Yapılacak bir düzenlemenin, içinde bulunduğumuz ekonomik koşullar, düzenlemenin bütün tarafları iyice hesaba katılmalı
Düzenleme bahanelerle değil, somut gerekçelerle kamuoyuna sunulmalı; *BDDK, SPK gibi kurumlarda personel tutamıyoruz.
*Yasama uzmanlarını çalıştıramıyoruz
vb. gerekçelerle 38.000 kişiyi ilgilendiren bir düzenleme yapılırsa ve kariyer meslek düzenlemesinde bazı kariyer meslekler yer bulamazsa, bazı soruların cevapları gönüllere ağır gelir.
Kaç tane yasama uzmanı var?
BDDK, SPK gibi kurumlarda kaç tane kariyer personel var?
Gerekçe olarak gösterilen ve bence sonuna kadar hakeden bu meslek grupları düzenlemenin onda birini kapsıyor mu?
Artık özlük düzenlemeleri parçalı kulislerle mi vücut buluyor?
Kulis yapamayan meslekler haklı da olsa kulislere kurban edilmeye devam mı edecek?
Şimdi de denetim elemanları ayrı bir tasnif peşinde !!!
Kariyer meslekler bir bütünse makul, nesnel ve ölçülü düzenlemelerle bir bütün olarak ele alınmalı yok değilse özlük hakları bakımından Merkez Taşra ayrımı ile getirilen tasnif değiştirilmeli
Gelir İdaresi Başkanlığının haberi olmadan, GİB personeli arasında çatışmaya neden olacak bir düzenleme oldu bittiye getirilmemeli çünkü son düzenleme en çok GİB yönetimini ve Hakim Savcıları rahatsız etti.(Devlet Gelir Uzmanları ile Adalet Uzmanları da zam alacak grup arasındaydı)
Kulisle mesleki vole vurmak meselesine artık son verilmeli, bütçe bahanelerinden vazgeçilmeli, şu an sayıları nedeniyle bütçeye yük bahanelerini vicdanlar tartamıyor, çünkü helali hoş olsun yüzbinlerce uzman öğretmenlik, başöğretmenlik kadrosu başımızın tacı öğretmenlerimize sunulmuş hepsini toplasan 50 bin kişi etmeyen taşrada görev yapan kariyer meslek mensupları mı bütçeye ağır gelmiştir. Kaldı ki bu kariyer meslekler ilk üç ayda zam bütçesini rahatlıkla çıkaran ve çıkarabilecek mesleklerdir.
Özlük hakkı düzenlemesi KULİSLE şekillenmez, hakkaniyetle şekillenmezse herkes kaybeder.
Zira 2011 deki kulislerin sonucunun şu an üst kurul uzmanlarını ne hale getirdiği unutulmamalıdır.
Bütün kariyer meslekleri kapsayacak biz düzenleme için @KariyerBuroSEN gece gündüz çalışmaya devam edecektir.
@_cevdetyilmaz@mehmedmus
Kariyer mesleklerde iyileştirme beklentisi artık daha görünür hale geliyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz'ın, "Kamu personelinin haklarını korumak önemlidir. Kariyer uzmanlarını devlette tutmamız gerekiyor." yönündeki değerlendirmesi, kamu yönetiminin nitelikli insan kaynağını koruma iradesi açısından önemli bir mesaj niteliğindedir.
Temennimiz, bu yaklaşımın özellikle taşrada görev yapan kariyer meslek mensuplarını da kapsayacak somut düzenlemelerle desteklenmesidir.
Gelir Uzmanları başta olmak üzere taşra kariyer meslekleri; vergi gelirlerinin güvence altına alınması, kayıt dışılıkla mücadele, gönüllü uyumun artırılması ve kamu gelirlerinin sürdürülebilirliği açısından doğrudan sahada görev yapan insan kaynağıdır. Ürettikleri katkı; tahsil edilen kamu gelirleri, önlenen vergi kayıpları ve yürütülen denetim faaliyetleriyle somut olarak ölçülebilmektedir.
