Türk firması Summa'nın inşa ettiği Ciudad Hugo Chávez kompleksinden ilk görüntüler | La Guaira, Venezuela
Petrol karşılığı anlaşmayla Türk firması Summa'nın inşa ettiği 192 blokluk komplekste 3.400+ dairede yaklaşık 15 bin kişi yaşıyordu. Tamamı oturulamaz hale geldi, sakinler tahliye edildi.
Onlarca binada zemin kat üst katların altında ezildi. 2014'ten beri bilinen yapısal sorunlar geçici yamalarla geçiştirilmişti.
Hükümet yetkilileri komplekste inceleme yaptı ancak şimdilik resmi bir açıklama yok.
#Venezuela #LaGuaira #Deprem #VenezuelaDepremi #Summa #MisionVivienda #Venezuella
VENEZUELA'DA 'GÜVENLİ KONUT' TRAJEDİSİ: TÜRK FİRMASI SUMMA'NIN İNŞA ETTİĞİ BLOKLAR DEPREMDE NEDEN HASAR GÖRDÜ?
Venezuela'yı vuran 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki çifte depremin ardından en büyük trajedilerden biri, yıkımın merkez üssü La Guaira'da yaşanıyor. Türk inşaat firması Summa tarafından 2012-2014 yılları arasında inşa edilen "Urbanismo Hugo Chávez" kompleksindeki hasarın boyutu oldukça ağır.
BLOKLARIN TAMAMI 'OTURULAMAZ' DURUMDA
192 bina ve 3.400 daireden oluşan komplekste tek tip bir yıkım yok. Sakinlerin tanıklıklarına göre onlarca binada zemin kat, üst katların ağırlığı altında çöktü. Bazı bloklar çökmenin etkisiyle yana yatarken bazılarında devasa yapısal çatlaklar oluştu, enkaz arasında ahşap takviyeler ve sarı poliüretan köpük açığa çıktı. Hasarın biçimi değişse de kompleksteki binaların tamamı şu an oturulamaz durumda.
Mahalle konseyi üyesi Dani Machado Venezuela basınına "Kompleksin arka bölümündeki binaların çoğu tamamen çöktü" dedi. Sakin Dayana Lean ise "En çok etkilenen 1 ve 3 numaralı sektörlerdi, orası tamamen çöktü, çok sayıda ölü var" diye konuştu.
ÖNCE SEL MAĞDURU, ŞİMDİ DEPREMZEDE
Türk firmasının inşa ettiği bu binalarda yaşayanların büyük çoğunluğu, 2010 yılındaki büyük sel felaketinde evlerini kaybeden ve devlet eliyle "Venezuela Konut(landırma) Misyonu" kapsamında buraya "güvenli konut" diye yerleştirilen afet mağdurları. Türkiye ile Venezuela arasındaki petrol karşılığı ikili anlaşmayla inşa edilen ve yaklaşık 15 bin kişinin yaşadığı komplekste yapısal sorunlar aslında teslimattan kısa süre sonra başlamıştı.
MÜHENDİSLİK İDDİALARI: "YAMA ÜSTÜNE YAMA"
Venezuela Mühendisler Odası'nın (CIV) geçmiş raporlarına göre binaların tesliminden kısa süre sonra 2014'te yapılan denetimlerde temel altındaki toprağın kayması nedeniyle ciddi boşluklar ve çatlaklar tespit edildi. Türk firması Summa'nın o dönem kalıcı bir temel güçlendirmesi yerine döşeme altına sıvı beton enjekte ederek geçici çözüm ürettiği, aynı işlemin 2016'da iki kez daha tekrarlandığı öne sürülüyor ve sorun bazı sakinlere göre hiç çözülmedi. Mühendis uzmanlar, bölgedeki binalarda zemin katların yetersiz taşıyıcı yapıya sahip olmasının depremde ilerleyici çöküşü tetikleyebileceğini de belirtiyor.
Mahalle konseyi üyesi Dani Machado, Venezuela basınına "Türk firma tarafından inşa edilen kompleks iskambil kağıdıyla yapılan evler gibi çöktü, ihmalin hesabının sorulmasını istiyoruz" dedi. Yolsuzluk izleme örgütü Transparencia Venezuela da 2017'den bu yana projeyi radarında tutuyordu.
HALKTAN DEVLETE ÖFKE
Kompleks sakinlerinin öfkesi yalnızca yapı kalitesiyle sınırlı değil. Depremin ilk 48 saatinde arama kurtarma çalışmalarında görünür bir komuta zinciri yoktu, ağır iş makineleri geç geldi, organizasyon sivillere kaldı. "Hükümetten gerçek anlamda hiçbir yardım görmedim" diyen sakinler beş gün boyunca asfalt üzerinde uyudu.
SUMMA VE RESMİ MAKAMLAR NE DİYOR?
Zemin etütleri ve mühendislik standartları konusundaki sorumluluk için Caracas yönetiminden henüz resmi bir soruşturma hamlesi gelmiş değil. Haber sürecinde görüşlerine başvurulan Summa yetkililerine projenin zemin etütleri dahil tamamen "anahtar teslim" bir iş olup olmadığı ve yaşanan hasara ilişkin teknik değerlendirmeleri soruldu; henüz resmi bir yanıt alınamadı.
📍 Mustafa Özdemir / Caracas
#Venezuela #Venezuella #Deprem #LaGuaira #VenezuelaDepremi #VenezuelaTerremoto #Summa #CiudadHugoChavez
Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodriguez tarafından açıklanan son resmi verilerle sahada oluşan tablo:
Can Kaybı: 1.430
Yaralı: 3.232 (Tedavi altına alınan)
Evsiz Kalan / Barınma İhtiyacı Olan: 3.142 kişi/aile
Sağlık Desteği: 12.000'den fazla tıbbi müdahale, 7.500 triaj ve hastanelerde 5.000'den fazla acil yardım.
Gıda ve Lojistik: 73.300 aileye ulaşıldı. Sahada 7,2 milyon kilo gıda dağıtıldı ve 16.145 erzak torbası teslim edildi.
Sahadaki Güç: Farklı ülkelerden gelen 2.242 uluslararası arama-kurtarma görevlisi sahada aktif çalışıyor. Yerel düzeyde ise farklı uzmanlıklardan 30.000'den fazla Venezuelalı görev başında.
Türkiye Desteği: Türkiye'den 67 kişilik uzman AFAD, UMKE ve TSK İnsani Yardım ekibi de arama-kurtarma ve lojistik çalışmalarına destek verecek.
Venezuela’nın İki Tekerlekli Yardım Koridoru: Dayanışma ve Yaşama Dair Umudu Besliyor 🏍️🇻🇪
Caracas sokaklarında genellikle kaosla ya da protestolarla anılan 'motorizadolar', deprem felaketinin ardından ezber bozdu.
