"Çok genel konuşacağım. Türkiye'deki insanlar kapitalizmi, moderniteyi yeni tanıdılar. Çok hoşlarına gitti. Gitmeyecek gibi de değil yani. Şimdi de onun türbülansı devam ediyor. Hem Müslüman kalalım hem de modernist, kapitalist olalım diyorlar. Bu olmayacak. Bu olmaz. Bunun sancılarını çekiyoruz. Ne yapılabilir? Onu ben bilmem. Ama şunu çok iyi biliyorum. Eğer biz Müslüman kalamazsak yok oluruz. Ve biz yok olduğumuz zaman bütün insanlık da yok olur. Modernizme karşı durduğu halde onu reddetmeyecek, yumuşatacak, bünyesine alacak, insanileştirecek tek kaynak; İslam muhabbeti ve hizmetidir. Ben bunu görüyorum."
Sâdettin Ökten
‼️ Dikkat, dikkat!
Dolandırılmaktan zevk alan muhalif tayfaya duyrulur:
AHBAP yoksa Yeni Parti var!
Çarşamba gününden itibaren paralarınızı Yeni Parti'ye bağışlayıp yeni içkili, seksli partilerde kullanmaları için yardımcı olabilirsiniz.
AK Partililere inat bağış yapın ki tüm Türkiye, İmamoğlu ve Özgür Özel'in yalnız olmadığını görsün.
“Bu sahneyi kim yönettiyse tam bir dâhi.
İspanya millî takımının Dünya Kupası şampiyonu olarak ülkesine kupayı bir çöp
torbasının içinde taşıyarak dönmesi!!!!
Son derece güçlü ve sert bir mesaj veriyor;
• Tarihin en kirli Dünya Kupası.
• Ev sahipliği yapan en kirli ülke ve biz oradan kupayla dönüyoruz.
• Kupayı bize dünyanın en kirli insanı (Trump) verdi.
• Kazanmak için yendiğimiz takım da dünyanın en kirli takımıydı (Siyonist Arjantin ve
Messi).
• Bu yüzden bu kupa; bu takımdan ve bu ‘terörist’ başkandan geldiği için, ancak bir çöp
torbasında taşınmayı hak eder.
Chris Hedges
Aktivist: “Yün zulümdür. Koyunlar rahat bırakılmalı.”
Çiftçi: “Nerede rahat bırakılmalı?”
Aktivist: “Bir yaşam alanında.”
Çiftçi: “Ne yaparak?”
Aktivist: “Sadece koyun olarak yaşayarak.”
Çiftçi: “Koyunlar on bin yıldır sürekli uzayan yün üretmeleri için yetiştiriliyor. Eğer onları kırkmazsam aşırı ısınırlar, sinek larvaları derilerine yerleşir ve kendi yünlerinin içinde acı çekerek ölürler.”
Aktivist: “O zaman yün üretmeyen koyunlar yetiştirin.”
Çiftçi: “Yetiştirdik. Onlara muflon deniyor. Sardinya’daki kayalıklarda yaşıyorlar. Galler’deki bir tepede kırk dakika bile hayatta kalamazlardı.”
Aktivist: “Yine de hayvanları kıyafet için kullanmamamız gerektiğini düşünüyorum.”
Çiftçi: “Üzerindeki kazak neyden yapılmış?”
Aktivist: “…geri dönüştürülmüş polyester.”
Çiftçi: “Yani plastik. Her yıkamada mikro lif bırakıyor. O lifler filtrelerden geçip nehirlere, balıklara ve sonunda sana ulaşıyor. Kullanım ömrü bitince de yüzlerce yıl çöplükte kalıyor. Benim koyunumun yünü ise 18 ayda toprağa karışıyor ve bu bahar yeniden uzadı.”
Aktivist: “Ama koyun buna onay vermedi.”
Çiftçi: “Kırkım bittiğinde gözleri kapalı şekilde uzanıyordu. Sonra kalkıp tekrar otlamaya devam etti. Nasıl hissettiğini ona sormanı önerirdim ama şu an meşgul. Ve bence cevabını çoktan verdi.”
Yusuf Alabarda:
Türkiye gibi savaşın ortasında devlet yöneten adamı, anlamsız çıkarımlarla hedef alıyorsun.
"Trump'ın elini niye sıktınız?" diyeceğine; Suriye'de 500 bin çocuğun ölüm emrini veren Hamaney'in cenazesinde ağlayanlara "Neden oradaydınız?" diye sor.
Dağlık Karabağ kurtarılırken İranlı yetkililerin nasıl açıklamalar yaptığı arşivlerde duruyor.