Kamu yönetiminde her bir kariyer mesleğinin kendine özgü ve değerli bir fonksiyonu bulunmaktadır. Bununla birlikte, kamu kaynaklarının etkin kullanımı bakımından doğrudan mali sonuç üreten, gelir artırıcı ve kayıp-kaçağı azaltıcı görevler üstlenen kariyer mesleklerinin fayda-maliyet perspektifiyle ayrıca değerlendirilmesi, hem mali disiplin hem de insan kaynağı yönetimi açısından önemli bir gerekliliktir.
Nitelikli personelin kamu hizmetinde kalmasını sağlayacak özlük haklarının güçlendirilmesi, bir gider kalemi olarak değil; vergi gelirlerini, gönüllü uyumu ve kamu hizmetinin etkinliğini artıran stratejik bir yatırım olarak görülmelidir.
@_cevdetyilmaz
KARİYER BÜRO SENDİKASI büyümeye, güçlenmeye ve etkisini artırmaya devam etmektedir.
Kuruluşunun henüz 2. yılında, Gelir İdaresi Başkanlığında Türkiye genelinde üçüncü büyük sendika konumuna ulaşan sendikamız; kısa sürede ortaya koyduğu bu büyümeyi, sahadaki samimi mücadelesi, ilkeli duruşu ve üyeleriyle kurduğu güçlü bağ sayesinde gerçekleştirmiştir.
📌 Defterdarlık birimlerinde Bursa, Düzce, Eskişehir, Giresun, Hakkâri, Kayseri, Kocaeli ve Samsun’da yetkili sendikayız.
📌 İl Göç Müdürlüklerinde Yalova, Antalya, Denizli, Manisa, Kayseri ve Kahramanmaraş’ta yetkili sendika konumundayız.
📌 İzmir, Batman, Antalya, Denizli, Sakarya, Trabzon ve Malatya’da Defterdarlık birimlerinde ikinci büyük sendikayız.
📌 İstanbul, Ankara, Yalova, Kahramanmaraş ve Sivas’ta ise Defterdarlık birimlerinde üye sayısı bakımından üçüncü büyük sendika konumundayız.
Üye sayımızdaki bu güçlü artış; gerçek sendikacılığın ne olduğunu gören, emeğin karşılıksız bırakılmaması gerektiğine inanan ve her zaman sahada olan bir mücadele anlayışını destekleyen üyelerimizin ortak iradesidir.
Bizler; üyelerimizin özlük haklarını savunmaya, mali ve sosyal haklarını geliştirmek için mücadele etmeye, çalışma hayatında karşılaşılan her türlü haksızlıkta dimdik durmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Başta teşkilatlarımızda büyük fedakârlıkla çalışan temsilcilerimiz olmak üzere; sendikamıza güven duyan, mücadelemize omuz veren ve büyüyen bu yapının parçası olan tüm üyelerimize gönülden teşekkür ediyoruz.
Birlikte daha güçlüyüz.
Birlikte daha kararlıyız.
Birlikte daha etkiliyiz.
#KariyerBüroSendikası
#KariyerBüroSen
@ahmetunluysafak Güzel ifadeleriniz ve desteğiniz için teşekkür ederiz. Emek veren, üyelerinin yanında duran sendikamızın başarılarının artarak devam etmesini diliyoruz.
@KariyerBuroSEN
@ahmetunluysafak Hakkaniyeti teslim edenin sözü kıymetlidir. Sayın Ahmet Ünlü’nün bu değerlendirmesi, taşra teşkilatlarında görev yapan kariyer meslek mensuplarının mücadelesinin artık daha görünür hâle geldiğini göstermesi açısından önemlidir.
@ahmetunluysafak 👏👏👏 Onur duyduk, üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak için daha da çok çalışacağız.
