Cumhuriyetimizin spor salonlarındaki dünya markası A Milli Kadın Voleybol Takımımız bir kere daha finalde. 🇹🇷
Tebrikler Cumhuriyetimizin aydınlık yüzü... 👏
Yeni bir şampiyonluğa sadece bir maç uzaktayız. 🏆
YORUMSUZ
Devlet Bahçeli dün;
“Bize göre Amed diye bir yer yoktur, Amedspor diye bir kulüpten de bahsedilemeyecektir. Diyarbakırspor'un, Amedspor olarak isimlendirilmesi bizim nezdimizde yok hükmündedir"
( 7 Mart 2023 MHP'nin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşması )
****
Bahçeli bugün:
"Amedspor'un Süper lige yükselmesinden ve burada başarılı olmasından milletimiz memnuniyet duymaktadır."
( 2 Eylül 2026 yazılı açıklaması )
"Tarihten sadece gurur devşirenler, onun ikazlarını duymazlar..."
@muhittincacan Hoca'dan yine mesaj yüklü çok güzel bir yazı!
TARİHİN ÖNÜNDE MAZERET YOK: DEVLETLER ÖNCE ZİHİNLERDE YIKILIR - Ajans News Haber https://t.co/GUvpoboQKI
Yansıtma böyle bir şeydir!
Ne günlere kaldık hasbelkader hukuk fakültesini bitirmiş, sonra İmralı'da Öcalan'dan aldığı emirleri dışarıya taşımaktan başka özelliği olmayan biri, boyunu aşan neler söylüyor!
Batı tarafından yaratılan bir etnitiseden olduğundan bahisle, tarihin en eski iki milletinden birini, yani Türkleri, hem de Türkçe ileyok sayması, sadece akılsızlıkla, cahillikle izah edilemez!
Ayrıntıya girmeden sadece bir hususu dile getirip mevzuyu kapatayım; Bir dilin özgün olması için en önemli kriter sayı sistemidir!
Bu şahıs ve gibilere soralım, kendini ne olarak görüyorsa o dilde, önce "bir" desin bakalım!
Ama sakın Farsça "yek" demesin, kendi dilinde olacak, sonra konuşuruz, kışkırtıcı ajan!
Bir de "Kürt"ün kendi dilinde ne anlama geldiğini söylesin!
Her şeyi, tarihinden, kültürüne ortaya dökeriz de henüz buna hazır olmayan dostlarımızı üzeriz!
DEM Parti 30 Ağustos'u kutlamadı! Tıpkı diğer milli bayramları kutlamadığı gibi!
"Birlikte savaştık" lafının gerçek olmadığını biliyorlar.
O laf, sadece tarih cahili Türk kamuoyunu ikna için!
Kutladıkları bayram ise 15 Ağustos! PKK'nın kanlı eylemlerine başladığı gün!
Bir de iftiradan ibaret olan 24 Nisan gününü (sözde Ermeni soykırımı) anıyorlar.
AMA ÇOK TUTARLILAR!
Ya 30 Ağustos'u kutlayıp bunları kardeş ilan eden partiler!
ÇOK TUTARSIZLAR!
📌Siirt/Kurtalan’da motorcuya ceza yazan trafik ekibinin düştüğü duruma bakın.
📌Daha önce yaşadığımız her süreç döneminde buna benzer görüntüler yaşanmıştı.
✏️Devlet otoritesinden verilen tavizler nereye kadar gider?
Ya cahalet ya kasıtlı çarpıtma...
Kasıtlı olması çok muhtemel!
Amaç buradan, dönemin ruhu itibarıyla itibar devşirmek olması olası!
Tarih, ceket diktirmek için istediğiniz yerin kesilip, istediğiniz yerin dikilmesini sipariş ettiğiniz terzi dükkanı değil der tarihçi @muhittincacan Hoca!
Aşağıdaki bilginin yanlış olduğu, dönem tarihçileri tarafından defalarca belirtilse de bu ısrar neden?
Biliyoruz nedenini!