Hamaney "Karabağ İslam toprağıdır" dese de onun imzasıyla Hindistan silahları İran üzerinden Ermenistan'a aktarıldı.
https://t.co/rQeiIFNr0R
Şehit Ömer Halisdemir'in kardeşi anlatıyor;
"Ömer, 15 Temmuz gecesi saat 02.20 gibi şehit oldu. Zekai Aksakallı Paşa sabah 09.40 gibi naaşının yanına geldi.
Hava çok sıcak ve insan bedeni hızlı bir şekilde kokuşmaya müsait. Fakat Ömer'in yanına geldiklerinde ne üzerinde bir sinek ne de başka bir haşarat görmüşler.
Şehidimizin mesai arkadaşlarından birisi onun yanına geldiğinde bir de bakıyor ki binlerce karınca onun naaşının etrafında toplanmış ve bir halka kurmuşlar.
Önce karıncaların bir ölünün bedenine musallat olmak maksadıyla toplandığı düşünülmüş ama karıncaları şöyle bir dağıtmaya kalktıklarında, onların yine aynı şekilde naaşının başında saf tuttukları görülmüş. Bu, Allah'ın ibretlik olaylarından biridir.
Ömer'in gözleri şahadetinden sonra açık kalmış. Arkadaşları defalarca uğraştıkları halde kapatmaya muvaffak olamamışlar.
Zekai Paşa özel kuvvetler karargahına geldiğinde, ellerini açıp dua etmiş. Sonra Ömer'in açık olan gözlerini kapatmış ve 'Seni ve senin gibi yiğitleri unutursak kanımız kurusun.' dedikten sonra Ömer'in gözleri bir daha açılmamış..."
ALDIĞIMIZ NEFES ADEDİNCE MİNNETTARIZ... 🇹🇷
🇹🇷 Cihat Yaycı : Haberde yer alan iddiaları dikkatle okudum. Eğer aktarılan düzenleme bu şekliyle TBMM’ye gelecekse, bunun sıradan bir kanun teklifi olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu teklif, yalnızca bir infaz veya usul düzenlemesi değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadele anlayışını, hukuk düzenini, kamu vicdanını ve devlet yapısını doğrudan etkileyecek stratejik bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Bu nedenle diğer kanun teklifleriyle aynı kategoride değerlendirilemez.
Her şeyden önce şu temel gerçeği hatırlatmak gerekir: Terör örgütü üyeliği zaten başlı başına bir suçtur. Buna rağmen “suça karışmamış terör örgütü mensubu” şeklinde yeni bir hukuki kategori oluşturulması ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Daha da önemlisi, bir kişinin hangi terör eylemine katılıp katılmadığına kim, nasıl karar verecek? Yıllarca dağ kadrosunda bulunmuş bir örgüt mensubunun hangi saldırıya katıldığını, hangi lojistik faaliyeti yürüttüğünü, hangi emri verdiğini veya hangi keşfi yaptığını herkes biliyor da bizim mi haberimiz yok? Bu kadar kesin bir ayrım nasıl yapılacak? Bunun gerçekte karşılığı olmadığı açıktır.
Terör örgütü dediğiniz yapı zaten hiyerarşik bir suç organizasyonudur. Kimi silah kullanır, kimi istihbarat toplar, kimi lojistik sağlar, kimi eleman devşirir, kimi propaganda yapar. Bunların hangisi “suça karışmış”, hangisi “karışmamış” diye cetvelle mi ayrılacak?
Daha da vahimi, bugün oluşturacağınız hukuki emsal yarın başka terör örgütleri için de kullanılmayacak mı? “Örgüt üyesiydi ama eyleme katılmadı” denilerek başka silahlı terör örgütü mensupları için de aynı talepler gündeme gelmeyecek mi? Hukukta emsal oluşturmanın sonuçları iyi hesaplanmalıdır.
Teklifin en tartışmalı yönlerinden biri de beş yıl sonra siyaset yolunun açılmasıdır. Demek ki beş yıl geçince terör örgütü üyeliğinin doğurduğu sakıncalar ortadan kalkıyor öyle mi? Beş yılın sonunda örgütle kurulan bağın, örgütsel geçmişin ve güvenlik risklerinin kendiliğinden ortadan kalktığı mı varsayılıyor? Eğer öyleyse bunun hukuki, güvenlik ve bilimsel dayanağı nedir? Terör örgütü üyeliğinin “zamanaşımına uğrayan bir karakter özelliği” olduğu gibi bir anlayış mı benimsenmektedir? Kamuoyuna bunun açıkça izah edilmesi gerekir.
