Ey huzura kavuşmuş nefis! Rabbine, O’ndan razı olmuş ve O da senden razı olmuş olarak dön. Kullarımın arasına katıl, cennetime gir.
(Fecr Suresi, 27-30)
Mekke Anlaşması #ilemrigecikmez Arda Okan Nwaneri #tcell Hakan Fidan Gürkan Gürdal Avro Anadolu Grubu Necati Ateş #vestl Turkcell Togg Pasifik Holding Funda Bakış Parti Meclisi Sallai Nwaneri
11 Kilometre Uzaktan Tek Bir Molekülü Yakalayan Canlı Radar: Güve Antenleri
Doğadaki haberleşme ve algılama sistemlerini incelediğimizde, insanoğlunun en ileri teknolojik radar sistemlerini dahi geride bırakan muazzam bir mikro mühendislikle karşılaşırız. Gece karanlığında sessizce uçan güveler, kafalarının üzerinde taşıdıkları yelpaze ve kuş tüyü şeklindeki özel antenleriyle, yeryüzünün en hassas koku algılama teknolojisine sahip olarak yaratılmışlardır.
Kuş Tüyü Görünümlü Nano Teknolojik Alıcılar
Erkek güvelerin baş kısımlarında yer alan ve adeta estetik birer kuş tüyünü andıran bu antenler, sıradan birer kıl veya uzantı değildir. Bilim insanları mikroskop altında bu yapıları incelediklerinde, yüzey alanını maksimuma çıkaracak şekilde tasarlanmış binlerce mikro dal ve bunların üzerinde yer alan milyonlarca koku algılayıcı gözenek (sensilla) keşfetmişlerdir. Durgun gece havasında uçarken bu tüysü yapı bir süzgeç görevi görür ve havada süzülen dişi feromonlarını (kimyasal evlilik sinyallerini) adeta bir ağ gibi yakalar. Şuursuz bir böceğin kafasında, havadaki görünmez gaz moleküllerini süzecek bir aerodinamik süzgeç yapısının bulunması, kör tesadüflerin veya cansız maddelerin bir araya gelerek oluşturabileceği bir şey kesinlikle değildir.
Kilometrelerce Öteden Gelen Evlilik Çağrısı
Dişi bir güve, üreme döneminde havaya yalnızca birkaç pikogram (milyonda bir gram) ağırlığında özel bir koku molekülü salgılar. Bu koku havaya karıştığında o kadar seyrekleşir ki, modern laboratuvar cihazları bile bu izi sürmekte yetersiz kalır. Ancak erkek güve için bu bir engel değildir. Erkek güve, bu devasa hava kütlesi içinde dağılmış olan tek bir feromon molekülünü bile tam 11 kilometre uzaktan tespit edebilir. Sinyali aldığı an antenlerindeki mikro sinirler elektriksel uyarılara dönüşür ve güve, milimetrik bir yön tayiniyle zifiri karanlıkta kilometrelerce ötedeki dişisine doğru hatasız bir uçuş gerçekleştirir.
Akıllı Dronlara İlham Veren Jiroskop Sistemi
Güve antenlerinin tek mucizesi koku algılamak değildir. Bu fevkalade yapılar aynı zamanda havada yön bulmayı sağlayan birer biyolojik jiroskop (denge cihazı) görevi görür. Uçuş esnasında rüzgârın yönünü ve türbülansı beyne milisaniyeler içinde rapor eden bu sistem sayesinde canlı, havada rotasını düzeltir. Günümüzde mühendisler (University of Washington gibi kurumlarda), bu kusursuz pasif algılama ve yön bulma sistemini taklit ederek dışarıdan enerji almadan koku takibi yapabilen akıllı mikro dronlar tasarlamaktadır.
Açıkça görüldüğü üzere; milimetrik bir alana sığdırılmış milyonlarca koku sensörü, kilometrelerce ötedeki tek bir molekülü ayırt edebilen kimyasal yazılım ve havada denge sağlayan jiroskop sistemi tek bir anda, eksiksiz olarak var olmak zorundadır. Bu muazzam mikro radar teknolojisi, her canlıyı ihtiyacı olan sistemlerle eksiksiz donatan, göklerin ve yerin tek hakimi olan Yüce Allah’ın sonsuz ilmini ve harika sanatını bizlere kanıtlamaktadır.
İslam’ın kendisi ılımlıdır. Sevecen, makul, tutarlı bir dindir. İnsanlara huzur verir. İslam’da şiddet yoktur. İslam merhamet dinidir, sevgi ve barış dinidir. İslam’da özgürlük vardır, hayat vardır, neşe vardır. İslam ultramodern hayatın ta kendisidir.
#HayırlıAkşamlar#türkiye
Yaşamı Ayakta Tutan Kusursuz Pompa
Yaratılış Harikası Kalpteki Akıllı Elektrik Şebekesi
İnsanoğlu, göğüs kafesinin içinde hiç durmaksızın çalışan o muazzam organı çoğunlukla sıradan bir et parçası olarak görür. Oysa her bir hücresiyle ayrı birer mühendislik harikası olan insan kalbi, modern teknolojinin bile benzerini üretemediği muazzam bir hidrolik pompa sistemidir.
