"Kuyu tipi" olarak adlandırılan “yüksek güvenlikli” tabutluklar, mahpusları yalnızlaştırmayı, toplumsal yaşamdan ve insani ilişkilerden koparmayı esas alan bir tecrit rejimidir. Bu uygulama yalnızca özgürlüğün değil, insan onurunun da hedef alındığı ağır bir hak ihlalidir.
Kuyu tipi hapishaneleri protesto etmek amacıyla sürdürdüğü açlık grevinde, zorla besleme uygulaması sonrasında 268. gününde Antalya’da yaşamını yitiren Gürkan Türkoğlu’nun ölümü, bu rejimin yarattığı ağır sonuçların en acı örneklerinden biridir. Yaşam hakkını korumakla yükümlü olan devlet, mahpusların taleplerini duymak yerine tecridi derinleştiren politikaları sürdürmektedir.
Komedyen Deniz Göktaş’ın da tutuklanması sonrası kamuoyunda “kuyu tipi” olarak bilinen Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’ne sevk edilmesi, bu sorunun yalnızca tek tek mahpusları değil, toplumun tamamını ilgilendirdiğini bir kez daha göstermektedir.
Tecrit, bugün herkesi cezaevlerine doldurmanın halkı sindimeye yetmediğini gören rejimin, cezaevlerini işkencehanelere dönüştürme yöntemidir. Bu yolla ceza infaz sisteminin temel bir aracı haline getirilmiştir. Hak ihlallerinin görünmez kılındığı kuyu tipi hapishaneler, hukukun değil cezalandırma siyasetinin ürünüdür.
Ama biliyoruz ki tecrit, yalnızca hapishane duvarlarının içinde kurulmaz. Tecrit, toplumu korkuyla yönetmenin aracıdır. Bu nedenle kuyu tipi hapishaneler yalnızca mahpusların değil, bu ülkede özgürlük, adalet ve demokrasi talep eden herkesin meselesidir.
İnsan onurunu ayaklar altına alan, mahpusları fiziksel ve psikolojik yıkıma sürükleyen bu infaz rejimi derhal son bulmalıdır.
Kuyu tipi hapishaneler kapatılmalı, mahpusların yaşam ve sağlık hakkı güvence altına alınmalı, infaz rejimi temel hak ve özgürlükler çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir.
Tecride karşı yaşamı, insanlık onurunu ve özgürlüğü savunmaya devam edeceğiz. İnsanca yaşamı kazanacağız.
TİP Hukuk Bürosu
Kuyu Tipi Hapishaneler Can Aldı!
Kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk talebiyle 266 gün boyunca açlık grevinde olan Gürkan Türkoğlu hayatını kaybetti.
Kaldırıldığı Antalya Şehir Hastanesi'nde gerçekleşen zorla müdahale sonrasında durumu ağırlaşan Türkoğlu, üç aydır yoğun bakımdaydı.
#KuyuTipiHapishanelerKapatılsın
Çocuk katillerinin ve istismarcıların önüne kırmızı halı serenlere karşı bu ülkenin onurlu, haysiyetli insanları var.
Ankara’ya yeni savaş planları için gelecek NATO denen savaş makinesine karşı halkın barış iradesi var.
Bu ülke, bu halk haydut Trump’a ve arkadaşlarına teslim olmadı, olmayacak. Tüm engelleme girişimlerine, susturma çabalarına rağmen Türkiye’nin dört bir yanından sesler yükseliyor.
Katil NATO’yu da; onun emekçilere yoksulluk ve yıkım, patronlara kâr ve servet getiren düzenini de mutlaka yeneceğiz.
7-8 Temmuz’da Ankara'ya gelecek uluslararası kontrgerilla örgütü NATO’ya karşı bir araya geliyoruz.
Türkiye’nin Amerikan emperyalizmine ve siyonist İsrail devletinin barbarlığına alet edilmesine seyirci kalmayacağız. Halkın cebinden milyarlar harcayarak önlerine kırmızı halılar serdiğiniz efendilerinize buradan sesleniyoruz:
Bu ülke sizin savaş üssünüz değil. Ülkemizden defolun!
Ülkemiz ve dünyamız NATO’ya da, haydut Trump’ın faşist tahakkümüne de, onun işbirlikçilerine de muhtaç değildir.
Ev sahipliği yaptığımız Uluslararası Anti-Emperyalist Barış Zirvesi’nin emekçi halkların mücadelesine ve dayanışmasına büyük katkılar sunacağına inanıyor, dünyanın dört bir yanından İstanbul’a gelen yoldaşlarımıza hoş geldiniz diyorum.
Zirveden çıkaracağımız irade; Filistin’den Küba’ya, İran’dan Venezuela’ya kadar emperyalist, siyonist barbarlığa daha büyük darbeler indirmek için daha çetin bir mücadele kararlılığına dönüşecektir!
Saray rejiminin tüm sindirme çabalarına karşı cesaret gösterenlerin yanındayız!
Deniz Göktaş’ın Ölü Deniz’ini hep beraber izliyoruz.
Sandalyeni al gel!
5 Temmuz Pazar
21.00
Bostanlı Sahil (Yasemin Kafe Yanı)
Çocuklarımızdan elinizi çekin!
Saray, NATO’nun yeni savaş planlarına ağalık yapmak için Ankara’ya gelen, çarşaf çarşaf belgeyle çocuk istismarcısı olduğu kanıtlanan Epstein’ın dostu Trump’ı çocuklarla karşılamaya hazırlanıyor.
Siyasi şovlarınıza, katliam planlarınıza, utanç törenlerinize çocukları alet etmeyin!
Ezhel, Deniz Göktaş için Berlin’de düzenlenen eylemde konuştu:
“Şarkıcıyı hapse atmakla şarkıları, komedyeni hapse atmakla kahkahayı dört duvara sığdıramazlar.”