Artık insanların kıskançlığı eskisi gibi değil. Kimse sadece paranı, arabanı ya da sahip olduklarını kıskanmıyor. Çünkü bunların çoğu bir şekilde elde edilebilir şeyler. Asıl kıskanılan şey; senin enerjin, bulunduğun ortama kattığın hava ve insanların sana duyduğu gerçek bağ. Sen bir ortama girdiğinde dikkat çekiyorsan, insanlar seni dinliyorsa, yanında huzur buluyorsa işte orada görünmeyen bir değer oluşur. Bu, satın alınamaz, taklit edilemez. İnsanların seni desteklemesi, arkandan iyi konuşması ve sen yokken bile varlığını hissettirmeleri… Asıl mesele bu. Ve tam olarak bu yüzden, en çok da buna sahip olanlar kıskanılır. ��ünkü bu, sahip olunan bir şey değil; olunan bir şeydir.
iki çocuk dışarı çıkıp birer simit yiyip birer meşrubat içse 500 lira. iki ergen bi sinemaya gidip birer kahve içse 1.000 lira. çocukları sanal dünyaya hapseden sizsiniz
"Kendimi hâlâ, nasıl derler, biraz gelip geçici hissediyorum. Daha on beş yaşın ne demek olduğunu bilmeden yirmime girdim, yirmi nedir bilmeden de otuzuma girdim ve şimdi yetmiş iki yaşında biri olarak, önünde uzun bir zaman olan bir insan gibi düşünmeyi bırakmam gerekiyor."
Sokak hayvanı diye bi'şey yoktur. İşgal edip beton yığınına çevirdiğiniz yerlerde yaşamaya çalışan canlılar vardır. Bunu bile anlayamayacak kadar sığ ve cahilsiniz. Her yere yayılıp ben bunu burada istemiyorum demekte mallıktır.
Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Türkmen Alevi Karacaören Köyü halkı tarihi bin yıl öncesine dayanan baharın gelişi Glavan Bayramını kutladı. Çiğdem Gezdirmece olarak da bilinir. Eski bir Türkmen bayramıdır.
Cihan Ünal'dan yeni yıl mesajı:
"Türkiye'de magandalık kurumlaştı. Kadınlara, çocuklara, köpeklere, kedilere eziyet edenler...
Kötülüğün zaferine engel olmak lazım. Bunun için bir yol var; o da Mustafa Kemal Atatürk!"
Kimseye size değer vermesi ve iyi davranması gerektiğini anlatmayın. İlgi, saygı ve açık iletişim için dilenmeyin. Doğru insanlar bunları size kendiliğinden sunarlar. Sunmuyorlarsa çevrenizde olma haklarını kaybetmişler demektir. Yani, sözsüz tepki: haydi güle güle.
Zorlanmalarımızı gizlemek zorunda değiliz. Zayıflıklarımızdan ya da travmalarımızdan utanmamız gerekmiyor. Nedir bu her şeyi örtüp kusursuz görünme çılgınlığı? Kusurluyuz ve bunu kabullenmek müthiş bir özgürlük. İnsanız sadece.
Kaygılı bağlanan kişiler belli aralıklarla sevildiğine dair cümleler ve davranışlar görmediğinde ciddi anlamda tetiklenirler. Onu sevmekten vazgeçtiklerini düşünüp içsel anlamda bir huzursuzluk yaşarlar.
“Bence bir insanın büyüklüğünü belli eden şey, Amor Fati’dir.” Diyor Nietzsche. Amor Fati kaderini sevmek demektir. Başkalarının düşüncelerini bir kenara bırakıp önce kendi yaşamından razı olmaktır. Hayatı olduğu gibi, bütünüyle kucaklamaktır. Acısıyla, tatlısıyla kabullenmektir.
Oralı olmamak... Bunu başarabilen bi insan sosyal ilişkilerdeki sorunların %80ini çözer. Oralı olmamak, üzerine alınmamak, odağını değiştirmek, işine bakmak, takılmaya değer bulmamak, geri zekalı muhataplara büyük anlamlar atfetmemek
İstanbul Valiliği bugün sokakta yaşayan hayvanların beslenmesini yasakladı.
Bu kenti betonlaştıranlar, ormanlarını yok edenler şimdi “doğanın dengesi”ni hatırladı.
İstanbul’un sokakları da, hayvanları da sahipsiz değil.
Hayvanların yaşam hakkını da kent hakkını da Saray Rejimi'nin insafına bırakmayacağız!
🔴 İstanbul Valiliği, parklar, bahçeler, okul ve hastane çevreleri dahil olmak üzere birçok alanda sokak köpeklerine “kontrolsüz besleme” yapılmasını yasakladı.