Bu nedenle konu yalnızca hukuki bir düzenleme olarak görülemez. Şehit ailelerini, gazileri, güvenlik güçlerini ve doğrudan Türk Milletini ilgilendiren böylesine hayati bir konuda en geniş toplumsal mutabakat aranmalıdır.
Yapılması gereken açıktır.
Öncelikle kapsamlı basın toplantılarıyla Türk Milleti ayrıntılı şekilde bilgilendirilmelidir. Ardından teklif, TBMM komisyonlarında hukukçuların, güvenlik uzmanlarının, şehit ve gazi temsilcilerinin ve ilgili kurumların katılımıyla madde madde tartışılmalıdır.
Eğer bu düzenleme gerçekten “demokratikleşme” adına yapılıyorsa, o halde demokrasinin en güçlü aracı işletilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yapısını ve gelecek nesilleri etkileyecek böylesine stratejik bir düzenleme referanduma götürülmeli, son sözü doğrudan Türk Milleti söylemelidir.
Çünkü bu mesele bir siyasi partinin, bir hükümetin ya da bir Meclis döneminin meselesi değildir. Bu mesele, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin geleceği meselesidir. Böyle bir konuda en güçlü meşruiyet kaynağı, doğrudan Türk Milletinin iradesidir.
https://t.co/1W6o9Bb56W
Fransa sera ve açık alandaki bütün meyve ve sebzelerde pestisit/kimyasal madde-tarım zehiri kullanımını resmen yasakladı.
Türk tarımı ve insanımız maalesef bu girdabın içinde.Hem milyarlarca Türk lirası ekonomik kayba hem de insanımızın sağlığını kaybetmesine sebep oluyor.
FETÖ’cü alçağın nasıl bir şerefsiz bir yalancı olduğunu izleyin. Akıncı Üssü’nde darbe girişimi yöneten Kemal Batmaz, her ifadesinde ısrarla defalarca beraber ABD’ye gittiği Adil Öksüz’ü tanımadığını, görüşmediğini aynı uçaklarda seyahat etmesinin de tesadüf olduğunu söylüyor. O tarihte Mahkeme başkanı olan Akın Gürlek’in konuya hakimiyeti ise gerçek yüzünü ortaya çıkarıyor ama Batmaz yine utanmıyor. Çünkü insan olmayan FETÖ’cülerin ilk kuralı utanmaz oluşlarıdır. Böyle şerefsiz mahluklardır bunlar
Mossad destekli işgalciler, Batı Şeria ve Ramallah’ta Filistinlilerin ev, araba ve arazilerini yağmalıyor, ateşe veriyor.
Direnen Filistinliler öldürülüyor, akrabalarının evleri yıkılıyor.
İsrail basını bile bu zulmü yazarken, Tel Aviv’de bile bazı İsrailliler eylem yaparken, İslam dünyasından çıt çıkmıyor…
İslâm dini, Orta Çağ zihniyeti olmaktan çıktı mı Özgür Bey?
Umut Akdoğan,
“1400 yıldır zulmediyorsunuz.”
Özgür Özel,
“Diyanet sibyan mektebi kurmuş. Orta Çağ zihniyetinden bilim çıkmaz." diyordu.
Ama Yeni Parti'yi cuma namazı sonrası ilan ettiler.
Söz konusu vatandaşın oyunu almaksa ne Orta Çağ zihniyeti kaldı ne de 1400 yıldır yapılan sözde zulüm kaldı.
Tam 6 yıl önceydi; Ayasofya Camii yeniden ibadete açılırken Türk milleti dualara eşlik ediyor, Yunanlar bayraklarını yarıya indiriyor, Papa acı çekiyordu.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın yeni nesillere emaneti minber’deki Fetih kılıcı ABD ve AB ile içerideki sömürge aydınlarının içinden geçiyordu.(iki yıl önceki twitimden alıntıdır)
OKUYUN VE ARŞİVİNİZDE SAKLAYIN BU YAZIYI.
YENİ/K PARTİ..
💥CHP Milletvekili Falih Rıfkı Atay:
"İslamiyet denince aklıma çorap kokusu gelir."
💥Eski CHP'li Başbakan Ş.Saraçoğlu:
"Din zehirdir. Türkiye'den dini tamamen atabilmek için bize 30 yıl lazım."
💥Adalet Eski Bakanı M.E.Bozkurt:
"İslâm 14 asırlık sakat bir inançtır. İlerlemeye engeldir.”
💥Milletvekili Şemsettin Günaltay:
"Ayetler bizi alakadar etmez."
💥Milletvekili Refik Ahmet Sevengil:
"Allah'ı da (haşa), Sultan'la birlikte tahtından indirdik."
