Üsküdar'dan Acıbadem'e gitmek için bindiğim bir taksi şoförü mesleğimi sordu, ben de "Gazeteciyim" dedim.
"Aaa öyle mi ben de gazeteciyim" dedi ve beni epeyce şaşırttı.
Taksi kendisininmiş. Bir zamanlar Cumhuriyet gazetesinde sayfa sekreteriymiş. Acıbadem'de gazetecilere verilen bir kooperatiften kendisine ev verilmiş. Taksitleri gazete ödemiş ve Acıbadem'in tam ortasında şimdiki değeri milyonlarla ölçülen evin sahibi olmuş.
Kazandıklarıyla da bir taksi plakası almış. Şimdi de emeklilik zamanlarında direksiyon sallıyormuş.
Acıbadem'e geldiğimde, taksiden inerken bunun 2022 Türkiye'sinde nasıl mümkün olabileceğini düşündüm.
Hangi gazete veya TV kanalı, çalışanının ev taksitlerini öder ki?
Bu hikaye bana Yaşar Kemal'in Basınköy'deki mahallesini hatırlattı ve bu dosyanın yazılmasına ilham verdi.
Guillermo del Toro’nun Frankenstein’ı |
Yaratmak Kolaydır, Yaşatmak Zor
Del Toro’ya göre canavarlar “Korkulması gereken değil, anlaşılması gereken varlıklar.”
Son cümlede canınızı yakacak bir hatırlatma var
https://t.co/iJAFyaC17O
Otofaji, kelime kökeni itibarıyla Yunanca iki kelimeden oluşuyor
"Auto" (αὐτό) → kendi
"Phagein" (φαγεῖν) → yemek, tüketmek
Otofaji = "Kendi kendini yemek" anlamına geliyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Evliliğe ilk adımını atan gençlerimize 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, 150.000 TL tutarında faizsiz kredi desteği sunuyoruz."