@aydar_gulcan Peygamber sevdasıyla başlar, Ali sevdasıyla derinleşir, Şia hayranlığına dönüşür; sonunda İran’ın siyasi çizgisine bağlanır. HÜDA PAR denilen yapı da tam olarak budur: Adı parti, geçmişi Türkiye Hizbullahı, yönü Tahran.
@haluklevent Yaz ne söyleyeceksen... İnsanların bunu bilmeye hakkı var. Yarım yamalak açıklama yapma.. Nedir bu Süleyman Soylu meselesi! Ahbap 'ın parasına mi çökmek istediler, sen vermeyince de sana iftira mi attılar nedir bu olay ??
Türkiye'de Haluk Levent'e yönelik iddiaları destekleyecek birini bulamayınca, bu kez Portekiz'den "eskort" olduğu öne sürülen bir kişi üzerinden yeni bir tartışma başlatıldı. Bu tablo, gerçeği aramaktan çok Haluk Levent'i sistematik biçimde yıpratma çabasını andırıyor. Ahbap yıllardır binlerce ihtiyaç sahibine ulaşan bir yardım kuruluşu. Tüm bunlar yaşanırken insanın aklına şu soru geliyor: Asıl hedef Haluk Levent mi, yoksa Ahbap'ın topladığı güven ve kaynaklar mı?
İlişki mi, Sahiplik mi?
Bir insanı sevmek, onu kendine ait kılmak değildir.
Gerçek ilişki, iki özgür insanın birbirinin özgürlüğünü daraltmadan kurduğu gönüllü bağdır. Çünkü sevgi, korkudan değil; seçimden doğduğunda anlam kazanır.
Kontrolün olduğu yerde itaat olabilir, fakat güven olmaz. Kıskançlığın olduğu yerde bağlılık olabilir, fakat huzur olmaz. Sürekli hesap vermek zorunda hissedilen bir ilişki, zamanla sevgiyi değil, yorgunluğu büyütür.
Özgürlük, ilişkiye zarar veren bir unsur değildir. Aksine, samimiyetin en büyük sınavıdır. İnsan, kaçma imkânı varken yanında kalmayı seçiyorsa, işte o zaman sevginin değeri ortaya çıkar.
Belki de en güçlü cümle şudur:
"Beni sevdiğin için değil, özgür olduğun hâlde benimle kalmayı seçtiğin için sana inanıyorum."
Çünkü sevgi, zincirlerle korunmaz. Sevgi, her gün yeniden verilen özgür bir karardır.
Devlet kimin gölgesinde büyür?
Devlet; bir liderin alkışlandığı ölçüde değil, vatandaşın hakkını arayabildiği ölçüde büyür. Güç, tek elde toplandığında ilk kaybedilen şey güven olur. Oysa hukuk, kişilere göre değil ilkelere göre işlediğinde devlet gerçek anlamda güçlenir.
Pazar günleri biraz durup düşünmek gerekir: Biz nasıl bir ülke bırakmak istiyoruz? İnsanların korkmadan konuşabildiği, mahkemelerin vicdanla karar verdiği, farklı fikirlerin tehdit değil zenginlik sayıldığı bir ülke mi; yoksa herkesin aynı cümleyi kurmak zorunda hissettiği bir düzen mi?
Çünkü devlet, bir kişinin gölgesinde değil; hukukun, özgürlüğün ve adaletin ışığında büyür.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
#DenizGöktaş