AKP’li Hüseyin Çelik, TRT’nin ‘Payitaht Abdülhamit’ dizisini eleştirdi:
“TRT’nin ‘Payitaht’ dizisi beni çok rahatsız etti.
Devletin imkanlarıyla bir tarih dizisi hazırlıyorsunuz, bu ülkenin tarihiyle taban tabana zıt bir dizi.
Hayatı boyunca neredeyse Cuma selamlığı dışında sarayın dışına çıkmamış Abdülhamid, elinde silahla düşman kovalıyor. İngiliz büyükelçisi tokatlıyor.
Öyle bir Abdülhamit yok. Yaşamadı.
Abdülhamit istibdatçıdır, kendisi gibi düşünmeyen adamlara hayat hakkı tanımayan adamdır.
Sultan Abdulhamit’in İslamcı bir politikası var. Bizim muhafazakarlar o yüzden seviyor. Ama onunki samimi bir müminin Müslüman kardeşliğini öne çıkarmak için yaptığı bir İslamcılık değil.
Pragmatik bir İslamcılık.
Sultan Abdülhamit rom içiyordu. Torunları söylüyor. Saraya alınan içeceklerin listeleri var.
Sultan Abdülhamit’in babası Abdülmecit de alkolik derecesinde içiyordu.
Sultan Reşat hatıralarında ‘Pederim bize haber gönderirdi; Şehzadelerim toplansın işret etsinler’ diyor. İşret etmek, kafayı çekmek demek.
Bunlar halife diye hatasız, günahsız demememiz lazım.
Sultan Abdülhamit öyle 7 düvele karşı savaşan birisi değil. Bir tane savaş var; Tesselya Harbi. Yunanistan, Osmanlı için sabah kahvaltısı olmayacak bir yer.
Ufacık yer için Abdülhamit’e övgüler, Gazi ünvanı vermeler falan. Girit, Kıbrıs, Rumeli, Kuzey Irak kaybedilmiştir.
Sultan Abdülhamit zamanında kaybedilen topraklar, bugünkü Türkiye’nin iki katından fazladır.
Ekonomi felakettir. Abisi moratoryum ilan etmişti. Moratoryum devletin iflas etmesi demek.
40 defa dış borç alınmıştır Osmanlı’da, 20’si Abdülhamit zamanında.
İskilipli Atıf’ın Sultan Abdülhamit’e yazdıklarını taşa yazsa taş çatlar. Tüm ulema Abdülhamit’e karşıdır.
Milli Mücadele’yi küçümsemek aklı başında bir insanın yapacağı şey değil. Mustafa Kemal de Milli Mücadele’nin komutanıdır.”
Deniz Zeyrek, Müsavat Dervişoğlu’nun konuşmasını yorumladı:
“Ben solda duran bir insan olarak bir Türk milliyetçisinin konuşmasına bu kadar katılacağımı düşünmezdim.
Rousseu’dan başladı, Kant’tan devam etti. Çok iyi bir analiz yaptı.
Derin devlet ve devlet aklı konusunda söylediklerinin altına imzamı atarım.
Muhteşem bir konuşma yaptı Müsavat Bey.
Bizim yeniden kuralları olan bir devlete, özgür basına ihtiyacımız var.”