@mihribanugurluu "Hazır adalet yokken mazluma bir darbe de ben vurayım" demiş
Ülkenin kaynaklarının nasıl hoyratça savrulduğunu, beceriksizce yönetildiğini eleştirecek yürek yok. Korkaklığının kurnazlığıyla o da mazluma taş atıyor.
Bu tiplerin ontolojilerini irdelerseniz ortalık fena kokar
@mehmetcek06 "Hazır adalet yokken mazluma bir darbe de ben vurayım" demiş
Ülkenin kaynaklarının nasıl hoyratça savrulduğunu, beceriksizce yönetildiğini eleştirecek yürek yok. Korkaklığının kurnazlığıyla o da mazluma taş atıyor.
Bu tiplerin ontolojilerini irdelerseniz ortalık fena kokar
"Hazır adalet yokken mazluma bir darbe de ben vurayım" diye okudum.
Ülkenin kaynaklarının nasıl hoyratça savrulduğunu, beceriksizce yönetildiğini eleştirecek yürek yok çünkü. Korkaklığının kurnazlığıyla o da mazluma taş atıyor.
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR!
Türkiye’nin artık sosyal güvenlik sistemi üzerinden yapılan popülizmin bedelini konuşması gerekiyor.
Hep aynı sahnelere şahitlik ediyoruz;
Ne zamanki seçim sath-ı mailine giriyoruz birden bire sahne alan bir grup etki ajanı ve onlara eşlik eden siyasiler ve medya mensubları oy yada reyting hevesiyle sadece bir grubun arzuları doğrultusunda ama toplamda milletin çıkarları ile uyuşmayacak, devletin menfaatlerine tümden zarar, ülkenin ekonomisine, sosyal güvenlik sistemine zarar, doğrudan istikbalimize kasteden ne kadar uygunsuzluk, hukuksuzluk varsa savunmaya başlıyorlar.
Evet, ülkemiz yine böyle bir süreçte yeniden tehlikeli bir tartışmanın içine çekilmek isteniyor: ‘Kademeli emeklilik’
Kıymetli arkadaşlar,
Sosyal Güvenlik Sistemi dediğimiz şey ‘Primli sosyal güvenlik sistemi’dir ve bir kişinin emekli olabilmesi için bunu karşılayacak belirli sayıda çalışanın olması -yani aktif/pasif dengesi- gerekmektedir.
Bir sosyal güvenlik sisteminin sağlıklı işleyebilmesi için ideal aktif/pasif oranının 1 emekliye karşılık en az 4 çalışan olması kabul edilirken; ülkemizde bu oran güncel verilere göre 1,6 - 1,7 bandına gerilemiştir.
Yani ülkemiz bugün ideal 1 emekliye karşılık en az 4 çalışan aktüeryal denge kriterinin çok gerisindedir.
Sosyal güvenlik sistemimizin bu yapısal açığı kapatabilmesi ve sürdürülebilir olması için aktüeryal dengenin (aktif sigortalı sayısının pasif sigortalı sayısına oranının) kritik eşiklerin üzerine çekilmesi gerekmektedir.
EYT ile tümden dibe vurdurduğumuz sistem budur ve bu durum, sistemin kendi prim gelirleriyle emekli maaşlarını ve sağlık giderlerini karşılayamamasına, dolayısıyla her yıl bütçeden sosyal güvenlik sistemine devasa transferler yapılmasına neden olmaktadır.
2023 yılında, özellikle muhalefetin yoğun baskısıyla gündeme gelen EYT düzenlemesi neticede hayata geçirilmek durumunda kalındı. O gün milyonlarca insan için bir kazanım olarak sunulan bu düzenlemenin uzun vadeli mali yükü ise bugün çok daha açık biçimde görülüyor.
Siyasetçisi, aydını, yazarıyla bütün zamanlarını trübünlere oynamakla geçiren sahtekar, samimiyetsiz bir kesim bu ülkenin yeni bir emekli ordusunu kaldıramayacağını, o düzenleme geçtiği takdirde bu ülkenin Sosyal Güvenlik Sisteminin çöküşe geçeceğini adları gibi biliyorlardı. Sadece oy adına, reyting adına bu ülkenin istikbaliyle oynadılar.
