Ekrem İmamoğlu ''susma hakkını'' kullanmadı.
Konuşmak istedi.
Savunmasını yapmak istedi.
Hakkındaki iddialara tek tek cevap vermek istedi.
Ama susturuldu.
Savunma hakkının engellendiği yerde adaletten söz edilemez.
#SavunmaHakkıEngellenemez
İmamoğlu’nun avukatları kürsüdeki kişiyi rezil ediyor şu anda.
Tora Pekin:
“Savunma yapmaktan kaçıyorsunuz dediğiniz müvekkil 9 Mart’ta ilk duruşmada buraya geldi, ifade vereyim dedi.
İlk ben konuşayım dedi. Siz kabul etmediniz. Sen son sırada konuşacaksın dediniz.
Aylar geçti şimdi son sıradayız, şimdi de aynı müvekkile ya yarım günde konuşup susacaksın ya da susma hakkını kullanmış sayarım diyorsunuz.
Susma hakkınızı mı kullanıyorsunuz dediniz, HAYIR DEDİ.
Şimdi ne okuyorsunuz?
Tutanağınız hakikat dışı.
İşlemleriniz hakikat dışı!”
Tam da meslektaşımın dediği gibi yaşanan her şey gerçek bir kepazelik!
Özgür Özel: "FETÖ yargısı, Danıştay katili Alparslan Arslan'a 76 saat verdi, savunma hakkı kısıtlanamaz dedi.
Erdoğan yargısı, Ekrem İmamoğlu'na senin süren 6 saat dedi"
Sevgili gençler,
kadını - erkeği ile 86 milyonun yoldaşlığı ile çok büyük bir Cumhuriyet, demokrasi zaferi ile sarsılmak; milli egemenlik ve milletin iktidarının TBMM’sini kurmak zamanıdır. Seçme ve seçilme hakkını korumak zamanıdır.
Az kaldı…
Gelecek sizindir, siz geleceksiniz!
Her şey çok güzel olacak!
https://t.co/Zs4UckzaiZ
İyi Babalar!
Deniz Göktaş’ın şu an gözaltında olmasının bir diğer nedeni ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın trafikte sanatçı Sevim Tanürek’in ölümüne neden olduğu ve ceza almadığı olayı gündeme taşımasıdır.
Yok artık, dedim. Telefonu kapar kapamaz araştırdım... Doğruymuş. H.H. adlı kişinin, Özgür Özel’in memleketi Manisa’da belediyeye ait ağaçları keserken yakalandığına dair bir mahkeme kararı varmış. Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesi 26 Şubat’ta verdiği kararla, H.H. adlı o kişiyi yaklaşık üç yıl hapisle cezalandırmış. Ve işte o H.H., şimdi İzmir il başkanlığındaki olaylı anlarda CHP kurmaylarının hemen arkasında “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganı atıyordu...
Cumhuriyet’te, Arka Bahçe’de yazdım 👇🏼
https://t.co/BDisuQfH05
Selim Utku Gümrükçü… Lakabı "Tilki Selim"...
Butlancı CHP yönetiminin İzmir kayyumu…
Geçtiğimiz akşam, yıllardır istediği koltuğa atamayla ve bir gece yarısı zor kullanarak kavuştu…
Daha önce ‘basında’ hakkında neler yazılmış diye baktım, ARŞİVDEN şunlar çıktı…
2015’te CHP Çiğli İlçe Başkanlığı’na aday oldu Zeynel Mertoğlu’na kaybetti. Ama o dönem Aziz Kocaoğlu düşmanlığı sayesinde rüzgârı arkasına aldı, liste delerek il yönetimine girdi. Parti içi kavgalar sayesinde “kaybederken de kazanabileceğini” öğrendi!
2018’de il başkanlığına aday oldu, bu kez Deniz Yücel’e kaybetti… Yine örgütün onayını alamamıştı ama desteği büyütmüştü. Daha gençti, önü açıktı…
2019 yılında Çiğli’ye aday gösterildi, belediye başkanı oldu.
Başkan oldu olmasına ama Çiğli’den çok İstanbul’da ve Genel Merkez’de mesai harcadı, Çiğli’ye hizmet yerine örgütü dizayn etmekle ilgilendi. Çünkü parti dizayn etmek onun işiydi! Öyle “boş” işlerle de uğraşmazdı; Çiğli Belediye meclislerine çoğu zaman katılmayıp görevi Başkan Yardımcısına bıraktı.
