Kıymetli dostlar…
Geçirdiğim kalp krizi sonrası, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi geldikten sonra yapılan başarılı müdahale ile anjiyo uygulanmış ve stent takılmıştır. 26 saatlik yoğun bakım sürecinin ardından servise çıkarılmış bulunmaktayım.
Bu zorlu süreçte arayan, soran, dua eden, mesaj gönderen ve güzel temennilerde bulunan tüm dostlarıma, arkadaşlarıma ve yakınlarıma en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Ayrıca, özverili çalışmalarıyla sağlığıma kavuşmamda büyük rol oynayan değerli doktorlarımıza, hemşirelerimize ve tüm sağlık çalışanlarımıza şükranlarımı ifade etmek isterim.
Gösterilen ilgi, destek ve dualar, bu süreci daha güçlü atlatmamda büyük bir moral kaynağı olmuştur.
Kurban Bayramınızı tebrik eder, aileniz ve sevdiklerinizle nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum.
Saygılarımla,
Murat Vilken
Gençlik, umutların taşıyıcısı ve geleceğimizin teminatıdır.
Milli mücadelemizin başlangıcının ve gençliğin dirilişinin simgesi olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını gururla kutluyor, geleceğe olan inancımızı her daim diri tutuyoruz.
#19Mayıs1919#19Mayıs
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Kurtuluş Mücadelesi’ni başlatmasının anısına kutlanan millî bayramdır.
Atatürk bu günü Türk gençliğine armağan etmiştir.
Milletimize Kutlu Olsun.
23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’dır.
1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışı ile milletin yönetime geçtiği gündür ve çocuklara armağan edilmiştir. Milletimize ve Çocuklarımızın aydın yarınlarına Kutlu Olsun
1) #EmniyetSen tüzel kişiliğinin hukuken var olduğu yönünde Anayasa Mahkemesi'nin lehe karar vermesini bekliyoruz.
Polis Sendika Hakkımız belki de kanunla düzenlenir.
Ek iş yapmak zorunda kalan, istekli Emekli Polislerimizin Mesleki tecrübelerinden yararlanarak okullarda Özel Güvenlik Adında istihdam edilebilir. O kadar Polisin okullara verilmesi ile bu kez de sokaklar güvensiz hale gelecektir.
EMNİYET TEŞKİLATI PAYDAŞLARI ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
Acı Yüreğimizde, Aklımız Çözümde
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan acı olaylarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun.
Sınıfında ders başında olması gereken çocuklarımızın tabutlarına ağlayan bir ülke olduk. Bu acı, herhangi bir kurumsal kimliğin, herhangi bir siyasi pozisyonun ötesindedir. Bu acı hepimizindir.
Ancak acının büyüklüğü, aklımızı teslim etmemize gerekçe olamaz. Toplumumuzun haklı öfkesi, yanlış çözümlere kapı aralamamalıdır. Emniyet Teşkilatı paydaşı sivil toplum kuruluşları olarak bizler, bu acıların bir daha yaşanmaması için somut ve uygulanabilir önerilerimizi kamuoyunun takdirine sunuyoruz.
"Her Okula Bir Polis" Sürdürülebilir Bir Çözüm Değildir
Yaşanan olayların ardından sosyal medyada ve kamuoyunda yükselen "her okula polis görevlendirilsin" talebini, velilerimizin ve vatandaşlarımızın evlat acısından doğan haklı kaygısının ifadesi olarak anlıyor ve saygı duyuyoruz.
Ne var ki gerçekçi olmak zorundayız. Türkiye'de 70 binden fazla okul bulunmaktadır. Her birine sabit şekilde polis görevlendirilmesi, mevcut personel kapasitesiyle matematiksel olarak mümkün değildir. Daha da önemlisi, bu yaklaşım güvenliği bir "kapıda polis" meselesine indirgeyerek asıl sorunu görmemizi engeller.
Güvenlik, reaktif değil proaktif bir anlayışla tesis edilir. Sorunun kaynağına inmeden, sadece semptomlara müdahale etmek hem kaynaklarımızı tüketir hem de bizi yeni trajedilere hazırlıksız yakalar.
Emniyet Teşkilatımızın yapısal sorunlarına dair gerçekleri paylaşmak, teşkilata sahip çıkmanın ve bu sorunu çözmek için adım atmanın en samimi yollarındandır:
•1961'den 2026'ya değişmeyen görev sistemi çözülmelidir. Teşkilatımız, 1961 yılında 10 bin personelle 12/24 nöbet sisteminde görev yapmaktayken bugün 352 bin personele ulaşmış olmamıza rağmen hala aynı çalışma sisteminin varyasyonları uygulanmaktadır. Bu, personelimizin fiziksel ve ruhsal sağlığını, aile hayatını ve mesleki verimliliğini doğrudan etkileyen, artık sürdürülemez bir tablodur. Hal böyleyken bir de 70 binden fazla okula polis görevlendirilmesi ile bu tablo içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.
•Sivilleştirilebilir görevler devredilmelidir. Teşkilatımızda adli kolluk göreviyle doğrudan ilgili olmayan büro hizmetlerinde yaklaşık 70 bin mensubumuz çalışmaktadır. Bu personelin kademeli olarak sokağa — yani asli görev alanına — çıkarılması, boşalan idari görevlerin ise sivil personel eliyle yürütülmesi hem verimliliği hem de sahadaki görünürlüğü artıracaktır.
•Meslek Kanunu acil olarak düzenlenmelidir. Pansuman niteliğinde düzenlemeler yerine, teşkilat mensuplarının görev, yetki ve sorumluluklarını, sosyal ve özlük haklarını, mesleki güvencesini bütüncül biçimde tanımlayan bir Meslek Kanunu'na acil ihtiyaç vardır.
