🚨Bunu da Erdoğan Yaptırdı🚨
Emekli Albay Eray Güçlüer:
▪️YILDIRIMHAN füzesinin laboratuvar testleri bitti, saha testleri başladı.
▪️Motorlarını test etmişler, sorunsuz çalışıyor. Stabilizasyon ve denge testleri de yapılıyor.
▪️40 tonluk füze lançerden ateşleniyor, yaklaşık 150-200 metre yükseliyor. YILDIRIMHAN havadayken füzenin devrilmemesi için arkadaki hareketli motorları saliseler içerisinde ters yönden itki üretiyor.
▪️Füze 200 metre yükseldikten sonra geri aynı şekilde aşağı iniyor. Bu stabilizasyon testidir, şu anda bunu yapıyorlar. Görüntüleri yayınlanacak, hem de çok yakında.
▪️YILDIRIMHAN'ın harp başlığı testi de yapılacak. Hazırlıklar tamamlanmış durumda.
▪️Türkiye'nin bu füzeye özel geliştirdiği yakıt ise dünyada tek. Yakıtın özelliği nedeniyle menzili 6 bin kilometreyi aşabilir.
Hasan Basri Hazretleri buyurmuş ki;
“Ya Rabbi! Cehennemi hakettiğimi biliyorum ama gidersem şeytan sevinecek...
Sen beni affet.”
Başka bir Allah dostu demiş ki; “Ya Rabbi! Günah işlemek bana yakışmıyor ama affetmek sana çok yakışıyor.”
Bir diğer Allah dostu da şöyle demiş: “Ya Rabbi! Senin benden başka affedecek kulların çok ama benim senden başka gidecek hiçbir yerim yok.”
Ya Rabbi!
Bizleri affet ve iki cihan saadeti nasip eyle
Haftanın halka arz programı aşağıdaki şekilde. Yine her gün talep toplama var ve ortak tek gün 22 Temmuz Çarşamba.
Tabloda çarpanlar ve bazı ek bilgilere yer verdim. #meten#albtn#karcl#masfn
Hamdolsun Allah'a.
Teşekkürler Türkiye!
Kızım Meryem Sabır Meşhur, 2 milyon 500 bin öğrenci arasından Türkiye genelinde 2.300'üncü olarak Türk lisesi (YKS/lise bitirme) edebiyat bölümünde başarılı olmuştur.
Ayrıca okul birincisi olmuş ve Türkçe testinde 40 soruda 38 net yapmıştır.
Kızlarımızın eğitimi için sarf ettiği devasa çabadan ve gösterdiği tam fedakarlıktan dolayı gazeteci olan eşim Seliy Bedir'e teşekkür ederim. Yüce Allah onun bu emeğini sevap defterine yazsın ve kendisi için sadaka-i cariye eylesin.
Evlatlarımıza eğitim verdikleri, onları şefkatle kucakladıkları ve ırk veya din ayrımı gözetmeksizin tüm öğrencilere eşit fırsatlar sundukları için Türk öğretmenlere teşekkür ederim.
Müslüman göçmen kardeşlerini açık bir gönülle kabul eden ve Osmanlı Devleti'nin hâlâ var olduğuna, tüm Müslüman ülkelerin Sykes-Picot sınırlarıyla bölünemez tek bir devlet olduğuna inanan Müslüman Türk halkına teşekkür ederim.
Evlatlarımıza bu eğitim fırsatlarını ücretsiz olarak sağlayan Türkiye Cumhurbaşkanı Sultan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ederim. Yüce Allah bunu onun sevap defterine yazsın, kendisi için sadaka-i cariye eylesin.
Zihinleri kontrol etmekten ve devletleri yönetmekten sorumlu fakülteler olmaları hasebiyle, çocuklarınızın İslami İlimler, Tarih, Siyaset Bilimi ve İletişim fakültelerine kaydolmalarını tavsiye ederim.
Allah'tan, Müslümanların birliğini yeniden tesis etmesini ve Üçüncü Osmanlı Devleti'ni kurabilmemizi niyaz ediyorum.
* Birinci Osmanlı Devleti Emevi Devleti'dir, merkezi Şam'dı.
Üçüncü Raşit Halife Hz. Osman'a (Allah ondan razı olsun) nispetle Osmanlı olarak adlandırılmıştır.
* İkinci Osmanlı Devleti'ni, rahmetli Sultan Osman Gazi kurmuştur ve merkezi İstanbul'du.
* İnşallah Üçüncü Osmanlı Devleti'ni kuracak ve Müslümanları yeniden birleştireceğiz.
Allahım, amin!
