Bazı arkadaşlar #FON ların çalışma mantığını tam olarak bilmiyor. Bugün size bir fonun nasıl hayatta kaldığını ve ne olursa "hayatını kaybedeceğini" insan vücudu üzerinden anlatmaya çalışacağım.
Eğer herhangi bir fona yatırımınız varsa, bu yazı sizin için çok faydalı olacaktır.
Fon dediğimiz yapı, aslında canlı bir varlık gibi hareket eder. Nasıl ki vücudumuz trilyonlarca hücrenin birleşmesinden oluşuyorsa, fonlar da on binlerce yatırımcının birleşmesinden oluşur.
Fonun Beyni: Fon Yöneticisi
Fonun Elleri ve Ayakları: Trade ve Araştırma Ekibi
Fonun Kalbi: Portföy Yönetim Kuruluşu
Fonun Damarlarında Akan Kan: PARA'dır.
İnsan vücudunun varlığının devamı kan akışına bağlıdır. Kan akışı durur ya da kan miktarı azalırsa insan hayatta kalamaz.
İşte fonlar için de bu böyledir. Fon iyi yönetilirse sürekli yeni yatırımcılar kazanır ve taze para ile beslenir. Bu sayede varlığını problem yaşamadan devam ettirebilir. Hatalı hisse seçimi yapsa bile, sürekli akan taze para ile bu yanlışların üzerini örtebilir, hasarı tedavi edebilir.
Ancak fon iyi yönetilmediğinde yeni yatırımcı gelmemeye, yani organizma taze para bulamamaya başlar. Taze para gelmediğinde ise hatalı işlemlerin ve yanlış hisse seçimlerinin yarattığı zararlar mecburen mevcut yatırımcıya yansır.
👦🏻Taze para giren fon genç insan gibidir, Yaraları hızlı iyileşir.
👴🏻Para girişi duran Fon Şeker hastası gibidir, Yaralanırsa iyileşmesi uzun sürer. bu yüzden yaralanmamaya yani zarar etmemeye çok dikkat etmelidir
Zarar etmeye başlayan yatırımcılar fondan paralarını çekmeye başlar. İşte olayın koptuğu nokta burasıdır.
Bu çıkış kısa süreli olursa, Kızılay'a kan bağışlamış gibi ufak bir baş dönmesiyle süreç atlatılabilir. Ancak çıkışlar sürekli hale gelir, yani kanama durmazsa bu sefer fon yönetimi kanamayı durduracak hamleler yapmaya başlar.
Yine insan vücudunu düşünün. Kanama varsa 2 çözüm vardır:
🟢Kanamayı durdur.
🟢Kan nakli yap.
Fon yönetimi kanamayı durdurmak için getiriyi düzeltici hamleler yapmaya çalışır. Bütün yeteneklerini kullanarak güzel fırsatları değerlendirmeye ve getiriyi düzelterek çıkışı durdurmaya çabalarlar. Ancak bunu yaparken taze para girişi olmadığı için risk almak zorunda kalırlar. Yani ellerinde olmayan parayı (repo, kaldıraç vb.) kullanarak hamleler yapmaya ve yüksek getiri sağlayarak yatırımcıyı çıkıştan vazgeçirmeye çalışırlar.
Eğer bu hamleler işe yararsa yatırımcı girişi tekrar başlar, fon aldığı borçları öder ve yoluna devam eder.
Ancak tam tersi olursa; yani fon hem borç alıyor, hem kaldıraç kullanıyor, riskli işlemler yapıyor ve bunun üzerine hala zarar ediyorsa yatırımcı iyice tedirgin olmaya başlar. Çıkışlar hızlanır.
Bu noktada fon, yatırımcıların para çıkışını ödeyebilmek için elindeki likit (kolay nakde dönen) varlıkları satmaya başlar. Yani portföydeki büyük, BİST 30 ve BİST 50 hisselerinden çıkarlar. Çünkü elindeki sığ ve küçük hisseleri satmaya kalksa tahtayı taban yaptırır ve çok daha büyük zarara uğrar.
