Kinimiz diri ! Unutmadık, Unutmayacağız !
Ailesi dahil tüm köy ahalisi, Sırplar tarafından katlediğini öğrenen Senad Medanoviç bir ağaca sarılıp ağlmıştı.
#Srebrenitsa Katliamının yıl dönümünde müslüman Boşnak kardeşlerimizi rahmetle anıyoruz !
Bosna Savaşı sırasında, savaş bitmek üzereyken, Boşnak askerler Aliya’ya gelirler ve “bize yapılanların aynısını biz de onlara yapacağız,” derler. Aliya, “hayır” der ve tarihe kayıt düşen şu tarihî sözleri söyler:
“Sırplar bizim öğretmenimiz değildir. Ne yapmamız gerektiğini biz Sırplardan öğrenemeyiz.
Bizim öğretmenimiz Hz. Peygamber’dir. O bize savaşta nasıl davranılması gerektiğini en iyi şekilde öğretmiş, savaşta çocuklara, kadınlara ve yaşlılara aslâ dokunulmamasını emretmiştir.
Biz de aynen öyle yapacağız. Biz onlara, onların bize yaptığı aşağılık muameleyi yapmayacağız. Ancak bu zulmü de aslâ unutmayacağız!”
#SrebrenitsaKatliamı değil #SrebrenitsaSoykırımı #Aliyaİzzetbegoviç
Meksika Savunma Bakanı, kartellerden ele geçirilen silahların %20'sinin İ’srail menşeli, geri kalan %80'inin ise ABD menşeli olduğunu belirtti.
Demek ki, neymiş: Dünyada terörün kaynağı, ABD ve İsr@il’dir.
Zihnî işgal adım adım yok edilecek…
Bakan Yusuf Tekin’den zihnimizi açacak, umut verici açıklamalar:
Müfredatımızda 'Haçlı Seferleri' kavramını kaldırdık 'Haçlı Saldırıları' kavramını kullanıyoruz. Çünkü burada söz konusu olan bir sefer değil, bir saldırıdır.
Benzer şekilde, 'Orta Asya' yerine tarihi karşılığı olan 'Türkistan' ifadesini esas alıyoruz.
Aynı şekilde 'Ege Denizi' değil, 'Adalar Denizi' ifadesi yer almaktadır.
Coğrafi keşiflerin başlaması diyor, coğrafi keşif değil sömürgeciliğin başlaması.
Bunlar çok masum şeyler gibi gözüküyor ama bizim millet olma bilincimizi doğrudan etkileyen şeyler.
SONER YALÇIN - Bir kadın ezberi bozdu
Rahmetli annem elinde bir torba ilaçla dolaşırdı.
Doktor tavsiyesi sebebiyle:
– Yumurta yemezdi…
– Kırmızı eti ağzına sürmezdi…
– Tereyağı eve sokmazdı…
Tehlikeli sinsi düşmanı vardı: Kolesterol!
Tetkikler sonucu “kolesterol düştü mü” evde bayram edilirdi; yüksek çıkınca hüzün yaşanırdı!
Sonra düşman kolesterolün ikiye ayrıldığı ortaya çıktı:
İyi kolesterol ve kötü kolesterol!
İyisinin yüksek, kötüsünün düşük çıkması gerekiyordu; yoksa durum vahimdi!
Annem 17 yıl önce vefat etti…
Doktorlarının anneme tavsiyelerinin yanlış olduğu tartışılıyor bugün!
Maalesef annem, çok sevdiği yumurtayı, tereyağını, kırmızı eti yıllarca ağzına koymayarak bu dünyadan göçüp gitti.
Şimdi bugün kolesterolün vücut için önemli bir yapı taşı olduğu ve hastalık sebebi olup olmadığı tartışılıyor. Aksine kolesterol düşürücü hapların mevcut hastalıkları tetiklediği-hafıza kaybı gibi yan etkilere yol açtığı belirtiliyor…
Annem…
– Fruktoz-glikoz/mısır şurubu nedir duymadı.
– Gluten nedir duymadı.
