DERLENİŞ YAYINLARI, 10. Kadıköy Kitap Günlerinde yerini alıyor.
Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenen 10. Kadıköy Kitap Günleri 12-21 Haziran 2026 tarihleri arasında Kadıköy Belediyesinin bahçesinde yapılacaktır.
Yandaş kanallarda ara sıra dini programlara denk geliyorum.
Nihat Hatipoğlu’na bir kadın bağlanıyor.
“Kocam beni kız kardeşimle de aldattı, gelinimle de yakaladım” diyor.
Sonra ne soruyor biliyor musunuz?
“Onunla aynı yatakta yatmıyorum, kadınlık görevimi yapamıyorum. Günahkâr mıyım?”
İnsanın içi acıyor.
Kadın aldatılmış, aşağılanmış, yataktan kovulmuş.
Ama hâlâ kendi günahını sorguluyor.
Nihat Hatipoğlu bile bir an donup kalıyor.
İşte yandaş medyanın ve bu düzenin yarattığı tablo bu.
Kadına yıllarca öyle bir itaat, korku ve suçluluk duygusu yüklenmiş ki; yaşadığı ihaneti değil, erkeğe hizmet edip etmediğini düşünüyor.
Bunun adı dindarlık değil.
Kadını ezilmişliğe mahkûm eden çarpık zihniyettir.
#nihathatipoğlu #türkiye #siyaset #gündem #program
İşte görüyorsunuz. AK Parti eski milletvekili ve komisyon başkanı Reşat Petek, hazırlanan raporu dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman'a bizzat teslim ediyor. Buradan “Kayıtlarımızda böyle bir rapor bulunmamaktadır” diyen Meclis Başkanlığı'na sesleniyorum: Hiç utanmıyor musunuz? 2 aydır bu konuyu soruyorum. 24 soruluk soru önergesi verdim. Ne raporu ortaya koyabiliyorsunuz ne de sorulara cevap verebiliyorsunuz. Sayın @NumanKurtulmus bu ne haldir? Bu nasıl bir skandaldır? Millet adına soruyorum: Bu rapor nerededir?
CHP'nin kurumsal varlığını yok etmeye yönelik saldırılara ilişkin yorumlar yapan ve muhalif geçinen burjuva siyasetçilerinin, gazetecilerin, ekranlarda dilli düdük gibi 24 saat öten televizyoncuların, yorumcuların içler acısı hallerini hep birlikte izliyoruz, değil mi?
Gerçek CHP'li Örsan Öymen gibi bir elin parmağını geçmeyen namuslu insan dışında hiçbirinden tüm bu operasyonların ardındaki kuzguni gücün ABD Emperyalist Haydut Devleti olduğunu duydunuz mu?
Tayyip'in ve Sorosçu hain Kılıçdaroğlu'nun bu operasyonlarda sadece birer kukla olduğu gerçekliğini söylemeye hiçbirinin yüreği yetiyor mu?
ABD Emperyalistleri için bu saldırıların en önemli hedefinin Tayyipgiller'i iktidarda tutarak adına "Terörsüz Türkiye", "Barış, Kardeşlik, Demokrasi Projesi" dedikleri BOP'un Türkiye ayağının hayata geçirilmesi yani ülkemizin en az üç parçaya bölünmesi olduğunu zikredebilen var mı?
Ne yazık ki yok...
Oysa biz defalarca dedik ki; Türkiye'nin en kahredici gerçeği, 1950'den itibaren ABD Emperyalistlerinin yarısömürgesi konumuna düşürülmüş olmasıdır. Hatta bu acı gerçekliği, 14 Mayıs 2023 Seçimleri için TRT'de yaptığımız propaganda konuşmasında bir kez daha dile getirdik.
Ve konuşmamızın bir bölümünde dedik ki;
Bu ağulardan da acı gerçeği netçe göremedik miydi; tüm seçimlerimiz yarı narkozlu birinin yapacağı tercihlere benzer. Kimin dost, kimin düşman olduğunu asla ayırt edemeyiz...
Bazı saygıdeğer arkadaşlarımız, bizimle ilk karşılaştıklarında ya da sosyal medya mesajlarında bize olan sevgi, saygı ve hayranlıklarını belirtirken cesaretimizi öne çıkarıyorlar. Oysa cesaret gerektiren durumlar söz konusu değil şu anki Türkiye’nin siyasi ve sosyal ortamında.
Bizim yaptığımız; ülkemizin başına Amerika tarafından çöktürülen bu ABD devşirmesi, ABD yapımı, ABD kuklası Kaçak ve de Haram Saray Tayyipgiller iktidarının ülkemize, halkımıza, vatanımıza durup dinlenmeden, sistemli ve programlı bir biçimde yapıp ettiği kötülükleri, ihanetleri gerçeklikte neyse öylece ortaya koymaktan ibarettir sadece. Bunu da insan olmanın sorumluluğunu duyan ve onun hakkını vermek isteyen her vatandaşımızın yapması gerekir. Yani insan olmaktan kaynaklanan doğal bir görevdir bizim yaptığımız.
Bizce kahramanlık; daha farklı davranışları ifadelendiren durumlar, olgular, duruşlardır. Bunların ne gibi şeyler olduğuna dair birkaç örneklendirmede bulunuyoruz aşağıda. İlgi duyan arkadaşlarımız izleyebilirler…
2026 1 Mayıs'ını da geride bıraktık...
