1000 gün...
Bir çocuk için 1000 gün açlık,
Bir anne için 1000 gün gözyaşı,
Bir halk için 1000 gün direniş...
Gazze yalnız değildir. Zulüm sonsuza kadar sürmez; adalet mutlaka tecelli edecektir.
#GazzeSoykırımı1000Gün
📍 Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu: “Rojin Kabaiş davasının takipçisi olacağız”
Milletvekilimiz Faruk Dinç, İl Başkanımız Zeynul Abidin Gülsever, Yenişehir İlçe Başkanımız Mehmet Demir ve beraberindeki heyet, Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş’i ziyaret etti.
Ziyarette, Rojin Kabaiş’in ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların adalet karşısında gereken cezayı alması gerektiği vurgulandı. Milletvekilimiz Faruk Dinç, olayın tüm yönleriyle takipçisi olacaklarını ifade ederek, ailenin yaşadığı derin acıya destek olma çağrısında bulundu.
Ayrıca, Genel Başkanımız Zekeriya Yapıcıoğlu da Nizamettin amcayı telefonla arayarak taziyelerini iletti ve şu mesajı verdi:
“Rojin Kabaiş davasının takipçisi olacağız.”
#HaftanınSohbeti: #MuazBinCebel'in Hayatı #sahabeler#KasımAyıSahabeAyı#YolumuzuAydınlatanlar#PeygamberSevdalıları
ÜMMETE İÇTİHAD KAPSINI AÇAN SAHABİ:
Peygamberimiz (a.s.m.), irşatta bulunması ve Müslümanlara dinlerini öğretmesi için Yemen’e birini göndermek istiyordu. Bir gün sabah namazını kıldırdıktan sonra cemaate hitaben, “Hanginiz Yemen’e gitmek ister?” diye sordu. Hz. Ebû Bekir, “Ben gideyim, yâ Resûlallah.” dedi. Peygamberimiz ses çıkarmadı. Hz. Ömer talip oldu. Peygamberimiz yine ses çıkarmadı. Bunun üzerine Muâz (r.a.), “Ben gideyim, yâ Resûlallah.” dedi. Resûlallah (a.s.m.), “Ey Muâz, bu vazife senindir.” dedi. Sarığını Hz. Muâz’ın başına sardı.
Hz. Muâz, Yemen’de hâkimlik yapacak, halka İslamiyet ve Kur’ân’ı öğretecek, tahsil edilen zekâtı memurlardan teslim alacaktı. Vazifesi ağırdı. Bu sebeple Peygamberimiz ona bazı temel meselelerde tavsiyelerde bulundu: “Sen Ehl-i Kitap’tan bir kavimle karşılaşacaksın. Onların yanına vardığında, önce onları Allah’tan başka ilah olmadığını, Muhammed’in Allah’ın Resûl’ü olduğunu tasdike davet et. Eğer bunu kabul ederlerse, onlara, Allah’ın beş vakit namazı farz kıldığını haber ver. Bunu da yaptıkları takdirde, Allah’ın, zenginlerden alınarak fakirlere verilen zekâtı emrettiğini bildir. Bunu da benimserlerse, zekât alırken sakın malların en iyilerini seçme! Mazlumun âhını almaktan çekin; çünkü onun âhı ile Allah arasında hiçbir engel yoktur!” dedi.
Sonra da Muâz’a, “Sana bir dava getirildiğinde ne ile hüküm verirsin?” diye sordu. Muâz (r.a.), “Allah’ın Kitabı’yla.” dedi. Resûlullah, “Onda bulamazsan ne ile hükmedersin?” diye tekrar sordu. Hz. Muâz, “Resûlullah’ın sünnetiyle.” diye cevap verdi. Resûlullah’ın (a.s.m.), “Ya orada da bulamazsan?...” demesi üzerine de Hz. Muâz şu cevabı verdi:
“O zaman kendi görüşüme göre içtihat eder, ona göre hüküm veririm.”
Onun bu cevabı Peygamberimizi çok sevindirdi. “Resûlullah’ın elçisini Resûlullah’ın hoşnut olacağı bir şeye muvaffak kılan Allah’a hamdolsun!” buyurdu.
Muâz (r.a.) yola çıkmadan önce Peygamberimizden biraz daha feyizlenmek istiyordu, “Yâ Resûlallah, bana tavsiyede bulun.” diye rica etti. Peygamberimiz şu tavsiyede bulundu:
“Her ne hâlde ve nerede olursan ol, Allah’tan kork! Günah işlediğinde arkasından hemen sevap kazandıracak bir amel işle ki, onu yok etsin. İnsanlara da güzel şekilde muamele et.”
Peygamberimiz, ayrılmadan önce Hz. Muâz’ın kalbini hicrana boğacak bir haber verdi: “Ey Muâz, şüphesiz bundan böyle benimle artık buluşamayacaksın Belki de dönüşte şu mescide ve kabrime uğrayacaksın!” buyurdu. Bunun üzerine Hz. Muâz’ın gözlerinden yaşlar boşanmaya başladı. Peygamberimiz, ondan ağlamamasını istedi. Sonra da birbirlerinden ayrıldılar.