Peki şimdi o yükün bedelini kim ödüyor?
Yine emekliler. Yine çalışanlar. Yine gençler.
Öyle ya? pastadan pay alan kişi sayısı rasyonel ve planlı olmayan bir hızla arttığında, kişi başına düşen pay da reel olarak düşer. Sistem, herkese yüksek maaş vermek yerine, bütçe kısıtları nedeniyle en mümkün olana kadar düşer.
Oysa Sosyal Güvenlik Sisteminin sürdürülebilirliği ile birlikte kafayı yormamız gereken bir diğer noktada emeklinin eline geçen parayla insanca yaşayabilmesi olmalı. İnsanların emekli olduklarında yıllardır hayalini kurdukları o hayata kavuşmalarını garantiye almak gerekiyor.
Hükümet bugün bir taraftan sosyal güvenlik sisteminin mali dengesini korumaya, diğer taraftan emeklilerin alım gücünü artırmaya çalışıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan son Kabine toplantısında emeklilerin yaşadığı ekonomik zorlukların farkında olduklarını ve gelirlerini iyileştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. 2027 yılında, yasal artışların ötesinde emekli aylıklarına ilave iyileştirmeler yapılması da beklentiler arasında.
Ancak tam da böyle bir dönemde, Türkiye yeniden tehlikeli bir tartışmanın içine çekilmek ve sosyal güvenlik sistemi yeniden darbelenmek isteniyor: ‘Kademeli emeklilik’
Kademeli emeklilik, staj ve çıraklık sürelerinin emeklilik başlangıcı sayılması, 1999 öncesine yönelik yeni hak talepleri, askerlik ve doğum borçlanmasına ilişkin kapsam genişletmeleri…
Bu başlıkların her birinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken insanı ve hukuki boyutları elbette vardır.
Ancak bu taleplerin maliyeti hesaplanmadan, yalnızca siyasi kazanç uğruna topluma vaat edilmesi, sosyal güvenlik sistemini resmen iflasa sürükler.
Üstelik bu taleplerin EYT’den bile daha ağır mali sonuçlar doğuracağını herkes biliyor.
Kademeli emeklilik için çeşitli senaryolar üzerinden maliyet hesabları elbette yapılmış ve her senaryoda bunun EYT`den çok daha büyük bir maliyetle -helede staj çıraklık olayinida kattiginiz bir senaryoda- sadece sosyal güvenlik sistemimizi degil devletin kendisini de bir `yönetemezlik` eşiğine getirip, iflasa sürükleyebilme tehlikesinden emin olun.
Erken, kademeli ya da kolaylaştırılmış her türlü normaldışı emeklilik girişimlerinin sosyal güvenlik sistemimizi dibe vurdurup, devletin bütçesi üzerinde ciddi ve taşınamaz bir mali yük yaratacağı açıktır.
Bu konuya samimiyetle kafa yoran herkes mevcut sistemin mali dengelerini ve sürdürülebilirliğini korumak adına güncel olarak yeni bir emeklilik reformu veya yaş/prim şartlarında yeni bir esneme planlamanın cinayet olacağı konusunda hemfikir.
Unutmayalım: Sosyal Güvenlik Sistemi, bugünün emeklilerinin, yarının emeklilerinin ve henüz çalışma hayatına bile başlamamış çocuklarımızın ortak güvencesidir.
Bugünün popülist politikalarının finansmanı, gelecekteki çalışanların omuzlarına daha yüksek prim oranları, daha yüksek vergiler ve daha düşük kamu hizmeti olarak yüklenmektedir.
Bir ihtimal çocuklarımız emekli olamayacak.
Bir ihtimal biz emekli olabilen son nesiliz..
Duyuyor musunuz?
