15 Temmuz gecesi, en kritik 7 koltukta oturanlardan tek biri bile Meclis’e hesap vermedi.
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar
Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanları
Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez
MİT Müsteşarı Hakan Fidan
Komisyon 141 kişi dinledi. Bunların hiçbiri o listede yok. Kamuoyu ile paylaşılan 52 kişilik listede de yoklar!
Akar’a gönderilen yazılı sorulara aylarca yanıt gelmedi. Fidan’a yazılı soru bile gönderilemedi.
Hazırlanan rapor Meclis’te hiç görüşülmedi “hükümsüz” sayılıp raflara kaldırıldı. Şimdi rapora dahi ulaşılamıyor!
Komisyondan kaçanlara küçük bir soru:
O gece tam olarak ne oldu? 10 yıldır neleri saklıyorsunuz?
Fırından yeni çıkmış gibi sıcak sıcak gelen bu gemi kupası beni gerçekten mutlu etti.
Bazen küçük bir hediye, koca bir vefanın simgesi oluyor.
Allah dostlarımızı yanımızdan eksik etmesin.
Nasuh Mahruki'nin bir sosyal medya paylaşımından dolayı tutuklanması hukuka aykırıdır, kabul edilemez. Aynı şekilde Fatma Sibel Yüksek de sosyal medya paylaşımından dolayı tutuklu yargılanamaz. Her iki isimle de çoğu zaman aynı fikirde olmadığım halde söylüyorum.
🔴 ABD Başkan Yardımcısı Vance, yine ortalığı salladı. Özetle, şöyle diyor:
- İsrail; ABD ve İran’ın sonsuza kadar savaşmasını istiyor,
- İsrail, barış görüşmelerini engellemeye çalışıyor,
- İran’la ulaşmaya çalıştığım anlaşmayı engellemek için İsrail’den bazı unsurlar, çok iyi finanse edilmiş, kapsamlı bir kampanya yürütüyorlar,
- İsrail, ABD’nin fikrini şekillendirmek için yüz milyonlarca dolar harcıyor,
- Bana ahlaksızca saldıran troller, İsrail kaynaklı yerlerden para alıyor,
- İsrail, ABD’de ve dünyada kamuoyu desteğini kaybediyor,
- Epstein’in İsrail istihbaratı üst yönetimi ve İsrail derin devletiyle kuvvetli bağı vardı.
Yazma
Her geçen gün, Türkiye'deyken, son 10 yıla kadar; hatta son 10 yılda da bazı konularda ne kadar konforlu bir hayatımızın olduğunu düşünüyorum... Elbette yıllar önce hizmet için Orta Asya, Afrika gibi yerlere giden arkadaşların yaşadıklarını da düşünüyorum bu arada...
Bir terzi buldum. Türkiye'den, Doğu'dan gelmiş; burada 30 yıl olmuş. Bir fermuar için 27 Euro dedi ama "Size 20 Euro olsun." dedi. Mecburen hiçbir şey diyemedim.
Cami derneğinin başkanıymış. Daha dün camiye yeni imam gelmiş. Bizi ailecek davet etti. "Programlarımız oluyor, yabancılık çekmeyin." dedi. Hiç sormadan, "Neden geldiniz?" demeden... Ben de söylemedim. Bilseydi acaba davet eder miydi, nasıl karşılardı, bilemiyorum...
Müslümanı Müslümana düşman ettiler. Oysaki Allah Resûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, "Müslüman, Müslümanın kardeşidir." buyurmuş...
Artık küçük şeylerde huzur arar oldum... Bir fermuar yaptırabilmenin küçük sevincini yaşadım...
Bir de şunu düşündüm yolda yürürken... Para hesabı yapmadan, oradan buradan kısmadan, kira derdi yaşamadan, borçlu olmadan yaşamak nasıl bir şey acaba... 🤔
Çok şükür isteyen bir konfor olduğu belli...
Öyle işte.
" Allah var gam yok" sözünün ruhunu yaşamak dileğimle....
Yalanı savunmak için büyük kurgular, senaryolar, afili müzikler, ünlü oyuncular ve devletin tüm imkanlarını kullanırsınız! Kurgu metinler okutursunuz. Tüm yandaş kanalları, gazetecileri ve trolleri seferber edersiniz! Algı ustalığını ve sanal alemin tüm illüzyonlarını sergilersiniz! Kin ve nefretin tüm ateşini harlarsınız!
