samiha ayverdi diyor ki "hayatta olan şeylere "neden" diyen kimse acemidir." önüne açılan yoldan yürü. şöyle olsaydı, böyle olsaydı daha iyi olurdu diye vehmettiğin tüm yollar kaderin dışındadır. kaderin dışında olansa yok hükmündedir.
Şikayet rızkı daraltır. Buradaki rızkı sadece mal mülk para olarak algılamayın. Evet bunlar da dahildir, fakat sevmek sevilmek, iç huzuru, iyi insanlarla karşılaşmak, kalbî feraha ermek de rızıktır.
"Kötü haber şu ki, her şey geçicidir.
Aynı zamanda iyi haber: Her şey geçicidir. Eğer işler iyi gidiyorsa tadını çıkar. Çünkü bu sonsuza dek sürmeyecek. Eğer kötü gidiyorsa endişelenme. Bu da sonsuza kadar böyle devam etmeyecek."
iyilesebilmek bir sürectir. üc ileri bes geri, iki geri dört ileri, kin, nefret, özlem, pismanlık, sevgi, kabullenme, bol bol aglama gibi bircok duyguyu yasatır ve sonrasında nötr hale gelmekle son bulur. kimseye bir gecede bahar gelmez, sert bir ayazı yemedikten sonra..
Bir insanın daha iyi biri olmak için verdiği her emeğe inanılmaz saygı duyuyorum. Gerçekten bu kadar kötü, bencil, ahmak insan yığınının içinde tüm çabasıyla daha iyi biri olmak istiyor. Kendine ve insanlara daha iyi gelmek istiyor. Farkındalık arttıkça iyilik artacak.
“Konuşmak, dertli kişiyi rahatlatır, konuş.
Meşguliyet hüznü oyalar, çalış.
Yolculuk ve yer değiştirmek, acı hatıraların zihne hücum etmesini engeller seyahat et.
Eğer ağlamak sana sunulmuş bir imkansa, ağla.”
Boş kalan zihin, endişeyle dolar. Ruhun devası çalışmaktır. Çalışmak ve üretmek, kaygıyı da ümitsizliği de ortadan kaldırır. Kendini bir amaca adadığında, zihnindeki karmaşa yerini huzura bırakır. Emek verdiğin her an, seni yaşama bağlayan bir ipliktir.
Heves aşırı değerli bir şey, insana bütün hayatına anlam katıyor, yataktan tebessümle çıkartıp yapılan işi güzelleştiriyor, gidilen yolu kısaltıp geçen zamanı hızlandırıyor, birine yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri hevesini kırmak, kimseye böyle bir kötülük yapmayın.