•Adli süreçlerde polisin korunması gerekmektedir. Sokakta olaya müdahale eden, görevini layıkıyla yapan polislerimiz, uzun yıllar süren yargılama süreçleri nedeniyle adliye koridorlarında ömür tüketmektedir. Görevini yaptığı için yargılanan ya da ceza alan polisten, tekrar layıkıyla görev yapması beklenemez. Görevin ifası ile suçun işlenmesi arasındaki ayrımı net biçimde koruyan, polisi mağdur etmeyen bir yargısal reform ertelenemez bir zorunluluktur.
•Silah sahibi kişilerin silah muhafazası ile ilgili çelik kasa gibi zorunluluklara sahip olması sağlanmalıdır.
Siber Suçlarla Mücadelede Yeni Mimari
Bugün çocuklarımızı tehdit eden suç yalnızca sokakta değildir. Şiddeti özendiren içerikler, radikalleşme odakları ve dijital tehditler, fiziksel sınırları aşmış durumdadır. Sanal kumar ve bahis sistemleri dört bir tarafımızı sarmış vaziyettedir. Siber suçlarla etkin mücadele için Jandarma ve Emniyet'in koordineli çalıştığı, Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığı Düzeyinde ayrı bir uzmanlaşmış birimin teşkil edilmesi zorunludur. Dijital alanda önleyici takip ve müdahale kapasitemiz, bugünkü tehdit seviyesine getirilmelidir.
Güvenlik Yalnızca Polisin Meselesi Değildir
Acı gerçek şudur: Bu acılar, kolluk kuvvetlerinin tek başına çözebileceği sorunların ötesine geçmiştir. Bu noktada birkaç hususun altını çizmek isteriz;
Eğitim ailede ve evde başlar. Okul kapısında başlayan bir güvenlik önlemi, evde kurulmayan iletişimi telafi edemez. Ebeveynlik, aile içi şiddetin önlenmesi ve çocuğun ruhsal gelişiminin takibi, güvenliğin ilk halkasıdır.
Cezasızlık algısı ve özendirici yayınlar düzenlenmelidir. Gençlerimizin fikir dünyasında suçu "kahramanlık" gibi sunan, şiddeti özendiren, saldırgan ve suç profillerini kopyalanacak rol modeli haline getiren her türlü yayına, dijital içeriğe ve platforma karşı gerekli tedbirlerin ivedilikle alınması elzemdir.
Ceza infaz sisteminde rehabilitasyon eksikliği görülmektedir. Bugünkü ceza infaz anlayışının en ciddi zaaflarından biri, suça sürüklenen çocukların (SSÇ) ve mahkumların içeride rehabilite edilememesidir. Tahliye olanlar çoğunlukla suçluluk duygusu taşımadan, hatta daha fazla suça meyilli ve yaşadıklarını çevrelerinde övünç vesilesi sayan bir tutumla dışarı çıkmaktadır. Cezaevleri, caydırıcılık işlevini yerine getiren ve gerçek anlamda rehabilite eden kurumlara dönüştürülmelidir.
Emniyet Teşkilatının Hakları da Vatandaşın Güvenliğinin Parçasıdır
Vatandaşının canını korumak için canını ortaya koyan emniyetin, hukuki haklarını, sosyal haklarını ve mesleki onurunu savunacak güçlü, bağımsız bir sendikal yapıya kavuşması, yalnızca emniyetin değil, tüm toplumun meselesidir. Motivasyonu yüksek, hakkı teslim edilmiş, mesleki güvencesi sağlanmış bir polis teşkilatı, güvenliğin en sağlam teminatıdır.
Güvenlik paradigmamızı, koruyanların korunmasından başlayarak, tüm paydaşlarla iş birliği ve güven içinde yeniden inşa etmek zorundayız. Çocuklarımızı okul kapısındaki bir üniformaya emanet etmek yerine, eğitim sistemini, aile yapısını, yargı süreçlerini, dijital ekosistemi ve kolluk yapılanmasını birlikte ele alan bütüncül bir reform perspektifine ihtiyacımız vardır.
Emniyet Teşkilatı paydaşı sivil toplum kuruluşları olarak bu süreçte Sayın İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi'nin ve ilgili tüm kurumlarımızın yanında olmaya, yapıcı katkı sunmaya hazırız.
Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize bir kez daha Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Bu ülke, çocuklarına daha güvenli bir yarını borçludur.
Emniyet Teşkilatı Paydaşı Sivil Toplum Kuruluşları
22 Nisan 2026
@EMSAVayilmaz@KilincZeki@PolisAileleri@savasyasankal@NORCAN46@SEGAFEDTR@EmniyetTS@Kamu_TS@EmniyetGM@TC_icisleri@mustafaciftcitr
Halep Türkmenleri Derneği Yeni Ofisinde İlk Toplantısını Gerçekleştirdi.
Dernek Başkanı Ahmet Zeynel Mahli başkanlığında düzenlenen toplantıya; Başkan Yardımcısı Arş. Gör. Baybars Mirhaç, E. Emniyet Müdürü ve Genel Sekreter Oktay Sayar, Sayman Öğrt. Mehmet Çoban, Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Cücük ile Yönetim Kurulu Üyesi E. Polis Nazmi Orçan katıldı.
Yeni ofiste yapılan ilk buluşmada, derneğin faaliyetleri ve önümüzdeki döneme ilişkin planlamalar ele alındı.
Toplantıda birlik ve beraberlik vurgusu yapılırken, yeni dönemde yürütülecek çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Dernek yönetimi, yeni ofiste daha etkin ve kapsamlı faaliyetler gerçekleştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
#Türkiye
#HalepTürkmenleri
#Gaziantep
#Şahinbey
#Şehitkamil