🔴 "Size yalan söylediler. Zulüm bitmedi. Gazze'de çocuklar yanıyor."
İsrail'in Gazze'ye yönelik durmaksızın devam eden saldırılarında 4 kişilik bir aile uykuları sırasında yanarak şehid oldu.
🇹🇷 Birazdan paylaşacağımız çalışmaya vereceğiniz her destek, ortak sesimizi biraz daha büyütecektir.
Kritik bir süreçteyiz. Bu süreçte görünür olmak, sessiz kalmamaktan geçiyor. Yapacağınız her yorum, paylaşım ve etkileşim; talebimizin daha fazla kişiye, karar vericilere ve kamuoyuna ulaşmasına katkı sağlayacaktır.
Bugün atacağımız küçük bir adım, yarın milyonların ortak beklentisinin daha güçlü duyulmasına vesile olabilir.
Lütfen paylaşımı gördüğünüzde yorumlarınızla destek olun.
Destek veren, emek veren ve bu mücadelede omuz omuza duran herkese yürekten teşekkür ederiz.
Çünkü bugün sahip çıktığımız adalet, yarın çocuklarımıza bırakacağımız en kıymetli mirastır.
🚩Eşit İnfaz Kanunu- Eşit Adalet.
Cezaevlerinde yaklaşık 118 bin kişi yatacak yatak bulamıyor. Bu tablo artık görmezden gelinecek bir sorun değil.
“Terörsüz Türkiye” kapsamında yeni yasal düzenlemeler konuşulurken, kendi vatandaşlarının yaşadığı mağduriyetin ötelenmesini kabul etmiyoruz.
Adli mahkûmlarla ilgili beklentiler sonbahara bırakılmamalı. Adalet geciktikçe mağduriyet büyür. Toplumun vicdanını rahatlatacak adımlar bugün atılmalı.
Adalet herkes için, zamanında ve eşit uygulanmalıdır.
ASIL KRİTİK TARİH NEDEN 23 TEMMUZ OLMAYABİLİR?
Kamuoyu 23 Temmuz’daki İmralı görüşmesini konuşuyor. Ancak hukuk açısından asıl kırılma noktası, o görüşmenin kendisinden ziyade kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulduğu gün olacaktır.
Çünkü o gün;
📌 Kulisler yerini resmî metne bırakır.
📌 Yorumlar yerini kanun maddelerine bırakır.
📌 İddialar yerini somut hukuk teklifine bırakır.
Bugün herkes farklı senaryolar konuşuyor. Oysa teklif TBMM’ye sunulduğu anda;
• Hangi kanunlarda değişiklik yapılacağı,
• 5275 sayılı İnfaz Kanunu’na dokunulup dokunulmayacağı,
• Düzenlemenin kapsamı,
• Kimleri kapsayıp kimleri kapsamayacağı,ilk kez söylentilerle değil, resmî metin üzerinden değerlendirilebilecektir.
İşte bu nedenle önümüzdeki günlerde asıl takip edilmesi gereken gelişme yalnızca siyasi temaslar değil, TBMM Başkanlığına sunulacak kanun teklifidir. O gün, siyasi tartışmaların yerini hukuk alacaktır.
Tam da bu nedenle yasa yapıcılara önemli bir çağrımız var.
🚩Anayasa’nın 10. maddesi, kanun önünde eşitliği güvence altına almaktadır.
🚩 AİHS’in 14. maddesi ise, haklardan yararlanmada ayrımcılığı yasaklamaktadır.
🚩 Eğer bir çerçeve yasa hazırlanıyorsa; bu düzenleme belirli kişi ya da gruplara özgü değil, öngörülebilir, kapsayıcı ve herkes için eşit uygulanabilir bir hukuk anlayışıyla hazırlanmalıdır.
Çünkü kalıcı toplumsal barışın ve hukuk güvenliğinin temeli, ayrıcalıkta değil; ortak hukukta ve eşit uygulamadadır.
Beklenti; Eşit İnfaz Kanunu.
Teminat; Eşit Adalet.🇹🇷
@Akparti@MHP_Bilgi@adalet_bakanlik@tcbestepe@TCCBHPK
🚨 427 BİN KİŞİLİK CEZAEVİ GERÇEĞİ: İNFAZ REFORMU ARTIK ERTELENEMEZ,ÇERÇEVE YASA KİŞİLERE MÜNHASIR OLAMAZ
1 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye ceza infaz kurumlarında 427.525 tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Resmî kapasite ise 304.956 kişidir.
📌 122.569 kişilik kapasite fazlası.
📌 Cezaevleri yaklaşık %140 doluluk oranıyla faaliyet göstermektedir.
Bu tablo yalnızca istatistiklerden ibaret değildir; infaz sisteminin yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunun açık göstergesidir.
Sorun yalnızca yatak kapasitesi değildir.
Aşırı yoğunluk;
• Sağlık ve hijyen hizmetlerini,
• Eğitim ve rehabilitasyon faaliyetlerini,
• Ceza infaz personelinin çalışma koşullarını,
• Aile görüşlerini,
• Islah ve topluma kazandırma amacını doğrudan etkilemektedir.
Üstelik tablo her geçen gün ağırlaşmaktadır.
2026 yılının ilk altı ayında cezaevi nüfusu 25.511 kişi, yalnızca son bir ayda ise 5.942 kişi artmıştır.
Yeni cezaevleri inşa etmek tek başına çözüm değildir. Çünkü cezaevi nüfusundaki artış, kapasite artışını kısa sürede geride bırakmaktadır.
🚩 Türkiye’nin ihtiyacı;
• Bütüncül bir infaz reformu,
• İnfazda eşitlik ve öngörülebilirlik,
• Ölçülülük ilkesine uygun düzenlemeler,
• Islahı ve topluma yeniden kazandırmayı esas alan bir infaz sistemidir.