Fonun bu hamlelerine rağmen çıkış durmazsa ve yatırımcılar paralarını istemeye devam ederse, fon yönetimi (yetkisi varsa ) borçlanarak (repo yoluyla vb.) insanların parasını ödemeye çalışır.
Eğer çıkış hala durmazsa işin en can sıkıcı bölümü başlar.
Fon yasal mecburiyetlerden dolayı elindeki sığ ve küçük hisseleri satmaya başlar. Bu başladığı anda artık geri dönüş iyice zorlaşır.
Yatırımcı parasını ister
➡️ Fon küçük hisseleri satmaya çalışır
➡️ Hisseler tabana oturur
➡️ Giderek artan zararı gören daha çok yatırımcı çıkmak ister...
⭕Ve kısır döngü başlar.
İşte tam bu noktada artık KAN NAKLİ gerekir.
Bu kan nakli nasıl yapılır?
Fonun kalbi dediğimiz portföy yönetim şirketi, sorunsuz ilerleyen başka bir fonundan zor duruma düşen fonuna destek olabilir, ya da başka bir portföy kuruluşuyla anlaşarak hisselerini ayağa kaldırmak için yardım isteyebilir.
Geçmişte bu kan nakli sürecini yaşayan, son anda para bulup ayağa kalkan fonlar oldu. Ancak yatırımcı için bu süreçler yıpratıcı ve streslidir.
Bu stresli süreçleri yaşamamak için bazı konularda duygusal davranıp ısrarcı olmamak gerekir. Kontrol listeniz şu şekilde olmalıdır:
🟢Fonda para giriş-çıkışını haftada bir takip et
🟡Fonda para çıkışı varsa: 2 günde bir takip et.
🟠Para çıkışı devam ediyorsa: Her gün bak.
🔴Para çıkışı durdurulamıyorsa: Gözünü ayırma.
Unutmayın Hiçbir Fon ve Portföy kuruluşuna borçlu değilsiniz. Duygusal davranmaktan ve inatçılıktan kaçınmaya çalışın.
Para piyasaları Rasyonel davranış gerektirir.
YASAL UYARI: Burada yer alan bilgi ve yorumlar yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Sadece finansal okuryazarlığa katkı sağlama amaçlı kişisel görüşlerdir. Bu bilgilere dayanarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir
Borsada çoğu kişinin görmediği ama parayı asıl kazandıran bir gerçek var: Borsa tek bir piyasa değildir; Her haber bir sektörü parlatır, bir başkasını söndürür. Buna döngüsellik, yani sektör rotasyonu diyoruz. Bunu öğrenmek zorundayız. Zorundayız.
Mantık çocuğun anlayacağı kadar basit: Bir haber duyduğunuzda kendinize tek soru soracaksınız. Bu gelişme kimin cebine para koyar, kimin cebinden para alır?
Örneklerle gidelim.
Petrol yükseliyor diyelim. Hele bir de Hürmüz Boğazı gibi dünya petrolünün ana damarında gerginlik varsa, arz endişesi rafineri marjlarını açar; Tüpraş gibi rafinerici hisseler sert tepki verir. Bunu daha geçen aylarda hep beraber izledik. Petrokimyada ise ince bir detay var, iyi dinleyin: Petkim gibi şirketlerin ana hammaddesi naftadır ve nafta fiyatı petrole bağlıdır. Şirket bu naftayı parçalayıp polietilen, polipropilen, PVC gibi plastik hammaddelerine çevirir.
Yani petrol yükselince maliyet de artar; hisseyi asıl uçuran şey petrolün kendisi değil, tedarik sıkıntısı çıkıp ÜRÜN fiyatlarının hammaddeden hızlı koşması, yani marjın açılmasıdır. Zinciri bilen, haberin hangi halkaya vurduğunu görür.
Şimdi tersini düşünün: Petrol düşüyor. Kimin en büyük gideri yakıt? Havacılığın ve lojistiğin. Petrol gevşediğinde havayolu ve nakliye-lojistik hisselerinin verdiği sert tepkileri de yine yakın zamanda, kısa sürede yirmili yüzdelere varan hareketlerle gördük. RYSAS, PASEU çok kısa zamanda güzel yükseldiler. Aynı haber, bir sektöre zehir, öbürüne ilaçtır.