Çiğli Belediyesi’nde makamı 7’nci kattaymış… 6’ıncı kattan 7’nci kata çıkarken ve 8’inci kattan 7’nci kata inerken ‘kart’ basmak gerekiyormuş. Herkes öyle istediği gibi başkanlık katına ulaşamazmış… Hep bu tarz üstenci şeylerle anıldı! Şimdi de utanmadan il başkanı odasındaki ek bölümle ilgili imâlarda bulunuyor…
Koltuğu çok sevdiği ve her parti içi rekabette yeni kazançlar sağlamayı bildiği için teamüllerde olmadığı halde iki koltuğa birden oturmaya kalktı. İlçe belediye başkanı olarak İzmir Büyükşehir Meclisi’nde CHP Grup Başkan Vekilliği’ne aday olduğunu açıkladı. Hedefi; Tunç Soyer’i Meclis’te topal ördek yapmaktı, hayali Büyükşehir’e hazırlanmaktı, mevcut gücünü “daha fazlası için pazarlık aracı” olarak kullanmaktı… Zaten Soyer’i ve ekibini de sevmezdi! Ancak orada da istediği karşılığı bulamadı, adaylıktan çekildi!
Herkesten daha iyi olduğu ve her görevde “fırtınalar” estirdiği için milletvekilliği de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı da tam ona göreydi… Daha ilk yıldan gözünü Büyükşehir’e dikmesi bundandı… 2023 seçimleri kazanılsaydı bakanlık bile isterdi! Çiğli’ye sığamıyordu; geçen dönem Buca Belediyesi’ni “gölge”den yönetmesi de bu yüzdendi.
Çiğli Belediye Başkanlığı sırasında Türkiye’deki ilk flamingo belgeseli olan “Pembe Misafirler”i hazırlatmıştı. Belgesel galasında sponsorların olduğu bir reklam panosu vardı; “Milletin a… koyacağız” diyen müteahhidin inşaat şirketinin logosu da oradaydı. Önünde gülerek poz vermişti, büyük tepki çekti. İzmir halkını geçtim, FLAMİNGOLARA AYIPTI BE KARDEŞİM!
2020 yılında Millet İttifakı’nın büyük ortağı İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i makamında ziyaret etti. Bu görüşmeden birkaç ay sonra Çiğli’de Akşener’in ağabeyi Nihat Gürer’in ismiyle bir park açtı. Açılışa katılan Akşener gözyaşlarını tutamadı, birbirlerine sarıldılar. Ancak Nihat Gürer’in İzmir’le hiçbir alakası olmadığı gibi ulusal düzeyde tanınan biri de değildi. Yaşamı İzmit’te geçmişti. 1980 öncesinde MHP Kocaeli İl Başkanlığı ve sonrasında Kocaeli Aydınlar Ocağı Başkanlığı yapmıştı. Park açılışını anlamlandıramayan tabandaki CHP’liler, “Tilki almıştır bir koku” yorumları yaptı. ÇİĞLİ’DE LAKABI “TİLKİ”YDİ.
Çiğli’yi yönetemedi! Belediye önünde o döneme kadar hiç olmadığı kadar grevler ve eylemler yapıldı, işten atılanlar, disipline sevk edilenler oldu! Belediyedeki örgütlü sendikalara baskılar yaptı, işten atma ve üyeleri sendika değiştirmeye zorlama gibi baskı araçlarını hep kullandı. İşçilere ve memurlara tepeden baktı, eylem yaptıklarında onları provokatör ilan etti, halkla karşı karşıya getirdi.
O kadar çok düşman biriktirdi, o kadar sadece kendini düşündü ki 2023 yılındaki olağan kongre sürecinde mahallelerde karşılık bulamadı. İlçe kongresinde liste bile yazamadı. Seçime uzlaşı adayı olarak giren karşı ekip; belediye başkanı olarak başarısız görünmesin diye kendisine delege listelerinde 3 kişilik yer verdi ama o 4 talep etti. İstediği kişiyi listeye yazdıramayınca kıyameti kopardı. Belediye başkanları ve meclis üyelerinin olduğu WhatsApp gruplarından ayrıldı. O da yetmedi; Soyer’e tepki olsun diye Çiğli Belediyesi’nin İzmir Enternasyonal Fuarı’ndaki stantlarını geri çekti.