Ama bir kez daha yazalım, Malazgirt, Müslüman Oğuz Türklerinin varlığını Anadolu'ya mühürlediģi yerdir! Bu mühürlemede bir başka ve önemli etki de Bizans ordusunda askerlik yapan Kuzey Türkleri (Oğuz olmayan) Hristiyan Peçenek ve Uz Türkleridir!
Haberdeki şahsın belirttikleri ise, kollektif olarak orada yoktular!
Olsalar belirtmekte mahsur yok, ama olmayan bir şeyi var demek, tarihi dönemin ruhuna göre eğip bükmek, tarihe ve yapanlara hakarettir!
"Milli birlik ve dayanışma", "barış" faaliyetleri, öldürülen PKK'lı katillerin "şehit" olarak anıldıģı taziye çadırları her yerde kurulmak suretiyle tam gaz ilerliyor!👇🙃
Her şey serbest!🤧
Bir de arkasında Türk bayrağı, önünde Ata'nın gençlığe hitabesini alarak, tek başına sessizce yürüyen gençleri gözaltına almasanız, ona da müsaade etseniz!
Ha "o barışa uygun değil mi" diyorsunuz!
Anladım!
Çok anlaşılır aslında, nasıl anlayamadıysam ilk önce, yaşlandık sanırım...
Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
Kürtlerin Anadolu’ya gelmesi Yavuz döneminde Osmanlı ile birlikte olmuştur. Kürdistan coğrafyası İran ve Irak sınırındadır.
1071 Malazgirt Savaşı’nda Kürtler yoktur; Malazgirt Türk zaferidir.
Osmanlı döneminde de “Kürdistan” isminin ilk olarak geçtiği bölge, bugünkü Irak ve İran sınırındadır.
Malazgirt, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı Türk zaferleridir. “Araplar ve Kürtler vardı, Anadolu’da Kürdistan vardı” palavraları; Sevr hayali kuran BOP’çu emperyalist maşalarına aittir...
Suriye'de Kürtçe ikinci resmi dil oluyor ama 3 milyon Türkmen'e karşın Türkçeye yer yok. Daha önce Irak'ta da Kürtçe ikinci resmi dil oldu, 2 milyon Türkmen'e karşın Türkçeye yer verilmedi.
Sırf Türkiye'de Kürtler de aynısını ister diye-ki zaten istiyorlar- Türkiye, Bulgaristan'da Türkçenin ikinci resmi dil olmasını istemedi. Suriye ve Irak'ta da istemedi. Ee ne oldu şimdi?
Yakında Kürtçe Türkiye'de de resmen olmasa da uygulama açısından ikinci resmi dil olacak. Fakat en az 30 milyon Türk'ün olduğu İran'da, 1 milyon Türk'ün olduğu Bulgaristan'da, 2 milyon Türk'ün yaşadığı Irak'ta, 3 milyon Türk'ün yurdu Suriye'de Türkçeyi savunan bir Türkiye yok. Türkiye'yi yönetenler Arapları ve Kürtleri savundukları kadar Türkleri ve Türkçeyi savunmuyor.
Mısır'da, Ürdün'de, Lübnan'da, Yemen'de, Libya'da toplam 10 milyona yakın Türk, Araplaşıp eridi.
Çok yazık gerçekten.
SDG yani PKK’nın Suriye kolunun silah bıraktığı yalanını yayıyordu, tüm medya…
Israrla hayır dedik, özerk bir bölge olarak Suriye’de yerini alıyor, silah falan da bırakmıyor.
Zira bugün DEM’li milletvekilinin de dediği gibi 4 bölgeli Kürdistan’ın ön hazırlığını yapıyorlar.
Tabii İran hariç. Çünkü onlar bu ABD-İsrail planına karşı direniyor, savaşıyor.
Eskiden gavur ve onun içerideki aparatları gizli gizli çalışırlardı. Aparatlar bile Türke ihaneti açıktan yapmazlardı.
AB komiseri Karen Fog vardı. E-Postaları patlatılmış ve patlayan kutusundan Mehmet Ali Birand, Şahin Alpay, Cengiz Çandar, Sami Kohen, Murat Yetkin, Oral Çalışlar, Mehmet Altan, Ferai Tınç, Metin Münir ve Cüneyt Ülsever ile Türk milleti aleyhinde psikolojik harp çalışmaları yürüttüklerini okumuştuk.
