Sonunda ağzındaki baklayı çıkarmışsın!
Ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unutup açıkça bir cumhurbaşkanı adayını “telef” etmekle tehdit etmişsin.
Beni değil on milyonlarca seçmeni, milleti tehdit ediyorsun.
Aziz Milletim!
Cumhurbaşkanının “telef oldunuz”, “telef olacaksınız” sözü Türk siyasi tarihinin en dehşet verici itiraflarından birisidir.
Erdoğan rakiplerini saf dışı bırakmak için her yolu denediğini, daha da deneyeceğini itiraf etmiştir.
Seçimi iptal ederek, milli iradeyi yok sayarak, emrine aldığı yargı marifetiyle rakibini hapse atıp 35 yıllık diplomasını iptal ederek, aile fertlerini hapse atarak bizi durduramayacağını gören bu akla şu soruyu sorun:
Bilmediğimiz başka hangi yöntemlerin var? Daha ne yapacaksın? Henüz “heybenden” çıkarmadığın başka ne kaldı?
Aziz Milletim;
Telef olan Türk ekonomisidir, iştir, aştır, ekmektir,
Telef olan demokrasi ve hukuktur,
Telef olan milyonlarca emeklinin, işçinin, memuru , çiftçinin, gencin hayatıdır,
Telef olan “milletin hizmetkarı” diye yola çıkarıp bir kenara atılan Ak Partili kadrolardır,
Telef olan her musibete rağmen yıllarca Erdoğan’ı sırtlamış Ak Partili seçmenin umutlarıdır.
Bu kötücül aklın yakıp yıkmadığı, canından bezdirmediği, inim inim inletmediği, “telef etmediği” ne kaldı?
Allah’ın izni, milletin desteğiyle ne telef olacağız, ne de kimseyi telef edeceğiz.
Ülkeyi bu kötücül akıldan kurtarıp düze çıkaracağız.
Demokrasiden ve millî iradeden nasibini almamış zat-ı muhtereme hatırlatalım;
İstanbullu kimi tercih etti?
📌 31 Mart 2019 …… 13 bin oy
📌 23 Haziran 2019 …… 800 bin oy
📌 31 Mart 2024 …… 1 milyon oy farkı ile
Ekrem İmamoğlu ve ekibini tercih etti.
İstanbullu üç se��imde talana ve ranta dur diyerek, Kanal İstanbul ucubeni katmerli şekilde reddetti.
Peki her üç seçimi de kazanan Ekrem İmamoğlu ve ekibi neler yaptı?
📌65,1 km toplam hat uzunluğuna sahip 6 metro
📌4 Kent Ormanı, 15 Yaşam Vadisi ve parklarla toplam 13 milyon 870 bin metrekare yeşil alan
📌111 Yuvamız İstanbul kreşi
📌14 öğrenci yurdu
📌388.018 öğrenciye 2.946.349.600 TL üniversiteli bursu
📌297 bin çocuğa toplamda 37 milyon litre Halk Süt
📌18 Kent Lokantası
📌753 bin anneye Anne Kart
📌245 bin kişiye özel sektörde istihdam sağlayan Bölgesel İstihdam Ofisleri
📌Yeni kültür merkezleri, müzeler, kütüphaneler
📌974 ecdat yadigârı eserin restorasyonu
📌Sel baskınlarına son veren 65 milyar TL’lik İSKİ altyapı yatırımı
📌39 yeni meydan, düzenlenen caddeler, işgallere son verilen sahil hatları
📌Yenidoğan, evlilik, “sen oku diye” desteği
📌Çiftçilere sağlanan 54 milyonu aşkın ücretsiz fide ve üretim destekleri
📌Kangren olmuş mahallelerde imar ve tapu çözümleri
📌Her birimde artan kadın istihdamı
📌Avrupa'nın en büyük enerji ve dönüşüm tesisleri
📌Yeni spor tesisleri ve organizasyonları
📌Yeni halk ekmek fabrikası ve büfeler
📌Emeklilere pazar desteği
📌900 bin ilkokul ve ortaokul öğrencisine sağlanan beslenme desteği
📌Adil, özenli sosyal destekler
📌Askıda Fatura ile ödenen yüz binlerce fatura
📌On binlerce aileyi güvenli yuvalara kavuşturan kentsel dönüşümler
📌Yaşam Merkezleri
📌Deniz Taksiler, Deniz Dolmuşlar, canlanan Haliç Tersanesi
📌İstanbul Vakfı
📌Yeni metrobüsler, yeni otobüsler
📌Ulaşım çözümleri için 9 milyar TL yatırımları…
Daha birçok güzel şeyi yaptı.
