🔴
BASINA VE KAMUOYUNA
ÇİFTE VATANDAŞLAR HAKKINDA SUÇ DUYURUSU
Küresel terör şebekesinin en büyük aktörü soykırımcı işgalci İsrail, 7 Ekim 2023'ten günümüze kadar özellikle Gazze'deki yıkım, katliam ve insanlık dışı uygulamarını arttırarak devam etmektedir. Emperyalist yayılmacı politikası ile başta Suriye olmak üzere Lübnan, İran ve son olarak Katar gibi bölge ülklerini hedef almıştır. Şuanda ise ABD ile birlikte İran'da sivilleri katletmektedir.
Coğrafyamızdaki "kutsal hak" iddiası kapsamında tüm devletleri tehdit eden bu terör şebekesi farklı birçok vesile ile ülkemizi de hedef alan açıklamalarda bulunmuştur. Milli İstihbarat Teşkilatımız bu şebekenin mensuplarına belli aralıklarla operasyon yapmakta ve ülke içindeki faaliyetlerini engellemektedir.
Bu kapsamda İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) bünyesinde görev alıp askerlik yaparak cinayet şebekesinin bir parçası olan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı taşıyan teröristlerin tespit edilmesi, haklarında kimlik tespiti yapılıp yakalama kararı çıkarılması, soykırım suçu, insnalığa karşı suçlar ve vatandaşlık kanununa muhalefetten yerel ve uluslararası hukuk bağlamında yargılanmalarının sağlanması, mal varlıklarına el konulması, vatandaşlıktan çıkarılmaları ve ülkeye alınmamaları hususunda;
Özgürlük Nöbeti Platformu Araştırma ve Eylem Komisyonu'nun açık kaynaklardan elde ettiği deliller ışığında hazırlanan OSINT RAPORU ile IDF mensubu olduğu tespit edilen 10 kişi hakkında 15 Mart 2026 Cuma günü mevcutta bulunan 2025/219447 soruşturma numaralı dosyaya ek beyanda bulunmak suretiyle suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyuna ilan ederiz.
Filistin aktivistleri olarak vatanımızın Terörsüz Türkiye vizyonuna katkı sağlayacak bu adımı sonuna kadar sürdüreceğimizi ve suç duyurusundan hemen sonra 2. DALGA İFŞA VE İHBAR sürecini başlatacağımızı bildirir, Aziz Milletimizi ve Siyonizme Karşı Direnen Tüm Vicdanlı İnsanları Hürmetle Selamlarız! ✊🏻🇵🇸🇹🇷
Av. Hilal SEVİMLİ
Av. Yakup USLU
Av. Fadime Merve KARADUMAN
Av. Mehmet Akif CAN
Av. Taceddin YILDIRIM
Av. Rabia TÜRK
Av. Mustafa KOCAMANBAŞ
Av. İsmihan KAHVECİ
Av. Beyzanur VARDAR
Av. Yusuf Nusret DİLMEN
Av. Mahmud Said ASLAN
Av. İdil Miray TANK
Av. Ahmet ÇİL
Av. Hümeyra İŞLER
Av. Zeynep YAVUZ
💚 İNCİ TANESİ
"Evladım,
Yağmur damlaları, rahmet olarak iner.
İlk önce havanın kirini, gökyüzünü temizler, daha sonra yeryüzünü temizler.
Kirlenir o pak, temiz olan su. Yolları temizler, akar, akar suya boşalır, ummanlar olur, denize ulaşır.
Yalvarır Rabbine, "Beni temiz pak olarak indirdin, kirlendim, temizle ya Rabbi," der, yakarır, nedamet duyar.
Güneş yaklaşır, kavurur, yanar yanar, temizlenir, buhar olur, ulaşır arşa. Bu döngü devam eder.
Evladım,
Kul ki, bilerek bilmeyerek yaptığı hatadan nedamet duymalı.
Pişmanlıkla yanmalı, kavrulmalı,
gözyaşı dökerek arınmalı.
O arınma ki, bedenen, kalben, nefsen temizlenmeli.
Günah zulmünden şu beden iklimini arındırmalı.
Saf, temiz olan ruh ile bir bütün olarak Rahmana kavuşmalı.
Evvelallah."
Mevlana Hazretleri
🌹 BENİM PEYGAMBERİM, "PEYGAMBERLERİN PEYGAMBERİ "
Nasıl olur da O'nun yolundan gitmem?