Yolların kapandığı, büyük araçların giremediği afet bölgelerine ve en ücra mahallelere yaşam malzemesi taşımak için şimdi binlerce motorlu gönüllü gaz körüklüyor.
Önyargıların kırıldığı, iki tekerlek üstünde yazılan o muazzam sivil dayanışma hikayesinden küçük bir kare 👇
#Venezuela #Caracas #Deprem #Motorizados #Venezuella #Karakas
🔴 Venezuela peş peşe iki büyük depremle sarsıldı!
Sözcü TV Muhabiri Mustafa Özdemir, Caracas'tan acı bilançoyu aktardı: "Devlet yetkililerinin açıklamasına göre en az 164 ölü, yaklaşık 1000 yaralı var. Sokakta konuşulanlara göre ise en az 11 bin kayıp başvurusu bulunuyor."
Bölgedeki son gelişmeler Sözcü Televizyonu'nda. 📺
VENEZUELA'DA 589 ÖLÜ: TROPİKAL SICAKTA LA GUAİRA ENKAZLARINDA SUSUZLUK KRİTİK, HATLAR KESİK, YAĞMA ENDİŞELERİ ARTIYOR
Venezuela’yı sarsan 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki çifte depremin ardından zaman daralıyor. Felaketin ve yıkımın merkez üssü olan La Guaira eyaletinde, Karayip ikliminin boğucu sıcağı ve nemi, enkaz altındaki yaralıların susuzluğa karşı dayanma sınırını kritik seviyeye indirdi. Saha görevlileri, zamana karşı trajik bir yarış yaşandığını bildiriyor.
RESMİ ÖLÜ SAYISI 589'A YÜKSELDİ, ARTÇILAR SÜRÜYOR
Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez, can kaybının resmi olarak 589’a, yaralı sayısının da 2.980'e yükseldiğini açıkladı. Sismoloji servisinin 214 artçı sarsıntı kaydettiği ülkede, enkazdan onlarca kişi sağ çıkarılsa da sahadaki resmi kapasite ve koordinasyon yetersiz kalıyor.
SAHADAKİ ÇIPLAK GERÇEKLİK:
TEHLİKE, KAOS VE YETERSİZLİK
Resmi raporların ötesinde, bizzat sahadan ulaştığımız tanıklıklar felaketin insani boyutunu gözler önüne seriyor:
Koordinasyon Eksikliği: İş makinesi sesleri yükseliyor ancak birleşik bir komuta zinciri yok. İtfaiye ve arama-kurtarma ekipleri ekipman ve personel eksikliğiyle boğuşuyor. Birçok noktada çalışmalar henüz başlamadı bile. Uluslararası destek ise gecikiyor.
Ölüm Kokusu: "Beton sandviçlere" dönen sahil rezidanslarının çevresini ağır bir ölüm kokusu kaplamış durumda.
Salgın Alarmı ve Ulaşım Engeli: Caracas ile La Guaira arasındaki otoyolun sivil trafiğe tamamen kapatılmasının nedenleri arasında olası bir salgın hastalık (epidemi) riskini önlemek olduğu iddiaları var.
Motosiklet Ordusu: Otoyol sivil araçlara kapalı olsa da binlerce motosikletli bölgeye su, gıda ve ilaç taşımak için devasa bir insan seli oluşturdu.
Şebekeler Çöktü, Dış Dünyayla Bağlar Koptu: Bölgede telefon ve internet şebekeleri çökmüş durumda. Halk, yakınlarının akıbetinden haber alamıyor; tam bir iletişim kopukluğu hâkim.
Yağma Korkusu ve Sivil Milisler: Bazı alışveriş merkezlerinin yağmalandığı haberleri geliyor. Güvenlik zafiyeti nedeniyle, ayakta kalan bina sakinleri vandalizme ve yağmalama ihtimaline karşı silahlı/sopalı nöbet tutarak kendi savunma hatlarını kurdu.
⏱️ Boğucu Karayip sıcağında enkaz altında geçen her saniye, sıcak ve susuzluk yüzünden hayati önem taşırken, deprem bölgelerinde kelimenin tam anlamıyla bir can pazarı yaşanıyor!
#Venezuela #Deprem #Terremoto #LaGuaira #PlayaGrande #Caracas #SonDakika #Venezuella
VENEZUELA'DA DEPREM FELAKETİ: CAN KAYBI ARTIYOR, SAHADAN KAOS VE YAĞMA HABERLERİ GELİYOR
Venezuela’yı vuran çifte depremin ardından, sahadaki krizin boyutu ve lojistik sorunlar her geçen saat daha da ağırlaşıyor
RESMİ CAN KAYBI 188: Resmi makamlardan yapılan son açıklamalara göre hayatını kaybedenlerin sayısı 188'e yükseldi. Ancak sahadan gelen bilgiler, arama-kurtarma çalışmaları sürdükçe bu sayının artacağı yönünde.
KAYIP SAYISI BİLMECESİ: Resmi rakamlara göre 157 olarak açıklanan kayıp sayısı, yakınlarına ulaşamayanların kayıt açtığı sivil takip platformu "Desaparecidos Terremoto Venezuela" verilerine göre, an itibarıyla kayıp olarak aranan kişi sayısı 40 binin üzerinde.
GÜVENLİK KRİZİ VE YAĞMA: Altyapının çökmesi, güvenlik zafiyeti ve yardımların gecikmesi gibi gerekçelerle, bazı deprem bölgelerinde yağmalama eylemlerine giriştiği haberleri geliyor. Sahada panik ve gerilimin arttığı belirtiliyor.
KESİNTİLER SÜRÜYOR: Birçok bölgede elektrik, su ve iletişim hatları tamamen kesik. Akaryakıt istasyonlarında yüzlerce metre uzayan kuyruklar görülüyor.
Enkaz altında geçen her saniyenin önemi artarken, enkaz bölgelerinde zamana karşı amansız bir yaşam mücadelesi veriliyor!
📍 Mustafa Özdemir / Caracas
#Venezuela #Venezuella #Deprem #LaGuaira #TerremotoVenezuela #Caracas #Karakas
🎵 Müzik: Rrrrrose Azerty - j'ai peur
VENEZUELA'DA EN AZ 164 ÖLÜ: ENKAZ ALTINDA ZAMANA KARŞI SÜRÜYOR
Venezuela, Çarşamba günü öğleden sonra meydana gelen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki büyük depremle sarsıldı. Devlet Başkanı Vekili Delcy Rodríguez sabaha karşı ulusa seslenerek kahreden bilançoyu açıkladı.
İşte felakete dair tüm sıcak gelişmeler ve alınan acil önlemler:
Can Kaybı ve Yaralı Sayısı Artıyor
Şu ana kadar 164 kişinin hayatını kaybettiği ve 971 kişinin yaralandığı resmen doğrulandı. Ana depremlerin ardından bölgede 100’den fazla artçı sarsıntı kaydedildi. Enkaz altında kalanlar nedeniyle can kaybının artmasından endişe ediliyor.