Altın yükseliyor diyelim. Altın madencileri neden altının kendisinden daha sert tepki verir biliyor musunuz? Kaldıraç etkisinden. Madencinin çıkarma maliyeti aşağı yukarı sabittir; altın yüzde on artınca şirketin karı yüzde on değil, çok daha fazla artar. O yüzden emtia yükselişlerinde üretici hisseler iki üç günde çift haneli koşabilir; bunun örneğini de daha dün gibi yaşadık. #TRALT ve #GUBRF 1 haftada çift haneli karlar yakaladık.
Gübre mi? Ana maliyeti doğalgazdır, çünkü amonyak ve üre gazdan üretilir. Gaz ucuzlar, gübre fiyatı dururken maliyet düşerse marj açılır; küresel gübre fiyatları fırlarsa yine bayram. Demir çelik mi? Küresel çelik fiyatına, Çin'in talebine ve inşaat döngüsüne bakar. Tarım emtiaları, şeker, un, hepsinin kendi mevsimi, kendi döngüsü vardır.
Sadece emtia da değil; faiz de bir döngüdür. Faizlerin düşeceği koklandığı anda İnşaat ve GYO'lar ve borç yükü ağır şirketler öne çıkar, çünkü hem finansman maliyetleri düşer hem varlıkları değerlenir. Faiz yükselirken ise kasasında nakit oturan şirketler kral olur; borçlu eziyet çeker, alacaklı faiz yazar.
Kur oynarsa ihracatçı güler, ithalatçı ağlar. Türkiye dışa bağımlı, gündemi saatlik değişen bir ülke; bu bizim için hem risk hem de fırsattır, çünkü döngü çarkı bizde dünyanın her yerinden hızlı döner.
Bir arkadaşım var; başka hiçbir strateji kullanmaz, sadece bu döngüleri izler ve yatırımı böyle yapar. Uzun uzun hisse tutmaz, gündemi okur, dönen çarka biner, işi bitince iner. Gözlerimle gördüm, güzel de kazanıyor. Süre olarak da bir günden az, bir aydan çok tutmaz; buna swing trade diyoruz. Döngü haberi geldiğinde binersin, hareket olgunlaştığında inersin.
Ama şimdi sıkı durun, çünkü işin can alıcı kısmı burası: Döngüsellik kazandırdığı hızla kaybettirir. Petrol haberiyle üç günde yüzde yirmi koşan hisse, haber soğuduğunda aynı sertlikte geri gelir.
Çünkü siz o hisseye yatırım yapmadınız; bir habere bilet aldınız. Haber biterse bilet yanar. Bu yüzden bu işin tek bir anayasası var: STOPSUZ İŞLEM YOK.
Stop loss bu stratejinin merkezindedir, pazarlığı yoktur. Ve stop bir kere koyulup unutulmaz; hisse yükseldikçe stopunuzu her gün yukarı taşırsınız ki kar, kağıt üzerinde kalmasın, cebe girsin. Stop yerse itiraz etmek, ortalama düşürmek, "gelir abi" demek yasaktır. Stop yediyseniz sistem çalışmış demektir; teşekkür eder, çıkarsınız.
Son uyarı da benden: Bu anlattığım, trade tarafının işidir ve eski yazılarımı takip edenler kuralı bilir; bu oyun ana portföyle oynanmaz. Orta vadeli malınız yerinde durur, döngü avcılığını portföyün küçük bir bölümüyle, tam disiplinle yaparsınız. Döngüyü bilmek size iki şey kazandırır: O küçük bölümle kısa vadeli fırsat, ana portföyünüz için de hangi sektörün mevsiminin geldiğini görme bilgeliği.
Borsada herkes aynı denizde ama herkes aynı balığı tutmuyor. Kimisi oltayla bekliyor, kimisi akıntıyı okuyup sürünün geçeceği yere ağ atıyor. Döngüsellik, akıntıyı okumaktır. Öğrenin, öğretin, ama ağınızın yanında stopunuz olmadan denize açılmayın.
Faydalı bulduysanız RT ve kaydet yaparsanız sevinirim.
