Türkmen Kıyafetiyle Erbil Kalesi’ne Çıkan Genç Kız Ölüm Tehditleri Aldı
💢Erbil Kalesi’ne geleneksel Türkmen kıyafetiyle çıkan genç bir kızın, Kürtçü-bölücü grupların hedefi olduğu ve ölüm tehditleri aldığı öğrenildi. Genç kızın yalnızca Türkmen kültürüne ait yöresel kıyafetlerle Erbil Kalesi’nde bulunması nedeniyle günlerdir saldırı ve tehditlere maruz kaldığı ifade edildi.
⏬
https://t.co/POfMvlX0Lu
Kuzey Irak'taki ırkçılığın seviyesini şöyle özetleyeyim: Türkmen kızımız, aylar önce Irak'ın en güneyindeki Basra'da aynı millî kıyafetinin yanında ayrıca Türkmeneli bayrağıyla gezdi ve hiçbir ırkçı saldırıya maruz kalmadı.
Erbil'e ise sadece millî kıyafetiyle gidince almadığı tehdit kalmadı.
Irak'ın kuzeyinde Türk varlığı ciddi bir tehlike altındadır!
طلقت زوجتي بعد ٨ شهور بس من زواجنا
لا هي مقصرة ببيتها ولا لسانها طويل ولا خانتني مع رجل ثاني!
اتخذت هالقرار بسبب "طرف ثالث" كان ينام معنا في نفس الغرفة ودمر علاقتنا وخلاني احس اني مالي ااي قيمة كزوج ورجل↓↓
Türkmeneli'nin başkenti Kerkük, Türk valinin göreve gelmesiyle birlikte yıllardır görmediği hizmete kavuştu.
Sadece bugün Kerkük'te yapılan yol çalışmaları:
Bugün çocuklarımızı ana dilimiz Türkçe ile eğitim veren okullara göndermezsek yarın sokakta, çarşıda ve evde konuşacak insan bulamayacağız.
Ana dilde eğitim, geleceğimizdir.
📍Kerkük Havalimanı ✅️
📍Kerkük-Ankara uçuşu ✅️
📍Kerkük-Bakü uçuşu ✅️
📍Ovaköy Sınır Kapısı ⏳️
📍Kerkük'e Türk Üniversitesi ⏳️
Şimdi sıra Türkiye-Irak-Suriye sınırında kurulması planlanan terör koridorunu tam ortadan yaracak ve PKKistan'ı yok edecek Ovaköy Sınır Kapısı'nın açılmasındadır.
Türkmeneli, karayolu ile de Türkiye'ye ve Türk Dünyasına bağlanmalıdır.
Bölgede huzur ve barışı sağlayacak olan da budur.
Bu hafta Kerkük dahil olmak üzere tüm Irak genelinde, Irak devletinin iddiası ile kalkınma amacıyla genel nüfus sayımı yapılmaktadır. Ancak, tüm Irak’ta bu sürecin böyle ilerlemesi beklenirken Kerkük’te durum değişmiştir.
İlk olarak, sayımdan 4 gün önce Kerkük’ün girişlerinde bulunan, Erbil ve Süleymaniye illerine sınır olan (Çimen, Darmen, Altunköprü) polis kontrol noktalarından 320 subay ve görevlinin gözaltına alındığı ortaya çıkmıştır. Devamında, kontrol noktalarında oluşturulan güvenlik boşluğu ile birlikte, Kerkük’e sayımdan 2 gün önce bir kaçak Kürt işgali başlamıştır. İki gün boyunca Kerkük’e 100 bine yakın aracın giriş yaptığı ve bu nedenle kilometrelerce trafik oluştuğu kayıt altına alınmıştır. Yaklaşık 300.000 kişi.
Yapılacak sayımlarda milliyet, mezhep veya dil bilgileri kayıt altına alınmazken, bu kadar insanın Kerkük’e getirilmesinin tek amacı, kaçak Kürt oyununu yasallaştırmaktır.
Büyük çoğunluğu kaçak evlerde yaşayan bu insanlar Kerkük’e sadece seçimden seçime gelmektedir. Bugünler, 2003 yılında başlatılan Kürtleştirme politikalarının son dönemine şahit olmaktayız. Bu sayımla birlikte, zaten sahte kimlik sahibi olan bu kaçak Kürtler Irak’ın resmi kayıtlarına “Kerküklü” olarak geçirilecektir.
Başta uluslararası gözlemciler olmak üzere tüm dünya tarafından kayıt altına alınan bu süreçler, Kerkük’teki her şeyi şaibeli hale getirmektedir.