Bu 1 Mayıs'ı da sadece ve sadece Taksim için savaşanlar layıkıyla kutlamıştır. Taksim için savaşırken AKP'giller'in emriyle gözaltına alınan tüm yiğit devrimcileri kutlarım. Bu devrimcilerin hepsini hasretle kucaklar, alınlarından öperim.
Beşiktaş'tan Taksim'e ulaşmaya çalışan Yoldaşlarımız AKP'giller'in Kolluk Kuvvetleri tarafından gözaltına alınmaya devam ediliyor.
Eninde sonunda Taksim Vatanımızı özgürleştireceğiz!
Gün Gelecek, Devran Dönecek, AKP Halka Hesap Verecek!
Basına ve Kamuoyuna
Halk düşmanı AKP iktidarının Kolluk Kuvvetleri, Beşiktaş’ta toplanarak Taksim’e doğru yürüyüşe geçen Partililerimizi hukuksuz bir şekilde gözaltına almıştır.
Bilindiği gibi Partimiz, her yıl olduğu gibi bu 1 Mayıs’ta da 1 Mayıs’ın Anavatanı olan Taksim’de olacağını haftalar öncesinden ilan etmiştir. Tayyip’in emriyle İstanbul genelinde adeta sıkıyönetim ilan edilmiş, Taksim’e yakın tüm ilçeler abluka altına alınmıştır.
Saat 09.30 civarı Beşiktaş’tan Taksim’e doğru yürüyüşe geçen Yoldaşlarımızın önü Çevik Kuvvet tarafından kesilmiş, Yoldaşlarımız AKP’giller’in Kolluk Kuvvetlerine karşı uzun süre yiğitçe direnmiştir. Ancak Çevik Kuvvet, onlarca Yoldaşımızı şiddet uygulayarak gözaltına almıştır.
Süreçle ilgili bilgilendirmelerimiz devam edecektir.
Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın Taksim İçin Savaşanlar!
Basına ve Kamuoyuna
Halkın Kurtuluş Yolu Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Yusuf Gençer de gözaltında!
Bilindiği gibi Genel Başkan'ımız Nurullah Efe, Halkın Kurtuluş Yolu Gazetesi'nin 210'uncu sayısında yayımlanan ve hiçbir şekilde suç unsuru içermeyen Başyazısı nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" isnadıyla dün gözaltına alınmış, geceyi İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde geçirmiş, tutuklama talebiyle Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilmiş ve adli kontrolle serbest bırakılmıştı.
Söz konusu Başyazının yayımlanmasından dolayı Halkın Kurtuluş Yolu Gazetesi Yazı İşeri Müdürü Yusuf Gençer de bu akşam İzmir'deki evine gelen polisler tarafından hukuksuz bir şekilde gözaltına alınarak Yamanlar Polis Karakolu'na götürülmüştür. Geceyi burada geçirecek olan Gençer, Büyükçekmece Savcılığının talimatı uyarınca mevcutlu olarak yarın İzmir Savcılığına çıkarılacak, Gençer'in ifadesi SEGBİS yoluyla alınacaktır.
Haksız ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alınan Yusuf Gençer yalnız değildir!
Basına ve Kamuoyuna
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Cumhurbaşkanına hakaret" isnadıyla ve tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen Genel Başkan'ımız Nurullah Efe, Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Genel Başkan'ımız Nurullah Efe'ye açılan sayısız davalardan birinin sonucunda 11 Mart 2026 tarihinde verilen ev hapsi cezası devam etmektedir.
ABD kuklası AKP'giller bilmelidir ki, muhalif kesimleri sindirmek için bir operasyon enstrümanına dönüştürdükleri yargı eliyle tezgâhlanan hukuk maskeli bu saldırılar Genel Başkan'ımızın ve Partimizin mücadelesini şimdiye kadar engelleyememiştir, bundan sonra da engelleyemeyecektir.
Parti Avukatlarımızdan Kerim Bütün ve Genel Başkan'ımız Nurullah Efe'nin Büyükçekmece Adliyesi önünde yaptıkları açıklamalar aşağıdadır.
Basına ve Kamuoyuna
AKP’giller’in “Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu”nun Şikayetiyle Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’nin ve Partimizin Resmi X Hesapları Erişime Engellendi!
https://t.co/nyOuwXFMv8
MESLEK FABRİKASI İZMİR HALKININDIR!
AKP'giller; Halkapınar'da bulunan, Kuvayımilliye yadigarı olan ve 06 Nisan 1926 tarihli İcra Vekilleri (Bakanlar Kurulu) Kararıyla İzmir Belediyesinin kullanımına bırakılan, eski un fabrikasına,
☑️455 bin konut yapacağım dedi Yaptı.
☑️Karabağ'ı alacağım dedi Aldı.
☑️Kapalı Maraş'ı açacağım dedi Açtı.
☑️Ayasofya'yı cami yapacağım dedi Yaptı.
☑️Fetoyu silkeleyeceğim dedi Silkeledi.
☑️Başörtüsünü serbest bırakacağım dedi Bıraktı.
☑️CHP zihniyetinin Türkiye'yi sömürmesine son vereceğim dedi Verdi.
☑️Şam'a Türk bayrağı dikeceğim dedi Dikti.
☑️PKK'yı, YPG'yi bitireceğim dedi Bitirdi.
☑️Verdiği tüm sözleri tutan adamın adıdır.
Bir Ömür Erdoğan 🇹🇷