#borsa #bist100 #sektörrotasyonu #swingtrade #yatırım #stoploss #YatırımTavsiyesiDeğildir
TEPEDEN SATAMAZSINIZ, DİPTEN ALAMAZSINIZ: Vazgeçin Bu Sevdadan
Küçük yatırımcının kafasındaki en pahalı hayallerden birini konuşalım bugün: En tepeden satmak, en dipten almak.
Baştan söyleyeyim, kimse tepeden satamaz. Kimse dipten alamaz. Tepe ve dip, ancak grafik oluştuktan sonra, yani iş işten geçtikten sonra görünür. O gün ekran başındayken orasının tepe mi yoksa yolun ortası mı olduğunu ne siz bilirsiniz, ne ben bilirim, ne de yüz milyar dolar yöneten fonlar bilir. Bilseler zaten fon yönetmez, dünyayı satın alırlardı.
Peki bu saplantının bedeli ne? Rakam verelim. Otuz yıllık dönemde piyasanın en iyi sadece 10 gününü kaçıran yatırımcının toplam getirisi YARIYA iniyor. En iyi 30 günü kaçıranın getirisi ise neredeyse tamamen buharlaşıyor. Otuz yılda yaklaşık yedi bin beş yüz işlem günü var; bunun içinden 10 tanesini kaçırmak servetinizin yarısına mal oluyor.
Şimdi asıl bombayı atayım: O en iyi günlerin dörtte üçü, herkesin korkudan kaçtığı düşüş dönemlerinde veya toparlanmanın ilk haftalarında geliyor. Yani en büyük yükseliş günleri, en kötü günlerin hemen dibinde saklanıyor. Ne demek bu? Tepeyi yakalayıp satan, dibi bekleyip kenarda oturan adam, tam da o dev yükseliş günlerinde piyasanın DIŞINDA kalıyor demek. Tepeden satma hayali kurarken, servetin asıl yapıldığı günleri kaçırıyorsunuz.
Eskiler bunu tek cümleyle özetlemiş: Balığın başını ve kuyruğunu piyasaya bırak, sen gövdesini ye. Baş ve kuyruk peşinde koşan, çoğu zaman gövdeyi de kaptırır.
Sizin işiniz tepeden satmak değil, KARLI çıkmaktır. Bu ikisi aynı şey değil. Yüz liraya aldığınız hisseyi iki yüz liraya sattınız, hisse sonra iki yüz elliye gitti diyelim. Kaybettiniz mi? Hayır. Paranızı ikiye katladınız, planınızı uyguladınız, kazandınız. O son elli lira sizin değildi; o, riski taşımaya devam edenlerin parasıydı. Sattıktan sonra yükselen hisseye bakıp kahrolmak, düğünden karnı tok dönüp yolda başkasının baklava yediğini görünce üzülmeye benzer. Siz doydunuz ya, gerisi boş.
Aynı şey alışta da geçerli. Beğendiğiniz hisseyi makul bulduğunuz fiyattan kademeli alın, dibi beklemeyin. Dip diye beklediğiniz yer çoğu zaman ya hiç gelmez tren kaçar, ya da geldiğinde ortalık o kadar kan gölüdür ki elinizi tuşa götüremezsiniz. Dip, cesaretin bittiği yerdedir; orada alım yapamayacağınızı en iyi siz bilirsiniz.
Reçete her zamanki gibi basit. Alırken kademeli alın, hedef fiyat değil hedef şirket belirleyin. Satarken de tek seferde değil kademeli satın; bir kısmını yolda, bir kısmını hedefinizde. Tepeyi tutturamazsınız ama ortalamada güzel bir fiyat yakalarsınız. Ve en önemlisi: Sattıktan sonra grafiğe bakıp kendinize eziyet etmeyin. Kar cebe girdiyse işlem başarılıdır, nokta.
Mükemmel işlem diye bir şey yoktur, karlı işlem vardır. Mükemmeli kovalayan karlıyı kaçırır. Tepe ile dip, Allah'ın işidir; kul olarak bize düşen, gövdeyi yiyip şükretmektir.
