Özgür Özel: "Kılıçdaroğlu CHP’sine oy verenlerin oranı %1’lere düşmüş." diyor.. Doğru diyor...
Tarafımız şimdiden belli olsun.
Kemal Kılıçdaroğlu CHP sine ASLA oy vermem diyenler lütfen RT.
Erol Mütercimler'den muhteşem bir kampanya
"Milletvekilliği bir meslek değildir, emekli maaşları almaları kabul edilemez, emekli maaşları almaları iptal edilsin..."
Destekleyenler..?!
Murat Taylan, Tele2 Haber’in sürdürülebilirliği için destek çağrısı yaptı, Merdan Yanardağ ile ilgili son gelişmeleri anlattı:
🏑 RTÜK lisans süreci yaklaşıyor, başvuru sonrası 72 saatlik süre olacak.
🏑Tele2’yi seviyorsanız paylaşın: abone olun, katıl ile düzenli destek verin veya bu gönderiyi yayarak yardım edin. Her paylaşım değerli.
🏑Tele2 Haber’in finansal sürdürülebilirliği için küçük destekler büyük önem taşımaktadır.
#Tele2Haber #MedyadaDayanışma #BasınÖzgürlüğü #DestekOl #BağımsızMedya
https://t.co/fRBWbkB64o
Sevgili takipçilerim, Muhbir’i mutlaka takip etmenizi tavsiye ediyorum. Çok takipçili hesapları haksız yere kapatıldı. Laf olsun diye söylemiyorum. Gerçekten çok iyi iş yapıyorlar. Tek başına Muhbir’i takip bile, ülkede olan biten hakkında doyurucu fikir veriyor. Hiç bir şeyi kaçırmıyorlar. Teşekkürler @ajansmuhbir1923
Bak sen şu gavata
Lozan bitmiş, Apo yeni devlet kuruyormuş, Bahçeli'yi de bu kötü yola sokan Apoymuş.
Apo, ülkeyi ben yönetiyorum diyor ve siyaset bunu seyrediyor.
Yazıklar olsun...
4 KASIM 2025 SALI: Bahçeli'nin "zekamızla gırgır geçmek" gibi bir alışkanlığı var...
Yine öyle yaptı...
Hayır, "AİHM karar verdi, Demirtaş serbest bırakılsın"; karşı değilim.
Doğru olan ne ise, ortada bir hak ihlali varsa, elbette, yapılması gereken, adil olan ne ise, o yapılmalı.
AİHM başka hak ihlali kararları da vermemiş miydi?
Anayasamız, AİHM kararlarına uymayı bir zorunluluk kabul etmiyor mu?
Peki bu AİHM kararını, diğerlerinden ayıran ne ki?!
Bir kararına uyacağız; öbür kararına uymayacağız...
Nasıl bir ilkeyle, hangi mantıklı gerekçeyle?!
AİHM de bir "Avrupa" organizasyonu sonuçta, onlar da "siyasi tercihlerini" kararlarına yansıtıyorlar; görüyor, biliyoruz.
Eee, bizim "siyasiler", adaleti etkilemiyor mu; adaleti siyasi karar vermeye zorlamıyor mu?
Adalet üzerinde baskıya, görünmez yaptırımlara sahip değiller mi?
Böylesi "laga lugaları" lütfen bize adaletmiş, siz de çok adilmişsiniz, çok çözüm odaklıymışsınız gibi "yutturmayın" lütfen.
Lütfen!
Milletler Cemiyeti arşivlerinde tesadüfen bir belgeye denk geldim.
Yıl 1928.
Cumhuriyet henüz 5 yaşında.
Hollanda Merkez Bankası Başkanı Gerard Vissering, Ankara’ya gelir. Görevi: Türkiye’nin parasını nasıl istikrara kavuşturabileceğini incelemek.
Raporunu tamamlar, Amsterdam’a döner. Birkaç gün sonra Milletler Cemiyeti Ekonomik İşler Direktörü Sir Arthur Salter’a şu mesajı iletir:
“Türkiye, dış borç almadan parasını istikrara kavuşturabilir.
Altın ve döviz rezervleri yeterli, bütçe dengeli, gelirler giderleri karşılıyor.
Dış yardıma gerek yok.”
Bu satırlar bugün arşivlerde, Milletler Cemiyeti’nin resmi dosyalarında duruyor.
O dönemde Yunanistan, Bulgaristan ve Avusturya aynı kurumdan borç alırken, Türkiye dış krediye ihtiyaç duymadankendi mali ve parasal egemenliğini tesis eden tek yeni devletti.
Vissering ayrıca şunu da ekliyor:
“Türk bakanlar inanılmaz derecede öğrenmeye istekli; kadınların peçe yasağı sonrası iş gücüne katılımı üretkenliği büyük ölçüde artırmış.”
Yani sadece para politikası değil, toplumsal reformlar da ekonomik kapasite yaratıyor.
Kısacası;
1928’de genç Türkiye, mali, finansal ve parasal direncini ikinci Lozan’ını kazandı.
Borçsuz, bağımsız, onurlu bir istikrar mucizesi.
bugün yapamadığımız, ogün de bugün de Atatürk'e ve Genç Cumhuriyetin kadrolarına fütursuzca saldırmalarının nedeni de işte bu vizyon, bu azim ve bu başarma isteği.🇹🇷
BİR REZALET DAHA!