Son yıllarda yapılan parçalı infaz düzenlemeleri, aynı hukuki durumda bulunan kişiler arasında farklı sonuçlar doğurmuş; bu durum hukuk güvenliğini ve toplumdaki adalet duygusunu zedelemiştir.
Anayasa’nın 10. maddesi kanun önünde eşitliği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 14. maddesi ise ayrımcılık yasağını güvence altına almaktadır. Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak bu güvenceler yalnızca yargılama sürecinde değil, infaz rejiminde de aynı hukuki durumda bulunan herkes için eşit biçimde uygulanmalıdır.
Bugün 427 bin kişi, yalnızca cezaevindeki bireyleri değil; milyonlarca anneyi, babayı, eşi ve çocuğu doğrudan etkileyen toplumsal bir gerçeği ifade etmektedir.
🚩Yasa Yapıcılara Çağrımızdır; terörsüz Türkiye süreci kapsamında bir çerçeve yasa hazırlanıyorsa, bu düzenleme yeni ayrımlar oluşturmamalı; Anayasa’nın eşitlik ilkesi doğrultusunda infaz hukukunda yıllardır tartışılan eşitsizlikleri giderecek kapsayıcı bir anlayışı esas almalıdır.
Türkiye’nin ihtiyacı geçici ve parçalı düzenlemeler değil; eşitlik, hukuk devleti, insan onuru ve ölçülülük ilkelerini esas alan, öngörülebilir ve kapsayıcı bir infaz reformudur.
Af değil; eşitlik.
Cezasızlık değil; ölçülülük.
Ayrıcalık değil; herkes için aynı hukuk.
EŞİT İNFAZ, EŞİT ADALET. 🇹🇷
@RTErdogan@Akparti@dbdevletbahceli@MHP_Bilgi@tcbestepe@TCCBHPK@adalet_bakanlik@abakingurlek@ceyhanburakab@AbdullhAydgdu@avsedatayyldz
Kıymetli dava arkadaşlarım;
Bugüne kadar sizlerden hiçbir zaman RT, alıntı ya da yorum desteği istemedim. Bugün ilk kez istiyorum.
Çünkü belki de en kritik günlerden geçiyoruz…
Bugünden itibaren; Eşit İnfaz - Eşit Adalet mücadelemizi hukuki dayanakları ve yaşanan mağduriyetlerle birlikte kamuoyuna taşıyacağım.
Amacım; sesimizi daha fazla milletvekiline ulaştırmak, TBMM’de karşılık bulmasını sağlamak ve bu talebin binlerce ailenin ortak sesi olduğunu göstermektir.
Bu paylaşımlar benim değil, hepimizin sesi olacak.
Eğer sesimizin Meclis’e, yasa yapıcılara ve karar vericilere ulaşmasını istiyorsak; bugün omuz omuza durmak zorundayız. Ayrışmadan, birbirimizi ötekileştirmeden, tek bir talep etrafında kenetlenmeliyiz.
Her RT, her alıntı, her yorum; “Biz buradayız, adil ve kapsayıcı bir infaz düzenlemesi bekliyoruz.” demektir.
Sessiz kalanlar değil, birlikte ses verenler değişimin parçası olur.
Bu mücadele birkaç kişinin değil, hepimizin mücadelesi.
Eşit İnfaz - Eşit Adalet
Dip not: Bu hesap hiçbir zaman takipçi ya da popülerlik için kullanılmadı. Bu hesap, bize emanet edilen adalet mücadelesinin sesi olmak için var. Çünkü inanıyorum ki bugün vereceğimiz mücadele, yarın evlatlarımıza bırakacağımız adaletin temelini oluşturacaktır.🇹🇷
‼️Tüm Adli MAHKUM AİLELERİ RT‼️
Bu kapsamda terör suçları dışındaki adli mahkûmların da beklentileri göz ardı edilmemelidir.
Devlete, millete ve topluma yeniden kazandırılma amacı taşıyan infaz politikaları; hukuk devleti ilkesinin, eşitlik anlayışının ve sosyal barışın gereğidir.
Hayırlı işler geciktirilmez. Terörsüz Türkiye hedefi nasıl önemliyse, adaletin kapsayıcı biçimde tecelli etmesi ve adli mahkûmların beklentilerinin de makul ölçülerde karşılanması aynı derecede önemlidir.
@ahmetyalap@blackritim
Sen ne kadar güzel bir insansın. İnsan nasıl bu kadar adaletli bir vekil olabilir, Sayın @avidrissahin Keşke Meclis’te senden daha çok olsaydı; o zaman biz de tam 27 aydır adaletin gecikmesini beklemek zorunda kalmazdık. @alibabacan@devapartisi@KaracaSeyit #31TemmuzCovidYasasıMağdurları
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin:
“Elçiye zeval olmasın, vatandaş haklı!
Cezaevlerinde:
▪️Yatak yetersiz
▪️Suya erişim kısıtlı
▪️Hijyen yok
▪️Sağlık yetersiz
Bu tablo infaz hukukunu aşan bir cezalandırmadır. Dile getirmek bizden, çözüm Yılmaz Tunç’tan!”
Elçiye zeval olmasın, vatandaşımız haklı olarak haykırıyor.!!!
Cezaevi doluluğu sadece sayısal bir sorun değil:
•Yetersiz yatak
•Temiz suya erişim zayıf
•Hijyen koşulları yok
•Sağlık hizmeti yetersiz
Bu durum, infaz hukukunun sınırlarını aşan bir cezalandırmadır.!
Dile getirmek bizden çözüm sayın @yilmaztunc tan.!!!