Beşiktaş Fenerbahçe basketbol maçını yöneten kişiler hakem falan değil eğitimli kukla hepsi. Beşiktaşı maçtan düşürüp kaybettirmek için olması gereken ne varsa yaptılar..
1/2Bizi ve sizi, Âl-i Muhammed’den olan İmam Mehdi’nin beraberliğinde, Hüseyin’in kanının intikam alıcılarından kılsın.”
“Ayrıca Aşura günü herhangi bir (maddî) ihtiyacı karşılamak amacıyla dışarı çıkmamaya çalışsın, çünkü o gün uğursuz bir gündür ve (mümin bir kimse) o günde hacetine nail olmaz. Eğer bir şey kazanırsa da onun için bereketli olmaz ve onda hiçbir hayır görmez. O günde evin için de (alışveriş yaparak) bir şey biriktirme; zira bunu yapan için ne kendisi ne de ailesi için bereket olmaz.”
İmam Rıza’dan (a.s) şöyle nakledilmiştir:
Muharrem ayı girdiğinde babamın (İmam Musa Kâzım a.s) yüzünün güldüğü görülmezdi. On gün boyunca her gün geçtikçe üzüntü ve kederi artardı. Bilahare Aşura günü olduğunda artık onun musibet, hüzün ve ağlama günü olur ve şöyle derdi: “Bugün İmam Hüseyin’in (a.s) şehadete ulaştığı gündür!”
Bir rivayette şöyle geçer:
Bir günde İmam Cafer Sadık’ın (a.s) yanında İmam Hüseyin’den (a.s) bahse-dilseydi, artık o gün akşama kadar İmam’ın yüzü gülmezdi ve şöyle derdi: “Hüseyin, her müminin gözyaşı vesilesidir.”
İmam Rıza’dan (a.s) nakledilen bir hadiste şöyle geçer:
Kim bizim musibetimizi hatırlar ve başımıza gelenlerden dolayı ağlarsa, kıyamet günü bizim derecemizde bizimle birlikte olur. Kim bizim musibetimizi hatırlatır, kendisi ağlar ve başkalarını da ağlatırsa, gözlerin ağlayacağı günde (kıyamette) onun gözü ağlamaz. Bizim işimizin (mektebimizin) ihya edildiği bir mecliste oturan kimsenin kalbi kalplerin öleceği günde (kıyamette) ölmez. (Aşura Makaleleri S 5-6/Musa Aydın-Kevser Yay.)
Bu Gün Muharremin 3. Günü
Ehlibeyt İmamlarının (a.s) İmam Hüseyin’e yas tutması ve bazı hadisleri:
İmam Cafer Sadık’tan (a.s) şöyle nakledilmiştir:
Bize yapılan zulme üzülen kimsenin nefesi tesbih-zikirdir; bize üzülmesi ibadettir…
Sonra şöyle ilave etti:
Bu hadisin altın harflerle yazılması gerekir.
İmam Hüseyin (a.s):
Ben gözleri ağlatan şehidim. Kederli bir şekilde şehit edildim. Allah’a yakışan bana gelen kederli kimseyi, sevinçli bir hâlde ailesine geri döndürmesidir.
Hz. Resulullah (s.a.a), kızı Hz. Fatıma’ya hitaben şöyle buyurmuştur:
Kıyamet günü her göz ağlayacaktır, Hüseyin’in musibetlerine ağlayan göz hariç. Böyle bir göz cennetin nimetleriyle sevinçli ve mutlu olacaktır.
Mesme Kurdin şöyle rivayet etmiştir:
İmam Cafer Sadık (a.s) bana “Ey Kurdin, acaba Hz. Hüseyin’in (a.s) başına gelen musibetleri hatırlıyor musun?” dedi. Ben de “Hatırlıyorum.” dedim. İmam “O zaman üzüntü duyup ağlıyor musun?” dediğinde “Evet, vallahi ağlıyorum, bu hâlimden ailem
bile haberdar oluyor. Ağlama yüzünden yemek bile yiyemiyorum; öyle ki bu durumum yüzümden anlaşılıyor.” dedim. İmam Sadık (a.s) ise şöyle buyurdu:
“Allah senin gözyaşlarını esirgesin. Bil ki, sen bizim sevincimizle sevinen, hüznümüzle hüzünlenen, bizim sevinç ve üzüntüde korku ve güvenimizi paylaşanlardansın. Sen ölüm zamanında babamın, başının ucuna gelip ölüm meleğine senin hususunda tavsiye etmesine, ölümünden önce seni sevince boğacak müjdeler vermesine şahit olacaksın. Göreceksin ki ölüm meleği sana karşı, şefkatli bir annenin çocuğuna olan şefkatinden daha merhametli davranacaktır.”