Faydalı bulduysanız RT ve kaydet; sattığı hisse yükseldi diye kendini yiyen bir arkadaşınız varsa ona da gönderin, rahatlasın.
#borsa #yatırım #bist100 #alsat #finansalokuryazarlık #YatırımTavsiyesiDeğildir
Pazartesi borsa nasıl açılır, bunu önceden nereden anlarım? Amerikan vadelisinin açılmasını mı beklemeliyim, Kore'ye mi bakmalıyım, tahvil mi izlemeliyim? Bugün size saat saat, A'dan Z'ye bunun rehberini yazıyorum. Kaydedin, her pazar akşamı açıp bakın.
Önce temel mantığı oturtalım. Dünya piyasaları bir bayrak yarışı gibidir; güneş doğudan batıya ilerledikçe bayrak el değiştirir. Biz uyurken Asya koşar, biz uyanırken Avrupa devralır, biz kapanırken Amerika sahne alır. BİST sabah 10:00'da açıldığında aslında dünyanın yarısı çoktan fiyatlamasını yapmıştır. Sizin işiniz o fiyatlamayı okuyup masaya hazır oturmaktır. Kahve falı değil bu; herkesin erişebileceği, ücretsiz göstergelerden bahsediyoruz.
Şimdi kronolojik gidelim.
Pazar akşamı iş, haber taramasıyla başlar. Hafta sonu ne olmuş? Jeopolitik bir gelişme, bir bakan açıklaması, kredi notu kararı, ABD'den bir tarife haberi, KAP'a düşen önemli bir bildirim var mı? Piyasalar kapalıyken biriken haberler, açılışta topluca fiyatlanır. Pazar gecesi yatmadan bir haber turu, pazartesi sabahı sürprizle uyanmamanın sigortasıdır.
Gece yarısını geçince ilk somut sinyal gelir: ABD endeks vadelileri. S&P 500 ve Nasdaq vadelileri spot borsadan bağımsız, neredeyse 24 saat işlem görür ve pazar gecesi açılırlar. Dünyanın risk iştahının nabzı burasıdır. Vadeliler yeşilse küresel hava olumlu, kırmızıysa temkin demektir. Uyumadan önce bir bakın; sabah kalkınca ilk iş yine bakın. Yüzde yarımlık oynamalar gürültüdür, kafaya takmayın; yüzde bir ve üzeri hareketler ise sinyaldir.
Sabaha karşı, Türkiye saatiyle iki-üç civarı Asya devreye girer. Tokyo'da Nikkei, Seul'de Kospi, ardından Hong Kong ve Şanghay. Kospi'nin bizim için özel bir yeri var; Güney Kore de bizim gibi gelişen piyasa sayıldığından, küresel paranın riskli varlıklara bakışını iyi yansıtan bir termometredir. Asya yeşil açılıp yeşil gidiyorsa, bayrak Avrupa'ya olumlu devredilecek demektir. Sabah uyandığınızda Asya kapanmak üzeredir; telefonda otuz saniyede fotoğrafı çekersiniz.
Sabah kahvenizi içerken sıra bizim mahalleye gelir. Dolar kuru gece nasıl seyretmiş, sakin mi? Türkiye'nin beş yıllık CDS'i, yani risk primi ne durumda; düşüyorsa yabancının Türkiye algısı iyileşiyor, fırlıyorsa dikkat demektir.
Dolar endeksi DXY yükseliyorsa küresel para güvenli limana kaçıyordur, bu gelişen piyasalar için ters rüzgardır. ABD on yıllık tahvil faizi de aynı hikaye; faiz sert yükseliyorsa dünyada hisseden tahvile göç var demektir, geçen haftaki halka arz yazımda anlattığım tablonun ta kendisi. Brent petrol ve ons altına da göz atın; petrol enerji ithalatçısı Türkiye için maliyet, altın ise korku barometresidir.
Bir de bizim gizli silahlarımız var. Cuma gecesi ABD borsasında işlem gören Türkiye ETF'i, yani MSCI Turkey fonu, BİST kapandıktan sonra yabancının Türkiye'ye nasıl baktığını gösterir; cuma gecesi orada sert hareket olduysa pazartesi açılışı ona göre şekillenir. Aynı şekilde VİOP'taki endeks vadelisinin akşam seansı da spot kapandıktan sonra fiyatlamaya devam eder; cuma akşamı vadeli nerede kapandıysa, pazartesi açılışın ilk tahmini oradadır.