Ağalık sisteminin hüküm sürdüğü sendikacılık düzenine inat daha büyük, daha başarılı olacağız inşaallah.
📌Bursa
📌Düzce
📌Eskişehir
📌Giresun
📌Hakkari
📌Kayseri
📌Kocaeli
📌Samsun
illerinde defterdarlık birimlerinde,
📌Antalya
📌Denizli
📌Kayseri
İllerinde il göç müdürlüklerinde
yetkili sendikayız.
Hem de promosyonsuz, karalama olmadan, rakiplere iftira atmadan, siyaset yapmadan …
Sadece üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak için mücadele ederek, emek harcayarak, hesapsız, kitapsız çalışarak …
Emeği geçen ve destek veren bütün dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Bu mücadelenin neferi olmaktan onur duyuyorum.
Var ol @KariyerBuroSEN
Sendikal rekabette çalışan, üreten ve üyelerinin yanında olanların bir adım öne çıktığı görülüyor. Hiçbir başarı tesadüf değildir. Kariyer Büro Sendikasını tebrik ederim.
HUKUKİ MÜCADELEYE NEDEN BU KADAR ÖNEM VERİYORUZ?
Sendikaların Anayasadan ve yasalardan aldıkları 2 önemli gücü bulunmaktadır.
📌EYLEM GÜCÜ
📌Üyeleri adına her türlü idari işlem için dava tarafı olabilmesi yani HUKUKİ GÜCÜ
Sendikamız kurulduğu günden bu yana üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak maksadıyla yaklaşık 50 davanın tarafı olmuştur.
İlk dava açan olmak gibi bir gayretimiz de yok.
Her şeye dava açmak gibi bir gayretimiz de yok.
Sendikamız bu hukuki başarısını, üye sayısını artırmak için değil, tespit edilen ancak idareyle yapılan görüşmeler neticesinde çözüme ulaşmayacağına emin olduğu konularda, üyelerimizin menfaatlerini korumak için kullanmaktadır.
Açılan davalardaki başarımız da her konunun ne kadar ciddiyetle ve emekle ortaya çıktığını net bir şekilde göstermektedir.
Muhasebe Uzmanlarımızın, SGK Denetmenlerimizin, bizlere güvenip üye olan bütün meslek mensuplarımızın, meslekleriyle ilgili yapısal sorunların çözümü için taraf olduğumuz davalar bulunmakla birlikte açılan davaların büyük kısmı Gelir Uzmanlarının görevlendirme sorunları, bireysel işlemler ve meslek mensuplarının genelini ilgilendiren mevzuat düzenlemeleridir.
Dava sayılarını şekillendiren şey, yapısal sorunların varlığıdır. Yapısal sorunlara en fazla maruz kalan mesleklerimizin başında da maalesef gelir uzmanlığı gelmektedir.
Gelir Uzmanlığı kanunda sayılan kariyer mesleklerden bir tanesi olmasına rağmen, personel politikası yüzünden itibarı zayıflamış, kariyer mesleğe yakışır bir yapılanma içerisinde değil de memuriyet yapılanması içerisinde eritilmiş bir meslek haline gelmiştir.
Bu nedenle, Gelir Uzmanlarının görev tanımlarının ve hiyerarşik durumunun tereddüte yer bırakmayacak açıklıkta düzenlenmemesi, idarenin bu sorunların çözümü noktasında istediğimiz adımları atmaması, düzenleyici işlemler için yargıya başvurmayı zorunlu kılmıştır.
Devlet Memurları açısından üst norm olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda ve Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte, kariyer mesleklerle görevde yükselmeye tabi kadrolar arasında ast-üst ilişkisi kurulmaması gerektiğinin çerçevesi çizilmiştir. Bunun temel nedeni, Anayasaya dayanan SINIFLANDIRMA, KARİYER ve LİYAKAT ilkeleridir.