Devlet Başkanı Vekili Delcy Rodríguez: "Şu anki en önemli ve tek önceliğimiz, binaların çökmesi nedeniyle hâlâ enkaz altında olan insanlarımızı kurtarmaktır. Ekiplerimiz gün ışığından azami derecede yararlanarak hızlı ilerlemeli."
En Ağır Darbeyi "La Guaira" Aldı
Deprem dalgasından en trajik şekilde etkilenen bölgenin, uluslararası havaalanın da bulunduğu La Guaira eyaleti olduğu açıklandı. Çok sayıda binanın yerle bir olduğu bölgeye, diğer eyaletlerden çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edildi.
BM ve Dünyadan Acil Müdahale
BM Harekete Geçti: Birleşmiş Milletler (BM) sistemi, göçük altındaki vatandaşları kurtarmak üzere ülkeye acil olarak uzman personel gönderiyor.
Birçok devlet başkanı ile görüşen Rodríguez, farklı ülkelerden uzman kurtarma ekiplerinin de şu an Venezuela'ya gelmek üzere yolda olduğunu bildirdi.
200 Milyon Dolarlık Acil Paket Hükümet, yıkımı onarmak ve yaraları sarmak için dev bir bütçe ve ekonomik kalkan paketi açıkladı:
Altyapı ve Konut: Kritik altyapıların, hastanelerin ve evlerin yeniden inşası için 200 milyon dolarlık fon oluşturuldu.
Mağdurlara Destek: Depremzedelerin acil ihtiyaçları için ayrı bir yardım fonu kuruldu.
Ekonomik Kalkan: İş yeri zarar gören girişimcilere kamu ve özel bankalardan özel krediler sağlanacak; deprem nedeniyle işini kaybedenlere mali destek verilecek.
Sarsıntıların devam ettiği bölgede arama kurtarma çalışmaları zamana karşı aralıksız sürüyor.
#Venezuela #Deprem #LaGuaira #DelcyRodriguez #Venezuella #SonDakika
VENEZUELA’DA 39 SANİYE ARAYLA İKİ BÜYÜK DEPREM: ÖLÜ SAYILARI GELMEYE BAŞLADI
Venezuela'da yerel saatle öğleden sonra meydana gelen depremlerin ardından arama-kurtarma ve hasar tespit çalışmaları sürüyor. USGS verilerine göre Yaracuy merkezli, sadece 39 saniye arayla 7.2 ve 7.5 büyüklüğünde iki ana sarsıntı kaydedildi.
Sahadan Alınan Son Bilgiler ve Mevcut Durum:
Can Kaybı ve Yaralılar: Depremlere ilişkin henüz merkezi hükümetten resmi bir ölü veya yaralı bilançosu açıklanmadı. Ancak Karakas'a bağlı Baruta Belediye Başkanı, bölgede enkaz altında kalanların olduğunu, ilk belirlemelere göre en az 3 kişinin yaşamını yitirdiğini ve yaralıların bulunduğunu kaydetti. Tüm sağlık görevlileri acil işbaşına çağrıldı.
Çok Sayıda Bina Çöktü: Karakas'ın Altamira, Los Palos Grandes, Caricuao ve San Bernardino gibi semtlerinde bazı binaların çöktüğü veya ağır hasar aldığı bildiriliyor. Altamira bölgesindeki otel binası ve çevresindeki yapılarda çökme meydana geldiği yerel makamlarca teyit edildi. Enkaz altındakilere ulaşmak için arama-kurtarma ekipleri sevk edildi.
Halkın Sokaktaki Bekleyişi: Sarsıntıların ardından halkın büyük bölümü açık alanlara, parklara ve meydanlara çıktı. Artçı sarsıntıların devam etmesi nedeniyle hükümet ve sivil savunma yetkilileri, vatandaşlara tedbir amacıyla binalara girmeme çağrısını yineliyor. Depremin hemen ardından yaygın elektrik kesintileri ile internet ve telekomünikasyon hatlarında ciddi kopukluklar yaşanıyor
Lojistik ve Akaryakıt İstasyonları: Kent genelinde açık olan az sayıdaki akaryakıt istasyonunun önünde uzun araç kuyrukları oluştuğu gözleniyor.
Uluslararası Havalimanı Çatısı Çöktü: Maiquetía Uluslararası Havalimanı’nda (Simón Bolívar) meydana gelen tavan çökmesi ve hasar nedeniyle tüm uçuşlar geçici olarak durduruldu. Metro ve tren hatlarındaki seferler de askıya alınmış durumda. İkincil risklerin önüne geçilmesi amacıyla Karakas genelinde gaz akışı kesildi; kent genelinde yaygın elektrik ve internet kesintileri yaşanıyor.
OHAL İlan Edildi: Vekil Başkan Delcy Rodríguez ülke genelinde Olağanüstü Hal (OHAL) ilan edildiğini ve okulların tatil edildiğini duyurdu. İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, halkın güvenli açık alanlarda kalmasının önemini vurgulayan bir açıklama yaptı.
Tsunami Durumu: Bölgede genel bir tsunami tehlikesi beklenmiyor; Puerto Rico ve Virgin Adaları için verilen uyarılar kaldırıldı. (Deprem merkezine yakın kıyı şeritleri tedbiren izleniyor.)
#VenezuelaDepremi #Deprem #SonDakika #Venezuela #Caracas #Karakas
🇻🇪🇹🇷 Masada 3 Milyar Dolar, Sahada %59 Kayıp:
Türkiye-Venezuela İlişkilerinde Yeni Dönem
1️⃣ Bugün Ne Oldu?
Venezuela’nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez İstanbul’a geldi ve Dolmabahçe Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüştü. Enerji ve ticaret başlıkları ele alınırken, iki ülke için yine o meşhur "3 milyar dolar" ticaret hedefi teyit edildi. Ayrıca Kasım ayında V. Karma Ekonomik Komisyonu'nun toplanacağı açıklandı.
Ancak masadaki bu iyimserliğin arkasında, sahada çok sert bir ekonomik gerçeklik var. 👇
2️⃣ Sayılarla Gerçek Tablo:
2022 yılında yine Erdoğan ve Maduro tarafından koyulan o 3 milyar dolarlık hedeften sonra, ticaretteki düşüşün önüne bir türlü geçilemedi:
2022 Rekoru: 1,1 milyar dolar
2025 Sonu: 446 milyon dolar
Net Kayıp: Zirveden %59 kayıp!
3️⃣ Hacmin Azalmasının Arkasındaki (Bazı) Yapısal Etkenler:
Peki ticaretteki bu yavaşlama ve hacim daralması neden kaynaklanıyor?