Bu sistemin mali (aktüeryal) dengesi bozulduğunda kaybeden yalnızca devlet bütçesi olmaz.
Emekliler kaybeder.
Çalışanlar kaybeder.
Gençler kaybeder.
Toplamda bütün Türkiye kaybeder.
Bir süredir siyasetin bu konuda daha ihtiyatlı davrandığını görüyorduk. Ancak seçim atmosferi yaklaştıkça aynı vaatlerin (birileri tarafından özellikle püskürtülerek) yeniden gündeme taşınmaya başlandığını görüyoruz.
Burada özellikle emeklilerin tepki vermesi gerekiyor. Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğini tehdit eden, karşılığı hesaplanmamış her yeni emeklilik vaadine karşı en güçlü itirazı aslında bugünün emeklileri yükseltmeli.
Çünkü sistemin mali dengesi dahada bozulursa bunun sonuçlarını ilk hissedecekler yine emekliler olacak.
Gençler de seslerini yükseltmeli. Çünkü bugün alkışlanan karşılıksız vaatlerin faturası, yarın onların primlerine, vergilerine ve emeklilik haklarına yansıyacak.
Üç yıl önce yaşananlardan ders çıkarmak zorundayız.
Sosyal güvenlik sistemi seçim kazanmak için kullanılacak bir vaat alanı değil, nesiller boyunca korunması gereken stratejik bir devlet meselesidir.
Emeklilerin refahını artırmak istiyorsak önce emeklilik sistemini ayakta tutmalıyız.
Gençlerin geleceğini güvence altına almak istiyorsak bugünden onların sırtına yeni yükler bindirmemeliyiz.
Siyasi partiler, birkaç puanlık oy hesabıyla milyonlarca insanın geleceğini riske atacak vaatlerden uzak durmalı.
Çünkü sosyal güvenlikte popülizmin kazananı olmaz. Bedelini bugün emekliler, yarın gençler, sonunda ise bütün millet öder.
Büyük bir sorumsuzlukla bu türden milletin tamaminin ve devletin menfaatleriyle örtüsmeyen taleplerin çığırtkanlığını yapan, istikbalimizi satarak oy-reyting kovalayan siyasetçi ve medya mensublarına prim vermeyelim.
@mehmetcek06 "Hazır adalet yokken mazluma bir darbe de ben vurayım" diye okudum.
Ülkenin kaynaklarının nasıl hoyratça savrulduğunu, beceriksizce yönetildiğini eleştirecek yürek yok çünkü. Korkaklığının kurnazlığıyla o da mazluma taş atıyor.
@mehmetcek06 "Hazır adalet yokken mazluma bir darbe de ben vurayım" diye okudum.
Ülkenin kaynaklarının nasıl hoyratça savrulduğunu, beceriksizce yönetildiğini eleştirecek yürek yok çünkü. Korkaklığının kurnazlığıyla o da mazluma taş atıyor.
@SametAlta10@memetsimsek Bir de bu konuşulanlar sadece fon tarafı. Fonların satın alıp da hala tabanda kalkmayan hisseler var ki aman aman. Kıyamet.. vurgun sanılanın çok çok ötesinde
📢 TBMM PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU’NA, TÜM SİYASİ PARTİLERE SESLENİYORUZ!
Bir ülkenin bütçesi yalnızca rakamlardan, gelirlerden ve giderlerden ibaret değildir. O bütçe, aynı zamanda toplumun hangi sorunlarına öncelik verildiğinin de göstergesidir.
Peki, milyonlarca vatandaşın yıllardır beklediği emeklilikte adalet bu bütçenin neresinde?
7438 sayılı Kanun sonrasında akranlar arasında oluşan 17-20 yıllık emeklilik farkı ortadayken, aynı kuşağın insanları sırf işe giriş tarihleri birkaç gün, birkaç ay farklı diye yıllarca emeklilik beklerken bu adaletsizliği görmezden gelmek mümkün mü?
Biz lütuf değil, adalet istiyoruz!
Biz ayrıcalık değil, hakkaniyet istiyoruz!
