Türkiye, evine gelen misafire zengin görünmeye çalışan görgüsüz fakir gibi. Sarsylar, mehterler, togglar. Lan faiz yüzde 40 enfkasyon yüzde 35, dolar 46, euro 53 lira. Hapishanerlerde 450 bin kişi var. 3 milyon terörist ilan edilen halk. Konuşanı içeri atıyorsunuz. 😆
depremiydi darbesiydi pandemisiydi derken ahir ömrümüz amerikan sömürgesi olduğumuzu yedi cihana ilan ettiğimizi görmeye bile yetti. allah kahretsin böyle hayatı
Onurlu Türk milleti iktidar ve muhalefet kanallarındaki yayınlardaki Atlantik yalakası söylemlere çıldıradursun
“gelen kıymetli misafirler” (işgalci güçler) ; Kurtuluş yıllarında olduğu gibi “hindiden tüy koparma” derdinde olmadık gazlar verirken, gazetecimsi yaratıklar hangi liderin en çok hangi yemeğimizi sevdiğinden dem vuruyor!
Ben söyleyeyim yemeyi istedikleri petrol ve gaz havzalarımız , içmek istedikleri fırat diclenin suyu, yüzmek istedikleri kara ve ak deniz!
Bıktık be kardeşim, bıktık.
Atatürk'le, Cumhuriyet'le hesaplaşma peşinde koşan; milli değerlerimizi aşağılayan devlet adamlarından, milletvekillerinden, din adamlarından bıktık.
İngiliz'in ektiği İslamcı hainlerden, cahil kitlelere yalakalık yapan siyaset meddahlarından bıktık.
Sencer Solakoğlu Türk tarımına büyük katkılar veren, idealist, yurtsever bir iş insanı. Parasından çok ülkesini seviyor.
Sayın Solakoğlu, İmamoğlu’na tarım konusunda danışmanlık yapmasının ve Tarım Bakanlığınn politikalarını eleştirmesinin bedelini dün işletme ruhsatının iptal edilmesi ile ödedi.
Düşman ceza hukuku iktidarın muhalefete karşı kin ve düşmanlığının sonucu olarak sadece mahkemelerde değil hayatın her alanında uygulanıyor. @zaferpartisi
Erzurum'da 90'lı yıllarda pek çok köyde toplu mezar alanı bulundu.
Ermeniler "işte Ermeni soykırımının ispatı, Türklerin topluca katlettiği Ermenilere ait toplu mezarlar" diye "sevinçle" yaygara kopardı.
Bilimsel kazı çalışmaları başlatıldı.
İstisnasız TÜM toplu mezarların, Ermenilere değil, Ermeniler tarafından katledilen Müslüman Türklere ait olduğu ortaya çıktı.
İncelemeye gelen Ermeni heyeti olayın üzerini örtüp gitmişti.
Ermeni soykırımı koca bir yalandır.
Türkiye, tüm kazıları ve Ermenilere ait olduğu iddia edilen toplu mezar alanlarını tamamen şeffaf bir şekilde yabancı bilim insanlarına, uluslararası gözlemcilere, Amerikalı, Avrupalı tarihçilere ve dünya basınına (BBC, Reuters vb.) sonuna kadar açtı.
Ermeni soykırımı diye bir şey yok. Hepsi propaganda. Asıl soykırım ve ihanet Türklere yapıldı. Tanrı bu yalanın ortağı olanları affetmeyecek.
178 sayfalık iddianameyi didik didik ettim.
Kendime, çocuklarıma ya da yakınlarıma sağlanmış tek bir menfaat bulamadım.
Kamunun hangi kaynağı zarar görmüş?
Hangi ihalede usulsüzlük yapılmış?
5 liralık bir işin 20 liraya yaptırıldığına dair hangi iddia var?
Bulamadım.
Öğrenciye burs sağlamak, engelliye destek olmak, huzurevi için dayanışma göstermek suçsa; bunu da milletimizin vicdanına bırakıyorum.
Şimdi herkes kendine şu soruyu sorsun:
Adalet önünde gerçekten herkes eşit mi?
Ben farklı bir siyasi kimliğe sahip olsaydım bugün yine aynı soruşturma açılır mıydı?
Kararı mahkemeler verecek.
Ama vicdan sahibi insanların da vereceği bir karar vardır.
Elinizi vicdanınıza koyun.
"Bunlar insan değil. İnsan kanı içerek yaptıkları ritüellere şahit oldum ve beni fark etselerdi öldürürlerdi."
—Prenses Diana bu açıklamayı yaptıktan sonra trafik kazasında hayatını kaybetti!
Çok değil sadece birkaç yıl içerisinde, eğer durduramazsak, Vahdettin'e işbirlikçi falan demek suç yerine geçecek. Hanedan değiştirmiş bir Osmanlı ütopyasına sokuluyoruz. Parti devletinden aile devletine geçiş süreci böyle bir şey.