Altın Ticaretinin Seyri: 2018'deki suni yükselişi besleyen külçe altın ticaretindeki yoğunluğun azalması, toplam istatistikleri doğrudan etkiledi ve o hat büyük ölçüde kapandı.
Hurda Ticaretinde Yavaşlama: İkili ticaretin lokomotifi olan ve Türkiye'nin Venezuela'dan yaptığı demir-çelik hurdası ithalatı yarı yarıya düştü.
Gıda Kaleminde İlgi Düştü: Caracas yönetimi, artık Türk makarnası ve ununu da eskisi kadar tercih etmiyor.
4️⃣ Sonuç ve Beklenti:
Maduro sonrası dönemi yöneten Delcy Rodriguez, bu diplomatik hamlelerle ticareti yeniden canlandırmaya çalışıyor.
Ancak o iddialı 3 milyar dolarlık hedefin sadece kağıt üstünde kalmaması ve gerçekten ulaşılabilir olması; hem bu zirvede masaya yatırılan enerji ve maden sektörlerindeki taahhütlerin sahada ne ölçüde yerine getirileceğine hem de mevcut ticaret kalemlerinin ne kadar çeşitlendirilebileceğine bağlı.
Dolmabahçe’deki bu sıcak zirvenin ve Kasım ayındaki komisyonun, sahadaki %59'luk devasa kaybı telafi edip edemeyeceğini önümüzdeki dönemde göreceğiz.
#Venezuela #Erdoğan #DelcyRodriguez #Venezuella #Turkiye #Turquía
BOLİVYA’DA DEVLETİN PAZAR TAARRUZU DÜŞTÜ: ORDU GERİ ÇEKİLDİ, İKTİDAR KUŞATMA ALTINDA!
Bolivya’da sağın kalesi Santa Cruz’un ültimatomu sonrası ordu, polis ve hükümet destekçilerinden oluşan grupların başlattığı ve yerel raporlara göre plastik mermilerin de kullanıldığı "Beyaz Bayraklar" operasyonu sahada sert kayaya çarptı.
Barışçıl söylemlerle başlayan taarruz, gece yarısı büyük bir bozguna dönüştü ve günün sonunda hiçbir lojistik hattı kalıcı olarak açmayı başaramadı. Kriz tırmanırken Evo Morales cumhurbaşkanına "Ya istifa et ya ülkeyi kana bula" ültimatomu verdi, Santa Cruz ise Salı günü için yeni eylem sinyali yaktı.
İşte Pazartesi itibarıyla sahada öne çıkan bazı detaylar: 👇
Bolivya’da sağın kalesi Santa Cruz’un eylemcilere verdiği "Pazar ültimatomu" dün gece itibarıyla memleketin birçok noktasında şiddetli çatışmalara yol açtı
Ordu, polis ve hükümet destekçilerinden oluşan grupların lojistik hatları açmak için başlattığı ve plastik mermilerin de kullanıldığı büyük taarruz, eylemcilerin sert direnişiyle karşılaştı. Hükümetin "şiddet içermeyen, insani ve barışçıl bir geçiş sağlama" mesajı vermek adına "Beyaz Bayraklar" adını verdiği operasyon, günün sonunda hiçbir lojistik hattı kalıcı olarak açmayı başaramadı.
Gece boyu süren sokak savaşlarıyla birlikte kriz genelinde bilanço ağırlaşıyor: Kamu Denetçiliği verilerine göre, olayların başından bu yana yaralı sayısı 32'si polis ve asker olmak üzere 140'ı aşarken, toplam can kaybı en az 7’ye yükseldi. Haftaya kaosla başlayan ülkede Evo Morales, Cumhurbaşkanı Paz’a "Ya istifa et ya ülkeyi kana bula" resti çekti. Hükümet destekçisi Santa Cruz Sivil Komitesi de Salı günü büyük bir gösteri düzenleyerek barikatları temizleyeceklerini duyurdu.
1. BEYAZ BAYRAK OPERASYONU SOKAK SAVAŞINA DÖNDÜ
Askeri dozerler ve polis panzerleri, sağcı sivil komitelerin desteğiyle Santa Cruz - Cochabamba otoyolundaki ana barikatları kaldırmak için taarruza geçse de bu hamle eylemcileri durdurmaya yetmedi. Kapatılan barikatların yerine güzergah üzerinde yenileri kuruldu. Ülkenin iki sivil tabanı (hükümet yanlısı esnaf/taksi kooperatifleri vs. işçi sendikaları, koka üreticileri gibi) La Paz, El Alto ve Cochabamba’da göğüs göğse çarpıştı. Kamu Denetçiliği, dün geceden beri süren çatışmalarda plastik mermi ve taş yaralanmalarıyla çok sayıda kişinin hastanelere başvurduğunu bildiriyor.
2. SENKATA'DA GECE YARISI BOZGUNU VE POLİSİN GERİ ÇEKİLMESİ
Pazar günü öğle saatlerinde ordunun tamamen kontrol altına aldığını duyurduğu Senkata Akaryakıt Tesisleri, pazartesi sabahına yine eylemcilerin kontrolünde girdi. Dün gece yarısı yüzlerce dinamit lokumuyla karşı taarruza geçen yerli örgütü Ponchos Rojos, koka üreticileri ve maden işçileri polis güçlerini mühimmat yetersizliği ve kuşatılma riski nedeniyle bölgeden geri çekilmeye zorladı. Tesisin kapısına yeniden dev beton bloklar yığıldı; başkentin lojistik şah damarı pazartesi sabahı itibarıyla tamamen kapalı.
3. EVO MORALES’TEN "90 GÜN" RESTİ
Sokaktaki lojistik hatlarını kontrol savaşı, dün akşam Evo Morales’in yaptığı zehir zemberek açıklamayla siyasi bir ültimatoma dönüştü. Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz’ın yeni çalışma bakanı atamasını "zayıflık" olarak niteleyen Morales, Paz’ın önünde sadece iki seçenek kaldığını ilan ederek pazartesi sabahının siyasi sınırlarını çizdi: "Ya ülkeyi militarize ederek intiharvari bir karar alacaksın ya da derhal istifa edip ülkeyi anayasa gereği 90 gün içinde erken seçime götüreceksin."
4. PAZARTESİ İTİBARIYLA "TOPYEKUN KUŞATMA" VE BARİKAT RAPORU
Hükümetin büyük umutlarla başlattığı "Beyaz Bayraklar" operasyonunun sahada tam bir başarısızlıkla sonuçlanması ve ordunun lojistik hatları kalıcı olarak açamamasının ardından, haftanın ilk gününde barikatlar daha da kemikleşti. An itibarıyla sahadaki son durum şöyle:
· Açılamayan Hatlar ve 59 Blokaj Noktası: Operasyon kapsamında La Paz - Oruro otoyolunda askeri dozerler dinamitli direniş nedeniyle sadece 50 kilometre ilerleyebildi; hat tamamen açılamadı. Hükümetin traktörlerle geçici olarak açtığı bazı tali tarım yolları ise güvenlik güçlerinin çekilmesiyle köylüler ve sendikalar tarafından kaya, toprak ve tomruklarla yeniden kapatıldı. Şu an 6 stratejik bölgede 59 ana hat tamamen kilitli.
