Yaparsa AKP yapar!
1 Temmuz 2026 itibariyle;
Yap-İşlet-Devret modeliyle işletilen tünel ve köprülerdeki araç geçiş ücretlerine çifte zam geldi.
Bir yandan gişe ücretlerine zam yapılırken diğer yandan da tünel ve köprüleri işleten şirketlere ödenen garanti tutarlarına güncel kur ayarlaması yapıldı.
1 Temmuz 2026’dan itibaren geçerli zam ve güncel kur ayarlamasıyla birlikte;
❗️Osmangazi Köprüsü’nde;
Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 2.697 TL’ye çıkıyor.
Bu tutarın 1.170 TL’si köprüden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek.
Hazinenin şirkete köprüden geçen her araç için ödeyeceği fark tutarı 1.527 TL olacak.
❗️Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde;
Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 279 TL’ye çıkıyor.
Bu tutarın 110 TL’si köprüden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek.
Hazinenin şirkete köprüden geçen her araç için ödeyeceği fark tutarı 169 TL olacak.
❗️Avrasya Tüneli’nde;
Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 348 TL’ye çıkıyor.
Bu tutarın 330 TL’si tünelden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek.
Hazinenin şirkete tünelden geçen her araç için ödeyeceği fark tutarı 18 TL olacak.
❗️Çanakkale Köprüsü’nde;
Hazinenin şirkete garanti ettiği araç geçiş ücreti 1.170 TL’ye çıkıyor.
Bu tutarın 1.170 TL’si köprüden geçen araç sürücüsü tarafından ödenecek.
Hazine şirkete köprüden geçen araçlar için fark ödemesi yapmayacak.
Ayrıca bu projelerde garanti edilen günlük araç geçiş sayıları tutturulamaz ise, Hazine şirketlere tutturulamayan sayıdaki her araç için⬇️
Osmangazi Köprüsü’nde 2.697 TL
Çanakkale Köprüsü’nde için 1.170 TL
Avrasya Tüneli’nde 348 TL
YSS Köprüsü’nde 279 TL
ödemek durumda!
Size bir şey söyleyeyim mi?
Bu görüntülerden çok rahatsız olmuşlar!
İzmir’de Özgür Özel’in ucu bucağı gözükmeyen bir kitleyle yürümesinden çok rahatsız olmuşlar!
O yüzden bu akşam TV programlarında sürekli bunu tartışıyorlar.
Madem rahatsız oldular inadına paylaşalım:
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA HİÇ BİRİMİZ!
100. Gazi Koşusu’nu, “Bay Nalçakan” jokeyi Halis Karataş ile kazandı. İktidarın yok saydığı Gazi Koşusu’nu izlemek için 70 bin kişi hipodroma gitti. Bugün 6’lı ganyanda dağıtılacak ikramiye ise 83 milyon TL.
AKP’lileri deli eden bir komedyenin gösterisi, paylaşılan kesitleriyle birlikte birkaç günde on milyonlarca kişiye ulaştı.
Saray danışmanlarının ateş püskürdüğü Kanye West, Olimpiyat Stadı’nda 118 bin kişiyi toplayarak alanında bir rekora imza attı.
Çeyrek asırlık bir zihniyet, mahkeme müzekkerelerinden başka bir şeye hâkim olamadığını gördükçe daha da kuduruyor, iyice çileden çıkıyor.
Futboldan anlamam, insan davranışından anlarım.
Milli Takım 24 yıl sonra bir kuşağın umuduyla Dünya Kupası’na gitti ve Haiti’den sonra turnuvayı en erken terk eden ikinci takım oldu.
Bu bir futbol hikâyesi değil; ders kitaplık bir davranış bilimi vakası.
Tablo şu: Transfermarkt’a göre ~473,7 milyon euroyla grubun açık ara en pahalı, 48 takım içinde 13. en değerli kadrosuyuz. Kişi başı gelirde ise ~26. sıradayız. Yani gelirimizin kat kat üstünde bir serveti sahaya sürdük. Peki neden olmadı?
Çünkü kaynağın çokluğu değil, akılcı kullanımı belirler başarıyı. Onun da yolu hesap verebilirlikten geçer. Rule of Law Index’te 143 ülke içinde 118., grupta sonuncuyuz. Kimsenin hesap vermediği yerde para performansa değil, gösterişe gider.
Davranış biliminin temel kuralı: Ödüllendirilen davranış tekrarlanır (Skinner). Steven Kerr bunu 1975’te bir klasiğe çevirdi: “A’yı ödüllendirip B’yi ummanın saçmalığı.” Kurumlar gerçekten istediklerini değil, görünür ve ölçmesi kolay olanı ödüllendirir; sonra şaşırır.
Biz tam da bunu yapıyoruz. Performansı değil gösterişi ödüllendiriyoruz: transferi, polemiği, magazini. Daha turnuvaya katıldıkları için villa vaadi, ortada başarı yokken kahramanlaştırma…
Kamu kaynağı yanlışı ödüllendirirken her marka da bütçesini aynı vitrine yığıyor. Ödülü peşinen veriyoruz; sonra sıfır puanla dönünce şaşırıyoruz.