Saat ona çeyrek kala emir toplama başlar, onda zil çalar. Artık elinizde şu tablo vardır: ABD vadelileri, Asya'nın karnesi, kur, CDS, tahvil, emtia ve cuma gecesinin Türkiye fiyatlaması. Bunların çoğu aynı yönü gösteriyorsa açılışın yönü sürpriz olmaz. Onda Avrupa borsaları da açılır ve gün içi asıl yoldaşınız onlar olur; DAX öksürürse BİST nezle olur, bunu unutmayın. Öğleden sonra üç buçukta ABD verileri gelir, dört buçukta Amerika açılır; günün ikinci yarısının havasını da bunlar belirler.
Şimdi işin en önemli kısmı, lütfen buraya dikkat: Bu göstergeler size yön duygusu verir, kesinlik vermez.
Küresel hava açılışın rüzgarıdır, rota değildir. Hepsi yeşilken bir haberle tersine dönen çok sabah gördüm. Bu yüzden bu rehber, sabah panikle işlem yapmanız için değil, tam tersine panik YAPMAMANIZ içindir.
Pasif emir yazımı hatırlayın; açılışta dünyanın fotoğrafını çekmiş bir yatırımcı, ne aşağı kırmızıda korkudan malını satar, ne yukarı açılışta balon fiyattan mal toplar. Bilgi sizi hızlandırmak için değil, sakinleştirmek içindir.
Ve Uzun vadeli yatırımcıysanız bu rehber kültürünüzü artırır ama kaderinizi değiştirmez. On yıl tutacağınız hissenin pazartesi yüzde bir aşağı mı yukarı mı açıldığının, yolun sonunda hiçbir önemi yoktur. Gece nöbeti tutmak trader'ın işidir; yatırımcı rahat uyur, çünkü onun getirisi gece vadelide değil, gündüz sabırda yazılıdır.
Faydalı bulduysanız RT ve kaydet yapmayı unutmayın
#borsa #bist100 #yatırım #piyasalar #finansalokuryazarlık #YatırımTavsiyesiDeğil
Mumlar yalnızca fiyatı göstermez; birlikte okunduğunda piyasanın yapısını anlatır.
Ücretsiz ve Editors’ Pick:
Smart Trader, Candles and Tradelines
Mum grupları, trend kanalları, hacim ve POC ile yapıyı tek grafikte okumaya yardımcı olur.
124.331 görüntülenme, 5.600+ boost.🧿
Çinli yatırımcılar yeniden altına yöneliyor.
Çin’in altın destekli ETF’leri, pazartesi günü sona eren süreçte 14 işlem günü üst üste net para girişi kaydetti. Bu, Mart ayından bu yana görülen en uzun giriş serisi oldu.
Bu süreçte fonlara toplam 1,2 milyar dolar giriş gerçekleşirken, en güçlü tek günlük giriş ise 370 milyon dolar olarak kaydedildi.
Dikkat çekici olan ise, bu toparlanmadan önce Çin’in altın ETF’lerinin son 44 işlem gününün 38’inde para çıkışı yaşamış olması.
Bu dönüşün arkasındaki en önemli nedenlerden biri, Çin borsasında artan oynaklığın yatırımcıları alternatif güvenli varlıklara yöneltmesi. Özellikle kurumsal yatırımcılar, belirsizlik dönemlerinde portföylerini korumak amacıyla altına olan ilgilerini artırıyor.
Kısacası, Çinli yatırımcıların altına yönelik iyimserliği yeniden güç kazanıyor. Bu eğilim devam ederse, küresel altın talebine önemli bir destek sağlayabilir.
Selçuk Bayraktar ve Haluk Bayraktar kardeşlerin kurduğu TUNA portföy'e SPK'dan fon kurma izni çıktı.
Yüz binlerce yatırımcıda Fonun detayları için meraklı bekleyiş başladı.
Hayırlı olsun