Biz emeklilik sisteminde bozulan dengenin yeniden kurulmasını istiyoruz!
📌 Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ülkenin geleceği konuşulurken, milyonların geleceği de unutulmamalıdır.
📌 Bütçe hazırlanırken emeklilikte adalet talebi görmezden gelinmemelidir.
📌 Kademeli emeklilik için somut adım atılmalı, gerekli bütçe planlaması yapılmalı ve çözüm iradesi ortaya konulmalıdır.
Siyasi partilere soruyoruz:
Milyonların yaşadığı bu adaletsizliğin giderilmesi için ortak bir irade ortaya koymaya hazır mısınız?
TBMM’ye sesleniyoruz:
Emeklilikte adalet talebini daha ne kadar erteleyeceksiniz?
Unutmayın; adalet talebi ertelenebilir ama yok sayılamaz!
Kademeli emeklilik bir tercih değil, emeklilik sisteminde adaleti yeniden tesis etme sorumluluğudur.
💥 Kademesiz bütçe olmaz!
💥 Adaletsiz emeklilik sistemi sürdürülemez!
💥 Kademe Meclisin işi, çözüm siyasetin sorumluluğudur!
@Akparti@MHP_Bilgi@iyiparti@yenipartiyiz@herkesicinCHP@devapartisi@SaadetPartisi@rprefahpartisi@_DemokratParti@emekpartisi@tipgenelmerkezz@bbpgenelmerkez@zaferpartisi@anahtarparti@BTP_Parti@turkiskonf@hakiskonf@diskinsesi@iloankara@csgbakanligi@isikhanvedat@HMBakanligi@memetsimsek@_cevdetyilmaz@EmadDernegi
#BütçedeKademeşart
@mihribanugurluu 52 yaşında 8700 pirimle 60 yaşına geldiğimde eyt ile emeklik piriminin iki katında fazla primim ve 17 yıl geç emekliliğim olacak. Bu yaşımadaki tecrübeme ve bu mağduriyete çarpık yaklaşımdan görüldüğü üzere vatan millet edebiyatı yapanlar hep vatan hainleridir.
#BütçedeKademeŞart
@mihribanugurluu Adaletsizlik bir milli güvenlik sorunu değil midir?
Sizin milli güvenlikten anladığınız adaletsizliğin hoyratça kullanılmasına karşı taassupluk.
Bizim milli güvenlikten anladığımız Anayasanın verdiği eşit yurttaşlık hakkına halel gelmesi
#BütcedeKademeSart
Sayın Mehmet Çek, siz kimsiniz de milyonlarca emekçinin hak arayışını ülkenin geleceğine tehdit olarak göstermeye cüret ediyorsunuz❓
Bir de çıkmış, sosyal güvenlik sistemi üzerinden vatanseverlik dersi veriyorsunuz‼️
İnsanların yıllarca ödediği primleri, verdiği emeği, uğradığı adaletsizliği görmezden gelip hak arayışını ülkenin istikbaline kastetmekle eş tutmak nasıl bir vicdandır❓
Siz ne hakla emekliyi, çalışanı ve gençleri birbirine düşürüyorsunuz❓Siz ne hakla bu ülkenin alın teriyle yaşayan insanlarına YÜK diyebiliyorsunuz❓
İnsanları birbirine düşürmek yerine, bu ülkenin kaynaklarının nasıl yönetildiğini ve emeğin karşılığının neden verilemediğini sorgulamaya cesaretiniz var mı❓
Madem devletin geleceğini bu kadar düşünüyorsunuz, buyurun, fedakârlığı önce kendinizden başlatın‼️ Çok düşünüyorsanız siz de emeklilik hakkınızdan vazgeçin ‼️ Devletin bütçesini düşünmek, yalnızca milyonlarca insanın haklarını tartışmaya açmak mıdır❓
Biz kimseden lütuf istemiyoruz‼️
Sadaka istemiyoruz‼️
Hak ettiğimiz adaleti istiyoruz‼️
EYT düzenlemesiyle bir kesime tanınan hakkın ardından, bir gün farkla 17-20 yıl daha fazla çalışmak zorunda bırakılan insanlara çıkıp hâlâ sistemin maliyetinden söz ediyorsunuz.
