BİLGİLENDİRME!
Genel Başkanımız Özgür Özel’in abdest alırken çekilen ve kamuoyuna yansıyan görüntüler, 3 Temmuz 2026 tarihinde Kastamonu programı sırasında cami cemaatinden bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedilmiş ve aynı gün sosyal medyada paylaşılmıştır.
Söz konusu görüntüler, Partimiz tarafından çekilmemiş veya paylaşılmamıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
@samiltayyar27@mustafaciftcitr Şamil bey iyi niyetinden şüphem yok lakin sayın bakana söylermisin kendi çıkıp açıklasın.
Bizi muhatap alsın yabancı değiliz biz onun polis kardeşleriyiz.Hemde Türk Polisi
Bugün ilk twetlerimizi Şehit ve Yaralı Polislerimiz için atıyoruz.
Ruhu Şad Mekanı Cennet Olsun.🇹🇷
Yaralı polislerimize ve vatandaşlarımıza Allah şifalar versin.
#PoliseVaatDeğilİcraat
Sayın @miamustafacftci Bakanım.
📌POLISÍN 4 TEMEL TALEBÍ VE
4 BUYUK SORUNU
👉🏼181 YILDIR BU 4 HAK POLÍSLERE VERILMEDi!
‼️Polis Meslek Kanunu Yok.
‼️Mesai Ücreti Yok.
‼️Gece çalışma Tazminatı Yok.
‼️Gerçek 12/36 Çalışma Sistemi Yok.
👉🏼Polis ve aileleri artık bir çözüm bekliyor.
#PolisBakandanUmutlu
Syn bakanım @miamustafacftci
➡️ Ayda 80 saat çalışan kamu çalışanı 60/65 bin tl,
➡️ Ayda 140 saat çalışan kamu görevlisi 80/90 bin tl alıyor
📍 Ayda 240+ saat çalışan polisler 70/80 bin TL maaş alıyor
Bu işte bir yanlışlık yok mu?
#PolisBakandanUmutlu
Merhum Polisi İlk Kendi Teşkilatı Satacak Demiştik. Maalesef İlk Satış Sorumlu Komiser Yardımcısı Meslektaşımızdan "Mukavemet" Suçuyla Şikayetçi Olmuş. Emniyet Müdürlüğü Darp Edilerek Öldürülen Polis İçin Sadece Vefat Paylaşımı Yaptı. #PolisinBakanıYok#AnkaradaPoliseAdalet
Polise bunu yapanlar vatandaşlarımıza neler yapar.
Görüntüler ihbar kabul edilip, saldırıyı gerçekleştiren herkes adalet önünde hesap vermelidir.
#AnkaradaPoliseAdalet
TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı. #AnkaradaPoliseAdalet
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"
Kaynak: Aykırı
Dün bu fotoğrafı ben çektim❗
Bir kadının kocası, bir çocuğun babası yatıyor burda.Yıllarca kavgaları ayırmak için sayısız anonsa gitti, bir tartışma sonunda kendisi elini bile kaldırmamış olmasına rağmen onlarca başıboş katil sürüsü tarafından katledildi..
#AnkaradaPoliseAdalet
Bir Polis eşinin feryadı. 👇
Polis olduğu için duymayacak, görmeyeceksiniz ama, Sayın @AliYerlikaya biz etiketleyelim.
“Adalet, sadece polisin sağladığı bir hizmet değil, polisin kendisine de borçlu olunan bir haktır.
“İstanbul Vatan Emniyet Mali Suçlarla mücadele de görevli olan Sinan ÇELİK’in . Toplum huzurunu tehdit eden , kendi canına kast edilen , mesleki ve vicdani iradesiyle , Ehliyeti olmayan , trafiği tehlikeye atacak davranışları alışkanlık haline getiren , trafikte herkesin yol vermekte önceliği olan Ambulansa ve içinde ki hastaya saygısı olmayan dur ihtarına uymayan , uyuralıra ve ikazlara aldırış etmeyip , Kolluk kuvvetinden de kaçmayı alışkanlık haline getiren 86 . Yaşında ki iş adamının ölümü neticesinde eşime “25”Yıl hapis cezası verilen . Ailesi, Emeği , Onuru , Gururu , hiçe sayılan özğürlüğü elinden alınan , katliam yapmışçasına , vahşilere canavarca hisle öldüren katillere verilmeyen cezayı eşim Sinan ÇELİK’ e reva gören Adaletsizliğe DUR!
Sinan ÇELİK ve 5 Yaşında ki masum evladı için adalet arayışına çıkan O POLİSİN eşi Ayşe ÇELİK’im ben .
