İsmail Kartal: "Mağlubiyeti rotasyona bağlayamayız. Bütün oyuncularımıza güveniyoruz. Bu gece İstanbul'a gideceğiz. Saat 3.30 gibi İstanbul'da olacağız. Oyuncular bu yorgunlukta dinlenecek ve 2 gün sonra Lyon maçına çıkacağız. Bu kısa sürede aynı oyuncularla oynayamazsınız. Kaldıramazsınız. Bu sebeple birkaç tane oyuncuyu rotasyona soktuk. Sürekli aynı oyunculardan kurulu bir kadroyla nereye kadar gidebilirsiniz?"
-Bu yenilgi doğrudan Hacı İsmail’e yazar.
-Bir adam kör olsa Asensio ve İrfan Can’ın aksadığını görür, oyundan alırdı.
-Bir gol atıp üstüne yatamazsın.
-Yan top yan topla gol atamazsın.
-Orta yapmayı bilmiyor musunuz, beceremiyor musunuz?
-Delici pas atmayı, hızlı hücum yapmayı oraya gelip ben mi öğreteyim İsmail?
Oyuncuların rakibi küçümsemesi ayrı bir konu…
Bu tip oyunla Avrupa’da hiç şansın yok.
Ligde de işin zor.
Işık vermiyorsun İsmail hoca…
Çok çalışman gerek, çoook!
Ne olursa olsun bir partiden seçilerek meclise giren milletvekili, parti değiştirememelidir!
Üstelik muhalefet partisinden seçilip, iktidardaki partiye geçmesi asla kabul edilemez!
Hatta muhalefet gibi görünüp iktidarın talepleri doğrultusunda hareket eden partiler rezaletin daniskasıdır!
Tüm bunlar tam olarak oy hırsızlığıdır!..
Meclisin geldiği hale bakın!..
#oyhırsızlığı
#ihanet
Sn Başkanım size pkk af yasası sürecinde üç kez yazdım bu yasa bir tuzak hayır oyu verin lakin Sn Özel evet oyu vererek umutları yok etti ben Atatürk ,cüyüm gene oy vereceyim mücadelenen kaçmayacağım ,bun yaparkende partide söz hakkımızın olmadığınıda öğrenmiş olduk
YALAN DÜNYA
İnsan tek başınayken yapmayacağı bazı şeyleri kalabalığın içinde yapabilir.
Birey, kalabalığın içinde kendi vicdanının sesini daha az duyarken, grubun sesini daha yüksek duyabilir.
İşte kitle psikolojisinin en tehlikeli tarafı burada başlar.
2 Temmuz 1993 kalabalığın içindeki insanın kitle psikolojisi ile nasıl kaybolduğunun acı örneklerindendir.
Bir insanın içinde bulunduğu kalabalık, ona yaptığının ahlaki sorumluluğunu unutturabilir.
Kalabalık bağırdıkça bağıranların sesi birbirini güçlendirir.
Önce bir kaç kişi, sonra onlarca ve sonra yüzlerce kişi öfkelenir.
Bin kişi aynı şeyi bağırdığında artık kişi kendi öfkesini değil, grubun öfkesini yaşamaya başlar.
6-7 Eylül 1955 bunun çarpıcı örneklerinden biridir.
Selanik’te Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu eve bomba atıldığı haberi yayıldı. Haberlerin yayılmasıyla İstanbul başta olmak üzere çeşitli kentlerde kalabalıklar sokağa çıktı.
Başlangıçta bir protesto gibi görünen hareket kısa sürede Rum vatandaşların evlerine, işyerlerine ve ibadethanelerine yönelik yağma ve saldırılara dönüştü.
Bir ülkenin hafızasından sadece birkaç gün silinmedi.
Birlikte yaşama duygusundan bir parça silindi.
Kitle psikolojisinin en sistematik örneklerinden biri Nazi Almanyası’dır.
Naziler yalnızca insanları ikna etmeye çalışmadılar. Toplumun nasıl düşüneceğini, neyi okuyacağını, neyi izleyeceğini ve kimden nefret edeceğini belirleyen devasa bir propaganda sistemi kurdular.
Kitle psikolojisi yalnızca kendiliğinden oluşan bir kalabalık meselesi değildir.
Kitle psikolojisi üretilebilir.
Beslenebilir.
Yönlendirilebilir.
Hedef gösterilebilir.
Ve gerektiğinde siyasal bir silaha dönüştürülebilir.
Peki kitleler neden bu kadar kolay yönlendirilebilir?
Çünkü insan yalnızca aklıyla hareket eden bir varlık değildir.
Korkuları vardır.
Aidiyet ihtiyacı vardır.
Öfkesini yöneltecek bir hedef arayabilir.
Bir gruba ait olmanın verdiği güveni sever.
Kalabalık ona “yalnız değilsin” hissi verir.
Ve bazen bu his, “haklıyım” duygusuyla birbirine karışır.
İşte propaganda tam da bu noktada devreye girer.
