Hadi o zaman şöyle yapalım @timursoykan . Ben senin FETÖ tarafından desteklendiğini ispatlayayım sen de benim torbacı olduğumu ispatla. İddiasını ispatlayamayan da hem şerefsiz hem de namussuz olsun.
Ama sen de, ben de bu paylaşımı görenler de bunu asla kabul etmeyeceğini ve birazdan yine her zaman olduğu gibi FETÖ trollerini gönderip bana küfür ettireceğini ve her yere torbacı yazmaya başlayacaklarını biliyoruz. Murat'la ikiniz hakkınızdaki iddialardan kim bilir kaç zamandır bu yöntemle kurtuluyorsunuz. Doğru bilgiye ihtiyacınız yok, yeteri kadar troll, aynı yalanı yeteri kadar tekrarladığında kendi gerçeğinizi üretebiliyorsunuz nasıl olsa. Sana olan FETÖ desteğini konuşurken bir de bakmışsın ben torbacı oluvermişim değil mi Timur? Bu taktiğin sana ne kadar yakıştığını bilemezsin Timur. İşte 51 yıldır var olduğun bu dünyada verdiğin kararlar, yaptığın seçimler, geliştirdiğin ahlak, fikirlerin, şerefin, namusun birleştiler ve hakkındaki gerçeklerin konuşulmasını iftira atarak önleyen bu mucizevi taktiği oluşturdular. İşte 51 yılın sonunda sen bu oldun Timur.
Ingat momen ketika PM Israel berpidato di UN dan peserta sidang walk out?
Momen diatas diwujudkan menjadi sebuah video yang sangat indah dan menyentuh hati.
Video ini telah meraih lebih dari satu miliar penayangan di media sosial,
(produksi Televisi Press Iran)
♥️♥️🇵🇸
Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak!
Hâlbuki biz sussak, tarih susmayacak;
Tarih dile gelse, hakikat susmayacak.
Sanıyorlar ki bizden kurtulsalar mesele kalmayacak!
Bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar;
Vicdan azabından kurtulsalar tarihin azabından kurtulamayacaklar.
Tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar!
Bugün bir kez daha söylüyorum:
Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız.
Ne yaparlarsa yapsınlar geri adım atmayacağız.
Ak Parti İBB Meclis Üyesi Ali Cengiz Yılmaz @acengiz_yilmaz
İBB'nin "16 yurt yaptık" yalanı deşifre ediyor.
Peki gerçek neymiş,izleyelim.
Filenin Sultanları Yurdu: %90'ı AK Parti döneminde bitti, bunlar 2023'te tabela astı.
Cüneyt Arkın Yurdu: 2017'de AK Parti başladı, 2019'da bina hazırdı, bunlar "biz yaptık" diyor.
Örnektepe Yurdu: Yine AK Parti'nin eseri!
Kendi yaptıkları ne? KİRALIK!
Şişli kiralık,
Esenyurt kiralık,
Bayrampaşa kiralık,
GOP kiralık...
Tabela değiştirip, kiralık binaya giydirme yapınca yurt yapılmış olmuyor!
440 MİLYAR bütçen var, 6.232 yatak kapasiten var, 25 bin gencin başvurusu ortada kalıyor!
Parayı kurultay delegelerine değil, gençlere harcasaydınız bugün 25 bin öğrencinin hepsinin yatağı olurdu.
Algı değil, bina yapın bina!
“Allah, bu tweet'i geçip bizim acılarımıza dönüp bakmadan devam edenleri affetmesin ve bağışlamasın.
Biz Gazze'deyiz, din ve insanlık adına sizlere yalvarıyoruz: Bize yardım elinizi uzatın, hakkımızda konuşun ve sesimizi her yere taşıyın. Allah'a yemin olsun ki bizler mazlumuz, ne bir gücümüz var ne de kuvvetimiz; en ağır zulme, açlığa ve işkenceye maruz kalıyoruz.
Bizi yalnız bırakmayın.”
BİR ALGI VE İLLÜZYON HİKAYESİ
ŞEREFİYE SARNICI ÜZERİNDEN SİYASİ PROPAGANDAYI İFŞA EDİYORUZ!
Ekte izlediğiniz sadece bir belediye videosu değil; siyasi iletişimin halkın hafızasını silme, başkasının emeğine konma ve gerçeği bükme operasyonudur.
Bu iletişim tarzını geçmişte defalarca deşifre ettik, en güncelini şimdi paylaşmak isterim.
Kameralar karşısına geçip "Restore ettik, halkımıza 1 TL yaptık" müjdesi verenler kimi kandırıyorsunuz ?