· La Paz Çemberinde Son Durum: Hükümet Merkezi konumundaki La Paz, eylemciler tarafından dört bir yandan fiziksel olarak kuşatılmış durumda. Kentte gıda ve temel tüketim maddelerinin karaborsaya düştüğü bildiriliyor.
· Su Vanaları Kapatıldı: And Dağları'ndaki yerli liderlerin (Mallkus) tehdidi pazar gecesi gerçeğe döndü. La Paz’ı besleyen ana su şebekelerinin vanaları kapatıldı; kentte pazartesi sabahı su paniğiyle başladı.
· Hava İkmal Hattı da Tamamen Kesildi: Daha önce eylemciler tarafından kısmen esnetilen El Alto Havalimanı’nın lojistik çıkışları, dün geceki misilleme eylemleriyle birlikte pazartesi sabahı itibarıyla tamamen kesildi. Santa Cruz’dan havayoluyla getirilen acil gıda ve tıbbi malzemelerin havalimanından çıkarılıp şehre indirilmesi fiziksel olarak engelleniyor, hastane stokları alarm veriyor.
#Bolivia #LaPaz #EvoMorales #SantaCruz #Bolivya
ABD'den Caracas Büyükelçiliğinde Sıradışı Askeri Tatbikat!
Ocak ayındaki askeri müdahalenin ardından bir ilk: ABD helikopterleri ve acil durum ekipleri bu kez "hükümetin izniyle" başkent semalarında. SOUTHCOM'un gerçekleştirdiği tahliye simülasyonu, diplomatik teamülleri zorlarken ülkede egemenlik tartışmalarını alevlendirdi.
ABD Güney Komutanlığı’nın (SOUTHCOM) Caracas’taki ABD Büyükelçiliği bünyesinde başlattığı "hızlı yanıt ve tahliye" tatbikatı, diplomatik teamüllerin sınırlarını zorlayan yapısıyla dikkat çekiyor.
Ocak Baskınından "İzinli" Tatbikata
Caracas semaları, 3 Ocak 2026’da askeri operasyonun ardından, bu yıl ikinci kez ABD askeri hava unsurlarına sahne oluyor. Ancak bu defaki durum askeri bir baskın değil:
Hükümet Onayı: Dışişleri Bakanı Yván Gil, tatbikat kapsamında ABD uçaklarının semalarda uçmasına bizzat izin verildiğini açıkladı. Kamuoyu önceden bilgilendirilmiş olsa da yükselen V-22 Osprey helikopterleri ve siren sesleri hafızalardaki o günü canlandırdı.
Değişen Dengeler: Ocak ayındaki müdahaleden sonra, geçici yönetim ile Washington arasında petrol anlaşmalarıyla örülen "yeni normalleşme" dönemi, bu askeri izinle sembolik bir boyut kazandı.
Tatbikatın Resmi Gerekçesi ve Kapsamı
ABD resmi açıklamalarında, tatbikatın Washington'ın Venezuela’ya yönelik "üç aşamalı planının" ve geçtiğimiz günlerde yeniden açılan elçilik personelinin güvenliğini sağlama amacının bir parçası olduğu vurgulandı.
Misyon Hazırlığı: Tatbikatın, yeni açılan diplomatik misyonun ve personelinin güvenliği ile ordunun acil durumlara karşı "hızlı yanıt kapasitesini" test etme amacı taşıdığı belirtildi.
Tepkiler: "İçişlerine Müdahale mi, Egemenlik Zaafiyeti mi?"
Tatbikatın, egemen bir ülkenin başkentinin göbeğinde açıkça ilan edilerek yapılması ciddi eleştirileri de beraberinde getirdi:
Sosyal Medya İlanı: Normalde gizli tutulması gereken tahliye ve acil durum senaryolarının sosyal medya üzerinden bu şekilde paylaşılması, askeri bir rutinin ötesinde bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
İç İşlerine Müdahale: Muhalif çevreler ve egemenlik savunucuları, Caracas semalarının bu kadar kısa sürede yeniden açılmasını, ülkenin içişlerine müdahale ve egemenlik zaafiyeti olarak nitelendiriyor.
#Venezuela #Southcom #Caracas #Venezuella #Embajada #Karakas
BOLİVYA’DA "PAZAR" ÜLTİMATOMU: TARAFLAR SOKAĞA İNDİ, İÇ ÇATIŞMA EŞİĞİNE GİRİLDİ!
Bolivya'da "gıda fiyatları, maaş zammı ve yakıt kıtlığı" gibi gerekçelerle başladıktan sonra cumhurbaşkanının istifasına evrilen gösterilere, hükümet destekçilerinin de müdahil olması ülkeyi sivil çatışmanın eşiğine getirdi. Ülkenin ekonomik kalbi ve sağın kalesi konumundaki Santa Cruz, "Yollar Pazar gününe kadar açılmazsa biz çıkıp açacağız" resti çekerken; Çalışma Bakanı'nın istifası ve kabineye yerli bir bakanın atanması da gerilimi düşürmeye yetmedi.
TARAFLAR ARASI ÇATIŞMALAR SERTLEŞİYOR
Son 48 saatte olaylar sadece "polis-eylemci" çatışması olmaktan çıkarak, iki farklı sivil tabanın fiziksel hesaplaşmasına dönüştü.
Bir tarafta cumhurbaşkanının istifasını talep eden ülkenin en büyük işçi konfederasyonu COB, koka üreticileri, Ponchos Rojos gibi yerli gruplar ve Evo Morales destekçileri yer alıyor. Diğer tarafta ise haftalardır süren yakıt ve gıda kıtlığı nedeniyle ciddi ekonomik zorluklar yaşayan esnaf birlikleri, otobüs ve taksi kooperatifleri ile Santa Cruz merkezli sağcı sivil komite sempatizanlarının desteğini arkasına alan hükümet yanlıları bulunuyor.
Başkent La Paz (Plaza Murillo çevresi), El Alto ve ülkenin doğu ile batı bölgelerini birbirine bağlayan, aynı zamanda Bolivya solunun en önemli kalelerinden olan Cochabamba’da yoğunlaşan ve bazı bölgelerde 6 saate kadar süren çatışmalarda onlarca sivil ve polis yaralandı. Kamu Denetçiliği, plastik mermi ve taş isabetiyle körlük ve ağır yüz travması geçiren vakalar rapor etti.
