Kilis İl Emniyet Müdürümüz Sayın Aykut Korkmaz Müdürüm... @EmniyetKilis
Kilis'te görev yapan bir meslektaşımızın, Kilis CHP İl Başkanına trafik cezası kestiği gerekçesiyle il merkezinden ilçe merkezine gönderildiği; daha sonra eşinin derneğimizle iletişime geçmesi üzerine konuyla ilgili olarak gerek KOLLUK-DER tarafından yapılan paylaşımlar gerekse kendisinin yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında çeşitli soruşturmalar açıldığı ve akabinde 34. madde kapsamında Yozgat iline sürgün mahiyetinde bir atama işlemi gerçekleştirildiği yönünde bilgiler tarafımıza ulaşmıştır...
KOLLUK-DER olarak Dernek Tüzüğümüzün AMAÇLARI kapsamında belirtilen hüküm doğrultusunda Kilis'e gelip konuyu yerinde araştırmadan önce; söz konusu atama işleminin hangi kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiği, ilgili personelin ve yakınlarının hangi eylem, tutum veya davranışları nedeniyle bulunduğu yerde görev yapma imkânını kaybettiğinin değerlendirildiği, bu hususlarda hukuken geçerli somut tespitlerin bulunup bulunmadığı konusunda bilgilendirilmek isteriz...
Ayrıca bizim bilmediğimiz, olayın arka planında yer alan ve değerlendirilmesi gereken herhangi bir husus varsa bunları da öğrenerek konuya iyi niyetli ve objektif bir şekilde yaklaşmayı arzu ediyoruz...
Bu nedenle konu hakkında gerek şahsınızın gerekse özel kaleminizin 0507 266 10 35 numaralı telefon üzerinden bizimle iletişime geçmesinden memnuniyet duyarız...
Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere, konuya samimi, yapıcı ve çözüm odaklı bir anlayışla yaklaşıyoruz. Kilis'e gelmeden önce karşılıklı iletişim ve diyalog yoluyla meselenin açıklığa kavuşturulmasını ve mümkünse çözüme ulaştırılmasını arzu ettiğimizi özellikle belirtmek isteriz...
İlginiz ve göstereceğiniz hassasiyet için şimdiden teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz...
KOLLUK-DER
@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@EmniyetGM@kilisvaliligi
Değerli meslektaşlarım, kıymetli kardeşlerim...
Sizlerden samimi bir ricam var…
Bu zamana kadar KOLLUK-DER’e en büyük desteği jandarma teşkilatında görev yapan kardeşlerimiz verdi...
Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum...
Bundan sonraki süreçte emniyet teşkilatı personeli olarak sizlerin desteğine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var...
Artık korkaklıkla, suskunlukla, aman bana dokunmasın anlayışıyla hiçbir şeyin değişmeyeceğini hepimiz gördük...
Artık herkes hukukun çizdiği sınırlar içerisinde elini taşın altına koymalı…
Daha güçlü, daha kararlı ve daha organize bir STK yapısıyla; meslektaşlarımızın uğradığı haksızlıklara karşı, ailemizle birlikte daha insanca ve hak ettiğimiz hayatı yaşamak, hak ettiğimiz değeri ve çalışma ortamını elde etmek amacıyla mücadelemize kaldığımız yerden, hatta daha büyük bir azim ve kararlılıkla devam edeceğiz...
Göreve döndüğümde birçok meslektaşımız “Abi seni susturmak için göreve döndürdüler…” deiye yazdıklarını hepiniz gördünüz...
Şimdi sıra sizde…
Eğer gerçekten susturulmamamı istiyorsanız; beni yalnız bırakmayın, destek olun, omuz verin bana...
Çünkü güçlü STK; güçlü dayanışma ile olur. Sessizlikle, korkaklıkla değil... Ayrıca korkacak ne var...?
Siz desteğinizi verin, gerisini bana bırakın…
Her zaman ısrarla ifade ettiğim gibi; benim arkamda beni fonlayan, yönlendiren herhangi bir vakıf, cemaat, siyasi parti, illegal yapı ya da karanlık bir oluşum varsa; buradan devletimizin tüm yetkili kurum ve makamlarına tekrar tekra çağrıda bulunuyorum...
Lütfen bunu ortaya koyun ve kamuoyuyla paylaşın...
Çünkü biz bugüne kadar hep açık olduk, şeffaf olduk, ne yaptıysak sizlerin gözünüzün önünde yaptık...
Bu nedenle değerli meslektaşlarım; Lütfen, acaba bunun arkasında başka yapılar mı var? düşüncesiyle desteğinizi esirgemeyin benden...