Orada, Karen Fog, “ Önce Türk tarihinin hakkından gelmeliyiz” diyordu.
Türklüğe karşı Haçlı seferlerinin yeni isimlerle devam ettiğini görüyoruz.
Tarih çalmak elektrik çalmaya benzemez Nevzat Çiçek….
Türkler Anadolu’yu, Doğu Romayı ezerek aldı.
Malazgirtten sadece 4 yıl sonra 1075 yılında Atsız bey Kudüs’ü fethetmişti.
Hadi başka kapıya…
Çok merak ediyorum Sayın @NumanKurtulmus
Ne olursa şehit ailesinin ve gazimizin hakkını, hukukunu rencide edecek bir şey olmuş olur?
Anladığım kadarıyla aşağıdakilerle ilgili sorun yok 👇
💥Teröristlerin cezaevinden çıkacak olmaları
💥Dağdaki teröristin gelip şehit yakını ve gazimiz ile birlikte yaşayacak olmaları
💥Öldürülen teröristlerin şehit gösterilerek törenler yapılıyor olması
💥Terörist başından medet umularak muhatap alınıp statü verilmesi
Diyarbakır'da evine giderken arkadan 5 el ateş edip şehit ettiler onu. Çünkü gözlerine bakacak yürekleri yoktu! Şehadetinin yıl dönümünde Polis Memuru Ali Kızıloğlu'nu rahmetle anıyoruz. Ruhu şad olsun. (26 Ağustos 2014)
#ŞehitAliKızıloğlu
"SDG feshedildi" diyenler...
Suriye'de terör tasfiye edilmiyor; terörist başı Öcalan'ın özerklik ve statüyü esas alan "Demokratik Cumhuriyet" modeli hayata geçiriliyor!
Yeniden yapılanan PKK/PYD/SDG artık Suriye devletinin bir parçası oldu, devletin içine yerleşti!
PKK'nın artık Suriye'de resmi üniformaya gizlenmiş, emir-komuta yapısı dağılmamış 4 tugayı var!
PKK'nın artık Suriye'de Haseke, Kamışlı ve Ayn el-Arap olmak üzere 3 bölgede sözde özerkliği var! Hem tugayları hem de yerel polis güçleriyle...! Haseke'de valisiyle...!
Çekirdekten yetişme PKK'lı Sipan Hemo'nun Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı yetmezmiş gibi; Mazlum Abdi'nin Cumhurbaşkanı danışmanı olması, İlham Amed'in Suriye'de yazılacak yeni anayasa sürecinde görev alması ve Kürtçenin resmi dil yapılması gündemde!
Petrol gelirlerinden alınacak pay ve sınır kapılarına konuşlandırılması hedeflenen teröristler de cabası!
Suriye'nin açılımın laboratuvarı olduğunu unutmayın, aynı süreci Türkiye'ye dayatacaklarını unutmayın!
Enver Paşa’nın Alman hayranlığı sıkça dile getirilir; ancak Alman arşiv belgeleri bunun tam aksini söyler ve Almanya’nın savaş boyunca kendisinden son derece çekindiğini ortaya koyar. Nitekim Liman von Sanders Paşa ile yaşadığı sert tartışmalar Berlin’de büyük bir infial yaratmış, hatta süreç Almanya’nın neredeyse Enver Paşa’dan özür dileyeceği bir noktaya evrilmiştir. Ancak İttihatçıların savaş sonrasında yurt dışına çıkmasının ardından Alman hükümetinin Enver Paşa’dan çok Talat Paşa’yı koruma eğiliminde olduğu görülür. Berlin’e giden Talat Paşa hakkında savaş suçlusu olduğu ve zimmetine para geçirdiği yönünde iddialar ortaya atılmış, bu gerekçelerle Osmanlı makamları tarafından iadesi talep edilmiştir. Ancak Alman hükümeti, Talat Paşa’yı “çok dürüst ve namuslu bir devlet adamı” olarak nitelendirerek suçlamaları temelsiz bulmuş ve iade talebini reddetmiştir.