@militerenstitu Bu Diplomatik bir gaf değilse,O iş nasıl olacak.
İçişleri Bakanlığı yapan bir insanın ,böyle açıklama yapması,sorumluluk ve güven açısından Vatandaş ta,kaygı yaratmaz mı ?
Siyonist,Soykırımcı İsrail’e ve Yönetimine bende çok karşıyım.
Ama,Devlet Yöneticiliği dikkat ister.
Kadın kimliği üzerinden hadsizce fıkra anlatan rahmi koç’a jet hızıyla açılan soruşturmanın, milyonlarca yurttaşımıza pervasızca hakaret eden AKP’li rümeysa eker adındaki şahıs için de açılmasını bekliyoruz 2 gündür…
Türkiye Ruhban okulunun açılmasını falan konuşurken; Yunanistan, Batı Trakya'da Türklere her türlü ırkçılığı yapıyor.
Yunanistan'daki Türklere yönelik baskılar her geçen gün artıyor.
Gereken yapılmazsa Türkler, Kıbrıs'taki gibi bir trajedi yaşayabilir.
Adı Rümeysa
Soyadı EKER
Sayın @adalet_bakanlik@TC_icisleri@iletisim#Cimer
AKP Terme Belediyesi üyesiyken gayri ahlaki sözler sarfeden bu sıfat için gereken işlemlerin yapılmasını bekliyoruz …
İstifa edince çözüldü mü problem ?
Rahmi Koç’a ‘anlattığı bir fıkra’ sebebiyle hızla soruşturma başlatılırken;
👉🏻Türk milletine küfür ve hakaretler yağdıran AKP’li Rümeysa Eker hakkında hala hiçbir hukuki işlem yapılmadı.
Rahmi Koç hakkında soruşturma açılmışken soralım; Türk milletinin büyük bir kesimine “pezevenk” dahil her türlü hakareti eden benekli kadın hakkında da yürütülen bir soruşturma var mı,yoksa Türk halkına hakaret etmenin yasal bir karşılığı yok mu?
@scilesiz52 TUİK görevini siyasetin isteğine göre değil,yasaların kendine tanımladığı şekilde gerçeklere uygun olarak yapmalıdır.
Milyonlarca çalışan ve Emeklinin maaş artışları TUİK verilerine göre ayarlanıyor..
Bu büyük bir sorumluluk gerektiri.
“Kılıçdaroğlu, ‘Ben Cumhuriyetin kurucu partisi CHP’ye 13 yıl genel başkanlık yaptım, mahkeme tarafından verilen tartışmalı genel başkanlığı kabul edemem’ diyemedi. Neden diyemedi? Çünkü CHP ruhunu hayatının hiçbir döneminde yaşamamış. CHP delegeliği nedir, ilçe-il kongreleri nedir bilmiyordu. Parti için karşılıksız olarak alın teri dökmemişti. Tepeden milletvekili ve genel başkan olmuştu. Her zaman parti üyelerini doğru da olsa hatalı da olsa kendi kararlarına ‘tıpış tıpış’ uymak zorunda olan bir robot gibi kabul etti.”
👇🏽
https://t.co/rOOTtmwVoM
Ülkemizin kurucusu
Mustafa Kemal ATATÜRK'ü ve TÜRK Ulusunu aşağılayan,
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama suçu işleyen
#RümeysaEkerTutuklanasın
@durbunhaber Atatürk’ün taraftarlarına İngilizler “ Kemalistler “
derdi.
Bu günde,onların işbirlikçileri kötü sözlerle Kemalistleri bir göstermeye çalışıyorlar.
Kötü söz sahibinindir.
@durbunhaber Toplumun büyük bir çoğunluğu;Yetkisiz bir Mahkeme kararına dayanarak CHP’yi tekrar başarısızlığa sürüklemeye çalışıyor denilen şahıs,arınmaya kendinden başlamalı ve derhal siyasetten elini eteğini çekmeli.
Yılmaz Özdil:
• Koyun Adası, İzmir’in bir parçası. Büyükada’nın 3 katı büyüklüğünde. Yunanistan Kara Kuvvetleri Komutanı, atanır atanmaz ilk ziyaretini buraya yaptı.