Bizim arkamızda olan, bize güç veren; Âlemlerin Rabbi olan Allah’tan başka hiç kimse değildir...
Şayet arkamızda farklı güçler, farklı yapılar olsaydı; emin olun bunu şimdiye kadar çarşaf çarşaf önünüze koyarlardı...
Bu yüzden tekrar rica ediyorum…
Lütfen desteğinizi esirgemeyin. Lütfenü altın tepside önünüze konulan bu fırsatı kaçırmayın...
Gelin… Hep birlikte başaralım, rica ediyorum...
Vedat KILIÇEL
@turan3400@Asli3616@specialist1998@AsilTrk32
Aylar öncesinden tahmin ettiğim ve beklediğim üzere; Danıştay, jet hızıyla mesleğe dönüş kararımı iptal etti...
Bugün itibarıyla meslekle tekrar ilişiğim kesildi...
Bundan sonra mücadeleme yeniden KOLLUK-DER Başkanı olarak, daha güçlü ve daha etkili şekilde devam edeceğim...
İl ziyaret edeceğim yer Diyarbakır...
Bu süreçte beni yalnız bırakmamanızı rica ediyorum...
Gerekirse siyasete de atılacağım...
Bugünden ilan ediyorum...
Önümüzdeki seçimlerde bağımsız milletvekili adayı olacağım ya da müzakere masası oluşturabilmek adına 100 bin imza toplayarak Cumhurbaşkanı adaylığımı açıklayacağım...
Bu süreçte desteklerinizi bekliyorum...
Lütfen beni yalnız bırakmayın...
Vedat KILIÇEL...
@turan3400
@KollukDer
@KollukDerHukuk Şefim danıştay kararı var; sadece bilgi edinme veya merak sebebiyle yapılan sorgulamalardan ceza verilemez şeklinde. Fakat yaptığın sorguyu kurumla ilgisi olmayan şahıslarla paylaştığın zaman veya sorgusu yapılan kişi bundan dolayı zarar görürse sorguyu yapan personel ceza alıyor
Görev başındaki devletin polisine “Sen kimsin lan?” diye bağıran, “Meslek hayatın bitti” diyerek alenen tehdit savuran birinin hukukçu kimliği taşıması başlı başına utanç vesikasıdır...
Cübbe giyince kendini dokunulmaz sanan bu tipler, devletin polisini bu şekilde azarlayabileceğini, aşağılayabileceğini zannediyor...
Siz önce hukuku öğrenin, sonra insan gibi konuşmayı öğrenin...
Kabadayılık yapacağınız yer adliye koridorları değil...
Devletin polisine “terbiyesiz” diyen; görevini yapan memura parmak sallayan, bağırıp çağıran, tehdit dili kullananlar asıl terbiyesizdir ve hukuku temsil ettiğini iddia edip sokak soytarılarının ağzıyla konuşmaktır...
Hiç kimse devletin polisini tehdit ederek korkutabileceğini sanmasın...Polis sahipsiz değildir...
Kolluk kuvvetlerini küçük görmeye çalışan bunun gibi zavallı hadsizler, günü geldiğinde hukukun karşısında hesap vermeyi de öğrenir...
Bu devlet kendini bir halt olduğunu zanneden üç beş zavallının egosuna teslim olmayacaktır... KOLLUK-DER
Sayın cumhurbaşkanımız @RTErdogan ve sayın İçişleri Bakanımız @mustafaciftcitr Bakanım...
Bir tarafta devletin en rahat kurumlarında görev yapan, sendikalı işçi kadrolu memurlar…
Sendikaları var…
Toplu sözleşme hakları var…
Mesai ücretleri var…
Resmi tatilde çift yevmiye var… İkramiye var…
Tediye var…
Bayram yardımı var…
Kıdem tazminatı var…
80 bin maaş + yan haklarla birlikte 100–120 bin TL bandında gelir elde ediyorlar…
10 yıl çalışan biri istifa ettiğinde 800–900 bin TL civarında kıdem tazminatı alabiliyor…
Peki ya polis?
Bu ülkenin en ağır yükünü taşıyan… Bayramda evine gidemeyen…
Gece gündüz demeden çalışan… Terörle mücadele eden…
Sokakta bıçakla, silahla, taşla karşı karşıya kalan…
Ailesinden, çocuklarından fedakârlık yapan polis ne alıyor?