Gelin, bu algı balonunu belgelerle tek tek patlatalım:
1. "BİZ RESTORE ETTİK" YALANI VE HAFIZA SİLME OPERASYONU
Propaganda kuralı nettir: Geçmişi yok say, tarihi kendinle başlat.
İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’ın anlatımına bakarsanız sarnıcı sanki dün kurtarmışlar!
Oysa arşivler ortada:
📌 Şerefiye Sarnıcı’nın 8 yıllık titiz restorasyonu 2018 yılında tamamlandı.
📌 Açılışı dönemin İBB Başkanı Mevlüt Uysal tarafından gerçekleştirildi (24 Nisan 2018 tarihli AA arşivi açık).
Ortada yeni yapılmış bir restorasyon yok; geçmiş yönetimin alın teriyle şehre kazandırdığı eseri kendi hanesine yazma kurnazlığı var!
2. "1 TL YAPTIK" İLLÜZYONU VE MÜJDE SAHTEKÂRLIĞI
Siyasi manipülasyonun en sevdiği yöntem:
��nce olanı boz ya da kısıtla, sonra düzeltmiş gibi yapıp kahraman ol!
Nitekim değerli dostum, sanat erbabı ve yazar Samed Karagöz de köşesinde bu çarpıklığı çok yerinde bir tespitle teşhir etti:
📌 Bu sarnıç 2018’de zaten HALKA TAMAMEN ÜCRETSİZDİ.
Şimdi çıkıp şu iki sorunun hesabını vermek zorundasınız:
2018’de ücretsiz olan bu tarihi mirası hangi tarihte, hangi meclis/yönetim kararıyla paralı hale getirdiniz?
Zaten bedava olan bir yeri yıllarca ücretli tutup, ardından "1 TL’ye indirdik, müjde!" diye pazarlamak halkın aklıyla ve hafızasıyla alay etmek değil midir?
3. FORMÜL DEĞİŞMİYOR:
REKLAM ÇOK, GERÇEK SIFIR
Bu zihniyetin siyaset tarzı budur:
Bitmiş işi sahiplen.
Ücretsiz olanı paralı yap.
Sıkışınca "1 TL yaptık" diye lütuf gibi sun.
Kurumsal hafızayı sıfırlayıp İstanbul tarihini 2019'la başlat.
İstanbul’un tarihi de hafızası da sizin algı atölyelerinizde kurgulanmadı.
Yapılmış işi "biz yaptık", bedava olanı "indirdik" diye satamazsınız.
Mesele 1 TL meselesi değil; kurumsal ahlak ve halkın aklına saygı meselesidir.
“İstanbul YENİ’leniyor” derken kastettikleri binaların depreme karşı yenilenmesi değil, anlaşılan o ki siyasetin yeniden şekillenmesiymiş.
Binaları dönüştüremediler ama siyaseten dönüşmeye pek hevesliler!
Burası Türkiye’nin en bilinen benzin istasyonlarından birinin şadırvanı. Dışarısı pırıl pırıl, her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş ama sıra mescide, şadırvana geldiğinde bize reva görülen yer maalesef burası. Böyle bir ortamda abdest almak zorunda bırakıyorlar insanları. Müslüman bu zillete layık değildir!
Asıl acı olan ise, bu durumu görüp sessizce yolumuza devam etmemiz. Artık mescitlerimiz konusunda köklü bir zihniyet değişimine ihtiyacımız var. Biz sustukça, görüp geçtikçe, sorumluluk almadıkça bu görüntüler değişmeyecek.
Lütfen böyle manzaralarla karşılaştığınızda sessiz kalmayın! Yetkilileri çağırın, şikayetinizi bildirin ve düzelene kadar takip edin. İşletmeler, vitrinlerine ve tuvalet temizliğine verdikleri önemi mescitlerine ve abdesthanelerine de yansıtmak zorundadır. Bu alanlara verilen değerin, müşteriler için önemli bir tercih sebebi olduğunu bilmelidir.
📍 Bu düzeni değiştirmek bizim elimizde. Sessiz kalma, bu harekete destek ol! #MescidimiTemizTut
SADETTIN BAYRAM’A BU AÇIKLAMASI İÇİN BÜTÜN ARKADAŞLARIM ADINA ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM…
İŞTE SAADETTIN BAYRAMIN YAZISI:
“HACI BAYRAMIN KAHRAMANLARI
Somuncu Baba Hamiduddin Aksarayî Halifesi ve Bayramî Tarikatının kurucusu olan Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri medfun olduğu semt olan Hacı Bayram Mahallesi, uzun yıllar ihmal edilmiş, etrafı peri��an hale gelmişti.
TBMM açılmadan burada Cuma Namazı edâ edilip öyle açıldığı bilinir.
Mekânın etrafına her yönden bakılacak halde değildi, Hacı Bayram'ın.