Dün; Diyarbakırımızın uçsuz bucaksız tarlalarında, Yozgatlı bir abimizin ekmek kapısı olan biçerdöveri bir kıvılcımla küle döndü. O an orada kimse 'kimsin, nesin, neredensin' diye sormadı. Diyarbakır’ın nasırlı elleri, kardeşinin yanan ekmeğini söndürmek için hemen birleşti, ceplerinden kaskosu olmayan biçer makinası için para topladılar yarayı birlikte sardı.
Bugün; Konya’nın o vakar dolu topraklarında, Urfalı küçük bir çocuğun boynu bükük kalmasın diye Konyalı hemşerilerim öyle bir doğum günü hazırladı ki; insanın içini titreten, gözyaşlarını saklayamadığı o manzarada insanlık yeniden yeşerdi.
Şimdi söyleyin; siz bu gönül bağını nasıl koparacaksınız?
Diyarbakır ile Yozgat’ın, Konya ile Urfa’nın arasına nasıl bir duvar öreceksiniz? Bizi birbirimizden ayırmaya çalışmak, kökleri birbirine sarılmış dev bir çınarı baltayla devirmeye benzer; başaramazsınız.
Fitneyle, ayrımcılıkla, sergilediğiniz hiçbir karanlık oyunla bizi birbirimize kırdıramazsınız. Biz, acıda bir, sevinçte bir, dertte bir olan o büyük aileyiz.
Her şeye, herkese ve her türlü ihanete inat; biz yıkılmaz bir kaleyiz, biz Büyük Türkiye’yiz! 🇹🇷
Ma'rûf-ı Kerhî hazretleri:
3 GÜNE KADAR MURADI GERÇEKLEŞMEZSE BANA LANET ETSİN (demiş)
Günümüz Türkçesi ile Anlamı:
Ma'rûf-ı Kerhî hazretleri bu şerefli dua için buyurmuştur ki: Pazartesi günü sabah güneş doğmadan önce kim bunu yüz kere okursa ve üç güne kadar muradı (isteği) gerçekleşmezse bana lanet etsin buyurmuşlardır."
Günde 100 kere;
Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü
ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr. Lâ ilâhe illa'llâhu ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm.
imam-ı gazzâli'nin 'dil belası' kitabında hz. isa'nın şöyle bir sözü geçiyor; "yalanı çok söyleyenin güzelliği, insanlarla inatlaşanın da iyiliği gider vücudu hastalanır. ahlakı kötü olanın da daima canı sıkılır ve sıkıntı içinde kalır."
Yıl 1979.
Âşıklık geleneğinin zirve isimleri Murat Çobanoğlu ve Şeref Taşlıova... Kars'ta "atışıyorlar."
Belgeseli çeken, yabancı bir kanal.
Bakanlık "Kültür Yolu" projesinde kültürümüzü yaşatmak için ne yapıyor?
Demet Akalın'ı çağırıyor!
MÜTHİŞ HADİS-İ ŞERİF:
Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) rivayet ediyor:
Resûlullah ﷺ, devesi üzerinde bize bir hutbe irad etti ve hutbesinde şöyle buyurdu:
"Ey insanlar! Sanki hak ve hesap yalnız başkaları için gerekli kılınmış, sanki ölüm yalnız başkaları için yazılmış gibidir. Sanki uğurlayıp kabirlerine kadar götürdüğümüz ölüler, kısa bir yolculuğa çıkmış da biraz sonra bize döneceklermiş gibi davranıyoruz. Onları kabirlerine yerleştiriyor, miraslarını da yiyoruz. Fakat biz, onlardan sonra ebedî yaşayacakmışız gibi hareket ediyoruz. Her türlü öğüdü unuttuk, her türlü musibetten de güvende olduğumuzu sandık.
Kendi kusuru, onu insanların kusurlarını araştırmaktan alıkoyan kimseye ne mutlu! Malını günah yoluyla değil, helâl yoldan kazanıp Allah yolunda harcayana ne mutlu! Fıkıh ve hikmet ehli kimselerle beraber olup zillet ve günah ehli kimselerden uzak durana ne mutlu!
Nefsini Allah için alçaltana, ahlâkı güzel olana, iç dünyası (kalbi ve niyeti) düzgün olana ve insanları kendi kötülüğünden emin bırakana ne mutlu!
Bildiğiyle amel edene, malının fazlasını Allah yolunda harcayana, sözünün fazlasını (gereksiz konuşmayı) terk edene; sünnete sarılıp onu bid'atlerle değiştirmeyene de ne mutlu!"
(Kitâbü'l mecruhin/İbn-i Hibban, Müsned-i Bezzar, el-Kâmil fi'd-duafâ)