Hiçbir kadro yasaların ve yasalara uygun mevzuatların çizdiği çerçeve dışında sınıflandırılmamalı, idarenin takdir yetkisine göre değerlenip, değer kaybetmemelidir. Şüphesiz idarenin takdir yetkisi sınırsız değil, yargı denetimine tabiidir.
Diğer kariyer uzmanlar gibi Gelir uzmanlarının da elbette sorumlu olduğu amirler olacaktır, ancak her hatalı düzenlemeye itiraz ettiğimizde, dava açtığımızda ‘‘Gelir Uzmanları Amir Beğenmiyor’’ yaklaşımı doğru bir yaklaşım değildir. Bazı hatalar çok uzun süredir yapılıyor diye meşruiyet kazanmaz.
Kazanılan davaların, içeriğinin; hukuki kısmının değil de sistemi zora soktuğunun üst perdeden tartışılması hukuk devleti anlayışı ile de hakkaniyetle de uyuşmaz. Hatalı da olsa, ‘‘alıştığımız bir sistem var’’ dayatması neticesinde meslektaşlarımızın rahatsızlığının yok sayılması ne kadar vicdanidir?
Kariyer mesleğe yakışır yapılanma nasıl olması gerekiyorsa öyle bir hiyerarşik yapılanma istemek Gelir Uzmanlarının en doğal hakkıdır.
Diğer kariyer mesleklerde nasılsa öyle ihdas edilen ve görev yapan Gelir Uzmanlarına "ne yapalım artık memur alımı yapılmıyor" bahanesiyle; veznedarlık, icra memurluğu, yoklama memurluğu, …vb görevlendirmeler yapılması, bu hatalı sistemin devam etmesini sağlayan en önemli nedenlerden bir tanesidir.
Ezilen kendisi olmayınca, haksızlığı olduğundan küçük göstermek beraber çalışan bütün kadroların da itibarını zamanla zedelemiştir.
Nitekim var olan tabloda Gelir Uzmanı ne kadar kıymetliyse amirleri de doğal olarak o kadar kıymetli, teşkilatın en büyük parçası olan Gelir Uzmanlarının itibarı ne kadar zayıflamışsa amirlerinin de itibari o derece zayıflamıştır. BUNU GÖREMEMEK, GÖRMEK İSTEMEMEK ASIL SORUNDUR.
Bazı görevler için özelleşmiş bu kadrolara alım yapılmasına bir engel bulunmamaktadır. Ne Gelir İdaresi Başkanlığı yeni yapılanan bir kurumdur ne de Gelir Uzmanlığı yeni ihdas edilen bir meslektir. (1993) On yıllardır devam eden bu sistemsizlik, çaresizliğin değil bakış açısının eseridir. Pek hala GİB, veznedar, icra memuru, sekreter, yoklama memuru, memur, VHKİ istihdam edebilir. Önünde yasal bir engel yoktur.
İdarenin bu tercihinin bedelini sadece Gelir Uzmanları çeksin diyebilen herkesin de bu sorunda bir parça payı vardır. Gelir Uzmanlarına yapılan bu haksızlığa ses çıkarmadıkları için zamanla bir virüs gibi yayılan bu haksızlık birlikte çalışan bütün kadroları sarmış ve rahatsızlığı tahammül edilemeyecek seviyelere getirmiştir.
Sonunda Gelir İdaresi Başkanlığının taşra teşkilatında görev yapan bütün kadroların itibarlarının zayıfladığından şikayet edilir hale gelinmiş, özlük hakları da zayıflayan itibarların etkisiyle dayanılması güç bir noktada sıkışmıştır.
