Yalova’da terör örgütü DEAŞ’a yönelik düzenlenen operasyonda şehit olan kahraman polislerimize Allah’tan rahmet; yaralı polislerimize acil şifalar diliyoruz. 🇹🇷
Depremden etkilenen, Bulgaristan büyüklüğündeki bir bölgeyi çok kısa sürede yeniden inşa eden; saatte 23, günde 550 konutu tamamlayan iradenin adıdır AK Parti…
@avabdullahguler@Akparti@AKKADINGM
Yönetim Kurulu Üyemiz, Hemşehrimiz Mustafa Kalyoncu'yu, Hürriyet Mahallesi'nde bulunan Efe Hırdavat ve Yapı Malzemeleri işletmesinde ziyaret ettik. Misafirperverliği için teşekkür eder, hayırlı ve bereketli işler dileriz.
@SinasiSefaTorun
Memleketimizde sevdiklerinizle bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmenizi dileriz. Tüm İslam aleminin Kurban Bayramı mübarek olsun.
@SinasiSefaTorun
Bugün sürekli üzerinde tepindiğiniz Deniz Gezmiş’i sahaya süren siz değil misiniz?
Mecliste oylamadan kaçarak idamını onaylayan siz değil misiniz?
Kusura bakmayın, artık bu ülkenin gençlerini size yedirtmeyeceğiz, kullandırtmayacağız.
CHP;
Atatürk maskesiyle hırsızlık,
Çağdaşlık maskesiyle ahlaksızlık,
Siyaset maskesiyle millete düşmanlık,
Sivil toplum maskesiyle provokatörlük,
Gazetecilik maskesiyle borazanlık yapanların kalesi olduğu müddetçe...
Hiçbir zaman bu ülkenin partisi konumuna gelemez.
Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu, yerin ve göğün esenlikle dolduğu, bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi’nin milletimiz, âlem-i İslam ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Gecemiz mübarek olsun.
Bu ülke yakın tarihinde çok büyük acılar yaşadı, kirli senaryolarla nice evladımız bizden kopartıldı.
Kardeşi kardeşe kırdırmak için çok sinsi, çok kalleş oyunlar oynadılar; sokağı adres gösterdiler, kavgayı körüklediler.
Gençlerimizin ve milletimizin geleceğini kararttılar.
Aynı apartmanda yaşayan, aynı üniversitede okuyan, aynı sırayı paylaşan, aynı mahallede büyüyen gençlerimizi birbirine düşman ettiler.
Sırf çıkarlarını korumak, menfaatlerini sürdürmek; paralarına para, siyasi ikballerine ikbal katmak uğruna bu ülkenin pırıl pırıl gençlerini, fidan gibi delikanlılarını bozuk para gibi harcamaktan çekinmediler.
Şunun bilinmesini isterim��
Siyasi görüşümüz, mezhebimiz, meşrebimiz, kökenimiz ne olursa olsun hepimiz kardeşiz, komşuyuz, birbirimizin kader ortağıyız.
Adımız farklı olsa da soyadımız tektir, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Bizim bu vatandan başka gidecek bir yerimiz yok.
Bizim birbirimizden başka sığınacak kapımız yok.
Bizim bir olmaktan, beraber olmaktan, diri olmaktan, hep beraber Türkiye olmaktan başka bir seçeneğimiz yok.
Özgür Özel, yapılan hırsızlıktan bahsetmiyor.
CHP, gerçekleştirilen yolsuzlukları dile getirmiyor.
CHP, ülkemizin huzurunu ve ekonomisini bozmak için her türlü operasyonu yapıyor.
Ekrem İmamoğlu’na haksızlık yapıldığını düşünenler, lütfen aşağıdaki videoyu izleyiniz.
Emniyet güçlerimize baltayla, havai fişekle, yakıcı asitle, molotofkokteyliyle, taşla, sopayla saldıran sokak teröristlerine kucak açanlar, polisimizin çocuklara pamuk şekeri ikram etmesini dillerine doluyor.
Bir polisimizin ücretini kendi cebinden ödeyerek engelli bir vatandaşımızdan satın aldığı pamuk şekerini çocuklara vermesi, ana muhalefet aktörleri tarafından eleştiri konusu yapılıyor.
Öyle bir çarpık zihin dünyasına sahipler ki...