Ahmet Türk Mardin'deki bir konferansta "Kürdistan'ın dört parçasında siyasi partiler arasında bir diyaloğun oluşturulması gerekiyor." dedi.
TC topraklarının bir bölümünü sözde Kürdistan'ın parçası olarak tanımladı!
Terörle başaramadılar, açılımla deniyorlar!
Bu kitap, devletin sahibi olduğunu unutanlara, devletin yükünü omuzlarında taşıyanları hatırlatmak için yazılmıştır...
Devletin gerçek sahibi Yüce Türk Milletine bu hakikati tekrar tekrar hatırlatmak, en büyük sorumluluğumuzdur.
#KURSAK
@uysallardanemel
KAAN MİLLÎ MUHAREBE UÇAĞI
Dışişleri Bakanı’nın, TUSAŞ’ın üreteceği KAAN Millî Muharip Uçak hakkındaki son açıklaması üzerine bilen bilmeyen herkes bu konuda konuşup kalem oynatınca, bu konu üzerinde ben de yazmasam olmazdı diye düşündüm!
https://t.co/RGaJuKDkg8
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ikiyüzlü İsrail politikasının belgelerini paylaşıyorum!
Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin aldığı kararla;
Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattında, 21 Mayıs 2014 – 30 Eylül 2018 arasındaki usulsüz petrol ticareti nedeniyle,
Türkiye’nin Irak’a net 1 milyar 471 milyon dolar ceza ödemesine hükmettiğini daha önce açıklamıştım.
AKP marifetiyle yapılan bu karanlık ticaretin bir ayağı da İsrail’e uzanıyor!
Peki nasıl?⬇️
Tahkim Mahkemesinin Nihai Kararının 637-658. maddelerine göre;
Türkiye’nin çarptırıldığı cezanın, 673 milyon dolarlık kısmının nedeni;
Irak Merkezi Hükümetinin izni olmaksızın taşınan petrolün, Irak devletinin petrol satış fiyatından 5,77 dolar daha ucuza başka ülkelere satılması;
Türkiye’nin de uluslararası anlaşmalara aykırı şekilde petrol taşıması yaparak, bu usulsüzlüğe aracılık etmiş olması.
Mahkeme, başka ülkelere indirimli satılmış olan 233 milyon varil petrolde uygulanan indirim tutarını, Türkiye ve Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin Irak Merkezi Hükümetine ödemesine karar veriyor. Her ikisine de 673’er milyon dolar ceza kesiyor.
Peki bu kelepir petrolü satın alan ülkelerin başında kim geliyor?
İsrail!
Irak Enerji Enstitüsü’nün 2018 yılı raporundaki bu çarpıcı veri, tanker gemilerinin takibiyle tespit edilmiş durumda.
Peki bu karanlık ticari ilişki süresince İsrail ve Türkiye’nin başında kimler var?
Benjamin Netanyahu ve Tayyip Erdoğan!
AKP, adeta İsrail ve diğer bazı ülkeler ucuza petrol alsın diye, boru hattından usulsüz petrol taşıma işine giriyor. Bu nedenle Tahkim’de Türkiye’ye devasa cezalar kesiliyor!
Böylece başta İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi olmak üzere;
Irak devletinden izinsiz taşınan petrolü ucuza alan ülkelere yapılmış indirim tutarını, Türkiye ceza olarak ödeyerek, bir nevi sübvanse etmiş oluyor.
Bu mu vatanseverlik!
Kaynak: 13.02.2023 Uluslararası Tahkim Mahkemesi Nihai Kararı, Iraq Energy Institute 2018 Report
Bugünün izleri dünlerdeydi. Dünlerde kapsamlı biz kumpasla tasfiye edildik, küçük azınlık hariç halkımız umursamadı!
Bugünlere geldik!
Bugün kendini feda edercesine ihanet sürecine karşı çıkan Orkun Özeller tutuklandı!
Tüm travmalarıma rağmen ölümcül yanındayım.
İlahını tanımam!
Orkun Özeller'in Öcalan serbest kalırsa ne yapacağıyla ilgili konuşması tekrar gündeme geldi.
"O gün benim son günümdür. Ya Öcalan'ı yakalar öIdürürüm ya da devletin polisi, askeri beni orada vurur. Bu milletin Kubilayları bitmez!"
Sahabenin "Bu Allah'ın emri mi yoksa sizin görüşünüz mü Ya Resulullah?" diye sorması gibi biz de "Bu Kur'an'da geçiyor mu?", "Dini bir değer ifade ediyor mu? yani bir ayete mi dayanıyor?" diye sormalıyız.
Mevlit Kandili başta olmak üzere tüm kandillerin dini hiç bir değeri yok.
Yani Kur'an'da geçmez.
Peygamberin hayatında hiç görülmemiş.
Kandiller örf, kültür, gelenek, sosyoloji. Nevruza katılmakla kandile katılmak arasında dini açıdan bir fark yok.
"Gelenek eleştirilmezse zamanla dinin yerine geçer ve sonunda da dini yok eder." (Aliya İzzetbegoviç)