🚀 Bugün başlayan IAC 2026, 108 ülkeden binlerce katılımcıyı Antalya’da bir araya getiriyor.
🇹🇷 Türkiye’nin Millî Uzay Programı kapsamında ortaya koyduğu hedefler, uzay alanındaki çalışmalar ve geleceğin teknolojileri dünyanın önde gelen uzmanları tarafından ele alınacak.
🚀 Gezegenimizin uzay vizyonu Antalya’da şekilleniyor!
Bugün başlayan IAC 2026, dünyanın dört bir yanından uzay bilimcileri, araştırmacılar, mühendisler ve sektör temsilcilerini Türkiye’de buluşturuyor.
Uzayın geleceği bugün Antalya’da konuşuluyor!
77.Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026), 108 ülkeden binlerce katılımcıyla bugün başlıyor.
Türkiye’nin 753 bildiriyle ilk sırada yer aldığı kongre, ülkemizin uzay, bilim ve teknoloji alanındaki gücünü dünyaya taşıyor. 🇹🇷
Dünyanın en prestijli uzay zirvesi 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) Antalya'da başladı.
Bilim insanları, mühendisler ve uzay ajanslarını aynı yerde buluşturacak olan Uluslararası Uzay Kongresi'ne tarihinde ilk kez Türkiye ev sahipliği yapıyor.
İsrail’in Suriye’nin Kuneytra vilayetinde sözde “Sufa 53 hattı” üzerindeki faaliyetlerini yeniden başlatması, uluslararası hukuku ve 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nı açıkça hiçe sayan yeni bir ihlaldir.
Bölgede gerilimi sürekli tırmandıran, işgali genişletmeye çalışan bu pervasızlık kabul edilemez. İsrail, Suriye topraklarındaki ihlallerine son vermeli ve işgal ettiği bölgelerden derhâl çekilmelidir.
İsrail’in sınır tanımayan yayılmacılığı karşısında uluslararası toplumun sessizliği kabul edilemez. Uluslararası inisiyatiflerin, hukuku ve bölgesel istikrarı koruyacak somut adımlar atması artık bir vicdani zorunluluktur.
Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Suriye’nin egemenliğini, siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü kararlılıkla savunmayı sürdürecektir.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"Türkiye’nin nasıl son 25 yılına mührümüzü vurduysak, gelecek çeyrek asrına da, gelecek yüzyılına Allah’ın izniyle biz damga vuracağız."
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"AK Parti; sistemin gadrine uğramış, eğitim ve çalışma hakkı elinden alınmış, kamusal alandan dışlanmış, geleceği çalınmış kadınların çabalarıyla, emekleriyle, dua ve destekleriyle başarıya ulaşmıştır."
Milli İstihbarat Teşkilatı, düzenlediği operasyon ile Reyhanlı’da 2013 yılında 53 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının Suriyeli faillerinden Ömer el-Hatip’i, deniz yoluyla Avrupa’ya kaçmak üzereyken yakaladı.
Kırmızı bültenle aranan Ömer el-Hatip, Reyhanlı saldırılarının planlama ve organizasyonunda yer alıyordu. Ayrıca saldırının failleri ile Beşar Esad’a bağlı istihbarat mensupları arasındaki koordinasyonu da sağlıyordu.
Bu süreçte sağduyunun pusulası polemik değil, hukuktur. Devletin görevi vatandaşın hakkını korumak; hepimizin sorumluluğu süreci sağduyuyla takip etmektir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın fon piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin ortaya koyduğu çerçeve açıktır. Milletimizin hakkına ve hukukuna zarar veren, piyasaların sağlıkl�� işleyişini bozan eylemler karşılıksız bırakılmayacak; sorumluluğu bulunanlar konumlarına bakılmaksızın hukuk önünde hesap verecektir.
İlgili kurumlar bir taraftan soruşturma ve tasfiye süreçlerini yürütürken diğer taraftan yatırımcıların haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli, şeffaf ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi için gerekli adımları atmaktadır. Esas olan hukukun gereğinin eksiksiz yerine getirilmesi ve vatandaşlarımızın hakkının korunmasıdır.
Yaşanan sorunun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde bulunduğu ve finansal sistemimizin geneline yönelik bir risk oluşturmadığı resmî açıklamalarla ortaya konulmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımız bu gerçeğin altını çizerken, sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vereceğini açık biçimde ifade etmiştir.
Dolayısıyla finansal istikrarın korunması ile hukuki sürecin kararlılıkla yürütülmesi birbirinin alternatifi değil, aynı yaklaşımın iki temel unsurudur. ��lgili kurumlar likidite ve bulaşma risklerine karşı gerekli tedbirleri uygularken, piyasa bozucu işlemlere ilişkin inceleme ve soruşturmalar da sürdürülmekte; ihtiyaç duyulan yeni idari ve hukuki düzenlemeler hazırlanmaktadır.
Vatandaşlarımızın birikimlerinin ve meşru haklarının korunması, yürütülen sürecin temel önceliğidir. Tasfiye ve ödeme işlemlerinin adil, sağlıklı ve mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasına yönelik çalışmalar bu anlayışla sürdürülmektedir.
Sürecin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yakından takip edilmesi ve ekonomi yönetimi ile ilgili kurumların aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi, meselenin yalnızca mevcut mağduriyetlerle sınırlı ele alınmadığını göstermektedir. Vatandaşın hakkı korunurken, benzer sorunların tekrarını önleyecek düzenleme ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi de aynı kararlılıkla ele alınmaktadır.