Nasıl olur da O'na itaat etmem ?
Nasıl olur da laf söyleyenlere karşı gövdemi, ilmimi bilgimi siper etmem?
Kıyametin oluşumunda ise genişleyen evren ilk üflenildiği şekilde surdan geri çekilecektir. Dünyanın, galaksinin ve tüm evrenin kıyametleri ayrı ayrıdır
Hz. Kuran'da geçen "sura iki kez üflenecek" hadisesinin ilki dünyanın kıyameti, ikincisi ise kainatın kıyametini başlatacaktır
Ayrıca tüm kainattaki gezegenler, yıldızlar ve diğer yaratılanların tümü Hz.Kuran'da da ifade edildiği üzere bu düzene itaat etmekte, rotalarında akıp gitmektedir. Bu da onları ruhu olması hasebi iledir. (nefisleri yoktur) melekler buna delildir.
Kuran'da geçen Zülkarneyn as. Kıssasındaki kapatılan geçitlerin bir kısmı da bu kara deliklerdir. Yecüc yer halkı, mecüc gök halkıdır.
Kuantumda kara maddenin çekim gücü ile açıklanan eliptik rotaların tamamı mana yönünde melekler tarafından kontrol edilir.(arşı taşıyan melekler)
Galaksiler içerisinde “solucan deliği, kara delik” gibi de adlandırılan tünel gibi bir takım enerji geçiş noktaları vardır. Buraya kadarı kuantumda anlatılır. Anlatılmayan kısımları ise şudıur: Buralardan enerji geçtiği gibi cinni, yecüc mecüc türü varlıklar da geçerek gelirler.
Kainatın %5 i kara madde (çekim gücü ) , %95 i ise kara enerji olarak adlandırılan enerji ile dolu bir boşluk. Rabbimizin gücü ve verdiği enerji ile bu boşluk sürekli genişliyor.
Genişleyen evrende bizim bulunduğumuz samanyolu galaksisinde güneşimiz gibi ortalama 200milyon yıldız olduğu tahmin ediliyor. Samanyolu galaksisi gibi 300milyardan fazla galaksi var. Tüm bunlar fiziki olarak kainatın sadece %5ini kaplıyor. Geri kalanı ise çok büyük bir boşluk
İblis ve taraftarları tüm bu süreçleri inkar etmeden anlatmış ancak Rabbimizin yaratma gücünü aradan çıkararak tesadüf üzere oluşmuş bir dizi kanuna bağlamışlardır. Bunu teknoloji ile eşleştirerek madde ve fizik kanunları çerçevesinde anlatamıyoruz.
Bu,biz Müslümanların eksiğidir
Aynı şekilde evrenin yaradılışı için Hz. Kuran’da Allahu Teala “6 günde/evrede yarattık” der. Rabbimiz “ol der olur” ancak burada maddeyi fizik kanunları içinde kendi döngüsüne bırakmıştır. Bu süreci ve yaşananları fizikçiler “kuantum” adı altında toplamışlardır.
+
Burada tüm zerreler bilinçli ancak ayrı vaziyettedir.Bir süre sonra salınıp yayılıyor ve Rabbimizi zikreder halde dönerek kendi cinsleri ile birleşiyorlar
İşte yaradılışın bu evresine İblisin öğretisi üzere evren bir gaz toz bulutu olarak rastlantı üzere bir araya geldi deniliyor
Uzaylılar var mı var. Formları düşündüğümüz gibi? Hayır
Fizikçiler tüm kainatın bir başlangıç, “sıfır” noktası olduğunu ve evrenin sürekli genişlediğini kanıtlamışlardır.
Yaradılışın atom altı, sicim altı evresi maneviyatta “hiçlik makamı” olarak tanımlanmıştır.
+
Bunun en önemli yolu; “Kuantum fiziği” adı verilen ilahi kanunları ana hatları ile bilmek ve aktarmaktır.
Bu konular zaten Hz.Kuranda ve Peygamberlerin hayatlarında vardır. Önemli olan bunu bu günün şartlarına uygun şekilde maddi temellere oturtarak anlatmak ve anlayabilmektir.
Gençlerin soruları var, cevaplarını akla ve mantığa da dayalı bir şekilde günümüz şartları ve teknolojisine göre cevaplayamaz isek taze beyinler bunları kodlayamadıkları için boşluğa düşüyor ve imandan uzaklaşıyorlar.
Tüm bunları bugün doğru anlatabilmenin yolu nedir?
+