Gece çalışmasının karşılığı yok… Resmi tatilin karşılığı yok…
Fazla mesainin karşılığı yok…
Tediye yok…
İkramiye yok…
Kıdem tazminatı yok…
Sendika hakkı yok…
20 yıl çalış…
Sağlığını kaybet…
Psikolojin bozulsun…
Ailenden uzak yaşa… Canını ortaya koy…
Sonra istifa ettiğinde cebine tek kuruş kıdem hakkı koymadan seni kapının önüne bıraksınlar…
Üstüne bir de disiplin baskıları… Mobbing…
Sürgün gibi atamalar…
Bitmeyen angaryalar…
Sonra dönüp “neden polis mutsuz?” diye soruyorlar…
Bu şartlarda gençler neden polis olmak istesin?
Bu mesleğin cazibesi mi kaldı? Güvencesi mi kaldı?
Maddi karşılığı mı kaldı? Manevi değeri mi bırakıldı?
Bugün Türkiye’de polis; aldığı maaşa göre değil, yaptığı fedakârlığa göre değerlendirildiğinde en mağdur kamu personellerinden biridir...
İşçiye verilen hakkı polise çok gören anlayış sürdükçe bu teşkilatta huzur da motivasyon da kalmaz...
Polis de insanca yaşam istiyor…
Polis de emeğinin karşılığını istiyor… Polis de fazla çalıştığında ücretini almak istiyor…
Polis de kıdem hakkı istiyor…
Polis de sendikal hak istiyor…
Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan
Sayın İçişleri Bakanımız @mustafaciftcitr
Madem en ağır şartlarda çalışan biziz…
Madem devletin yükünü omuzlayan biziz…
O halde neden en az hakka sahip olan yine biziz?
Lütfen bize bunun cevabını verin...
Artık bıçak kemiğe dayanmadı, çoktan kemiği kesmeye başladı...
Emin olun polisin bu halini görmezden gelmeniz sandığa somut bir şekilde yansıyacaktır...
Bunu özellikle bilmenizi rica ediyoruz... KOLLUK-DER
@KollukDer
@KollukDerHukuk
Değerli meslektaşlarım, kıymetli kardeşlerim...
Bundan sonra polis, bekçi ve jandarma görevlileri hakkında sosyal medya üzerinden hakaret ve benzeri sözler sarf edenlerle ilgili olarak, KOLLUK-DER HUKUK bölümümüz aracılığıyla KOLLUK-DER olarak şikâyet ve suç duyurularında bulunacağız...
Bu yönde herhangi bir paylaşım gördüğünüzde lütfen bize bildirin... KOLLUK-DER
@KollukDer @KollukDerHukuk
@YalcinDoganVHP@EmniyetBirlik Biz sizin ne büyük yürekli bir insan olduğunuza defalarca şahit olduk sayın başkanım. İzlediğiniz yol farklı olabilir ama hedef aynı. Turan şefim en kısa sürede hürriyetine kavuşacaktır inşallah.
Anlamak istemeyenlere.
Turan Eşelioğlu’nun Adana’da mahkemesinde hazır bulunan üç avukattan biri benim arkadaşım, diğeri yeğeni, diğeri de Sayın Ümit Özdağ’ın görevlendirdiği avukat.
Şu an Turan için hukuki süreç devam ediyor.
Ayrıca kendisi cezaevinde ziyaret edilecek ve tüm ihtiyaçları karşılanacak.
İtiraz süreci sonunda tutukluluk halinin sona ereceğini düşünüyorum.
Her şey şov veya reklam değildir.
Önemli olan doğru zamanda doğru davranışları sergileyebilmektir.
Yalçın Doğan bunu bizzat geçmişte yüzlerce kere yaptı yine yapacaktır.
Kime ne zaman ne yazacağıma nasıl ne şekilde el uzatacağımı ben bilirim, doğru ne ise onu yaparım.
Polis için bugün değil 14 yıldır varım ve hepte var olacağım.
Geçmişte, zindanda kimseyi bırakmadık!!!
Önce Hukuk…
Çok geçmeden hakkın olan hürriyetine kavuşacaksın biliyoruz. Hukuku kendi çıkarlarına kolayca kullanan ve bundan dolayı hesap sorulmayanlar bile seni tutamayacaklar.
#TuranİçinAdalet
Turan EŞELİOĞLUNUN hepinize selamı var...
Bu ülkenin böyle çekilmez bir hale gelmesinde en büyük katkıları olan ve
kendilerini yarı tanrı ilan etmiş bir kısım hakim ve savcıların hiç ihmali olur mu...
Benim 2 defa tutuklandığım ve beraat ettiğim olayda hiç ihmalleri olduğunu gördünüz duydunuz mu...
Dediğim gibi o bir kısım hakim ve savcılar yarı tanrı...
#TuranİçinAdalet
Polis hakları savunucusu, eski polis, Polis Çocukları Derneği Başkanı Turan Eşelioğlu; Siverek’teki okul saldırısına ilişkin yaptığı açıklamalar nedeniyle tutuklandı.