Yüzbinlerce kaçak Kürt ve Arap’ın oy verdiği bir sistemde, Kerkük’ün gerçek iradesi nasıl ortaya çıkabilir?
Her fırsatta il sınırı değiştirilen bir Kerkük’ün gerçek nüfusu hangi dönemin il sınırına göre alınabilir?
Tüm kurumları Kürtler ve yandaşları tarafından işgal edilen bir şehirde kamu kurumlarına güven nasıl olabilir?
Tüm dünyanın gözü önünde on binlerce aracın Kerkük’e girişi, birer vesika olarak tarihe geçecektir. Tüm dünya artık resmen Kerkük’ün Kürtleştirilmesine şahit olmuştur.
Şimdi sormak istiyorum:
Tüm bu gerçekliğe rağmen hâlâ susacak mısınız?
Ey Türk, #KerkükünSesiOl
Kerkük Nasıl İşgal Ediliyor?
Günlerdir Kerkük'te yaşanan gelişmeleri, başta Türkiye olmak üzere Türk Dünyasının kamuoyuna aktarmaya çalışıyorum. Bugün, mevcut sürecin sonuna gelindiğini, neler yaşandığını ve neler amaçlandığını detaylıca sizlere anlatmak isterim. Lütfen okuyun, paylaşın, paylaştırın.
Aslında olayların ilk başladığı noktaya dönecek olursak, Osmanlı’nın Musul ve Kerkük’ü bırakmasına kadar gerilememiz gerekecek. Çünkü o dönem, büyüklüğü sebebiyle ilk olarak Musul, sonra da Kerkük’ün demografik yapısı İngilizler tarafından değiştirilmeye çalışılmıştır.
Devamında, 1957 yılına geldiğimizde Kerkük vilayetinin sınırlarını değiştiren Irak Krallığı, değişen sınırların gölgesinde Türk nüfusunun az gösterildiği bir sayım ilan etmiştir. Öyle ki, Kerkük şehrinin 120 binlik nüfusu yanında Kerkük vilayetinin asıl nüfusu 250 bin civarındaydı. Ancak, yeni eklenen köylerle bu sayı 390 bine çıkarılmıştı.
Ancak tüm bu girişimlere rağmen, vilayet genelinde yapı değiştirilse de Kerkük şehir merkezinde Türkler çoğunluk olmayı başarmıştır. (%38 Türkler, %33 Kürtler, %23 Araplar, vb.)
1957 yılında Kerkük’te yapılan nüfus sayımına göre Kerkük şehir merkezinin nüfusu şu şekildedir:
🔵 Türkler: 45.306
🟡 Kürtler: 40.047
🟤 Araplar: 27.127
🔴 Süryaniler: 1.509
⚫ Diğer: 101
Toplam: 120.402
Devamında, Arap Irkçısı Baas Partisi’nin iktidar olmasıyla birlikte Kerkük, tüm dünyanın kabul ettiği bir Araplaştırma politikasına maruz kalmıştır. Saddam Hüseyin’in iktidarıyla en şiddetli dönemini yaşayan Araplaştırma politikası çerçevesinde, ilk olarak Kerkük’ün adı El-Temim olarak değiştirilmiş, ardından il sınırları bir kez daha Arapların çoğunluk olacağı şekilde düzenlenmiştir.
Bu süreçte yapılan sayımlarda ise Türklüğe asla yer verilmemiş; sonuçlar Baas Partisi’nin keyfine göre belirlenmiştir. Öyle ki, Türkmenlerin önüne gelen sayım belgelerinde “Arap” ya da “Kürt” olmak seçeneklerde varken, “Türk” olmak bir seçenek dahi değildi.
2003 yılında, tarihin en gaddar, Türk düşmanı ve Türk katili Saddam Hüseyin’in iktidarı, Irak’taki halkların işbirliği ile yıkıldıktan sonra Irak Türkleri “Artık rahat bir nefes aldık” demeye başlamıştır. Ancak, Saddam Hüseyin’i aratmayacak bir Türk düşmanlığına sahip Kürtçüler, ABD’nin desteği ile Irak’ın kurum ve kuruluşlarını işgal etmiş, Kerkük’teki tapu ve nüfus kayıtlarını yakıp kundaklamışlardır.
2003 ile birlikte Kerkük’te Araplaştırma politikası tarih olurken, yerini artık yeni bir ırkçılık olan Kürtleştirme politikasına bırakmıştır. Bu süreçte, Kerkük ilinin sınırları yine değiştirilmiş ve Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı köyler Kerkük’e dahil edilmiş, Türklerin yaşadığı köyler ise Kerkük’ten çıkarılmıştır. Aynı zamanda 300.000’den fazla kaçak Kürt, ABD’nin desteği ile Kerkük’e yerleştirilmiştir.
