Cübbeli Ahmet ve diğer ‘milli Müslümanların’ fon vurgununa dair hiçbir vaazı olmayacak mı?
Yoksa bu perşembe gecesi sohbetimiz “misvak kullanımının bereketi” ve “hadisler ışığında yetim başı okşama tekniği” üzerine mi?
📍 Hakkâri / Çukurca – Zap Korucu Noktası
Görev yerlerinde cefakârca ve fedakârca nöbet tutan korucularımızı ziyaret ederek taleplerini dinleyen Siirt Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Federasyonu Başkanımız İsmail Şehitoğlu’na teşekkür ederiz.
Korucularımız, 41 yıldır olduğu gibi bugün de devletin ve milletin emrinde, sınır ötesi ve yurt içinde görevinin başında Vatan Nöbetinde.🇹🇷
@mustafaciftcitr@kubrayigitbasi@valialicelik
NİHAYET AĞIZLARINDAKİ BAKLAYI ÇIKARDILAR!
KCK/PKK yöneticilerinden terörist Bese Hozat, aylardır kullandıkları “demokratik entegrasyon” kavramıyla ne kastettiklerini kendi ağzıyla açıkladı:
“Demokratik entegrasyon; yerel demokrasinin, öz yönetimin, demokratik özerkliğin devlet tarafından kabulü demektir.”
İşte aylardır sorduğumuz tam olarak buydu!
“Demokratik Cumhuriyet” nedir?
“Demokratik entegrasyon” nedir?
Bu kavramlarla neyi kastediyorsunuz?
Ve daha önemlisi iktidara defalarca sorduk:
Siz bu kavramlar üzerinde anlaştınız mı?
Süreç boyunca sürekli “Demokratik Cumhuriyet”, “demokratik toplum” ve “demokratik entegrasyon” denildi. Fakat iktidar bu kavramların ne anlama geldiğini ve bunlarla ilgili ne konuşulduğunu millete bugüne kadar açıklamadı.
Şimdi Bese Hozat çıkıyor ve “demokratik entegrasyon” dedikleri şeyin öz yönetimin ve demokratik özerkliğin devlet tarafından kabulü olduğunu söylüyor.
Cevap vereceksiniz! Bunlarla bu kavramlar üzerinde anlaştınız mı?
Türkiye’nin üniter yapısını ve mevcut idari düzenini değiştirecek talepler konusunda herhangi bir söz verdiniz mi?
Milletin bilmediği ne konuştunuz?
Neyi kabul ettiniz?
Neyin sözünü verdiniz?
Artık susarak geçiştiremezsiniz.
Eskilerin güzel bir sözü vardır: Sükût ikrardan gelir.
Bu kadar açık ifadeler karşısında hâlâ susuyorsanız, Türkiye’nin üniter yapısını tartışmaya açacak hatta parçalayacak bir düzen konusunda PKK/KCK ile bir anlaşma yaptınız demektir!
Türkiye borsası, Eylül ayında 4.500.000.000.000 TL değer kaybetti.
— BIST 100 şirketlerinde 2008 yılından bu yana tarihin en yüksek aylık değer kaybı yaşandı.
İki kadın Ankara’da Sele Restoran’da ödedikleri hesabı paylaştı
“Yemek sonrası çay kahve ikram etmek bu kadar zor olmamalı. İki kahveye 300 TL ödedik!! Bir daha buraya gelmiycez!!”
Kastamonu'da yürüme güçlüğü çeken ve köy yolunun bozuk olması nedeniyle günlük egzersizlerini yapmakta zorlanan 4 yaşındaki Kürşat için yollar asfaltlandı.
🎙️Prof. Dr. Ümit Özdağ:
"Bu para kaybolmadı. Bu para çalındı. Bu çalınan paranın geri verilmesi gerekiyor.
Ama şimdi Fatma Betül Sayan'ın 2,2 milyar TL'yi ödediği söyleniyor. Kim söylüyor arkadaşlar?
Burada 20 tane gazeteci var. Bu 20 gazeteciden birisi şu makam söyledi desin, ben de bütün Türkiye'ye duyurayım. Bilmiyorsunuz, değil mi?
Bakın, ilk Ekonomi. com'da çıkıyor, belirtiliyor. Kaynak yok. Sonra herkes orayı referans alıyor.
Peki, bu para nereye ödendi? O da yok. Hazineye yatırıldığına dair belge olması lazım. Onu gördük mü?
Hayır, görmedik. Ayrıca iki katının ödenmesi lazım. Yani 4,4 ödenmesi lazım. Bundan da hiç bahsedilmiyor.
Bizim endişemiz, bu konunun zamana yayılarak yine güçlüler lehine çözülme potansiyelinin çok yüksek olmasıdır. Bundan açık şekilde endişe duyuyoruz."