Sonra İmam Sadık (a.s) ağladı ve ben de onunla birlikte ağladım. Sonra İmam dedi ki:
“Ey Mesme, Emîrü’l-Müminin Ali’nin (a.s) şehadetinden bu yana, yer ve gök bize ağlıyorlar. Bize ağlayan meleklerin sayısı ise daha fazladır. Bize ve bizlerin başına gelenlere acıyarak ağlayan herkesin henüz gözünden yaş çıkmadan Allah ona merhamet eder…”
“Kalbi bize acıyan insan, ölüm zamanı bizi görmekle öylesine sevinir ki bu sevinci, Kevser Havuzu’nda bize kavuşuncaya kadar kalbinde sabit kalır. Kevser Havuzu, bizi sevenlerin gelmesiyle sevinir ve ondan içen dostumuz beklemediği tatları alır...”
İmam Cafer Sadık’tan (a.s) şöyle nakledilmiştir:
İmam Hüseyin (a.s), Rabbinin indinde savaştığı meydana ve kendisiyle birlikte şehit olanlara bakar; aynı şekilde kendi ziyaretçilerine bakar. Sizden birisi kendi evladını tanıdığından daha çok, o ziyaretçilerinin isimlerini, babalarının isimlerini ve Allah indindeki makamlarını tanır. O, kendine ağlayanı görür ve onun için Allah’tan mağfiret diler ve babalarından da onlar için mağfiret dilemelerini ister ve şöyle der: “Eğer beni ziyaret eden, Allah’ın kendisi için neler hazırladığını bilseydi, sevinci çığlığından daha çok olurdu.”
İmam Cafer Sadık (a.s) sonra şöyle ilave etti:
İmam Hüseyin’in (a.s) ziyaretçisi, üzerinde bir günah kalmadan geri döner.
Hz. İmam Muhammed Bâkır (a.s), Aşura günü Hz. Hüseyin’in (a.s) ziyaretine gidemeyen kimseye şöyle emir buyurdu:
Aşura günü olduğunda bir çöle veya evinde yüksek bir yere çıksın ve İmam Hüseyin’e (parmağıyla) işaret ederek selam versin; onun katiline çok beddua (lanet) etsin; sonra iki rekât (ziyaret) namazı kılsın. Bunları günün başında yerine getirsin.
Sonra İmam Hüseyin (a.s) için ağıt yakıp ağlasın ve ev halkına da İmam’a ağlamalarını emretsin. Evlerinde matem meclisi düzenleyip, onun musibetine duydukları üzüntüyü izhar etsinler. Ağlayarak birbirleriyle evlerde görüşsünler; bunları yaparlarsa, ben Allah Azze ve Celle indinde onca sevabı alacaklarına kefilim.”
Ravi der ki ben yine “Bunları yaptıklarında siz o sevapların hepsine kefil ve sorumlu olacak mısınız?!” diye sorduğumda İmam (a.s), “Evet, ben buna kefil ve sorumluyum.” buyurdu.
Dedim ki: “Peki, onlar İmam Hüseyin’in (a.s) musibetlerinden dolayı birbirlerine nasıl başsağlığı versinler?” Buyurdu ki: “Şöyle desinler: “Allah Teâlâ, Hüseyin’in musibetlerini anıp hüzünlendiğimizden dolayı bizlere büyük sevaplar versin. 1/1
“Hz.Hüseyin’i şiiler öldürdü”iftirası ve Emevi Aklının Çöküşü:
Emevi zulmünü aklamaya çalışanların asırlardır dillerine pelesenk ettikleri en büyük yalan şudur”Kufe’de ki şiiler Hz Hüseyin’i çağırdı,sonra ihanet edip Onu Kerbela da kendileri öldürdü.”
Melli gibi bir adam bizde olsaydı bu sene bütün kupaları alırdık. Bu takıma yeterli takviyeyi yapmayan yönetime söyleyecek söz bulamıyorum.
Yazıklar olsun.
Kerbela Çölü'nden bir koyun geldi,
Kuzum diye meleyüben ağladı.
Koyunun sadası bağrımı deldi,
Yürekteki yaralarım dağladı.
Muhammed koyunun aslını sordu,
Koyun dara geçip hoş zarı kıldı.
Kuzu kurban olmaz, ya niçin oldu?
Fatm'Ananın gözyaşları çağladı.
Pir Sultan Abdal...
Bu Şehirde - Hüseyni Divanı | Yorum - Mehmet Bayram https://t.co/RcaePfheD9 @YouTube aracılığıyla
Bu Şehirde; Şiirim YouTube “Şiirce” sayfasında yayınlandı beğeni ve yorumlarınızı bekliyorum 😊
🦅Tüm olumsuzluklara rağmen, maçın son anına kadar sahaya karakter koyan tüm oyuncularımızı tebrik ediyoruz. Cuma günü oynanacak olan maçta yine aynı şekilde sahaya çıkıp, şanlı Beşiktaş armasını en iyi şekilde temsil edeceklerine canı gönülden inanıyoruz. 🖤🤍
#PotanınKartalları #TheBlackEagleRises
Beşiktaş taraftarı nereden baksanız 10 senedir ilk defa bu kadar birlik beraberlik içinde kimse mağlubiyet için takımı eleştirmiyor. Bize bu ümidi, inancı aşıladığınız için teşekkürler hocam en büyük saygıyı sen hakediyorsun DUSAN ALİMPİJEVİC!!