Bugün ise Kerkük’te, 2003 yılında başlatılan ve yıllardır uygulanan Kürtleştirme politikasının son aşamalarını yaşamaktayız. 2003’ten beri gayri hukuki olarak Kerkük’e yerleştirilen kaçak Kürtlere sahte kimlik kartları verilmiş ve bu kartlarla seçimlerde oy kullanmaları sağlanmıştır. Kullanılan bu oylarla Kerkük’ün kaderi belirlenmiştir. Aynı zamanda, bu kaçak Kürtler Kerkük’ün stratejik kurumlarına memur yapılarak kamusal anlamda Kerkük’ün her alanı işgal edilmiştir.
(Devamı aşağıda)
Sayın Hakan Fidan, Kerkük’te yaşanan ve Kerkük’ün Türkmen kimliğini silerek bu kenti Irak’tan koparıp bağımsız Kürdistan’ın parçası yapmak için sürdürülen demografik nakil rezaleti sizi hiç mi rahatsız etmiyor?
Kerkük’te bu rezil oyun oynanırken en ufak bir tepki göstermiyorsunuz? Türkiye’nin ve Irak’ın toprak bütünlüğünün Kerkük’ten başladığını unuttunuz mu? @zaferpartisi@TC_Disisleri@HakanFidan
31 Ağustos 1996 tarihinde Barzani ve Saddam Hüseyin, Erbil'de bulunan Türk kurum ve kuruluşlarını hedef alarak onlarca Türkü şehit etti.
Şehit edilenlerin tek suçu Türk olmalarıydı.
#ErbilTürkSoykırımı bilinçli olarak unutturulmaya çalışılıyor.
Bugün size bu soykırımı anlatacağım.
1996 yıllarında Barzani ve Talabani aşiretleri
arasında yoğun çatışmalar yaşanıyordu. Talabani çatışmalarda İran'dan yardım
almaya başlaması sonucu Barzani de Bağdat'a giderek Saddam Hüseyin'den yardım istedi. Saddam Hüseyin Barzani'ye tam destek vereceğini belirterek askerlerini 31 Ağustos 1996 tarihinde Erbil'e gönderdi.
Erbil'e varan Irak askerleri her şeyden önce Barzani'nin Saddam'a verdiği listede bulunan Türk kurum ve kuruluşlarını bastı!
Barzani Erbil'deki iktidarını Saddamın yardımı ile güçlendirmeye çalışırken aynı zamanda Türkleri de yok etmek icin Saddam'la anlaşmıştı. Çünkü Erbil'de bulunan Türk varlığını kendisi için bir numaralı tehdit olarak görüyordu.
Irak Askerleri Erbil'de bulunan Türk kurum ve kuruluşlarının binalarını silah zoru ile zapt etti. Ardından Irak özel istihbarat ordusu ve Barzani peşmergeleri ilk olarak Türkmeneli Televizyonu binasını işgal etti.
Irak askerleri bu sırada cok sayıda Türk'ü gözaltına aldı. İşgal sırasında Türk güvenlik güçlerinin maaş almaları için işgal edilen merkezlere silahsız bir sekilde gelmeleri istendi. Akıncılar olarak adlandırılan Türk güvenlik güçleri burada pusuya düşürülerek gözaltına alındı.
Saddam Hüseyin'in katliamı Türkiye'deki Türk Gazetelerine "Türkmenlere karşı ikinci Halepçe mi?" başlığı ile haber yapıldı.
Gözlatına alınan onlar Türk, mahkemeye çıkarılmadan kurşuna dizildi. Bugün bile şehit edilen bazı Türklerin cansız bedenine ulaşılamamaktadır.
Katliamlar unutuluraa tekrarlanır, Erbil Türk Soykırımı özenle unutturulmaya çalışıldığı için herkesçe anılmalı ve gündemde tutulmalıdır.
Tüm şehitlerimizin ruhu şâd olsun!
Hasta haliyle, yaşına bakmadan, bayrağını ve duasını eksik etmeden geldi ninemiz.
Kerkük'te son bir Türk kalsa da Kerkük'ün Türk toprağı olduğunu gösterdi.
Kerkük Direniyor!
Irak Türk'ü sporcu Timur Gökkaya, Güney Kore'nin Mungyeong şehrinde düzenlenen World Taekwondo Hanmadang turnuvasında Bronz madalya kazanarak Türkmeneli Bayrağını dalgalandırdı.