Zamanın ABB Başkanı Melih Gökçek, mezkûr alana STK ları devreye sokarak ıslahat hareketine başladı.
Birçok STK, yap-işlet- devret üsûlü ile ihâle yoluyla 27- 29 yıl süreyle işletme hakkı aldı.
Restorasyon işleri plânlanmasıyla çevre baştan başa değişti.
Rolüve, restitüsyon ve KUDEM tarafından kabul edilen projeye uygun olmak kaydı ile restorasyon çalışmaları hızlandı.
Birçok yer uyuşturucu müptelâsı, alkolik, kokoreççi, seyyar satıcı ve gayr-î ahlâkî faaliyette bulunanlarca işgal edilmişti.
Genelev ve gece kulüpleri, pavyonlar Hacı Bayramın merkezine çok yakın yerdeydi.
Binalar fiziken güzelleştirilirken ahlâkî restorasyona ihtiyaç vardı.
Düşünülen hedefe eksikler olsa da varıldı.
Cami büyültüldü.
Abdest alma mahalleri elverişli ve kullanışlı hale getirildi.
Altyapı yenilendi.
Otopark ihtiyacı büyük ölçüde karşılandı.
Yeşillendirme va ağaçlandırmaya büyük önem verildi.
Caminin doğu ve güney cephesine suların renklerle karışık aks ettiği havuzlar yapıldı.
Çok güzel bir tasavvuf musikisi eşliğinde havuzdaki suların rengarenk dansı Ertuğrul Günay’ın açtığı dava ile o havuzlara kum dolduruldu.
Gayr-ı ahlâkî yerler kapatıldı, içkili mekânlar kaldırıldı.
Çalışmalarını tamamlayan STK lar ve özel iş yerleri, bugün faaliyetine rahat şekilde devam etmekte.
Kitapçılar çarşısı yenilenirken, onlara geçici mekânlar temin edildi ki, ticaretlerine devam edebilsinler.
Zemin altına yapılan konferans salonu takdire şayan hizmetlerden oldu.
Kolay olmadı, görevli kardeşlerimiz mafya ile yüz yüze geldi.
İşin mahkemeler boyutu ortaya çıktı.
Yürütmeyi durdurma kararları çalışmaları olumsuz etkiledi.
Balamir Gündoğdu beyin tehdide maruz kaldığına bizzat şahit oldum.
Bütün bu çalışmaların elbette birçok kahramanı vardır.
Bu kahramanlar belediye kanadından ve STKlardan, Müteahhitlerden, artı çalışanlardan oluşmaktadır.
Kimlerdir bu şahsiyet?
Büyükşehir kanadı:
İbrahim Melih Gökçek, Altan Raşit Civan, Balamir Gündoğdu, Ömer Faruk Erciyes, Yunus Aluç, Ferhat Ertürk, Asım Balcı, Osman Özbayrak, Vedat Üçpınar ,Teoman Aslan, Ömer Öksüz, Mehmet Pamukçu, Akarpınar, Berathan Bedir Hukuk Müşaviri Nazlı Ergül ve nice isimsiz olanlar...
STK kanadı:
Ayhan Yılmaz, Zafer İçyer, Halim Altunkal, Ziya Kahraman, Emre Andaç.
Müteahit kanadı:
KENT YAPI'dan Ahmet Demirtaş, ROBA İnşaat'tan Hakan Yılmaz, GÜZEL EVİM İnşaat'tan Hacı İbrahim Mutlu, KA Restorasyon'dan Fahrettin Kadaif.
Başka kimler vardı?
Bir Burçak Çorbası Ustası Ramazan Şahin , Bir fedaî Molla İhsan Özen vardı.
Vefat edenlere rahmet, hayatta olanlara hayırlı ömür diliyorum.
Hacı Bayram'da bir destan yazıldı.
Biz kadr û kıymet bilmeyen toplumuz.
Bu isimler hatırlandı mı, farklı mecrâlarda?
Kendilerine teşekkür edildi mi?
Marifet, biraz da iltifata tabiidir.
Ben, bu çalışmaların canlı şahidi olarak bu kahramanları, isimleri hayırla anıyor, kendilerine teşekkür ediyorum.
Hatırladığım kadarıyla yazmaya çalıştım.
Unuttuğum isimler muhtemelen vardır, biliyorum.
Malûm beşer nisyan ile malûldür.
Her hayırla her şer, zerre miktarınca mizânda yerini alır.
Dememiz o ki iman ehli her alanda yardımlaşmada, güzel eserler ortaya koymada yarışmalı.
Özetle medeniyet kavgamız var, çağ ile devrân ile.
Selam, rahmet ve dua niyazıyla. emeği geçen herkese
teşekkür bir vefa borcudur.”