Fenerbahçe başkanlığı bence artık aklı başında insanlar için çekici bir şey değil. Koltuğun duygusu sahici değil çünkü. Gerçek değil gösterilen sevgi.
Ne ara "büyük başkan" oldu mesela, ne yaptı da "büyük başkan" unvanı aldı Sadettin Saran?
Her gelen başkana aşık olunan, hepsine "büyük başkan" diye tezahürat edilen bir makam haline geldi bu koltuk. Başarılı, başarısız farketmeksizin alkışlıyorlar.
Adam 7 sene 0 başarı yaşatıyor, U19 ile Galatasaray'a kupa hediye ediyor, derbilerde türlü türlü rezillikler yaşatıyor, kulübün hisselerini satıyor ona da "büyük başkan" diyor.
Pavyon mantığı gibi. Pavyon müşterisine mekandaki tüm kadınlar aşık gibi davranır, "aşkım, kocacım" diye hitap eder ya tıpkı onun gibi. Sahici olmayan duygu işte. Ha ilk kez gördüğü adama "kocacım" demiş ha hiçbir şey yaşatmayan başkana "büyük başkan" demiş. Aynı ruh.
Başkanların suçu yok, vallahi de ne Sadettin Saran suçlu ne de Ali Koç suçlu.
Pavyondaki kadınlar gibi davranmayı kendisine yakıştıran, her gelen başkana "büyük başkan" diye yavşayan bu omurgasız tiplerin suçu.
İnanılmaz bir kulüp Fenerbahçe. 2 Nisan günü derbi maçı olmasına rağmen Euroleague de aşağı yukarı ne olacağı belli olduğu için kısmen daha önemsiz bir maçta stadı sold out yapıyor. Dünyanın en büyük spor kulübü net...
"Amirim emrinizi tekrar eder misiniz?
Trabzon il sınırındayız. Trabzon'dan gelip Fenerbahçe otobüsünü devralacak eskort kuvvet yok ortada.
Yoldalar mı? Geliyorlar mı?
Biz burada Fenerbahçe otobüsünü takibi bırakalım mı yani?
Kime devredeceğiz biz koruma kollama görevini?"
Her şey bu cep telefonu talimatıyla başladı..
Tarih 4 Nisan 2015 Fenerbahçe Futbol takımı, Şampiyonluk için büyük önem taşıyan Rizespor deplasmanından, farklı galibiyetle dönüyordu. Trabzon’dan kalkacak uçakla İstanbul’a dönecekti.. Rize'den Trabzon'a otobüsle geçiyordu..
Bilmeyenler için eskort - koruma - kollama görevini anlatalım:
Otobüsün önünde motorize ekipler ve Trafik polisi aracı olur.
Arkasında korunacak kişileri taşıyan otobüs /minibüs Onun arkasında Sivil Polis aracı Onun da arkasında resmi polis aracı
Konvoy aynen böyle olur..
Görevli trafik polisleri il sınırında, bir sonraki ilin trafik polislerine eskort görevini devreder ve kendileri merkeze dönerler..
Sivil ve Resmi Polisler ise, ilçe sınırında, diğer ilçeden gelen sivil ve resmi polislere devrederler görevlerini ve kendileri merkeze dönerler..
Otobüstekilerin bu değişimden haberi olmaz.
Yeni gelen görevi devralacak araçlar, bayrak yarışında olduğu gibi, bir süre görevi devredecek arabalarla yanyana/arka arkaya giderler; daha sonra eskiler konvoydan ayrılır, yeniler görevi devralırlar ve koruma/kollama görevi devam eder.
Fenerbahce otobüsünün Rize – Trabzon yolculuğu aşağı yukarı böyle başlamıştı.
Ama motorize ekipler yoktu...!
Yoğun bir koruma - kollama – eskort ekibi de yoktu..! O gece her nedense iki il arasındaki MOBESE kameraları da çalışmıyordu!
Ama bu kez,Trabzon sınırına yaklaşırken, Rize merkez’den gelen telefon talimatı her şeyi değiştirdi. Rize’den Fenerbahçe otobüsü ile birlikte gelen sivil ve resmi polis araçların, Trabzon’dan gelecek araçlara görevi devretmeden takibi (koruma-kollama görevini) bırakması isteniyordu.
Telefondaki polis emri tekrarlattı ve açık olarak teyit aldıktan sonra şaşırmış olan arkadaşlarına geri dönüyoruz dedi.
Konvoyun en arkasındaki resmi polis aracı, önce yavaşladı, daha sonra U dönüşü yaparak uzaklaştı.
Sivil polisleri taşıyan araç, yavaşladı, yavaşladı..
Ama geri dönmedi.
Otobüsü uzaktan takip edecek şekilde mesafeyi açtı ve izlemeye devam etti.
Amaçları, Trabzon’dan gelecek eskort ve koruma araçlarını görmek ve görevlerini sağ salim devretmenin huzuruyla Rize’ye geri dönmekti.
Trabzon sınırına gelinmişti.
Ama Trabzon’dan araca refakat edecek sivil veya resmi bir koruma gelmemişti.
Otobüs tek başına yola devam ediyordu.
Anlaşılan Trabzon’dan gelecek olan araçlara da aynı emir gitmişti. Yoktu korumalar.
Otobüs ve içindekiler kendi kaderlerine bırakılmıştı.
Uzun süre konuşmadı Siviller..
Çünkü verilen emri anlamaya çalışıyorlardı.
Kendi aralarında konuşurlarken göz mesafesinden takip ediyorlardı, otobüsü.
Otobüs, Rize-Trabzon arasındaki sınır olan köprü/viyadüğü geçince, Rize’den gelen sivil polisler de geri döneceklerdi artık.
Başka bir vilayete geçmek özel izin gerektiriyordu memurlar için.
Kendi yetki alanlarından kazasız belasız çıksın da otobüs, sonrasına Trabzon bölge polisleri karar versindi.
Tam O ANDA...
İşte tam o anda, Otobüsün sert bir frenle durduğunu, dörtleri yaktığını, içindekilerin hızla dışarı çıktığını fark ettiler karanlıkta..
Bastılar gaza..
Önce otobüstekilerden biri fenalaştı sanarak izlediler olayı;
Çünkü çok karşılaşmışlardı uzun yolculuklarda mide bulantısı, sigara ihtiyacı ya da hava alma isteği nedeniyle olmadık yerlerde arabayı durduran, koruma kollama yapan güvenlik güçlerinin işini zorlaştıran VIP'leri...
Ama bu kez öyle değildi anlaşılıyordu..
Yılların polisleri çabuk anladılar yolculardaki panik/korku ve heyecanı...
Hızla yaklaştılar olay mahalline...
Neler olduğunu anlayabilmek için, Otobüsün yanından yavaş yavaş geçtiler.
Otobüsten çıkan futbolcular ve teknik personel hararetle bir şeyler anlatıyorlar ve otobüsün önünü gösteriyorlardı.
#4Nisan2015
Konya'nın Karapınar ilçesindeki seçimlerde şaibe olduğunu belirten CHP Karapınar Belediye Başkan Adayı Gönül Karabacak, savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Karabacak, adliye önünde vatandaşlar ile birlikte oylarına sahip çıkmaya devam ediyor.
Hatay İskenderun yaşardoğu caddesi sahil apartmanı b blokta yaşayan arkadaşımız ve ailesine ulaşamıyoruz. Anıl Mazmancı ve ailesi... @AFADBaskanlik@ahbap @ahbaphatay