Bir ülkenin geleceği, gençlerinin memleketine duyduğu güven kadar güçlüdür.
Gençlerimizin hayallerini başka ülkelerde değil, kendi vatanlarında gerçekleştirebildiği bir Türkiye için çalışıyoruz.
Çünkü inanıyoruz ki umudunu kaybetmeyen gençler varsa bu memleketin yarınları da vardır!..
Sayın Hazine ve Maliye Bakanı,
“Zorlu küresel ve jeopolitik koşullara rağmen dezenflasyon devam ediyor.” diyorsunuz.
O hâlde millet adına biz de soruyoruz:
TÜİK, Temmuz ayı enflasyonunu aylık %1,78, yıllık ise %31,75 olarak açıkladı.
Şimdi bu tabloya hangi başarı hikâyesini sığdıracaksınız? Hangi rakamlarla milleti ikna etmeye çalışacaksınız?
Çünkü milletin yaşadığı gerçek bambaşka…
Bugün Avrupa Birliği’nde enflasyon ortalama %2,9, OECD’de %4,6, Türk Cumhuriyetlerinde yaklaşık %5, Müslüman ülkelerde %5-7, Afrika ülkelerinde ise %7-8 seviyesinde.
Türkiye ise %31,75 ile bu grupların tamamından açık ara daha yüksek enflasyona sahip.
Madem sorun küresel ve jeopolitik gelişmeler…
Avrupa da aynı küresel ekonominin içinde değil mi?
OECD ülkeleri aynı belirsizliklerle karşı karşıya değil mi?
Türk Cumhuriyetleri aynı bölgesel riskleri yaşamıyor mu?
Aynı dili ve tarihi paylaştığımız Türk Cumhuriyetleri enflasyonu tek hanede tutabiliyor. İç savaşların, kuraklığın ve tedarik zinciri krizlerinin yaşandığı birçok Afrika ülkesi bile Türkiye’den daha düşük enflasyonla mücadele ediyor. Hatta savaşın yıktığı Suriye’de bile enflasyonun Türkiye’nin altında olduğu bir tabloyla karşı karşıyayız.
O hâlde millet adına bir kez daha soruyoruz:
Sorun gerçekten dış güçler ve küresel gelişmeler mi, yoksa yıllardır sürdürülen yanlış ekonomi yönetimi mi?
Yıllardır Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceği söylendi.
Ne yazık ki bugün dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında değiliz. Ama enflasyonda dünyanın en yüksek oranlarına sahip 5. ülkesiyiz.
Bunun adına başarı değil, ekonomik başarısızlık denir.
Enflasyon kader değildir.
Türkiye’yi Avrupa ekonomileriyle değil, kriz yaşayan ülkelerle kıyaslanır hâle getiren; üretimi değil rantı, öngörülebilirliği değil belirsizliği besleyen ekonomi politikalarıdır.
Millet TÜİK’in açıkladığı rakamlara değil; boşalan pazar filesine, küçülen sofraya ve her ay biraz daha eriyen maaşına bakıyor.
Sayın Bakan, siz dezenflasyonu anlatıyorsunuz; millet ise hayat pahalılığını yaşıyor.
Siz istatistiklere bakıyorsunuz; millet kasadaki fişe bakıyor.
Ortada bir başarı hikâyesi yok.
Ortada, her geçen gün derinleşen bir geçim krizi var.
“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!”
İktidarın söylediğiyle yaptığı arasındaki mesafe artık ekonomi politikasıyla izah edilemeyecek kadar açılmıştır.
Diyorsunuz ki:
“2027’de enflasyonu %15’e indireceğiz, 2028’de tek haneyi göreceğiz.”
Peki Hazine ne yapıyor?
Son dört ayda ortalama 22 ay vadeli borçlanmaya yıllık %41,4 faiz ödüyor. Daha geçen hafta, yaklaşık 20 ay vadeli borçlanmayı %42 faizle yapıyor.