Polise taş, molotofkokteyli, asit atılmasıyla, baltayla saldırılmasıyla bir sorunları yok.
Esnafın dükkânının camının, çerçevesinin indirilmesiyle bir dertleri yok.
Milletin malının, mülkünün yağmalanmasıyla bir sıkıntıları yok.
Tarihî camilerimizin avlusunun, affedersiniz, meyhaneye çevrilmesiyle de hiçbir problemleri yok.
Ama Nevruz Bayramı’nda polisimizin çocuklara pamuk şekeri dağıtması bunları rahatsız ediyor.
Bu tutarsızlığın, bu büyük çelişkinin milletimiz tarafından, özellikle Kürt kardeşlerimiz tarafından da not edildiği kanaatindeyim.
Bu faşizan dil millet karşısında her zaman kaybetmiştir, bundan sonra da kaybetmeye mahkûmdur.
Terörsüz Türkiye hedefine yaklaştıkça istismar malzemeleri ellerinden alınanların bu tür hezeyanlarına anlaşılan daha çok şahit olacağız.
Onlar ne yaparsa yapsın, biz milletimizi 40 yıldır kanını ve kaynaklarını emen terör musibetinden kurtarmakta kararlıyız.
Nifak ve nefret saçanlara aldırmadan, bolluk ve bereketiyle baharın gelişini simgeleyen nevruzu 85 milyon olarak birbirimize yeni bir umutla sarılma vesilesi haline dönüştürmeye gelecekte de devam edeceğiz.
Bu akşam Milletin Evi’nde genç kardeşlerimi misafir etmekten, gençlerimizle iftar sofrasında bir araya gelmekten büyük memnuniyet duydum.
Soframızı bizimle paylaşan; coşkusu, enerjisi, ümidiyle bize güç ve ilham veren kıymetli öğrencilerimize yürekten teşekkür ediyorum.
Bilgisini erdemiyle taçlandıran gençlerimizin iyi yetişmesi, nitelikli bir eğitim alması; ailesine, milletine ve dünyaya faydalı işler yapması bizim en büyük muradımızdır.
İstiklal ve istikbalimizin teminatı, yarınlarımızın mimarı tüm gençlerimize, bütün evlatlarımıza selamlarımı, sevgilerimi, en derin muhabbetlerimi gönderiyorum.
Kalbi bu ülke için atan, ümidini bu millete bağlayan; tarihine, kimliğine, kültürüne, inanç ve değerlerine sıkı sıkıya sahip çıkan her bir evladımızın gözlerinden öpüyorum.
Rabb’im böylesi gençlerin yokluğunu bu millete hiçbir zaman yaşatmasın.
Yüz binlerce gencin hakkının yendiği diploma sahtekârlığı dâhil ortaya bir sürü pislik saçılıyor…
Sağdan soldan balya balya paralar fışkırıyor…
Yüz milyarlarca liralık korkunç bir vurgundan bahsediliyor…
Ama CHP Genel Başkanı ve şürekâsı bunların hiçbirine cevap veremiyor.
Milletin huzuruna çıkıp “sahtekârlık yoktur, hırsızlık yoktur; yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, irtikâp, iltimas yoktur” diyemiyorlar.
“Ne biz ne de arkadaşlarımız harama el uzatmadı” diyemiyorlar.
Kendi belediye başkanlarına, kendi belediye yöneticilerine; beraber iş yaptıkları, yıllarca birlikte yol yürüdükleri arkadaşlarına kefil olamıyorlar.
Aslanlar gibi çıkıp iddialara cevaplar vermek yerine bize saldırarak, Cumhur İttifakı ortağımıza ve onun muhterem Genel Başkanı’na edepsizlik ederek, sokakları karıştırarak, gençlerin arkasına saklanarak, marjinal sol örgütleri öne sürerek yavuz hırsız misali suç bastırmaya çalışıyorlar.
CHP Genel Başkanı’na soruyorum:
Sayın Özel, neden korkuyorsunuz, neden çekiniyorsunuz; bu telaş, bu panik havası, bu saldırganlık niye?
Daha düne kadar “şaibe yok” diyordunuz.
Daha düne kadar şeffaflıktan, dürüstlükten dem vuruyordunuz.
Ne oldu da birden etekleriniz tutuştu?
Ne oldu da dizleriniz titremeye başladı?