Gelir Uzmanları, Avukatlar arasından seçilen, eski adıyla Koordinatör Avukata karşı sorumlu tutulamaz dediğimizde ve yargı bu durumu hukuka aykırı bulduğunda, aslında avukatların itibarı ile ilgili bir tasarruf ortaya koyulmuyor. Avukatlık ciddi eğitim gerektiren ve çok önemli bir meslektir. Gelir Uzmanlığı da … Gelir Uzmanlarının avukatın ya da başka bir kadronun kalem memuru gibi değerlendirilmesi kabul edilebilir mi? Kaldı ki Gelir Uzmanlığı GİB’in en önemli personel kaynağıdır. Bir tek Gelir Uzmanlarını çıkardığınızda GİB çalışamaz hale gelir. Bu GİB’in merkez teşkilatı için de geçerlidir.
Aynı Avukatlarda olduğu gibi Vergi Dairesi Müdür Yardımcılığı ve Vergi Dairesi Müdürlüğünü kadrolarını da ŞEFLİK kadrosunu da değersiz görmüyoruz. Gelir İdaresi Başkanlığı, taşra teşkilatının personel yapısının kariyer mesleğe göre değil de düz memuriyete göre yapılanması nedeniyle, Gelir Uzmanlarına yapılan haksızlığın idarecilerin, takdir yetkisine ve vicdanına bırakılmasına İTİRAZ EDİYORUZ.
Gelir Uzmanlarına diretilen şey şudur; ‘‘kariyer meslek gibi zorlu koşullardan geçeceksiniz ancak düz memur gibi değerlendirildiğinizde sesinizi çıkarmayacaksınız’’
📌Özlük meselesi de bu konunun mütemmim cüzüdür. Vergi Dairesi Müdürlerinin özlüğü şube müdürü özlüğüne sıkışmış, bu durumda Gelir Uzmanlarının kariyer meslek olarak özlük haklarının diğer kariyer mesleklerle denk olmasına engel olur hale gelmiştir.
Kimse kusura bakmasın, Gelir Uzmanlarının özlük haklarına engel olan hiçbir hususa da Gelir Uzmanları sabretmek zorunda değildir.
Herkesin söylediği ancak davranışlarından hissedemediğimiz gerçek; ‘‘AYNI GEMİDEYİZ’’ ifadesidir. Aynı gemideyiz ancak ‘‘benim rahatım bozulacağına sen haksızlığa uğramaya devam et’’, ‘‘ben hakkımı almadan senin hak alma hayalini kurmana da izin veremem’’ bakış açısı artık vicdanlara ağır gelmektedir. Bir haksızlık uzun süre yaşandı diye haklı hale gelmez.
AYNI GEMİDE OLANLAR GEMİ BATMADAN DOĞRU İSTİKAMETE NASIL ULAŞACAKLAR?
📌Önce gerçeklerle yüzleşmek gerekiyor; Vergi Dairesi Müdürlüğü, Şube Müdürlüğü statüsünden kurtulmadıkça müdürlerin ve yardımcılarının özlük sorunu çözülemez.
Bu statüde iken Gelir Uzmanlarına amirlik yapması da onları değerli kılmaz Gelir Uzmanlığını değersiz kılar ve bu sarmal döngü devam eder durur. Bunu yıllardır görüyoruz.
📌Bu döngüyü sona erdirecek çözüm yolu, idarecilerin kariyer bir unvana amirlik yapacak bir statüye sahip olacakları yeni bir unvan elde etmeleridir. Ancak tek başlarına yani sadece onlar özelinde yapılacak bir düzenleme ile bunu elde etmeleri hukuken mümkün değildir.
Anayasa Mahkemesi, sınıflandırma, kariyer ve liyakat temel ilkeleri gerekçesiyle bu geçişi hukuka aykırı bulmuştur.(Bkz. İŞKUR İl Müdürünün istihdam uzmanlığa atanması ile ilgili karar)
Bu sorunun yeni bir teşkilat yapısı içerisinde yeni unvanlarla çözülmekten başka çaresi kalmadı.