Muâz bin Cebel (r.a.), Resûlullah’ın vefatına kadar Yemen’de kaldı ve İslam’a orada hizmet etti. Orada bulunduğu süre içerisinde günden güne Müslümanların sayısı artıyordu. Yeni Müslümanlar önce kendisine biat ediyor, sonra da Medine’ye gidip Resûlullah’ı ziyaret ediyorlardı. Bir defasında sadece Nehâ kabilesinden 100 kişi onun vasıtasıyla Müslüman olmuş, sonra da Medine’ye gidip Resûlullah’ı ziyaret etmişlerdi.[6]
Muâz (r.a.), Hz. Ebû Bekir’in hilafeti zamanında cihat hizmetlerine katılmak üzere Şam’a gitmeye niyet etti. Hz. Ömer ise Medine’de Müslümanların kendisine olan ihtiyacını bildiği için, Hz. Ebû Bekir’den onu göndermemesini rica etti. Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer’e şöyle karşılık verdi:
“Şehitlik arzu eden ve ona niyet eden birisine ben nasıl mâni olabilirim?!”[7]
Câbir bin Abdullah’a (r.a.) göre, Hz. Muâz sima itibarıyla çok güzel, ahlak bakımından çok üstün ve çok cömert idi.
MUAZ BİN CEBEL ÖLMEDEN ÖNCE DEMİŞ Kİ:
“Yâ Rabbi! Gözler uykuya daldı, yıldızlar kayboldu. Ama Sen Hayy ve Kayyûm’sun, yâ Rabbi! Kıyamet günü bana iade edilmek üzere yanında bir hediye kıl. Sen verdiğin sözden dönmezsin, yâ Rabbi!”
Hz. Muâz, Şam’a gitti ve Hicret’in 18. yılında 38 yaşındayken vebadan vefat etti. Vefatının iyice yaklaştığını hissettiği sıralarda şöyle diyordu:
“Merhaba ey ölüm! Merhaba fakirlik zamanımda gelen sevgili ziyaretçi!
“Yâ Rabbi! Benim Senden korktuğumu Sen biliyorsun. Dünyayı ve sonu gelmez arzuların tatminini istemedim. Irmakların akışı, ağaç yapraklarının hışırtısı benim alakamı çekmedi. Bunları Sen biliyorsun, yâ Rabbi!”
SGK işten çıkış kodları sistemindeki adaletsizlik artık son bulmalıdır!
🔹 Binlerce işçi, işverenin tek taraflı beyanıyla haksız şekilde işsizlik maaşı ve tazminat hakkını kaybediyor.
🔹 Bu zulüm aracı haline gelen sistem acilen reforme edilmelidir.
▫️HÜDA PAR olarak 3 temel adımı öneriyoruz
1️⃣ Kesin yargı şartı
2️⃣ Bağımsız itiraz mekanizması
3️⃣ Caydırıcı yaptırımlar
Emeğin itibarını koruyacak, sosyal adaleti tesis edecek bu düzenlemeler şarttır!
Milli Savunma Bakanlığı, düşen uçaktaki 20 askerin şehit olduğunu duyurdu.
Bütün şehitlere rahmet, ailelerine, sevenlerine ve arkadaşlarına sabr-ı cemil diliyorum.
Milletimizin başı sağ olsun.
HÜDA PAR’ın Demirtaş çıkmasın açıklamasını ispatlamalısınız. Yoksa bütün sosyal medya kullanıcıları size yalancı der. Genel Başkan; onun çıkmasına sevinenler olur sevinmeyenler olur dedi. Çıkıp çıkmaması tamamen hukuki bir mesele.
Bugün Sayın Cumhurbaşkanı’nı ziyaret ederek Komisyon’un devam eden çalışmaları ve yapılması gereken hukuki düzenlemeler hakkında düşüncelerimizi aktardık, sürece desteğimizi ifade ettik.
Nazik kabulleri ve sürece destekleri için Sayın Erdoğan’a teşekkür ederim.
Kürt bölgelerinde hâlâ annelerimiz, bacılarımız çarşaflı olmasına rağmen;
“Kürtlerin adına hareket ediyoruz” deyip de Kemalistlerle bir olup, ayakları öpülesi annelerimizle alay edilmesi kanınıza dokunmuyor mu?
Kürt halkı bunu asla kabul etmemelidir.
Birileri Kürtlerin hak hukukunu islamsızlıkta, ibadetsizlikte, duasızlıkta, ahlaksızlıkta, ailesizlikte, iffet ve hayasını kaybetmiş nesillerde...arıyorsa; bilmelidirler ki Kürtler Müslümandır, dindardır, asil aileye sahibdir, salih gençliğe meftundur, iffet ve hayada öncü ve örnektir. Ve bunu yapanlar bilsinler ki tuttukları yol, yol değildir, çıkmazdır. Önden gidip de rezil u rüsvay olanlar gibi onlar da rezil u rüsvay olacaklardır.
Gaziantep Milletvekilimiz Şahzade Demir, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nin düzenlediği Gaziantep Forumu'nda konuştu:
Bizim ihtiyaç duyduğumuz şey, Gazze'nin enkazı üzerinden İslam ümmetinin geleceğini nasıl inşa edeceğimizi bulma arayışıdır.
#Gaziantep#HÜDAPAR