Fon piyasalarında ortaya çıkan sorun karşısında devletimizin ilgili kurumları kendi görev ve yetkileri çerçevesinde eş zamanlı ve koordineli biçimde hareket etmektedir. Finansal İstikrar Komitesi, Sermaye Piyasası Kurulu, ekonomi yönetimi, adli makamlar ve diğer ilgili kurumların yürüttüğü çalışmalar; yatırımcı haklarının korunmasından hukuka aykırı işlemlerin tespitine kadar geniş bir alanı kapsamaktadır. Tasfiye sürecinin yatırımcıların meşru hakları ve kamu yararı gözetilerek hızlı ve sağlıklı biçimde yürütülmesi amacıyla, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturulan Fon Koordinasyon Kurulu sürecin koordinasyonunu sağlayacaktır.
Bu çok yönlü çalışma, Sayın Cumhurbaşkanımızın meselenin üzerine kararlılıkla gidilmesi yönündeki yaklaşımıyla sürdürülmektedir. Tasfiye sürecinin sağlıklı biçimde tamamlanması, sorumlulukların ortaya çıkarılması ve finansal piyasaların güvenilir işleyişinin güçlendirilmesi devlet kurumlarının ortak hedefidir.
Sürecin siyasi polemiklere ve algı tartışmalarına çekilmesi, ne hukukun işleyişini ne de vatandaşlarımızın haklarının korunmasına yönelik kararlılığı gölgeleyebilir. Bu meselede belirleyici olan söylemler değil; hukuk, şeffaflık ve milletimizin hakkıdır.
@burhanduran Bu süreçte sağduyunun pusulası polemik değil, hukuktur. Devletin görevi vatandaşın hakkını korumak; hepimizin sorumluluğu süreci sağduyuyla takip etmektir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın fon piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin ortaya koyduğu çerçeve açıktır. Milletimizin hakkına ve hukukuna zarar veren, piyasaların sağlıklı işleyişini bozan eylemler karşılıksız bırakılmayacak; sorumluluğu bulunanlar konumlarına bakılmaksızın hukuk önünde hesap verecektir.
İlgili kurumlar bir taraftan soruşturma ve tasfiye süreçlerini yürütürken diğer taraftan yatırımcıların haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli, şeffaf ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi için gerekli adımları atmaktadır. Esas olan hukukun gereğinin eksiksiz yerine getirilmesi ve vatandaşlarımızın hakkının korunmasıdır.
Yaşanan sorunun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde bulunduğu ve finansal sistemimizin geneline yönelik bir risk oluşturmadığı resmî açıklamalarla ortaya konulmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımız bu gerçeğin altını çizerken, sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vereceğini açık biçimde ifade etmiştir.
Dolayısıyla finansal istikrarın korunması ile hukuki sürecin kararlılıkla yürütülmesi birbirinin alternatifi değil, aynı yaklaşımın iki temel unsurudur. İlgili kurumlar likidite ve bulaşma risklerine karşı gerekli tedbirleri uygularken, piyasa bozucu işlemlere ilişkin inceleme ve soruşturmalar da sürdürülmekte; ihtiyaç duyulan yeni idari ve hukuki düzenlemeler hazırlanmaktadır.
Vatandaşlarımızın birikimlerinin ve meşru haklarının korunması, yürütülen sürecin temel önceliğidir. Tasfiye ve ödeme işlemlerinin adil, sağlıklı ve mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasına yönelik çalışmalar bu anlayışla sürdürülmektedir.
Sürecin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yakından takip edilmesi ve ekonomi yönetimi ile ilgili kurumların aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi, meselenin yalnızca mevcut mağduriyetlerle sınırlı ele alınmadığını göstermektedir. Vatandaşın hakkı korunurken, benzer sorunların tekrarını önleyecek düzenleme ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi de aynı kararlılıkla ele alınmaktadır.
Fon piyasalarında ortaya çıkan sorun karşısında devletimizin ilgili kurumları kendi görev ve yetkileri çerçevesinde eş zamanlı ve koordineli biçimde hareket etmektedir. Finansal İstikrar Komitesi, Sermaye Piyasası Kurulu, ekonomi yönetimi, adli makamlar ve diğer ilgili kurumların yürüttüğü çalışmalar; yatırımcı haklarının korunmasından hukuka aykırı işlemlerin tespitine kadar geniş bir alanı kapsamaktadır. Tasfiye sürecinin yatırımcıların meşru hakları ve kamu yararı gözetilerek hızlı ve sağlıklı biçimde yürütülmesi amacıyla, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturulan Fon Koordinasyon Kurulu sürecin koordinasyonunu sağlayacaktır.
Bu çok yönlü çalışma, Sayın Cumhurbaşkanımızın meselenin üzerine kararlılıkla gidilmesi yönündeki yaklaşımıyla sürdürülmektedir. Tasfiye sürecinin sağlıklı biçimde tamamlanması, sorumlulukların ortaya çıkarılması ve finansal piyasaların güvenilir işleyişinin güçlendirilmesi devlet kurumlarının ortak hedefidir.
Sürecin siyasi polemiklere ve algı tartışmalarına çekilmesi, ne hukukun işleyişini ne de vatandaşlarımızın haklarının korunmasına yönelik kararlılığı gölgeleyebilir. Bu meselede belirleyici olan söylemler değil; hukuk, şeffaflık ve milletimizin hakkıdır.
AK Parti Ankara Milletvekilimiz ve önceki dönem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Prof. Dr. Vedat Bilgin’in kıymetli annesinin vefatını teessürle öğrendim.
Merhumeye Allah’tan rahmet; Sayın Bakanımıza, ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekânı cennet, makamı âli olsun.
Kraliçe Mathilde:
"Çocuklar, küresel bir teknoloji deneyinin denekleri ya da veri toplamaya ve dikkat çekmeye dayalı iş modelleri için bir ayarlama değişkeni haline getirilemezler. Çocuklar, özellikle savunmasız bir grup olarak korunmalı ve güçlendirilmelidirler."