdahalesiyle karşılaşıyor; onlara destek olmak isteyen İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve danışmanı darbediliyor. Türkoğlu kalp spazmı geçirerek hastaneye kaldırılıyor.
Bu görüntüler sıradanlaştırılamaz!
Gazisine reva görülen de milletvekiline uygulanan şiddet de kabul edilemez.
SAYIN MEHMET ŞİMŞEK, 484 MİLYAR TL TASARRUF NEREDEN SAĞLANDI?
2024-2025 döneminde kamuda 484 milyar TL tasarruf sağlandığını söylüyorsunuz.
Peki nereden?
Hangi bakanlık ne kadar tasarruf etti?
Makam araçlarından ne kadar?
Kiralanan binalardan ne kadar?
Temsil ve ağırlama giderlerinden ne kadar?
Lüks ve gereksiz harcamalardan ne kadar?
Mal ve hizmet alımlarından ne kadar?
Yatırım harcamalarından ne kadar?
Vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu hizmetlerden ne kadar?
Daha önemlisi; bu 484 milyar TL gerçekten israfın önlenmesiyle mi sağlandı, yoksa kullanılmayan ödenekler ve ertelenen yatırımlar da tasarruf hesabına mı dahil edildi?
Kamuda tasarruf, vatandaşın ihtiyacından kısmak değildir.
Tasarruf; israfı, lüksü ve gereksiz harcamaları ortadan kaldırmaktır.
O hâlde 484 milyar TL’nin hesabını kalem kalem açıklayın.
Milletimiz de görsün:
Gerçekten israftan mı tasarruf edildi, yoksa vatandaşın ihtiyaçları ve yatırımlar mı ertelendi?
🔺“Biz ailelerimizi, çocuklarımızı, kadınlarımızı, sokaklarımızı korumak için KİMİN AKLINA NE GELİYORSA yapacağız yapacağız yapacağız.”‼️
🔺Hangi sıfatla? Sen kimsin?
🔺467 evetle çıkarılan “çerçeve yasa” ile gemi azıya alıp, özerk olduklarına inanıp, ikinci Hendek ve ikinci kalkışma hazırlıklarına mı başlamışlar yoksa? ‼️
@mustafaciftcitr@abakingurlek
https://t.co/IvUTvnqxr2
Uzun süredir üzerinde çalıştığımız 3 büyük projemiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık uzun vadeli dış finansman onayını aldık.
Bu kaynakla;
* Tatlar Atıksu Arıtma Tesisi’ne 306,3 milyon dolar,
* Güdül, Beypazarı, Ayaş ve Çayırhan’ın içme suyu yatırımlarına 90 milyon dolar,
* Ankara genelinde su kayıp ve kaçaklarının azaltılmasına 84,4 milyon dolar yatırım yapacağız.
Başkentimize hayırlı olsun.