• Eşek Adası, Aydına bağlı. Yunan MSB, heyetindeki papazlarla gelip Ada’ya yerleştirdiği askerlerle mangal yaptı.
• Keçi Adası, Muğla. Yunan komutanlar, Ada’daki askerlere Noel kutladı. Kadeh tokuşturdular.
• Hurşit Adası, Aydın. Ada’ya yerleştirilen sivillere silah verip askeri üniforma giydirdiler.
• Kardak Kayalıkları. Savaşı göze aldığımız yer. Kardak’a çıkan askerlerimizi hapse attılar, Yunan Savunma Bakanı Kardak’ta ölen 3 Yunan askeri için denize çelenk bıraktı.
• Keçi Adası. Karşıda gördüğünüz beyaz evler Bodrum. Yunan geldi dağına taşına bayrağını kazıdı. Bir de top koydu, topun namlusu Bodrum’a bakıyor.
• Türk toprağı olan Keçi Adası’na kilise kondurdular. Papaz yerleştirdiler."
@militerenstitu Ege Denizindeki Mülkiyeti tartışmalı adalar konusunda Devletimiz neden harekete geçmiyor.
Kıta sahanlığı ve Ege ile Doğu Akdeniz’de neden Münhasır Ekonomik Bölge ilan edilmiyor.
🔴 Cihat Yaycı :
‼️Türk vatandaşlarına çağrım şudur: Tatil planı yaparken sadece denizi, oteli ve fiyatı değil; ülkemizin çıkarlarını, ekonomik gücünü ve milli hassasiyetlerini de düşününüz.
Yunanistan, Türk turistleri dostluk ve karşılıklılık anlayışıyla değil, ekonomik ihtiyaç nedeniyle kabul etmektedir. Bugün Türk vatandaşlarına uygulanan kapıda vize sistemi tüm Yunanistan için geçerli değildir; yalnızca Türkiye’ye yakın ve ekonomileri büyük ölçüde Türk ziyaretçilere bağımlı hâle gelen belirli adalarla sınırlıdır. Üstelik bu uygulama geçici ve süreli bir istisnadır.
Buna karşılık Yunan vatandaşları Türkiye’nin tüm sınır kapılarından kimlik kartlarıyla giriş yapabilmekte, hatta birçok durumda süresi geçmiş kimlik kartlarıyla dahi kabul edilmektedir. Türk vatandaşları ise hâlâ vize uygulamalarına tabi tutulmaktadır. Bu durum karşılıklılık değil, açık bir eşitsizliktir.
Bugün Adalar Denizi’ndeki bazı adaların esnafı, restoranı, oteli ve ticareti büyük ölçüde Türk turistlerin harcamalarıyla ayakta durmaktadır. Ancak aynı Yunanistan; 19 Mayıs’ı, yani Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesini başlattığı günü sözde “Pontus Soykırımı Günü” ilan eden, nesillerine Türkiye karşıtı tarih anlatıları aktaran, Batı Trakya Türklerinin Lozan’dan doğan haklarını yıllardır kısıtlayan ve Türkiye’ye yönelik maksimalist taleplerini hiçbir zaman tamamen terk etmeyen bir devlet politikası izlemektedir.
Dolayısıyla mesele yalnızca turizm değildir. Harcanan her kuruşun ekonomik olduğu kadar siyasi ve stratejik sonuçları da vardır. Bugün bazı adaların ekonomileri Türk turist sayesinde ayakta dururken, aynı devletin uluslararası platformlarda Türkiye’nin hak ve menfaatlerine karşı faaliyetlerini sürdürmesi, Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de Türkiye aleyhine politikalar izlemesi üzerinde düşünülmesi gereken bir çelişkidir.
Elbette herkes tatilini istediği yerde yapabilir. Ancak vatandaşlarımız harcadıkları her kuruşun ekonomik, siyasi ve stratejik sonuçlarını da düşünmelidir. Kendi ülkesinin turizmine, esnafına ve ekonomisine katkı vermek sadece bir tatil tercihi değil, aynı zamanda milli bilinç ve sorumluluk meselesidir.
Unutmayınız; bir milletin gücü yalnızca ordusundan değil, ekonomisine sahip çıkan vatandaşlarının tercihinden de gelir.