SANTA CRUZ’UN RESTİ VE "BÜYÜK DEMOKRASİ YÜRÜYÜŞÜ"
Krizin en tehlikeli kırılma noktası dün gece yaşandı. Ülkenin agro-endüstriyel ve sağcı kalbi olan Santa Cruz de la Sierra’da yüz binlerce kişinin katıldığı bir gösteri düzenlendi. Gösteriyi düzenleyen komitenin başkanı Stello Cochamanidis, meydanda yaptığı sert konuşmada hükümete ve eylemcilere Pazar gününe kadar (24 Mayıs) süre verdi.
Cochamanidis, "Demokratik yollarla seçilmiş Rodrigo Paz hükümetinin devrilmesine izin vermeyeceğiz. Eğer Pazar gününe kadar bu yollar açılmazsa, binlerce sivil olarak biz sokaklara çıkıp o barikatları kendi ellerimizle temizleyeceğiz. Gerekirse canımızı veririz" diyerek açık bir iç savaş uyarısı yaptı. Bu durum, ülkenin doğusu ile batısının silahlı sivil çatışmaya girme riskini tırmandırdı.
EYLEMCİLERE TERÖRİST DİYEN ÇALIŞMA BAKANI İSTİFA ETTİ
Hükümet, sokağın öfkesini dindirmek amacıyla en çok hedef gösterilen isimlerden biri olan Çalışma Bakanı Edgar Morales’in istifasını kabul etti. Edgar Morales, COB sendikası ile yürütülen asgari ücret ve 1720 sayılı yasa müzakerelerinde çok sert ve uzlaşmaz bir tavır takınmış, eylemcileri "terörist" ilan ederek ipleri koparmıştı.
Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz’ın yeni Çalışma Bakanı olarak Aymara yerlisi ve anayasa hukukçusu Williams Bascopé'yi ataması, olası bir müzakere arayışı olarak yorumlanırken; sendikalarsa (COB), bu atamayı hükümetin bir "zayıflık göstergesi" ve eylemlerin kazanımı olarak okuyor ve tek taleplerinin cumhurbaşkanının istifası olduğunu vurguluyor.
"BÜYÜK KUŞATMA" HAZIRLIĞI: PASİF ABLUKADAN TOPYEKÛN ABLUKAYA
Haftalardır süren ve araç geçişlerine kısmen ("sızdırma" yöntemiyle veya geçiş ücreti ödenmesi kaydıyla) izin veren pasif yol kesme eylemleri, yerini La Paz’ı tamamen dış dünyadan izole etmeyi hedefleyen askeri tipte bir "(Topyekûn) Tam Boğma Stratejisi"ne bırakıyor. Eylemcilerin önümüzdeki saatlerdeki hedef haritası şöyle şekilleniyor:
· Ana Akaryakıt Merkezinin Tamamen Kapatılması: El Alto'da bulunan ve başkentin tek benzin, dizel ve likit gaz (LPG) depolarının merkezi olan Senkata Akaryakıt Tesisleri'nin etrafına etten duvar örülüyor. Amaç; ordu müdahale etse bile yakıt tankerlerinin ve gaz dağıtım kamyonlarının şehre çıkışını tamamen sıfırlamak. Senkata’nın tamamen kilitlenmesi, La Paz'da 48 saat içinde ambulansların bile hareket edememesi söz konusu olabilir.
· Hava Köprüsünün Kesilmesi: Hükümetin kara yolları kapalıyken Santa Cruz'dan La Paz’a uçaklarla gıda ve tıbbi malzeme taşıdığı El Alto Uluslararası Havalimanı (LPB) lojistik hatlarının fiziksel olarak kesilmesi hedefleniyor.
· Kritik Altyapı Tehdidi: Hükümetin tutumunu sertleştirmesi durumunda, And Dağları'ndaki yerli liderlerin (Mallkus) başkenti besleyen barajların ve su dağıtım şebekelerinin vanalarını kapatmayı tartıştığı iddia ediliyor. #Bolivia #LaPaz #EvoMorales #Bolivya
Bolivya'da Son 24 Saat: Kriz Derinleşiyor
Başkenti kuşatma stratejisi etkisini giderek artırıyor. Eylemcilerin başkent ve çevresindeki barikat sayısını artırmasının ardından şehre gıda ve yakıt ulaşmaması, gündelik yaşamda ciddi sorunlara ve endişelere yol açıyor. Ablukanın 13. gününde başkentin ana tedarik noktası olan Mercado Rodríguez başta olmak üzere tüm market ve pazar tezgahları tamamen boşalmış durumda. Temel gıda maddelerinin fiyatları son 48 saat içinde tam üç katına çıkarken, hastaneler de yoğun bakım ünitelerinde sadece 2 günlük tıbbi oksijen kaldığını duyurarak acil yardım çağrısı yapıyor. Bazı devlet kurumları ve sivil toplum örgütleri krizin aşılması için acilen bir 'insani koridor' açılmasını önerirken; dün gece ülke genelinde hükümete destek veren ve blokajların kaldırılmasını isteyen grupların da kitlesel karşı yürüyüşler düzenlemesi gerilimi artırdı.
Güvenlik güçlerinin protestolara sert müdahaleleri ve gece yapılan operasyonlar sonucu La Paz'da gözaltına alınan gösterici sayısı son 24 saatte en az 127’ye yükseldi. Bugün ise saha daha da hareketli; hükümet, eylemcilerin Plaza Murillo'daki hükümet binalarına sızmasını ve meydanı tamamen ele geçirmesini engellemek için La Paz sokaklarına 2500 yeni polis sevk ederek şehri adeta askeri kampa çevirdi. Buna karşılık, El Alto'dan gelen yeni madenci ve köylü kolları bugün La Paz içindeki kalıcı nöbet noktalarını güçlendirmek üzere büyük yürüyüşler planlıyor.
Göstericilerin kararlı tutumu hükümet içinde de çatlaklara neden oluyor. Başkan yardımcısına yakınlığıyla bilinen bazı vekiller, krizin artık yönetilemez noktaya geldiğini savunarak Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz'ın istifa etmesini ve yerine yasal olarak Yenny Lara'nın geçmesi gerektiğini açıkça dile getirdi. İddiaların odağındaki Lara ise yargıya çağrıda bulunarak, işçi sendikası COB lideri Mario Argollo hakkındaki yakalama kararının bir 'gözdağı' olduğunu söyledi ve kararın derhal iptal edilmesini istedi.
Gelinen noktada tarafların uzlaşmaya yanaşmayan sert tutumu, hükümet tarafında olağanüstü hal ve sokağa çıkma yasağı, göstericilerin radikal kesimlerinde ise güvenlik güçlerinin göstericilere yönelik olası sert/silahlı saldırısı durumunda madencilerin dinamit, yerli örgütlerin ise silah kullanmayı masaya koyması krizin daha da derinleşebileceğine yönelik ciddi emareler taşıyor.