Çift Pompalı Akıllı Kombinasyon
İnsan yapımı pompalardan farklı olarak kalp, tek bir gövde içinde çalışan iki ayrı pompadan oluşur. Sağ taraf kirli kanı temizlenmesi için akciğerlere gönderirken, sol taraf ise temiz kanı tüm vücuda dağıtır. Kalbin sağ ve sol tarafı, birbirine asla karışmaması gereken temiz ve kirli kanı kusursuz bir zamanlamayla yönetir. Kalp, gece gündüz hiç durmadan çalışır ve günde yaklaşık 100.000 kez atarak kanı tüm vücuda pompalar.
Kendi Elektriğini Üreten Jeneratör (Sinüs Düğümü)
Bir pompanın çalışması için dışarıdan bir motora ihtiyaç vardır. Ancak kalbimiz, çalışması için gereken elektriksel uyarıyı kendi içinde üretir. Sağ kulakçıkta yer alan özel bir hücre grubu, adeta bir jeneratör gibi çalışarak düzenli elektrik sinyalleri yayar. Bu sinyaller, kalbin kas duvarları boyunca döşenmiş özel bir elektrik şebekesi vasıtasıyla milisaniyeler içinde tüm kalbe dağıtılır. Kalp, her atım için beyinden bir komut beklemeden kendi elektriksel uyarısını oluşturabilir. Sinir sistemi ise kalbin hızını ihtiyaca göre düzenler.
Valfler ve Akış Kontrolü
Kalbin içindeki kapakçıklar, kanın sadece tek bir yöne akmasını sağlayan kusursuz supaplardır. Bu kapakçıklar, kalbin her atımında doğru zamanda açılıp kapanarak kanın geriye kaçmasını engeller. Sağlıklı bir kalpte bu canlı yapılar, ömür boyunca milyarlarca kalp atımına eşlik ederek görevlerini sürdürür.
Çalışmasının durması kısa sürede hayati tehlikeye yol açan bu hayati organ; içindeki jeneratörüyle, kapakçıklarıyla ve çift pompalı tasarımıyla olağanüstü bir uyum içinde çalışır. Cansız ve şuursuz atomların bir araya gelerek böyle bir mühendislik harikası oluşturması tesadüflerle açıklanamaz. Kalpteki bu muazzam nizam, her canlıya can veren Yüce Allah'ın sonsuz gücünü ve merhametini gözler önüne sermektedir.
Ateş Böceklerinde Yaratılan Soğuk Işık Teknolojisi
Ateş böcekleri kendi ışıklarını üretir. Bu ışıkla birbirleriyle haberleşirler. Tehlike anında düşmanlarını da uyarırlar. Ateş böceklerinin ışığı çok özeldir. Neredeyse hiç ısı üretmez. Bu nedenle bilim insanları yıllardır bu sistemi araştırmaktadır.
İnsanoğlunun ürettiği en gelişmiş ampuller bile elektriği ışığa dönüştürürken muazzam bir ısı açığa çıkarır ve enerjiyi boşa harcar. Oysa bu küçük canlının gövdesindeki kusursuz kimya laboratuvarı, enerjinin neredeyse yüzde yüzünü hiç ısı üretmeden, tamamen berrak bir ışığa dönüştürür. Üstelik bu canlılar, hiçbir elektrik kablosu veya güç kaynağı olmadan, hücrelerindeki özel enzimler sayesinde bu ışığı istedikleri an yakıp söndürebilirler.
Mühendislerin laboratuvarlarda sıfır enerji kaybıyla çalışan lambalar üretebilmek için taklit etmeye çalıştığı bu üstün aydınlatma teknolojisi, elbette kör tesadüflerin eseri olamaz. Küçücük bir böceğin gövdesine bu kusursuz mühendisliği yerleştiren ve tüm evreni benzersiz sanatı ile nurlandıran Yüce Rabbimizdir.
Mehdiyet Korkulacak Bir Olay Değildir
AI Hilal Alevi Özlem Çerçioğlu Ndombele Koopmeiners Rafael Leao Şebnemin Ozan Kabak TestBiziz BasınAçıklamasına Müdahale Hull City Mustafa Kemal Atatürk Camavinga Rios Sofyan Amrabat
30 Ağustos Zafer Bayramı Winsley Boteli Girne #KKTC Mustafa Kemal Atatürk Sahil Güvenlik Anıtkabir Erhan Arıklı Gemide 259 Murat Şenkul Cem Yılmaz HÜRJET Nüfus On Yılı Filo Jet'e
İSLAM BİRLİĞİ MÜ'MİNLERİN EN BÜYÜK GÜCÜDÜR
Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ve bölünüp parçalanmayın."
(Al-i İmrân Suresi, 103) #Kuran#birliktegüçlüyüz#Muğla#islam