Bu gerçeğe göre değil de yirmi yıl önceki gerçeklere göre hareket edilirse Vergi dairesi Müdürleri sadece kendi sorunlarını çözememekle kalmayacak, Gelir Uzmanlarının da işini zorlaştırmaya devam edeceklerdir.
Ancak Gelir Uzmanları için tek yol bu değildir. Aylardır ülkemizin en önemli hukukçularıyla tartıştığımız ve bir iki ay içerisinde açacağımız Merkez Taşra ayrımına ilişkin davamızdan da ümitliyiz, yaptığımız görüşmeler neticesinde seçim öncesinde siyasetin bir kararı ile daha önce denk olunan diğer kariyer mesleklerle denk özlük haklarına sahip olabileceğimizden de ümitliyiz.
Aynı gemideysek tek yol ‘‘BAŞUZMANLIK MODELİ’’
Birlikte başka bir çıkış yolu var ancak biz bilmiyorsak dinlemeye de hazırız. Acı gerçek, zamanın daraldığıdır.
Ezcümle, Gelir Uzmanlığı, Muhasebe Uzmanlığı, SGK Denetmenliği, Muhasebe Denetmenliği, İl Planlama Uzmanlığı, İl Göç Uzmanlığı, Vergi İstihbarat Uzmanlığı, Milli Emlak Uzmanlığı, Milli Emlak Denetmenliği, Ticaret Denetmenliği ... kanunda sayılan kariyer mesleklerdir ve kariyer mesleğe uygun çalışma koşullarına ulaşana kadar Kariyer Büro Sendikası mücadele etmeye devam edecektir.
Birlikte mücadele etmeye de
Tek başına mücadele etmeye de
Haklı olduğumuz konularda herkesle mücadele etmeye de HAZIRIZ.
Artık Gelir İdaresi Başkanlığında personel rejimindeki aksaklıklarla ilgili somut adımlar atılması elzemdir..
A Kadro Kariyer Meslek olan Gelir Uzmanlığı hakettiği statüye ve özlük haklarına kavuşmalıdır..
Vergi adaletinin sağlanması adına kamu görevini ifa eden Gelir Uzmanı meslektaşlarımıza Antalya'da gerçekleşen saldırıyı kınıyorum. Bu vesileyle son günlerde vergi denetimlerini hedef alan talihsiz açıklamaların da bir daha yaşanmamasını ümit ediyorum.
@memetsimsek
#GelirUzmanınaSaygı
Saha denetimlerinde görev yapan kamu personelinin karşı karşıya kaldığı riskleri ve alınması gereken tedbirleri defalarca dile getirdik, getirmeye de devam edeceğiz!
Unutulmamalıdır ki; kamu adına görev yapan, kayıt dışı ekonomiyle mücadele eden ve devletin mali disiplinini sağlamak için sahada bulunan gelir uzmanlarına yönelik her saldırı, yalnızca bir kamu görevlisine değil, doğrudan doğruya devlete, kamu düzenine ve hukukun üstünlüğüne yapılmış bir saldırıdır.
Bu noktada açıkça ifade ediyoruz:
Saha denetimleri güvenliksiz yürütülemez, denetimleri yapan meslektaşlarımızın güvenliği öncelenmelidir.
@memetsimsek@ilhan_hatipoglu@aerdemcantimur@HmbSosyalMedya@gibsosyalmedya
#GelirUzmanınaSaygı
Antalya’da Gelir Uzmanı meslektaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen saldırı, görev başındaki kamu personelinin güvenliğinin ne denli hassas bir noktada olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Vergi denetimi, mevzuata dayalı bir kamu görevidir. Bu görevi yerine getiren personele yönelik her türlü şiddet; kamu düzenine ve devlet otoritesine yönelmiş açık bir tehdittir.
Sorumluların ivedilikle adalet önüne çıkarılması ve benzer olayların önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması beklenmektedir. #GelirUzmanınaSaygı@KariyerBuroSEN@gibsosyalmedya