Şimdi milletimizin huzurunda soruyoruz:
Madem iki yıl sonra enflasyon %15 olacak; devlet, iki yıl vadeli borcuna bugün neden %42 faiz ödüyor?
Millet sizin hedeflerinize inansın istiyorsunuz da, piyasa neden inanmıyor?
Daha mühimi; Hazine neden inanmıyor?
İşçiye, memura, emekliye gelince önlerine enflasyon hedefini koyuyor, “Fedakârlık edeceksiniz.” diyorsunuz.
Ama borçlanmaya gelince kesenin ağzını açıyor, hedeflediğiniz enflasyonun neredeyse üç katı faize razı oluyorsunuz.
Millete %15’lik hesabı anlatıp, paraya %42’lik hesabı ödeyemezsiniz!
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!
Merhum Erbakan Hoca'nın sözüyle söyleyelim:
“Sizi gidi faizciler sizi!”
Üstelik bu faizi hükûmet kendi cebinden ödemiyor.
Bu faturayı vergisini veren vatandaş ödüyor.
Üreten sanayici, toprağını eken çiftçi, kepengini açan esnaf ödüyor.
İşçi ödüyor, memur ödüyor, emekli ödüyor.
Ekonomi güvenle yönetilir. Güven de sözle değil, tutarlılıkla kurulur.
Bugün hükûmet ne söylerse söylesin, rakamların söylediği başka bir şey vardır:
Hükûmetin ilan ettiği enflasyon hedefine, millet bir yana, kendi Hazinesi bile inanmıyor!
Devleti ahbap çavuş ilişkileriyle yönetirseniz, günün sonunda devletin ciddiyetini de milletin güvenini de kaybedersiniz.
Denetimle ahbap olsaydınız bunlar olmazdı.
Liyakatle ahbap olsaydınız memleket böyle olmazdı.
Hesap verebilirlikle ahbap olsaydınız bunlar yaşanmazdı.
Adaletle, hukukla, devlet ciddiyetiyle ahbap olsaydınız milletin iyilik yapma duygusu bugün böylesine örselenmezdi.
24 yıldır elinizde bu memleketi yönetme imkânı var.
Keşke eşle, dostla, yakınla değil; liyakatle ahbap olsaydınız.
Keşke sadakatle değil; adaletle ahbap olsaydınız.
Keşke keyfîlikle değil; devlet terbiyesiyle ahbap olsaydınız.
O zaman bugün memleketin kurumlarını, milletin güvenini yeniden nasıl ayağa kaldıracağımızı konuşmak zorunda kalmazdık.
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, Habertürk Ankara Temsilcisi Sayın Nasuhi Güngör’ün canlı yayın konuğu olacaktır.
🗓 27 Temmuz 2026 Pazartesi
🕕 18.00
📺 Habertürk
Cephede kazanılan zaferler, masada milletin hakkını savunacak bir iradeyle tamamlanır.
Lozan Barış Antlaşması; milletimizin istiklal mücadelesinin diplomasiyle taçlandığı tarihî bir belgedir.
Bu büyük mücadelenin bütün kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyor; bağımsızlığımızı ve millî egemenliğimizi sonsuza kadar koruma kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyorum.
Devlet ahbapla yönetilmez!..
Devlet; liyakatle, adaletle ve hesap verebilirlikle yönetilir.
Ahbap-çavuş ilişkilerini değil devlet ciddiyetini tercih etseydiniz; bugün bu tabloyu konuşmuyor olacaktık...
Esnaf Kazanmadan Türkiye Kazanamaz
Bir memleketin çarşısında bereket yoksa, o memlekette ekonomik başarıdan söz edilemez.
Bugün esnafımız sadece mal satmıyor; mahallesini ayakta tutuyor, istihdam sağlıyor, vergi ödüyor, çocuk okutuyor, bu ülkenin yükünü omuzluyor. Ama bütün bu yükün üzerine şimdi bir yük daha bindiriliyor.
