Aşka dair nicedir soğuk rüzgarların estiği topraklarda konakladım. Bu çetrefilli bilinmeyen o kadar garip ve anlaşılmaz bir haldeki, artık dönüp bakmaya bile takatim yok. Çünkü unuttum, sanki kaybolmuş fotoğraflar gibi. Nedir, neye benzer, nasıl kokar, artık hatırlamıyorum.
Bir astrolojik bilgi de benden olsun: Bu tarz astrologlar genelde istihbarat ekipleriyle birlikte çalışarak halk üzerinde algı oluştururlar. Eğer bir şey söylüyorlarsa tersinin yaşanması mümkündür, inanmayın.
Ülkenin yönetimini neden Siyasal İslamcılardan alıp İttihatçılara verdiler? Hristiyan Birliği(Vatikan), İttihatçılarla hangi konuda ve nasıl anlaştı? Ekonominin yönü başka taraflara kaymaya başladı ve varlıklar yeni dönemde kimin ellerinde olacak? Gül ve ekibi kimi başa getireck?
"Bu meseleyi nasıl çözeceğiz?" diye sorup duruyorlar. Çözüm aslında çok basit; Hz. Peygamber olsa nasıl çözerdi, nasıl cevap verirdi, hangi kararı alırdı?
Bu kadar.
Bir kış günü çöllerde nilüferler açarsa
Denizde kuşlar yüzer , gökte balık uçarsa
Menekşelerin boyu sarmaşığı aşarsa
Kutuplarda topraklar susuz kalır çatlarsa
Okyanuslar kurur da sahra’yı sel basarsa
Güneş batıdan doğar doğudan da batarsa
Belki o zaman...
Ülkenin yönetimini neden Siyasal İslamcılardan alıp İttihatçılara verdiler? Hristiyan Birliği(Vatikan), İttihatçılarla hangi konuda ve nasıl anlaştı? Ekonominin yönü başka taraflara kaymaya başladı ve varlıklar yeni dönemde kimin ellerinde olacak? Gül ve ekibi kimi başa getireck?
Sen göz kamaştıran bir parlaklık veriyorsun geceye: Cennetin kanatları uğuldasın basının üstünde, Tıpkı ölümlülerin hayretle açılan gözlerine göründüğün gibi. Tembel bulutlara binip uçarken o havanın kucağında, Onu seyreden insanlar gibi hayranlıkla, Öylece bakıyorum ben sana
R&J
İnsan için bir yankı olarak bile varlığının karşılığını görememesi, var olmak için başka varlıkları yok etmeyi büyük erdemlerden saymaya başladılar. Çürüme kalplerde başlar. İletişimin temelini düzgün atıp, çocuklarınızın varlığını yönlendirmeyi öğrenmelisiniz. Kötülük kötüdür.
Yorum yapma hakkımı kullanmak istiyorum. "Eylemlerinin ahlâki olup olmadıklarını, onların hitap ettiği kitle belirler." Dosto bu sözleriyle eylerimlerin griliğine vurgu yapsa da, evrensel ahlâk yasasında birilerini öldürmek mutlak kötüdür. Lakin karşılığı nedir anlamak zor. +
her türlü yolu mübah olarak görmeye başladılar. Belki de bu noktada temel sorun aile içi iletişimin zayıf ve yok denecek kadar az olmasıdır. Tabi bu durum kesinlikle eylemleri meşrulaştırmaz ama birazda artık tabu haline gelmiş çağdaş aileler çuvaldızı kendisine batırmalıdır.+
Adamlar kendi Tanrılarını çarmıha geriyorlar ve en doğrusunun onlar olduğunu iddia ediyorlar.
Anlatın, Tanrınız çarmıha gerilecek kadar zayıf mı ve kendi günahınızın hesabını bile ödemeye cesaret edemezken, öldürmeyi düşündüğünüz bu Tanrının peşinden hangi yüzle gidiyorsunuz?
Müslüman kardeşlerimiz bize "Üzülmeyin, İsa ölmedi göğe yükseldi" diyorlar.
Kardeşler, biz de O'nun göğe yükseldiğine iman ediyoruz. Ama şöyle;
Önce Haça gerildi.
Üçüncü gün ölümden dirildi.
40 gün aramızda yaşadı.
Sonra göğe yükseldi.
Ahir zamanda ikinci kez gelecek.
Amin.☦️
Çok uzun yıllar taşımış. Bu yüzden masallara ya da hikayelere bakarken, kenarına acaba soru işaretini koyup düşünmekte fayda var. Belki de çok güzel bir tez çalışması olur: Masallar ve Öykülerde Yer Alan Olayların ve Eşyaların Gerçekliğine Dair... diye yapılabilir...
Masallar ya da öyküler ile ilgili olarak varlığı ne kadar gerçekliğe dayanıyorsa, o eser mutlaka varlığını çok uzun yıllar sürdürüyor. Örneğin Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalında anlatılan 'Konuşan Ayna'. Çok garip bir tasvir değil mi? Aynayı konuşturmak... +
Bunun yüzlerce örneği var hem batı dünyasında hem de doğuda. Hatta Matrix izleyenler Neo'nun transfer sürecini hatırlayacaktır. Belki de bir yerlerde gerçekten aynanın içine hapsolmuş ve konuşan bir varlık vardır ve hâlâ o ayna saklanıyordur, bunu bilemeyiz ama masalı varlığını+