Ben bir polis eşiyim. Ben, eşimin gözlerindeki o yorgun ama vakur duruşun arkasındaki kırgınlığı görüyorum. Sinan ve onun gibi binlerce onurlu polis memuru, sadakatle bağlı oldukları bu devletten ve toplumdan sadece "hak ettikleri adaleti" bekliyorlar.
Unutmayalım; polis sustuğunda, vicdan susar. Ben susmayacağım. Sinan’ın hakkını, savunmaya devam edeceğim. Çünkü adalet, sadece polisin sağladığı bir hizmet değil, polisin kendisine de borçlu olunan kutsal bir haktır. Toplumun huzuru için kendi huzurundan vazgeçen, başkalarının çocukları güvenle uyusun diye kendi çocuğunun büyümesini kaçıran bir adamın hikayesidir bu. O adam, sabahları evden "Hakkını helal et" diyerek çıkan, akşamları ise o ağır botları kapının önüne bıraktığında sadece fiziksel değil, ruhsal bir yorgunluğu da eve taşıyan bir polis memurudur. Ancak bugün mesele sadece yorgunluk değil; mesele, o fedakâr omuzlara yüklenen haksızlık ve adaletsizliktir. Bir insanın emeğinin, onurunun ve sadakatinin hiçe sayılması, kurşundan daha ağır yaralar açıyor. Herkes uyurken onlar nöbette. Ama sadece hata yaptıklarında gündemdeler. "fıratın kenarında kaybolan koyundan ben mesulüm diyen" Hz. Ömer misali bu ülkeyi adaletle yönetmekle olan sizlere feryat ediyorum. Sinan’ın ve ailesinin size ve sesimizi duymanıza ihtiyacımız var . Bizi yanlız bırakmayın eşim Sinan ÇELİK için çıktığım bu Adalat arayışım da Polisin Emanetlerine sahip çıkın! 5 Yaşındaki evladının elinden tutun..”
Olayın oluş şekli. 👇
“Olay günü polis memurunun, bir ambulansa yol vermeyen ve trafiği tehlikeye düşüren bir sürücüye müdahale etmek istemesiyle başlamıştır. Polis memuru kimliğini ibraz etmesine rağmen sürücü araçtan inmeyi reddetmiştir.
Bu esnada polis memuru, kendi aracının el frenini çekmediğini fark ederek aracına yönelmiş; bu sırada söz konusu sürücü, aracını geri manevra ile polis memurunun üzerine sürmüştür. Polis memuru, hayati tehlike altında kalması nedeniyle aracın tavanına çıkarak canını kurtarmıştır. Olay sırasında her iki araçta da ciddi maddi hasar meydana gelmiştir.
Devamında polis memuru önce uyarı ateşi yapmış, ardından aracın lastiklerini hedef alarak ateş etmiştir. Ancak mermilerden birinin sekmesi sonucu arka camdan içeri girerek sürücünün ölümüne neden olduğu anlaşılmıştır. Olayın oluş şekli itibarıyla kasten öldürme iradesi bulunmadığı, ateşin hayati tehlikeyi bertaraf etmeye yönelik olduğu dosya kapsamından açıkça anlaşılmaktadır.”
Sayın @yilmaztunc Mafyanın, tetikçilerin ve canilerin almadığı cezalar polise nasıl kolayca verilebiliyor?
Polis bu şartlarda nasıl görev yapacak?
Emniyet teşkilatı hakkında ortaya konan veriler şunu söylüyor: Adil ücret ve kurum içi meseleler resmî, sağlıklı biçimde ele alınmazsa bu durum kamu düzeni açısından zafiyet üretir.
Güvende bir millet için mutlu ve güçlü bir teşkilat olmazsa olmazdır.
#PoliseAdilÜcret
Polis çocuğu ve 2 kardeşi polis olan Emniyet Genel müdürlüğünde çeşitli bölümlerde danışmanlık yapan bir akademisyen olarak yazıyorum..
Uykusuzluktan gözlerin küçüldüğü,
ayakta durmaktan daha genç yaşta belinin büküldüğü bir meslektir polislik.
Soğukta, sıcakta, bayramda, cenazede,
herkes evine dönerken onun görevi başlar.
Bir çocuğun ilk adımını kaçırmak,
bir annenin duasına sığınarak nöbete çıkmaktır.
Özetle;
Polis çocuğu olmak;
yorgun bir yüzü sevmeyi öğrenmektir.
Bu yüzden polislerin özlük hakları
bir talep değil,
bir vicdan meselesidir.
İnsanca yaşam, adil ücret, güvenli çalışma koşulları
sadece polis için değil,
onun yolunu gözleyen herkes içindir.
Polis yalnız değildir, olmamalıdır.
@TC_icisleri@EmniyetGM@AliYerlikaya@memetsimsek
#PolisOlmak
#PolisÇocuğuOlmak
#PolisimizinYanındayız
#ÖzlükHaklarıHaktır