Öncelikle haberde geçen 'endişe', şahsi bir kaygı değil, sahadaki durumun nesnel bir tespitidir. Hem sokaktaki eylemciler hem de hükümet krizin sürmesini değil, kendi ajandalarının mümkün en kısa zamanda hayata geçirilmesini istiyor. Zaten krizin bir amaç değil, bir sonuç olduğu da unutulmamalı.
Bu durum eylemciler açısından; toprak reformu ve sosyo-ekonomik şartların iyileştirilmesi gibi temel taleplerinin iktidar tarafından karşılanmamasının bir sonucuyken; hükümet açısından ise henüz altı ay önce göreve gelmiş olan meşru yönetime karşı girişilen bir 'sivil darbe' ve istikrarsızlaştırma çabasının sonucu. Tabii ki umudumuz, krizin daha fazla toplumsal yıpranmaya ve acıya yol açmadan, sahadaki tüm emekçilerin ve halkın hak ettiği adil çözüme bir an önce kavuşması.
BOLİVYA'DA BAŞKENT ABLUKADA: La Paz'a 'Kale Kuşatması' Stratejisi
Bolivya'da Nisan ayında hükümetin, anayasal olarak zorunlu olmasına rağmen meclis onayı almadan yürürlüğe koyduğu toprak yasasının, yerli ve köylü küçük tarım arazilerinin büyük agro-endüstriyel kartellerin eline geçmesine zemin hazırlayacağı endişesiyle başlayan protestolar; işçi ve köylü örgütleri, öğrenciler ve muhalif partilerin de destek vermesiyle büyüyerek başkent La Paz'ı tam anlamıyla felç eden çift taraflı bir ablukaya dönüştü.
Muhalif güçlerin şehri hem sınırlarından hem de kalbinden kıskaca alma stratejisi, akıllara askeri tarihte kaleleri düşürmek için kullanılan o meşhur kuşatma taktiklerini getiriyor: Bir yandan kentin dış dünyayla olan bağı koparılarak erzak akışı durduruluyor, diğer yandan ise içeriden yönetim merkezinin kapıları zorlanıyor.
Dış Çember (Lojistik Abluka): 33 aktif blokaj noktasıyla göstericiler La Paz'a giden neredeyse tüm kara yollarını kapattı. Ana yolların kesilmesiyle başlayan bu dış kuşatma nedeniyle başkent, son 13 gündür gıdadan, ilaçtan ve yakıttan tamamen kesik durumda. Şehir dışarıdan içeriye doğru kelimenin tam anlamıyla açlığa mahkûm ediliyor.
İç Çember (Yönetim Merkezinin Kuşatması): Kentin sınırları dışarıdan daraltılırken, içeride de binlerce kişi Hükümet Sarayı ve Parlamento'nun bulunduğu Plaza Murillo'yu doğrudan hedef alıyor. Yerli ve köylü örgütleri (Tupac Katari Federasyonu) ile Bolivya İşçi Merkezinin (COB) ve Evo Morales destekçilerinin öncülük ettiği muhalif blok, polisin göz yaşartıcı gazlı müdahalesi karşısında geri çekilmek yerine eylemi kalıcı bir kuşatmaya dönüştürdü. Meydana çıkan stratejik sokaklarda kalıcı nöbet başlatan eylemciler, hükümet binalarının etrafındaki iç çemberi her saat daha da daraltıyor ve bu ablukanın hükümet düşene kadar kesintisiz süreceğini ilan ediyor.
Sokaklarda ateşler yakarak taş, havai fişek ve dinamit kullanan göstericiler, talepleri (başkan Rodrigo Paz'ın istifası) karşılanmadığı takdirde sürecin bir "iç savaşa" dönüşeceği tehdidinde bulunuyor.
Bilanço Ağırlaşıyor
Kuşatmanın ne denli sertleştiği, sadece dün yaşanan bilançoda bile netçe görülüyor: La Paz Bölge Adalet Mahkemesi basıldı . Bir polis aracı yakıldı. Kentin can damarı olan bazı teleferik hatları saldırıya uğrayarak devre dışı kaldı.. Çatışmalarda 3'ü gazeteci olmak üzere 10 kişi yaralandı, 100'ün üzerinde gözaltı yaşandığı ve gösterilerin maliyetinin günde 50 milyon doların üzerinde olduğu kaydediliyor.
Hükümet Geri Adım Atmıyor
Eylemleri ülkeyi felç etmeye yönelik bir "sabotaj ve darbe girişimi" olarak nitelendiren hükümet, geri adım atmayacağı sinyalini verdi. Savcılık, COB lideri Mario Argollo hakkında "terör" suçlamasıyla yakalama kararı çıkardı. Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz ise istifa etmeyeceğini bir kez daha kesin bir dille açıkladı.
Buna karşılık ulaştığım Bolivyalı göstericilerse kararlı: "Son üç ayda etin kilosu 2 katına, tavuğun kilosu 3 katına çıktı. Hükümet her zamanki gibi krizin faturasını bize çıkarıyor; küçük çiftçinin toprağına, alın teriyle geçinmeye çalışanların sofrasına el uzatıyor. Bizi öldürseler bile devam edeceğiz diyen çok sayıda arkadaşımız var. Artık yeter!"
Kriz Çıkmaza Girdi
Gelinen noktada Bolivya siyaseti tam bir kilitlenme ve güç savaşı sahnesine dönüşmüş durumda. Hükümet yasal enstrümanları ve polis gücünü sonuna kadar kullanarak idari merkezi korumaya çalışırken, sokaktaki muhalif blok geri adım atmanın kendi sonları olacağının farkında. La Paz'ı nefessiz bırakan bu çift taraflı kuşatmanın ne zaman ve nasıl kırılacağı henüz belirsizliğini korurken, tarafların uzlaşmaya yanaşmayan sert tutumu başkentteki barikatların daha uzun süre kalkmayacağı ve krizin derinleşeceği endişelerini artırıyor.
#Bolivya, #LaPaz, #PlazaMurillo, #BloqueosBolivia
🇧🇴 BUGÜN BÜYÜK GÜN | BOLİVYA’DA KAOS BÜYÜYOR: HALK İSYANI MI, SİVİL DARBE Mİ?
Bolivya’da derinleşen döviz (dolar) krizi, bitmek bilmeyen akaryakıt kuyrukları, hükümetin akaryakıttaki sübvansiyonları kaldırması, hükümetin döviz krizini aşmak (ve muhalefete göre şeker kamışı üreten tarım baronlarına kaynak aktarmak) için devlet kontrolünde olan benzine yüksek oranda şeker kamışı suyu (biyoetanol) karıştırılmasının motorlara zarar verdiği gerekçesiyle sürücüleri isyan ettirmesi ve küçük toprak sahiplerinin arazilerini tehdit ettiği savunulan Yasa 1720 gibi başlıklar nedeniyle işçi ve köylü sendikaları tarafından başlatılan sokak eylemleri ve bölgesel yol kapatma eylemleri, eski başkan Evo Morales hakkında tutuklama kararı çıkarılmasının ardından büyüyerek devam ediyor.