Şimdi kimi tasfiye edecek, kimi sırtından hançerleyeceksiniz?
Alengirli yollarla şimdi kimin ayağını kaydıracaksınız?
CHP’ye çökmüş bir avuç paragözün asırlık partiyi parmağında oynatması, “Gazi’nin emaneti” diyerek CHP’ye oy veren insanlarımızı da üzüyor.
Emin olun, samimi CHP’li vatandaşlarımız da İSKİ skandalından 32 yıl sonra aynı rezilliklere tekrar şahit olmayı içlerine sindiremiyor.
Bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum…
Sokaklara çıkarak, yanına sol örgütleri, marjinalleri, Vandalları alarak millî iradeye parmak sallama dönemi geride kalmıştır.
Sokak terörüyle siyasete, adalete istikamet çizilen günler eski Türkiye’yle birlikte mazide kalmıştır.
Türkiye demokratik bir ülkedir, bir hukuk devletidir; üstünlerin hukukunun değil, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bağımsız bir ülkedir.
Cesaretiniz varsa bırakın demokrasi işlesin, bırakın hukuk işlesin.
Yüreğiniz yetiyorsa bırakın mahkemeler hiçbir baskı altında kalmadan Türk milleti adına kararını versin.
Bırakın akla kara, masumla mücrim hukuk tarafından ortaya çıkarılsın.
Siz ister kabul edin ister kabul etmeyin…
Türkiye’de hiç kimse hukukun kapsama alanı dışında değildir.
Türkiye’de suç işleme özgürlüğü olan imtiyazlı bir azınlık yoktur ve olmayacaktır.
Demokrasinin, hukukun, meşru zeminin dışında çözüm arayanlar bugüne kadar daima avuçlarını yalamışlardır, inşallah bundan sonra da emellerine ulaşamayacaklardır.
CHP ve yandaşlarının tahriklerle kamu düzenini bozmasına, milletimizin huzurunu kaçırmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.
Türkiye üzerinde operasyon yapılmasına, ameliyat yapılmasına, toplum mühendislikleriyle 85 milyonun arasına yeni nifak duvarları örülmesine müsamaha göstermeyeceğiz.
Bin yıldır olduğu gibi Alevi’si Sünni’siyle, Kürt’ü Türk’üyle, Laz’ı Çerkes’iyle bu topraklar üzerinde bir ve beraber yaşamaya, kardeşçe yaşamaya inşallah devam edeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız, birlik olacağız, diri olacağız; kendi menfaatlerini korumak için 85 milyonun kardeşliğine pusu kuranları hep birlikte bozguna uğratacağız.
Önce Suriye’de eski rejim artıklarının çıkardığı olayları bahaneyle mezhepçilik fitnesini alevlendirmek istediler.
Alevi canlarımızı kışkırtarak kardeşliğimize pusu kurmaya kalktılar.
Muvaffak olamayınca bir yolsuzluk operasyonu üzerinden milletimizi provoke etmeye kalkıştılar.
4 gündür milletin huzurunu kaçırma, insanlarımızı kutuplaştırma adına ne varsa hepsini yapıyorlar.
Önlerine gelene hakaret etmekten sadece görevini yapan polislerimize saldırmaya…
Yolsuzluk ihbarlarını araştıran yargı mensuplarına gözdağı vermekten sokak terörüyle millî iradeyi baskı altına almaya kadar ne ararsan her şey bunlarda var.
Bugün basın-yayın kuruluşlarını da alenen tehdit ederek nasıl bir ruh halinde olduklarını ifşa ettiler.
İstanbul başta olmak üzere şehirlerimizde bir gerilim ve kargaşa atmosferi oluşturmak için her yolu deniyorlar.
Gelinen noktada şunu çok net görebiliyoruz:
Mevcut yönetim altında CHP, seçmenlerinin taleplerini Meclise taşıyan bir parti değil, gözünü para bürümüş bir avuç belediye soyguncusunu aklayan bir aparata dönüşmüştür.
Belediyelerden nemalanan çıkar şebekeleri, CHP’yi boğazına kadar kire, pasa, çamura, yolsuzluğa, hukuksuzluğa bulaştırmış durumdadır.
Lafa her başladıklarında Atatürk’ün kurduğu parti olmakla övünenler, sırf ağababalarına diyet borçlarını ödemek adına Gazi’nin partisini hırsızların emrine vermiştir.