Sonra bir avuç aklı hür, vicdanı hür, yüreği tertemiz vatan evladı çıkar, masumiyet ve cesaretin onurlu gücü ile hakikati haykırır!
İşte o zaman tüm kurgular susar! Algı ve yalan kaleleri yerle bir olur! Yalnızca hakikat konuşur! Yalnızca hakikat gönüllere işler! Yalnızca hakikat kazanır!
Tıpkı doğan güneşin zifiri karanlığı boğduğu, her şeyi görünür kıldığı gibi…
Nişantaşı sokaklarında 15 Temmuz mağduru.
Bir zamanlar devrimci solcuydu.
İsveç sürgününde liberal demokrasiyi benimsedi.
Cumhuriyet, Milliyet, Sabah gazetelerinde yazdı.
2003’ten sonra
Zaman Gazetesi’nde yazmaya başladı.
Bir kaç yazısından dolayı 3 ağırlaşmış müebbet ile yargılandı. 2 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye oldu, beraat etti.
Çocukluk aşkı eşini kaybettikten sonra 7 yıldır Nişantaşı’nda küçük bir apartman dairesinde yaşıyor.
Şahin Alpay’ın kısa hikayesi.
👇👇👇
https://t.co/l2Jq6aiAj5
Hâlâ cevap yok!
Çankırı’da gözaltındaki 3 kadına yönelik tehdit, hakaret ve ahlaksız muamele iddiaları hakkında işlem yapıldı mı?
Başkomiser Rahman Cebe'nin başında olduğu bu polis ekibi hâlâ görevde mi?
@TC_icisleri@adalet_bakanlik@CankiriValiligi@valialicelik
Cevap alana kadar soracağız!
Şehitimizin millete emanet ettiği kızı ve gençliği çalınan 135 harbiyeli 10 yıldır zindanda!
Bu utanç daha ne kadar taşınabilir? Bu vatan için canını feda eden şehitlerimizin kemikleri daha ne kadar sızlatılabilir? Anaların gözünün yaşı daha ne kadar kurutulabilir! Bunca hakikat daha ne kadar görmezden gelinebilir? Bu gaflet uykusu daha ne kadar sürdürülebilir?
Artık yeter demek için memleketin daha ne kadar batması, huzurun, sofrada bereketin daha ne kadar bitmesi gerekir?
17-25 Aralık:
Bir hırsızlık ve yolsuzluk operasyonuydu!
15 Temmuz:
Orduya ve yargıya yapılan kanlı bir kumpastı!
Bu bir hakikat ve dupduru bir gerçekti!
Darbe dediler! Hakikati algı ve yalanlarla kapatmaya çalıştılar!
Ancak güneş balçıkla sıvanmıyor! Bugün herkes hakikati biliyor! Kimisi baskıdan, kimisi korkudan, kimisi de üç kuruşluk çıkar, geçici rütbe ve makam kaygısından kral çıplak diyemiyor!
Biz bir kez daha haykıralım! Hakikate perdelerinizi açıp, rejimin karanlığından çıktığınızda; bugün kahraman dediklerinizin hain, “hain” sandıklarınızın gerçek kahramanlar olduğunu göreceksiniz!
Polisinden, askerine, hakiminden, savcısına bu vatan ve gelecek nesiller için ömrünü feda etmiş gerçek kahramanlar!
Beştepe Belgeseli:
Mahkeme kayıtları...
Duruşma salonları...
Tanıklıklar...
Ve bugüne kadar yeterince duyulmayan hakikatin sesi...
15 Temmuz Gecesinin En Dramatik Sahnesi: BEŞTEPE
Belgeselin tamamı için: https://t.co/TGCbicq6Jh
Darbeler uzmanı Prof. Dr. Nurşen Mazıcı, #15temmuz'un ertesinde canlı yayında, "Bu dünyada yapılan hiçbir askeri darbeye uymuyor. Askeri darbe değil bu. 15 Temmuz kimin işine yaradıysa fail onun yakınındadır." dedi.
Mazıcı o günden sonra bir daha televizyonlara çıkarılmadı!
"İşkence yapanların yüzünü çok net gördüm!"
Birinin gözünün içindeki izi bile hatırlıyorum.
İşkencecilerden bir şu an tümgeneral; Ertuğrul Erbakan'dı."
Üsteğmen Kübra Yavuz, #TANIK Belgeselinde yaşadıklarını anlattı