Artan kira, elektrik, doğalgaz, personel ve vergi maliyetleri yetmiyormuş gibi, her kartlı satışta kazancının bir kısmını yüksek komisyonlarla bankalara bırakmak zorunda kalıyor.
Vatandaşın cebinde nakit yok. Alışveriş kredi kartıyla yapılıyor. Esnaf satış yapıyor ama kazancının bir bölümü daha kasaya girmeden finans sistemine gidiyor.
Böyle bir düzende üreten de satan da zorlanıyor; kazanan ise yalnızca finans sistemi oluyor.
Devlet, enflasyonla mücadele ederken esnafı görmezden gelemez. Çünkü ekonomi sadece rakamlardan ibaret değildir; ekonomi, alın terini koruyabildiğiniz ölçüde güçlüdür.
Onun için yapılması gerekenler açıktır:
Kredi kartı ve POS komisyon oranlarına makul bir yasal üst sınır getirilmelidir.
Küçük esnafın ödediği komisyon yükünün bir kısmı kamu tarafından desteklenmelidir.
Kartlı satışların bedeli en geç ertesi iş günü esnafın hesabına geçmelidir.
Kamu bankaları düşük komisyonlu POS uygulamalarıyla piyasada denge unsuru olmalıdır.
Esnafın kazancı bankaların insafına bırakılamaz.
Çünkü esnaf sadece dükkânını açan kişi değildir. O mahallenin ışığıdır, sokağın bereketidir, şehrin güvenidir.
Esnaf güçlenirse üretim güçlenir.
Üretim güçlenirse istihdam artar.
İstihdam artarsa millet rahat eder.
Biz, bankaların daha çok kazandığı değil; alın terinin karşılığını bulduğu bir Türkiye istiyoruz.
Esnaf nefes alırsa çarşı nefes alır.
Çarşı nefes alırsa Türkiye nefes alır.
TÜRKİYE’YE BİRTAKIM ŞARTLAR DAYATMAYIN!
“NATO sonuç bildirisinde Türkiye’nin bölgedeki tehditleriyle ilgili; Türkiye’nin beklentilerine cevap verecek terör örgütleriyle ilgili bir atıf yok!
Suriye savaşı başladığından beri en ağır bedeli ödeyen taraf biziz ama üstlendiğimiz onca riske rağmen bizim karşı karşıya olduğumuz tehditlerle ilgili bize verilecek bir güvence yok.
Türk diplomasisinin netice almayı, hükûmetin beklentilerinin cevabını nihayet bildirilerine yazdırabilmeyi, anlaşma yapabilmeyi, anlaşma imzalayabilmeyi, imzaladığı anlaşmaların sonuçlarını milletine ifade edebilmeyi öğrenmesi lazım.
Avrupa Birliği’nin temenni hattından çıkın, etkin bir diplomasiyi derhal başlatın.
NATO kendi koyduğu kurala uyacaksa, bunu güney kanadını besleyen Türkiye’yi bu kadar örseleyerek yapmaktan vazgeçmelidir.
Türkiye’ye parmak sallamayın. Türkiye’ye birtakım şartlar dayatmayın.”
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu
🗓️ 9 Temmuz Perşembe
⏰ 13.00'te
Parti Genel Merkezimizde ülke gündemini değerlendirmek için basın toplantısı yapacaktır.
Canlı Yayının Verileceği Hesaplar:
https://t.co/wENJg17Nv0
https://t.co/I1ttnZ0H9t
https://t.co/MiEyFa2nFh
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu
🗓️ 1 Temmuz Çarşamba (Yarın)
⏰ 20.00
📺 Karar Tv
Taha Akyol ve Elif Çakır Soruyor programının canlı yayın konuğu oluyor.
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu
🗓️ 25 Haziran Perşembe
⏰ 13.00'te
Parti Genel Merkezimizde ülke gündemini değerlendirmek için basın toplantısı yapacaktır.
Canlı Yayının Verileceği Hesaplar:
https://t.co/wENJg17Nv0
https://t.co/I1ttnZ0H9t
https://t.co/MiEyFa2nFh