İyi haber: Bu işin çaresi de bizde var. Filenin Sultanları aynı ülkede, aynı kültürde dünya bir numarası oldu. Demek ki sorun kültür değil, sorun sistem. Voleybolda emek görülüyor, performans ödüllendiriliyor, hesap soruluyor. Yani, önce performans, sonra ödül. Önce başarı, sonra alkış.
Futboldan hâlâ anlamam. Ama insan davranışından şunu biliyorum: Vasatlığı ödüllendirmeyi bıraktığımız gün, vasatlık da bizi terk eder.
Yazının tamamı @GazeteOksijen ‘de!
Bu kadar düzgün,dengeli, ne söylediğini bilen, ölçüyü kaybetmeyen, abartıdan uzak bir komedyenin sizi rahatsız etmesi beni ziyadesiyle memnun etti Tayyar Bey
Gitmeyin!
Bodrum, Alaçatı, Antalya’da kalitesizliğe, kaos’a, can güvenliği riskine servetler ödüyoruz.
7 ay önce Bali-Seminyak’ın en canlı caddesinde şu 5 odalı, her odası 6 metre tavan yükseliğine sahip, 3 hizmetçili villanın günlüğüne 10bin tl ödedim. Vizesiz, Tüm arkadaşlarımı götürdüm.
Gece hayatı da ucuz. Suç oranı, Hanutçusu, Mafyası, Valesi, Hırtı, Eskortu, Kavgası vs neredeyse 0. Bodrumda 100.000 tl olan şampanya 15.000 tl. Gerçek kobe beef’ler , 50gram et döner fiyatına.
20-30bin liraya aktarmalı bilet bulabilirsiniz.
Biraz gecko var fazlaca, tek kusur o olabilir ama bence çok komikler.
Futboldan anlamam ama insan davranışından anlarım. Voleybolcu kadınlara şampiyonluktan sonra esirgenen desteği, ortada hiçbir başarı yokken futbolculara verenler bu sonucu hazırladı. Devletin de, markaların da, halkın da buradan çıkaracağı ders açık: Önce performans, sonra ödül. Önce başarı, sonra alkış.
Davranışbilimin temel kuralı şudur: Ödüllenen davranış devam eder! Türkiye olarak futbolda yıllardır devletiyle, markasıyla, taraftarıyla vasatlığı ödüllendiriyoruz.
Fatih Altaylı:
“Erdoğan yanılıyor. CHP gençleri değil, gençler CHP’yi sürüklüyor.
💡Siz üniversiteleri çiftliğe çevirir, koyun güdemeyecek adamları rektör yaparsanız bu gençler kızar.
👉Bu gençler CHP’den daha öfkeliler.
Çünkü gelecekleri çalınıyor.”
RÜMEYSA EKER Hk. SUÇ DUYURUSU
Kamuoyunda geniş yankı bulduğu üzere, Samsun/ Terme Belediyesi AKP Meclis Üyesi hadsiz Rümeysa Eker tarafından sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve Kemalistlere açıkça hakaret edilmesi nedeniyle yaptığımız kamu davası açılması talepli suç duyurumuzu basınımızın ve aziz milletimizin bilgi ve ilgisine sunarız.
Yeni bir siyaset düzeni kurulur, muhalefet de o siyaset düzeni içerisindeki yerini alır. Köhnemişliği özleyenler, bırakınız Kadıköy'ü Çankaya'yı, ayarttıkları milletvekillerinin koltuklarını dahi koruyamazlar. Halktan kopuk elit siyaset dizaynları, askıda hükümsüzlükle maluldür.
Yıllarca iktidar partisiyle kol kola yürüyen FETÖ terör örgütünün kumpaslarına hedef olan askerlerimizin aileleri tarafından kurulan Kumpas Mağdurları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne yürekten teşekkür ediyorum.
Bu karanlık kumpaslarda hayatını kaybedenleri rahmetle; zulme uğrayan, haksız yere bedel ödetilen tüm mağdurları saygıyla anıyorum.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesaplarından paylaştığı bir videoda Grup Yorum’un “Devrim Yürüyüşümüz Sürüyor” adlı eserini kullanmasına Grup Yorum’dan tepki geldi:
“Emperyalizmle ve faşizmle iş birliği yapanların şarkılarımızı kullanmalarına, kirletmelerine asla müsaade etmeyeceğiz.
Şarkılarımızı kullananların iki yüzlülüğünü her yerde teşhir edeceğiz.”
Bu tweete özel olarak destek olmanızı istiyorum. Çünkü minik kızı babasını çok özledi.
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı, meslektaşım, dostum Mehmet Pehlivan tam 345 gündür hukuksuzca cezaevinde tutuklu!
AKP’liler hakkında aynı işlem uygulanmazken; Mehmet Pehlivan kendi ayağıyla gidip ifade vermesine rağmen tutuklanarak cezaevine konuldu.
Yeter artık!
Adalet istiyoruz!