Bolivya siyasi tarihinde grevlerin, eylemlerin ve toplumsal talepleri dile getiren yürüyüşlerin ana merkezlerinden olan Caracollo’dan 10-15 bin kişilik bir gösterici kitlesiyle başlayan ve yaklaşık 200 kilometre uzaklıktaki başkent La Paz’ı hedef alan yürüyüş, hükümetin istifasını talep ediyor. Köylü, madenci ve fabrika işçilerinin de destek vermesiyle gösterici sayısının 50 bin kişiyi aştığı ve şehre girdiğinde 100 bine ulaşacağı kaydediliyor.
VE BUGÜN KUŞATMA BAŞLIYOR!
12 Mayıs'ta başlayan "Bolivya'yı Kurtarma Yürüyüşü", bugün itibarıyla başkent La Paz ve El Alto'yu tamamen kuşattı. On binlerce gösterici bugün nihai hedef için şehre girmeyi deneyecek! Henüz 6 aydır iktidarda olan Rodrigo Paz hükümeti, tarihinin en derin kriziyle karşı karşıya.
Ülkeyi felç eden krizin 4 kritik boyutu:
1. Sokaktaki Son Durum, Hayat Durdu:
Hükümetin hafta sonu düzenlediği 2.500 polisli "İnsani Koridor" operasyonuna rağmen, La Paz ve El Alto çevresinde en az 22 noktada abluka sürüyor.
Toplu taşımada yaşanan büyük sorunlar ve kamusal hizmetlerdeki aksamalardan dolayı bazı sokaklarda çöp dağları oluşmuş durumda. UMSA ve diğer büyük üniversiteler güvenlik gerekçesiyle tamamen online (çevrim içi) eğitime geçti.
2. Sokağın Gücü ve Talepler:
Eylemlerin merkezinde Morales'e sadık "Evocu" köylüler, koka üreticileri ve COB işçi sendikası liderliğindeki maden/fabrika işçileri var.
Talepler son derece net: Akaryakıt zamlarının geri alınması, küçük arazileri tehdit eden tartışmalı Yasa 1720’nin iptal edilmesi ve hükümetin istifası.
3. Çatışmaların Bilançosu:
Hafta sonu El Alto'daki gazlı müdahalelerde ve dinamitli çatışmalarda en az 47 kişi gözaltına alındı.
Aralarında 2 gazetecinin de bulunduğu çok sayıda yaralı var. Muhalefet gaz kaynaklı ölüm iddia ederken hükümet, operasyonlarda ateşli silah veya gaz kaynaklı herhangi bir can kaybı yaşanmadığını savunuyor.
4. Siyasi Algı Savaşı:
Hükümete göre: Yaşananlar bir "Halk Hareketi" değil; çocuk istismarı ve insan kaçakçılığıyla suçlanan Morales'i yargıdan kaçırma amaçlı bir "Sivil Darbe Girişimi".
Morales ve tabanına göre: Bu davanın kendisi, Morales'i seçimlerden elemek için kurulan siyasi bir kumpas.
Sokaktaki eylemler ise derinleşen dolar ve yakıt krizinin faturasının halka çıkarılmak istenmesine karşı düzenlenen meşru bir "Halk İsyanı".
Krizin Kırılma Noktası: Nihai Hedef "Kilometre Sıfır"
Günlerdir yolda olan on binlerce göstericinin nihai hedefi; devlet başkanlığı sarayı ve ulusal meclisin bulunduğu, Bolivya siyasetinde "Kilometre Sıfır" olarak adlandırılan tarihi Plaza Murillo meydanı. Bolivya tarihinde Altiplano’dan (yüksek düzlüklerden) inen madenci ve köylülerin bu meydanı kuşatması, geleneksel olarak hükümetlerin düştüğü ya da radikal geri adımlar atmak zorunda kaldığı nihai kırılma noktası olarak biliniyor.
Eylemciler şu anda Plaza Murillo'ya doğru ilerlerken, ordu ve polis güçleri meydanın çevresini ağır barikatlarla kapatmış durumda. Bugün yaşanacaklar, ülkenin yakın tarihinin en büyük güç savaşına sahne olacak.
#Bolivya, #LaPaz, #ElAlto, #EvoMorales, #RodrigoPaz,#LatinAmerika, #PlazaMurillo
Maduro'nun "kara kutusu" ABD'ye yeniden teslim edildi
2019'da ABD yaptırımları sıkılaşınca Türkiye ile yürütülen altın karşılığı ticaretin kilit ismi haline gelen Alex Saab, Venezuela'daki geçici hükümet tarafından ABD'ye "sınır dışı" edildi.
ABD Maliye Bakanlığı, Saab'ı Türkiye ve BAE dahil çeşitli ülkelerdeki paravan şirketler aracılığıyla 350 milyon doların üzerinde kara para aklamanın organizatörü olarak tanımlıyor.
Türk medyasında "Venezuela'nın Zarrab'ı" olarak da anılan Saab'ın kamuoyuna yansıyan en bilinen Türkiye bağlantısı, 2018'deki altın-gıda takası. Venezuela o yıl Türkiye'ye kayıt altına alınan yaklaşık 900 milyon dolarlık ham altın ihraç etti, karşılığında gıda aldı. Bu ticaretin merkezinde Saab'ın İstanbul'daki paravan şirketi Mulberry Proje Yatırım vardı — şirket ABD yaptırım listesine alındı, Beşiktaş'ta kayıtlıydı. Saab'ın Türkiye ile kurduğu ağın henüz kamuoyuna yansımamış boyutlarının mahkeme sürecinde gün yüzüne çıkıp çıkmayacağı ise merakla bekleniyor.
2020'de İran'a giderken Yeşilburun Adaları'nda tutuklanan Saab, ABD'ye götürüldü. Uzun diplomatik mücadelenin ardından Venezuela, Saab'ı ülkede tutulan 10 Amerikalı karşılığında geri almıştı.
Venezuela'ya döndükten sonra Sanayi ve Üretim Bakanı olan Saab, Maduro'ya yapılan operasyonun ardından tutuklandı. Şimdi ise geçici cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez'in ABD ile kurduğu işbirliği çerçevesinde iade edildi.
Süreç resmi kayıtlarda "sınır dışı etme" olarak tanımlansa da uluslararası basın bunu fiilen Saab'ın ABD'ye teslimi olarak yorumladı.
Saab'ın ifade vermesi halinde; kokain kaçakçılığı, narko-terörizm ve kartellerle iş birliği suçlamalarıyla Manhattan'da yargılanan Maduro'nun Türkiye ve İran dahil pek çok ülkeyle kurduğu (iddia edilen) gizli mali ağın ayrıntıları ilk kez mahkeme kayıtlarına girebilir.