Milletimiz kimi, neyi tercih edeceğini iyi bilir. Millet Büyüktür!
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
Şunu İzleyin, lütfen izleyin.
Sokakta rast geldiğin bir vatandaştan çıkan hikayeye bak.
Daha binlercesi vardır. Adalet sıfırlanmış durumda. Yazıklar olsun!
"Şu kızın gözyaşlarında boğulun."
"Hakim olacağım, savcı olacağım seni kurtaracağım" diye notlar yazmışsınız.
Siz benim arkamda dağ gibi duruyorsunuz ya, benim sırtım yere gelmez canlarım. Mektuplarınız, çizdiğiniz resimler bana ulaşıyor güzel evlatlarım. Sizden çok büyük güç alıyorum, lütfen göndermeye devam edin.
Cezaevinde birkaç şeye çok üzüldüm;
Gözaltına alınan, tutuklanan gençlerimize yönelik kötü muamelelere,
Hatay’da depremzedelerin benim için imza vermeleri nedeniyle konteynerlerden çıkarılmalarına,
Protestolara destek verdiği için şehidimizin, bizlere emanet olan çocuğunun KYK yurdundan atılmasına,
Kadıköy’de bıçaklanarak hayatını kaybeden güzel çocuğumuz Mattia Ahmet Minguzzi'nin mezarının tahrip edilmesine,
Ucuz yumurta için bile oluşan uzun kuyruklara çok üzüldüm.
Bu akşamdan yarın sabaha kadar Atatürk Bulvarı’nda, Adalet Bakanlığı önünde; haksız yere tutuklanan gençler ve öğrenciler için ÖZGÜRLÜK ve ADALET nöbetindeyim.
Şu görüntüye bir iki kelam etmeden geçemiyorum…
Başvuru saatini kaçıran biri, ne kadar güçlü olursa olsun, ne kadar adaylık için ısrarcı olursa olsun, o seçimde bir şansı yoktur. Çünkü, başvuru süresi sadece teknik bir detay değil, aynı zamanda bir disiplindir, bir taahhüttür. O dakikayı kaçıran, bir anlamda “bu işi ciddiye almadım” demiş olur. Her seferinde birileri çıkıyor ve sırf bu gerginliği yaratmak için adım atıyor; amaç bazen gerçek bir adaylık değil, ortalığı karıştırmak.Bu da seçim dönemlerinin hiç şaşmayan, alışıldık bir yönüdür.
Özgür Özel gayet sakin 👏
@herkesicinCHP@eczozgurozel
Aybüke Pusat'a destek olan Rumi dizisinin senaristi Ali Aydın, bu tepkisinden sonra dizisi yayından kaldırılınca TRT'nin başında olan Mehmet Zahid Sobacı'ya hayatının dersini vermiş. Korku duvarları aşıldı artık herkes konuşacak.
Benim kıymetli vatandaşlarım,
Milyonlar oldunuz, sandıklara koştunuz. Bana çok güçlü bir yol haritası çizdiniz. Şimdi bayram arifesinde, Türkiye'nin ikinci yüzyılı yolculuğunun arifesinde hep birlikte yola çıkacağız.
Çocuklarımızla, gençlerimizle, kadınlar, erkekler, hep birlikte İstanbul'un ve Türkiye'nin muhafızları olacağız. Ben sizleri Silivri'den izleyeceğim ama tüm kalbimle, düşüncelerimle ve cümlelerimle sizlerle olacağım.
İstanbul'un en büyük buluşmasında özgürlük, demokrasi, adalet için birlikte olalım. Millet büyüktür.
“Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar,
güneş ufaktan şimdi doğar, yürüyelim arkadaşlar.”
Sizi çok seviyorum. Her şey çok güzel olacak.
Büyük Buluşma;
29 Mart Cumartesi 12.00’de
Maltepe Sahil Miting Alanı’nda