– Kandida nedir duymadı.
– Probiyotik nedir duymadı.
– Glutatyon nedir duymadı.
“Bağırsak ikinci beyindir” dense kahkaha atardı herhalde!
Kocaman göbeğin kocaman baş ağrısına sebep olduğunu hiç işitmedi. Ona söylenen hep şu oldu: “Yağlar kötü, karbonhidratlar iyidir!” Bu nedenle sürekli, “ağzıma ekmek dışında bir lokma koymuyorum” derdi. Bir dilim ekmeğin kan şekerini sofra şekerinden daha hızlı yükselttiğini hiç bilmedi…
Hele…
Vücut bağışıklık sistemini endüstriyel gıdaların yıkıma uğrattığını ona hiçbir doktoru söylemedi. Ama yıllar sonra…
Bir doktor, Türkiye beslenme biçimi konusunda farkındalık yarattı…
KİM BU DOKTOR?
Elazığ 1943 doğumlu.
Annesi fizik öğretmeniydi. Babası avukat.
Efendigil Ailesi'nin çocuğuydu.
İlkokulu memleketinde okudu. Orta-liseyi İstanbul'da Üsküdar Amerikan Kız Lisesi'nde yatılı okudu. 1961'de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazandı. Sadece başarılı öğrenci değildi; yaz tatillerinde Eskişehir Bardakçı Köyü, Gaziantep Nizip İlçesi'nde gönüllü doktorluk yaptı.
Okulu 1967'de bitirdi; dahiliye uzmanlığını 1972'de tamamladı. İngiliz Hükümeti'nin bursuyla Liverpool Regiana Cardiac Center'de kardiyoloji konusunda çalışma yaptı.
1974-76 yıllarında İstanbul Üniversitesi'nde asistan olarak çalıştı. Ardından…
Güney Afrika'ya giderek Cape Town Üniversitesi'nde ilk kalp ameliyatı gerçekleştiren Dr. Christiaan Barnard ekibinde yer aldı. Doçentlik tezini kalp ameliyatı olmuş hastalar üzerinde gerçekleştirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde 1979'da doçent oldu.
Mesleki yaşamında her fırsatta Anadolu insanının yardıma koştu. 1979-1980'de Toros Aladağlar ve Munzur Dağları köylerinde kalp taraması yaptı; hastaları İstanbul'a getirip tedavilerini sağladı.
1987 yılında kadar Haseki Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nde çalıştı. Sonra ABD'ye giderek New York State Üniversitesi'nde çalışmalar yaptı; makaleleri tıp bilim dergilerinde yayınlandı. Türkiye'de kalp ameliyatlarında bugün yaygın olarak kullanılan “Judgkin tekniğini” ilk kez uyguladı. 1998'de profesör oldu.
İstanbul'dan Gaziantep'e; tıp merkezleri, koroner yoğun bakım üniteleri, üniversiteler kurdu. Üniversitelerde öğretim üyeliği, rektörlük yaptı. Seçkin ödüller aldı…
Evet, Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay'dan bahsediyorum…
Peki annemle ne ilgisi var?
50'NCİ YIL “ÖDÜLÜ”
Yıl, 2010…
Prof. Dr. Canan Karatay'ın demeci çok ilgimi çekti:
– “Kolesterol diye hastalık yoktur.”
– “Kolesterol haplarının yan etkileri tehlikelidir.”
Annemin son yirmi yılı kolesterol ile mücadeleyle ge��mişti; ve şimdi bir doktor neler diyordu böyle?
Yazdığı “Karatay Diyeti” kitabını hemen aldım. Bir doktor herkesin anlayabileceği basitlikte hastalıkların sebeplerini anlatıyordu. Örneğin…
Annem çok meyve yerdi; meyve şekeri fruktozun yıkıcı etkisini öğrendiğinde ne şaşırırdı kim bilir! Unlu böreklerin-çöreklerin, hele makarnaların-pastaların nelere yol açtığına şaşırırdı.
Canan Karatay ezber bozuyordu:
– Yumurta yiyin, diyordu.