Bırakın artık şu aktüeryal denge
masallarını✋
Asıl sorgulanması gereken, bir gün farkla insanların hayatından 17-20 yıl çalan bu adaletsizliğin kendisidir‼️
Kademeli emeklilik bekleyen milyonlarca insanın mağduriyeti üzerinden prim yapmayı, etkileşim toplamayı bırakın! Ellerini çekin bizim üzerimizden✋
Bizim yıllardır verdiğimiz onurlu mücadeleyi kendi siyasi hesaplarınıza, reytinginize ve etkileşim yarışınıza malzeme edemezsiniz. Mücadelemizi basitleştirmeye, talebimizi sadaka istiyormuşuz gibi göstermeye, milyonlarca insanın hak arayışını karalamaya hakkınız yok✋
Siz sosyal güvenlik sistemini savunduğunuzu iddia ederken milyonlarca insanın onurunu, emeğini ve adalet duygusunu nasıl bu kadar kolay yok sayabiliyorsunuz❓
Biz emeklinin de çalışanın da gencin de hakkını savunuyoruz. Siz ise hak arayan insanları hedef göstererek kime, neye hizmet ediyorsunuz❓
Unutmayın: Bir hakkı savunmak ülkeye ihanet değildir. Haksızlığa itiraz etmek suç değildir. Milyonlarca insanın yaşadığı mağduriyeti dile getirmek de popülizm değildir‼️
Bizim mücadelemiz ne bir seçim hesabıdır ne de birilerinin siyasi çıkarı. Bizim mücadelemiz, emeğimizin ve geleceğimizin mücadelesidir.
Milyonlarca insanın hakkını aramasından rahatsızlık duymak yerine, bu insanların neden yıllardır sesini duyurmaya çalıştığını anlamaya çalışın.
Biz bu ülkenin yükü değiliz‼️
Biz bu ülkenin emeğiyiz‼️
Bizi birbirimize düşürmenize de hakkımızı küçümsemenize de izin vermeyeceğiz✋
Bizim onurlu mücadelemizi karalamaya, emeğimizi küçümsemeye, haklı talebimizi itibarsızlaştırmaya hiç kimsenin hakkı yok!
HADDİNİZİ BİLİN, EMEKÇİNİN MÜCADELESİNDEN ELLERİNİZİ ÇEKİN‼️
@mehmetcek06@EmadDernegi
#BütçedeKademeşart
@Ugurarkn46 Sen emekli olma. Emekliysen de 60 yaşına kadarki tüm emekli maaşlarını faiziyle iade et.
Kademeli Emekliliğe gelince.. bu bir adalet meselesidir. Adalet de beka meselesidir. Senin çıkarcı aklın ermez bu işe.
KADEMELİ EMEKLİLİK NE ZAMAN ÇÖZÜLECEK?
Milli Gazete'deki yazımızda #KademeliEmeklilik sorununu gündeme taşıdık. Sorun nasıl çözülür? Kademeli emeklilik mağdurlar, 1 gün için 17 yıl geç emekliliği haketmiyor!
Yazının tamamı için:
⬇️👇
https://t.co/sHCq9UqEJQ
@avidrissahin Kendi watsap gruplarında birbirlerine satmışlar. Torpilden, liyakatsizlikten, oradan burdan topladıklarını fona yatırmışlar. Kimisi içeriden bilgi alıp erken çıkmış, kimisi içeride kalmış. Hepsi de aynı ideolojinin watsap grubu. Hem zaten muhalifte para mı var?
@margasi46 Zaten yeni döküldü. Döküldüğü yerde mayalanarak vereceği kokuyu siz düşünün. Bu daha başlangıç bile değildir. Herkes fon konuşuyor. Esas koku hisse tarafında