Tüm madenciler ve Bağımsız Maden İş yöneticileri bir kez daha gözaltına alındı!
Başkentin ortasında, çocuğunun boğazına girecek bir lokma için mücadele edenleri bu hale düşürdünüz, övünün!
Hırsızın yanında durana, ona sahip çıkana lanet olsun.
Hesaplaşacağız!
Günlerdir süren haklı direnişleri boyunca tek bir “taşkınlık” yapmadığını herkesin gördüğü, tek bir karıncayı incitmeden hakkı için mücadele eden işçilerin görüşme talebine bile yanıt vermeyip yine gözaltına aldılar.
Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, sendika uzmanı Başaran Aksu ve tüm işçi arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı, tüm ülkenin gözü önünde hırsızlık ve gasp suçu işleyenler ve yandaşları hakkında işlem yapılmalıdır.
İşçinin sesini kısmak, sözünü engellemek için bu kadar çaba harcanacağına verilen sözler tutulsun hepimizin şahitlik ettiği gasp edilen hakları ödensin.
Küba'dan bir çığlık yükseliyor !
DÜNYAYA AÇIK BİR MEKTUP: Küba'dan bir kadın, kimsenin görmek istemediği suçu ifşa ediyor.
Tüm insanlığa, dünya annelerine, Sınır Tanımayan Doktorlar'a, dürüst gazetecilere ve hâlâ adalete inanan hükümetlere sesleniyorum:
İsmim, milyonlarca diğer insanınkiyle aynı. Ünlü bir soyadım ya da yüksek bir makamım yok. Ben sıradan bir Kübalı kadınım. Bir evlat, bir kız kardeş, bir vatanseverim. Ve bunları paramparça olmuş bir ruhla, titreyen ellerle yazıyorum; çünkü halkımın bugün yaşadığı şey bir kriz değil. Bu, Washington tarafından soğukkanlılıkla gerçekleştirilen, yavaş ve hesaplanmış bir cinayet.
Ve dünya başka yöne bakıyor.
BÜYÜKANNEM VE BÜYÜKBABAM İÇİN SESİMİ YÜKSELTİYORUM:
Küba'da yaşlı insanların vaktinden önce ölmesini ifşa ediyorum; çünkü abluka, kalp rahatsızlıkları, yüksek tansiyon ve diyabet ilaçlarının ülkeye girişini engelliyor. Mesele kaynak yetersizliği değil. Bu, kasıtlı bir yasak. Küba'ya satış yapmak isteyen şirketler para cezasına çarptırılıyor, baskı görüyor ve tehdit ediliyor. Kendi hükümetleri ise sessiz kalıyor. Ve bu sırada, Kübalı bir büyükbaba göğsünü tutarak bekliyor. Ölüm uyarı yapmaz; ama abluka yapar.
ÇOCUKLARIM İÇİN SESİMİ YÜKSELTİYORUM:
Küba'da yakıt yetersizliği nedeniyle kuvözlerin kapatılmak zorunda kalmasını ifşa ediyorum. Amerika Birleşik Devletleri hükümeti hangi ülkelerin bize petrol satıp hangilerinin satamayacağına karar verirken, yenidoğan bebeklerin hayatta kalma mücadelesi vermesini... Washington'daki bir ofiste imzalanan bir emrin, kıyılarından sadece 90 mil ötedeki bir çocuğun feryadından daha önemli görülmesi yüzünden çocuklarının hayatının tehlikeye girdiğini gören Kübalı annelerin varlığını...
Uluslararası toplum nerede? Çocuk haklarını bu denli hararetle savunan örgütler nerede? Yoksa Kübalı çocuklar yaşamayı hak etmiyor mu?
🍽️ KASITLI AÇLIĞA KARŞI SESİMİ YÜKSELTİYORUM:
Ablukanın, kurgulanmış bir açlık yaratma girişimi olduğunu ifşa ediyorum. Gıda, sebepsiz yere ortadan kaybolmuş değil. Gerçek şu ki, onu satın almamız engelleniyor. Gıda taşıyan gemiler taciz ediliyor. Banka işlemleri engelleniyor. Bize tahıl, tavuk ve süt satan şirketlere yaptırım uygulanıyor.