– Tereyağ yiyin, diyordu.
– Kırmızı et yiyin, diyordu.
– Kelle, paça, sakatat yiyin, diyordu.
Her okuduğum satırda annem aklıma geliyordu; en sevdiklerini yıllarca ağzına koyamamıştı!
Prof. Canan Karatay ülkeye büyük hizmet verdi; bilinçli beslenmenin ne olduğunu milyonlarca insana bıkıp usanmadan anlattı. Ve…
Kuşkusuz endüstriyel ürünler satan küresel gıda şirketlerin tepkisini çekti.
Kuşkusuz küresel ilaç firmalarının tepkisini çekti.
– “Bilim karşıtı” dendi.
– “Şöhret peşinde” dendi.
– “Söyledikleri spekülasyon” dendi.
Canan Karatay hiç geri adım atmadı; halkı aydınlatmaya devam etti. Her geçen yıl toplumdaki sevgisi ve saygınlığı arttı.
Bu yıl…
Prof. Dr. Canan Karatay'ın, Türk Tabipler Birliği üyeliğinin 50'nci yılı. Ödüller verileceğine, adına kitap çıkarılıp, paneller yapılacağına susması-konuşmaması ve hekimlik yapmaması için kimileri elinden geleni yapıyor!
Şaşırtıcı değil; her aydınlanmacının başına gelenler Prof. Dr. Canan Karatay'ın da başına geliyor! Burası, vasatın iktidar olduğu ülke çünkü…
İNGİLTERE PARLAMENTOSU’NDA DÜNYAYI SARSAN İTİRAFLAR!
Epstein mensubu Netanyahu’nun “bebek katili” olduğu kesinleşti. İngiltere Parlamentosu tarihi itiraflara şahitlik etti!
İngiliz doktor, İngiliz parlamentosunda yemin altında ifade veriyor, zor konuşuyor. Dikkatle dinleyin:
“—Bence özellikle rahatsız edici bulduğum şey şuydu: Bir bomba düşüyordu, belki kalabalık bir çadır bölgesine… ve hemen ardından dronlar iniyordu!
— Dronlar içeri girip sivilleri, çocukları tek tek vuruyordu! Acı üstüne acı… Bu ara sıra olan bir şey değil. Bu her gün, her gün oluyordu!..
— Ameliyat ettiğimiz çocuklar ‘Bombanın düşmesinden sonra yerde yatıyordum, dört pervaneli dron üzerime geldi, üzerimde durdu ve beni vurdu’ diyordu!
— Bu açıkça kasıtlı bir eylemdi ve sistematik olarak yapılıyordu. Sivillere yönelik sürekli, kalıcı bir hedefleme vardı. Her gün, gün gün!”
HEPİMİZİN BİLDİĞİ,
Ancak resmi ağızların yeni uyanarak dillendirdiği bu gerçekleri yaymak ve gündemde tutmak vazifemizdir!
İDAMLARI DURDURUN
#stoptheexecutions
😠😠😠 Soykırımcı İsrail'in terörist askerleri, korku içindeki bir Filistinli çocuğa köpeklerle vahşice saldırıp gözaltına alıyor❗️
Onun bunun çocukları😠😠😠
Tam 10 bin fidan !!!
Ümmetin gençlerini gözümüzün önünde topluca idama götürüyor!
"Ümmet" sadece izliyor !
Vallahi de, billahi de, tillahi de bu vebalin altından kalkamayacağız !!!!
İDAMLARI DURDURUN !
İsrail’in yaptığı şey tam anlamıyla vahşet, barbarlık!
İdama giden bir babanın çocuğuyla vedalaştığı o ürpertici ân…
Buna ne yürek dayanır ne de vicdan!
İdamları Durdurun #genocidelaw Güvenli Liman Türkiye
Gazze’deki gazeteciler dünyaya sesleniyorlar:
— “Filistinlileri asarak öldürmeyi öngören İsrail yasası Nazilerden daha kötü.”
Çoğu insanın haberi yok. Farkındalığı artırmak için lütfen bu videoyu yayalım.