Suç: “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma.”
Yıllarca bu devlete hizmet etmiş, o şerefli üniformayı giymiş bir kardeşimizden bahsediyoruz.
Tutuklama artık istisna değil, muhalif sesleri susturmanın aracı hâline geldi.
Yargılama tutuksuz da yapılır. Ama burada amaç yargılamak değil, sindirmek.
Kararı veren hâkim, tutukluğa sevk eden savcı bilin ki: Yargı kararları her yerde olduğu gibi Türkiye’de de eleştirilir.
Bu karar haksız, bu tutuklama yersizdir.
Turan yalnız değil. Ailesi yalnız değil. Sonuna kadar yanındayız.
BAŞLIYORUZ
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Polisin yıllardır dile getirdiği hiçbir talebi karşılanmıyor, sorunları görmezden geliniyor. Oysa çözümün adresi siyasettir, siyasetin gücü ise milletten gelir. Polis sadece bir memur değildir; eşiyle, çocuğuyla, annesiyle, babasıyla, kardeşiyle ve sevenleriyle birlikte milyonları bulan bir iradedir. Bu gerçeği görmeyenler bilsin ki: Polisin sesini duyan kazanacak, görmezden gelen kaybedecek.
#PolislerSandığıBekliyor
Bugün polis kardeşlerim iki ayrı etiket çalışması yapmış benden bu etikete de destek istediler. Polis haftasında tüm kardeşlerimizin yanındayız.
#CanVerenPoliseHakVerin
2015 yılında milletvekili seçildiğimden beri askerin, polisin sorunuyla dertlendim, yaşadıkları her soruna çözüm üretip Parlamento’ya taşıdım.
Bunu seçim kazanmak için değil bir astsubay çocuğu olarak askerin ve polisin hangi koşullarda görev yaptığını yaşayarak öğrendiğim için, o evlerde büyüdüğüm için yaptım.
Bu mesele benim için kürsü meselesi değil, vicdan meselesidir.
İktidara defalarca “Gelin beraber çözelim bu sorunları” dedik.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugüne kadar Genel Kurula getirdiğimiz her teklif, her öneri AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
Defalarca komisyon kuralım istedik; polis intiharlarını araştıralım, polislerimizin yaşadığı sorunları araştırıp çözelim dedik, reddedildi.
Kanun teklifi verdik, sendika kursunlar dedik; reddedildi.
Gerçekleri hep biz anlattık; polislerimizin yaşadığı sorunları, haksızlıkları, mobbingi, angaryayı… İntihar eden polislerin geride bıraktıkları notları okuduk kürsülerden…
Yine de inandıramadık, ikna edemedik iktidarı. İktidar polisin sesini yaşarken duymamayı tercih etti hep.
Efkan Ala’dan Soylu’ya, Yerlikaya’dan Çiftçi’ye… Göreve gelen her Bakan, polislerin şartlarını iyileştireceğini söyledi; hiçbiri hiçbir şey yapmadı.
“Polis Meslek Kanunu” ile ilgili yürütülen hazırlığı yakından takip ediyoruz. İktidarın hazırladığı bu kanun bir vitrin düzenlemesi değil, sahadan gelen gerçeklere dayalı yapısal bir reform olması gerektiğini vurguluyoruz.
CHP olarak Haziran 2025’te sunduğumuz ve kanunun omurgasını oluşturması gereken çözüm paketimizi polis kardeşlerim için bir daha paylaşıyorum:
∙12-24 ve 12-36 çakma sistemleri kaldırılmalı
∙Polise fazla mesai ücretleri ödenmeli
∙Gece 8 saat üzeri mesai yasaklanmalı
∙Polise sendika hakkı tanınmalı
∙Mülakatsız, liyakate dayalı terfi sistemi uygulanmalı
∙Her ile lojman ve kreş yapılmalı, rehabilitasyon merkezleri açılmalı
∙Polis Sandığı yeniden yapılandırılmalı ve Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı gelirleri doğrudan polislerin refahı için kullanılmalı
∙Ortaokul ve lise mezunu polislerin intibak sorunu çözülmeli; emekli polisler sefalet sınırında yaşamamalı.
Biz her zaman olduğu gibi polisimizin yanındayız. Polis kardeşlerim kimlerin seslerini duyduğunu, kimlerin kulaklarını kapattığını iyi bilir.
Tekrar ediyorum sesinizi duyuyoruz ama seçim kazanmak için değil derdinizle dertlendiğimiz için.
#PolisinSesiniDuyanKazanacak