Aynı yılın il kongresinde çarşaf liste istedi. Doğrusu da oydu ama derdi parti içi demokrasi falan değildi, yine sadece kendini düşünüyordu, liste delip kurultay delegesi olmak istiyordu! Etrafındakilere zarar vermek pahasına hep kendini düşünürdü. Salonda il başkan adayı Şakir Başak’tan çok onun fotoğraflarının olması bu yüzdendi. O gün çarşaf liste diyordu, bugün kayyum olarak atanmayı kabul etti.
Özgür Özel genel başkan oldu, ilk tebrik tweetini atanlardan oldu. 5-7-8-14 Kasım 2023 tarihlerinde arka arkaya Özgür Özel fotoğrafları paylaştı. Özel’i İzmir’de ilk karşılayanlardan oldu. Son yerel seçimde istediği adaylığı alamayınca Özel’e karşı fırsat kollamaya başladı, o fırsat bugün tarihin en hukuksuz süreçleriyle eline geçti! Özel, istediklerini ona verseydi, butlancılara neler etmezdi neler!
Koltuk sevdası CHP’yle de sınırlı kalmadı…. Çiğli Belediye Başkanlığı biter bitmez 2024 yılında Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanlığı’na aday oldu. İlla bir koltuk istiyordu ama o seçimi de kaybetti! O gün ona oy veren ve başkanlığa öneren ADD’liler bugün bin pişman!
Özetle; bugün kayyum olarak atanan Selim Utku Gümrükçü eğer yerseniz, “Ben koltuk sevdalısı değilim” diyor.
Dün iktidarın Ergenekon kumpaslarına muhatap olmamış gibi, bugünün kumpaslarına “mahkeme kararı” diyor.
Ve dünkü meşruiyetinden çok uzak, ne halkın ne örgütün sesine kulak vermeden etrafındakilere bakıp “Biz kaç kişiyiz” diye her gün yeniden yeniden sayıyor!
"Tilki" lakabını hak ediyor mu bilmiyorum ama Şükrü Erbaş'ın dizesiyle; "küçük çıkarların büyük kurnazı" olduğunu kayyumlukla tescilliyor!
“Rakibinden korkan” yine dayanamamış 7 yıllık yönetimimizi eleştirmiş.
İstanbul’u yağma, rant ve talan düzeninden kurtarmamız onun için kâbus olmuş.
Bize hapisteyken bile laf yetiştiriyor.
Ulaşım demişken;
yıllardır yatırım planına almadığınız için yapamadığımız Sefaköy - Beylikdüzü Metrosu’nu ve diğerlerini hızlıca imzalayın da işimize taş koymayın.
🚨SON DAKİKA | 12.500 nüfuslu Burdur Çavdar’da Özgür Özel adeta şov yapıyor!
“— Elimden otobüsümü aldılar. Aha da buradan size söylüyorum! Çavdar’dayım! Bir kahvehanede taburenin üzerindeyim ama milletin gönlündeyim!
— Bize büyük binalar lazım değil! Gerekirse bir portakal kasasını çeviririz, yine milletle buluşuruz!”
Özgür Özel yeni partinin kurulumu için nefes almadan çalışıyor. Cumartesi sabah olmasına rağmen karış karış ülkeyi geziyor.
AKAN SUYUN ÖNÜNDE KİMSE DURAMAZ! MİLLET BÜYÜKTÜR!
Paraguay maçı ve Kemal Kılıçdaroğlu röportajından dolayı bu mevzu araya kaynadı.
Dün gece çıkan Resmi Gazete’deki Cumhurbaşkanı Kararı’na göre; 15 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük Cezayir vatandaşları için vize muafiyeti getirildi!
Peki biz Cezayir’e gitmek için ne yapıyoruz?
30 günlük için 40 euro, 90 günlük için 100 euro ödeyip vizeye başvuruyoruz. 1 hafta da vizenin çıkmasını bekliyoruz. Tabi çıkarsa! Bize vize, onlara muafiyet!
YAZIKLAR OLSUN!
Hamaset var. Siyaset var .Show var.
Futbol yok. Mücadele yok. Temsiliyet yok.
Siyasi görüşlerini, dini inançlarını ve yaşam tarzlarını bütün toplumun gözünün içine sokan, kendi gibi olmayanları dışarıda bırakan, AKP ve MHP’nin propaganda aracına dönüştürdüğü milli takım çıktığı ikinci maçtan da eli boş döndü. Sıfır gol, sıfır puan.