#genocidelaw#freepalestine
İsrail parlamentosu 12 bin Filistin'li mahkumu idam etmeyi öngören yasayı onayladı.
Mahkumlar arasında 4 bin çocuk var!
12 bin masum insan, dünyanın gözü önünde idam sehpasına gönderilecek!
Ses ver Türkiye!
İdamları Durdurun!
#stoptheexecutions#stopisrael#openaqsa
HESAPLARIMIZ HER AN KAPATILABİLİR!🚨
Aleyhine çıkan hiçbir kararı kabul etmiyor, tanımıyorlar!
Ticareti uğruna her türlü yola başvuran zengin (!) işadamı Murat Ülker, Gıda Dedektifi'ni susturmak için bir kez daha harekete geçti!
Suç uydurup, bizi devlet düşmanı gibi gösterip, iftiralarla algı yapmaya devam ediyorlar. Hesaplarımız kapatılırsa, susturulursa sorumlusu Murat Ülker'dir. Bu ülkede 9 yıldır sadece halkın yararına kamu yayıncılığı yapan, bilinçli tüketim ve etiket okuma farkındalığını sağlayan Gıda Dedektifi'ne adeta düşmanlık yapıp, servetini bizi susturmak için harcamaktadır.
Türk halkını Gıda Dedektifi'ne sahip çıkmaya çağırıyoruz!
https://t.co/CVGZnixboF
Paylaşmak, bir sofraya dokunmanın en güzel yoludur.
📍 İstanbul (Sultanbeyli) | Kahvaltılık Dağıtımı
Sizlerin destekleriyle hazırlanan kahvaltılıklar, ihtiyaç sahibi ailelerimizin sofralarına ulaştı.
Destek veren tüm hayırseverlerimize teşekkür ederiz.
🌐 https://t.co/ZMepY97uMW
☎ | 💬 0216 420 76 76
Kılıcı parlamayanın, yere akan kanını parlatırlar!
Venezuela’da yaşananlar bir "demokrasi operasyonu" mu, yoksa tarihin en büyük yağmalarından biri mi? ABD jetleri askeri noktaları vururken dünya, Trump'ın "Venezuela Devlet Başkanı ve eşi yakalandı, ülkeden çıkarıldı" açıklamasını izledi. Ne mahkeme, ne hukuk, ne de meşruiyet... Sadece saf güç!
Uluslararası Hukuk: Bir "Çöp Torbası" mı?
Bize yıllarca anlatılan o "insan hakları", "sanat", "felsefe" ve "demokrasi" kavramları; aslında orman kanunlarının geçerli olduğu bu dünyada sadece güçlünün sopasına verilen isimler mi? İsrail içeride muhalefeti dizayn ederken, ABD dışarıda bombalayıp yağmalıyor.
Yağmanın Bilançosu:
Neden Venezuela? Çünkü mesele hiçbir zaman "özgürlük" olmadı. Mesele:
170 ton altın
303 milyar varil petrol
6 trilyon metreküp doğalgaz
Demir, boksit, elmas ve koltan yatakları...
Toplamda 25 trilyon dolarlık devasa bir ekonomi!
"Ucuz iPhone" ve "Lazer Kesim Don" Meselesi
Peki, halk neden direnmedi? Birileri daha ucuza iPhone alabilmek, Amazon’dan, Temu’dan alışveriş yapabilmek için vatanını, liderini ve geleceğini teslim etti. İçerideki "işbirlikçiler" ise bu yağmayı alkışlarla kutladı.
Aynı senaryo 15 Temmuz’da Türkiye’de de denendi, ancak bu aziz millet "ucuz alışveriş" için değil, tam bağımsızlık için canını ortaya koydu.
Bugün Venezuela’da yaşananlar, 1948’den beri kurulan bu adaletsiz dünya düzeninin en çıplak halidir. Unutmayın; savunma sanayi, yerli ve milli siyaset sadece bir tercih değil, hayatta kalma meselesidir.
#Venezuela #ABD #Maduro