Küba'daki açlık bir tesadüf değil. Bu, ABD hükümetinin bir devlet politikasıdır; 60 yıl boyunca geliştirilmiş, her yönetim tarafından güncellenmiş, Donald Trump tarafından şiddetlendirilmiş ve Marco Rubio tarafından acımasızca uygulanmıştır.
Buna "ekonomik baskı" diyorlar. Bense buna açlığa mahkûm etme terörü diyorum.
ÜLKEMİN DOKTORLARI İÇİN BİR ÇAĞRI:
Tüm dünya çökerken pandemi sırasında hayat kurtaran doktorlarımızın bugün şırınga, anestezi ve röntgen ekipmanından yoksun bırakılmasını kınıyorum. Bunları nasıl üreteceğimizi bilmediğimiz için değil; yetenekten yoksun olduğumuz için de değil. Aksine, abluka yüzünden malzeme, yedek parça ve teknolojiye erişimimiz engellendiği için.
Bilim insanlarımız beş COVID-19 aşısı geliştirdi. Beş tane. Kimsenin yardımı olmadan. Tüm zorluklara rağmen. Ablukaya ve yalanlara rağmen. Yine de imparatorluk, bunu başardığımız için bizi cezalandırıyor.
DÜNYAYA SESLENİYORUM:
Küba sadaka dilenmiyor.
Küba asker istemiyor.
Küba sevginizi istemiyor.
Küba adalet istiyor. Ne fazlasını, ne de azını.
Halkımın çektiği acıları normalleştirmeyi bırakmanızı istiyorum.
Ablukayı gerçek adıyla, yani İNSANLIĞA KARŞI BİR SUÇ olarak adlandırmanızı istiyorum.
Biz boğulurken "diyalog" ve "demokrasi" masallarıyla kandırılmamanızı istiyorum.
Hayırseverlik istemiyoruz. Sadece yaşamamıza izin verilmesini istiyoruz.
Sessiz kalarak buna ortak olan hükümetlere:
Tarih sizden hesap soracak.
Yalan söyleyen medyaya:
Gerçek her zaman bir yolunu bulup ortaya çıkar.
Yaptırımlara imza atan cellatlara:
Küba halkı unutmaz ve affetmez.
Kalbinde hâlâ insanlık taşıyanlara:
Küba'ya bakın. Ona neler yapıldığına bakın. Ve kendinize sorun: Tarihin hangi tarafında yer almak istiyorum?
---
Bu küçük adadan, devasa bir halkın içinden; pes etmeyi reddeden sıradan bir Kübalı kadından...
Ikay Romay
16. gün
Unutma unutturma, yanında ol!
Sevgili @idgoktas kuyu tipi cezaevinde bizleri güldürdüğü ve politik mizah yaptığı için kuyu tipi cezaevinde tutuklu.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
@ecapa_aklinizi Doğru değil bu..72 yılında başladığım ilkokuldan beri kaloriferli okullar,tam gün ve 25-30 mevcutlu sınıflarda okudum.Ders kitaplarımız da ilk haftalarda kırtasiyelerden hemen parayla alınır,temiz kulllanılır ve alt sınıftaki kardeşlerimize verilirdi,israf edilmezdi.
Nasuh Mahruki sadece düşüncelerini ifade ettiği için cezaevinde. Onun bu ülke için, insanlar için yaptıklarını hayal bile edemeyecek olanlar şimdi onun hakkında atıp tutuyor. Adaletsizlik altında eziliyor bu ülke.
Yapılan %13.52 lik zam miktarının büyük bölümü vergilerden kesilmiş. 4 bin kadar.
Sebebi de yüksek vergi dilimi. Vergi dilimi %15'te sabitlenmelidir. %20 %27 vergi dilimleri öğretmene ağır bir yüktür!
BM’nin "güvenli bölge" ilan ettiği bir bölgede, emperyalist güçlerin desteğiyle gerçekleştirilen Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yıl dönümünde katledilen Boşnak kardeşlerimizi saygıyla anıyorum.
Emekçilerin barış ve huzur içinde yaşadığı bir dünya için mücadelemizi sürdüreceğiz.