💥Milletvekili Kemalettin Kamu:
"Kâbe Arab'ın olsun, bize Çankaya yeter"
💥Milletvekili Mehmet Şeref Aykut:
"Yakılan ve ebediyen çöken Arap-Acem dini tahakkümdü.
Ayet ve Hadis saymakta mana yoktur. İslam dini çökmüştür."
💥Milletvekili Önder Sav: (Hacca gidebilmek için yardım isteyen vatandaşa) "Boşver Araplara para kaptırma. Bakarsın orada Muhammed bırakmaz, göndermez seni buraya."
💥Milletvekili Onur Öymen: "Atalarımız maymundan gelmiştir."
💥Milletvekili Canan Arıtman: "Başörtüsünü Sümerler'de fahişeler takardı."
💥Seyhan BM Üyesi Ali Aydoğan:
"Yalancı Muhammed'e ve uydurduğu (haşa) Tanrı'ya ihtiyacımız yok."
💥CHP milletvekili Sera Kadıgil:
"O ezanlar ki …benim yurdumun üstünde ebedi inlemesin artık!"
💥Eski İçişleri Bakanı Şükrü Kaya:
"Dinler işlerini bitirmiş, vazifeleri tükenmiştir.”
💥Eski Dışişleri Müs.T.K.Köperler:
"Gençliği Allah ve Peygamber gibi boş laflardan kurtaracağız.”
💥CHP İlçe Başkanı Osman Nuri Çerman:
"Türk'ün dini Kemalizm'dir."
💥Milletvekili Celal Nuri İleri: "İnsan hayvandan ayrılınca bir nevi maymun ailesiydi. İlk atalarımız şüphesiz ormanların içinde sürü halinde serseriyane dolaşıyorlardı."
💥Milletvekili Ali Topuz:
"İslam kültürü bizim öz kültürümüz değildir.”
💥Milletvekili İsmail Hakkı Kılıçoğlu:
"Allah'ın varlığına iman etmek, o gerçekte var olduğu için değil, sıkıntı içinde olduğumuz zamanlarda moralimiz yükseltmek için gereklidir."
💥Türkan Saylan: "Çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil, bale yapmasını istiyoruz.”
💥CHP İl Başkanı Ali Kavak: "Atatürk gibi bir lider varken peygamber gibi lider bekliyorlar."
💥Milletvekili Öztürk Yılmaz: "Benim dilim her şeyde okunsun. Ezan, Türkçe okunsun..
💥Ve ŞİMDİ..!
İslam düşmanı bu tarikatın Özgür Özel başkanlığındaki müritleri Hacıbayram camisinde cuma namazını eda ederek "Yeni Partilerini" kurdular..!
💥Ve EVET..
Biraz fazla münafıkça, biraz 200'lüce, biraz riyakarca bir durum ama olsun..😄
Bunlara yakışıyor..😄
Bunlar çalar hırsız olmaz..
Bunlar içer sarhoş olmaz..
Bunlar otellerde bornozla basılır zinakar olmaz..
Bunlar milletin parasını kumarda barda pavyonda metreslerle karılarla kızlarla yer içer ahlaksız olmaz..
Hasılı..
Bunlar böyle bir tarikat..!
Bunlar 5 dönemdir, 6 dönemdir aralıksız ESKİDEN beri Milletvekili ama partilerinin adı YENİ PARTİ..!
Yersek..
Yeni olan tek bir söylem yok...
Tek bir proje, vaat yok...
Ne ülkenin yarınları ne de halkın durumu zerre umurlarında değil...
Silivri'den alınan talimatlar dışında tek kelime edemeyen,
zerre kadar inisiyatif barındırmayan kuklalar, güya halkı "yeni" diye ters köşe edecek...
Şuna;
"Asrın En Büyük Hırsızlarını ve Arsızlarını Yargının Elinden Kurtarma Partisi" desenize yahu...
Cuma günü kuruldu, cuma namazından sonra açıklama yapıldı diye biz bu partiyi dini bütün insanların kurduğu dindar bir parti olarak mı algılayacağız? Dindarları bu kadar ahmak mı sanıyorlar yahu!
Gezi Eylemlerinde "Gaz yedik haram yemedik" pankartı taşıyıp hükümeti istifaya çağıran
Yönetmen Ezel Akay ve kardeşi uyuşturucu üretimi yapmaktan tutuklandı.
İki kardeş evini adeta esrar tarlasına çevirmiş...
"Bozkurt zannedersin baktım tasmalı,
Kimi 'ülkücüyüm' diyor, kimi 'Osmanlı',
Şu mevlevi musluğunu biraz kısmalı,
Türk'ün öz yurdunda Türk arıyorum!"
💬 Abdurrahim Karakoç