YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
Aslan başkanım malesef yine CHP genel başkanı tarafından (seçilmiş olan) satışı yedik hakkını helal et sen içerde çürür gidersin biz dışarıda. Bu memleketin kaderi buymuş siyaset benim için bitmiştir
— İBB davasında mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına başlamasına izin vermeden, “düzen ve disiplini bozduğu” gerekçesiyle salondan çıkarılmasına karar verdi.
Duruşma ertelendi.
Sabah 08.10’da, hapishanede, mahkeme heyetinin İBB duruşmasına katılmamı engelleyen keyfî kararı tarafıma bildirildi.
Benim ismimle kurulan iddianamenin görüşüldüğü mahkemeye katılmamın engellenmesi çok ağır bir hak ihlalidir, düşman hukukunun zirvesidir.
Mahkeme iddianamede en fazla suç isnat edilen kişilerin ve avukatlarının savunmalarını kısıtlamakta, yok saymaktadır.
Bu durum, “asrın hukuksuzluğu” İBB davasının tümüyle çökmüş, bir yargısız infaz yığınına döndüğünün ispatıdır.
Dava açıldıktan sonra doğal yargıç ilkesi hiçe sayılarak dizayn edilen, bu sebeple bağımsızlığı ve tarafsızlığından asla söz edilemeyecek mahkeme heyeti, bugün itibarıyla görünürde bile olsa yargılama faaliyetinden tümden vazgeçmiştir.
Bu hukuksuzluğu ifşa ediyorum. Milletimiz duysun.
Güya TRT'den yayınlayıp Ekrem İmamoğlu'nu rezil edeceklerdi. İddianame çıkınca rezil olan başkası oldu. Şimdi TRT'den yayınlamayı bırak, adamı duruşma salonuna bile getiremiyorlar. Çünkü orada yaptığı çıkışlarla, sorduğu sorularla davayı her gün daha da çökertiyor. Yakında savunmasını koğuşundan yazılı versin biz okur karar veririz diyecekler.
Bu yaşananlar beni şaşırtmıyor. Çünkü amaç en başından beri bir suçu yargılamak değil, Ekrem İmamoğlu'nu göz önünden çekmekti. Göz önünden çekersek unutulur ve halk desteğini kaybeder sandılar. Ama bu gerçekleşmedi. O yüzden de TRT'den yayını geçtim, adamı artık duruşma salonuna bile getiremiyorlar. Doğum belgesini iptal edip, hiç doğmamış, hiç yaşamamış gibi farz edelim diyecekler sonunda.
Mavi Marmara aktivisti Fevziye Şenoğlu ve aktivist Sabiha Baturay, NATO Zirvesi önlemleri kapsamında gece saat 04.00'te evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.
1- Hiç kimseyi taciz etmedim ve takip etmedim.
2- Sizin savcılarınız bile hakkımda takipsizlik kararı verdi. Haklılığım tescillendi. Gerçekler bu kadar.
3- Bu yalanı dile getiren herkes aşağılık, şerefsiz ve alçaktır.
4- Ben tetikçilerle değil onların iplerini tutanlarla uğraşırım.
5- Bir süredir ne tür işlerin peşinde olduğunu deşifre ettiğim Adalet Bakanı’nın gayrıresmi Basın Müşaviri Furkan Torlak… Daha önce grup seks ve uyuşturucu dosyasına adı karıştığı için Cumhurbaşkanlığı’ndaki görevinden istifa eden Furkan Torlak… Şimdi de elindeki yetkiyi defalarca yaptığı belaltı operasyonlar için kullanan Furkan Torlak…
Şimdi de tetikçileriyle beni susturabileceğini, korkutabileceğini, sindirebileceğini sanıyor.
Sizin ağababalarınıza teslim olmadım. Size hiç olmam. Cesaretiniz varsa kendiniz karşıma çıkın!
Ekrem İmamoğlu:
Bunun ucu Ekrem'e dokundu bana bir şey olmaz diyenler, bekleyin olmaz.
Her gün operasyon haberlerini tek ben izlemiyorum. Şirketlere, tapulara; Tavuğa bile kayyum atadılar.
Bu çağrı ve bu yürüyüş sadece bir partinin değil, bütün muhalefetin bu büyük riske karşı bir ve bütün olma zorunda olduğu bu sürecin yürüyüşüdür.
Bu yol halkın tertemiz yoludur.
Diploma Davası | İstanbul Üniversitesi rektörünün imzasıyla gönderilen bilgi notunda diplomasının hukuka uygun olduğunun belirtildiğini ifade eden İmamoğlu, "İstanbul Üniversitesi'nin avukatı da hukuksuzluk yok diyor, biz burada neyi yargılıyoruz? Bir kirli el, makam, mevki, menfaat için talimatla devreye giriyor ve bunları yaşıyoruz" dedi. İmamoğlu, "Burada açıklama yapması gereken ben değilim, kendi kayıtlarını yok sayan zavallı zihniyettir" ifadelerini de kullandı. Mahkeme başkanına da seslenen İmamoğlu, "Siz talimatsız karar veremiyorsanız, esas iptal edilmesi gereken diploma benimki değil" diye konuştu.
Ekrem İmamoğlu:
Bu kumpasın içinde olan herkes hukuk devleti cinayeti işliyor. Günü geldiğinde hesap verecekler." diyen İmamoğlu, 36 yıl sonra kendisine diplomayla ilgili dava açıldığına değindi ve mahkeme başkanına da seslenerek "Sizin diplomanızı kim koruyacak? Yarın verdiğiniz bu kararları kim koruyacak? Ne kadar geçerli olacak verdiğiniz kararlar? Kalıcı mı olacak zannediyorsunuz?" dedi.
Ben, bu ülkenin 15,5 milyon insanının oy verdiği, 25,5 milyon insanının imzası ile destek olduğu Cumhurbaşkanı Adayıyım.
Bunu zihinlerine kazıyacaklar.
NATO toplanıyor yarın Ankara’da.
Ne anlatacak bu ülkenin başındaki misafirlerine? “Bak, rakibimi hapse attım, 20 tane de dava açtım mı” diyecek?
Sevgili gençler,
kadını - erkeği ile 86 milyonun yoldaşlığı ile çok büyük bir Cumhuriyet, demokrasi zaferi ile sarsılmak; milli egemenlik ve milletin iktidarının TBMM’sini kurmak zamanıdır. Seçme ve seçilme hakkını korumak zamanıdır.
Az kaldı…
Gelecek sizindir, siz geleceksiniz!
Her şey çok güzel olacak!
https://t.co/Zs4UckzaiZ
Şimdi taşlar yerine oturdu.
Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanlığı ile anlaşarak oraya Deniz Göktaş'ı kurtarma tiyatrosuna gitmiş.
Sulh cezaya girmeden önce zorla görüşme yaptırılmış ki bunu ancak savcı isterse sağlayabilir. Savcının izin vermediği biri Göktaş ile görüşemez o arada.
Göktaş orada Kılıçdaroğlu'nu tersleyince "Adliyeden el ele kol kola çıkma" mizanseni yapılamayacağı anlaşılıyor ve Deniz Göktaş'ın tutuklanması artık mukadder oluyor.
Karşı karşıya olduğumuz "mekanizma" tahminimizden daha girift ve daha fazla müttefiki var.