Bu nedenle kitle psikolojisini anlamak, yalnızca geçmişi anlamak için gerekli değildir.
Bugünü anlamak için de gereklidir.
Çünkü bugün kalabalıklar artık sadece meydanlarda toplanmıyor.
Sosyal medyada da toplanıyor.
Bir paylaşım binlerce kez yeniden üretilebiliyor.
Bir söylenti saniyeler içinde milyonlara ulaşabiliyor.
Bir insanın yıllarca kurduğu itibar birkaç saat içinde yok edilebiliyor.
Dijital kalabalık da araç olarak kullanılıyor.
Bu yüzden belki de kendimize sormamız gereken en önemli soru şudur:
“Kalabalık bunu yaparken ben neden sorgulamayı bırakıyorum?”
Tarih bize kalabalıklardan korkmayı değil, kalabalığın içinde kendi aklımızı ve vicdanımızı korumayı öğretiyor.
Çünkü en tehlikeli an, herkesin aynı şeyi düşündüğü an değildir.
En tehlikeli an, hiç kimsenin artık düşünmediği andır.
Ve tarih, bunun bedelinin bazen yalnızca birkaç insanın değil; toplumların, kuşakların ve birlikte yaşama kültürünün ödediğini defalarca gösteriyor.
Çağımızda kalabalıkların yeni bir meydanı var: Televizyonlar, sosyal medya ve telefon ekranları.
2023 Türkiye seçimleri bunun çok çarpıcı bir örneğiydi.
Seçim kampanyasının son döneminde muhalefetin cumhurbaşkanı adayı “terör örgütü tarafından destekleniyor” şeklindeki iddialar yoğun biçimde işlendi.
Kitle psikolojisinin gücü tam da burada ortaya çıkar.
Bir iddianın doğru olup olmadığını araştırmak başka bir şeydir; bir iddianın sürekli tekrar edilmesi sonucunda insanların o iddiayı zihinsel olarak “tanıdık ve dolayısıyla gerçek” kabul etmeye başlaması başka bir şeydir.
Bir siyasi partiyi ekonomik programı, eğitim politikası, dış politikası veya sosyal politikaları üzerinden tartışmak başka bir şeydir.
+++++++
Kimse kusura bakmasın, ne Kılıçdaroğlu'na ne başkasına alan açmaktan bahsetmiyorum!
Mesajım net: CHP tüm eski ve işe yaramaz kadrolarından derhal kurtulmalıdır!
Yeni Parti’ye giden gitti, tek bir adam bile geri alınmamalı!
Fakat sadece onlar değil; CHP içinde yıllardır çöreklenmiş, köşe başlarını tutmuş olanlarla, Truva atları da, iktidar yüzü görmediği halde her seçimde 1. sıraya yazılan o "koltuk sevdalısı" vekiller de ihraç edilsin!
14 seçim kaybetmişler ama bakıyorsun hep kazanmış gibiler. Çünkü garanti listedeler!
Soruyorum: Arkanda 500 bin oy mu var? Çık bağımsız aday ol, görelim boyunun ölçüsünü!
Arkasında hiçbir toplumsal güç olmayan bu isimlerle bir adım yol gidilemez.
Partiye ne eski isimler ne de bırakıp gidenler lazım. Toplumun güveneceği, yepyeni şaibesiz ekip ile vizyoner isimlerden oluşan bir vitrin şart.
Ancak böyle radikal bir temizlik yapılırsa, bu halk yeniden inanır ve parlamenter sisteme giderken CHP birinci parti çıkar.
https://t.co/fnzyNNSYcK
#Gündem #Siyaset #CHP #Meclis #SiyasetKulisleri #Haber #SonDakika #YeniParti
Sn Vekilim politik insanlar konuyu anlayabilir Torosları,Karadenizin köylerinde yaşayanlar hayata farklı pencereden bakıyor öne Demokrasi sonra af olmalıydı çok büyük yara aldık Hüdaparla aynı çizgide buluştuk bunu kabul etmem çok zor
Değerli yurttaşlarımız,
Ülkemiz, siyasal tarihinin en ağır dönemlerinden birini yaşıyor.
Bu zorlu dönemde YENİ Parti milletin değişim iradesiyle, Türkiye’nin umudu olarak doğdu. Adını millet koydu. Şimdi ise YENİ Parti, milletin açtığı yolda, milletin iradesiyle büyümekte.
Bu büyük mücadelede Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in nasıl üstün bir liderlik sergilediğine ise herkes tanıklık etmekte.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel yaşadığı acılar, uğradığı zulüm, üstünde kurulmak istenen tahakküme rağmen ne bir santim eğildi, ne bir adım geri gitti, ne bir sözü eksik söyledi.
Parti yok dediler, kurulur dedi.
Para yok dediler bulunur dedi.
Sorun çok dediler, aşılır dedi.
Bu zulüm ve haksızlıklar bugün de devam ediyor.
Bu zorluklarla mücadele eden Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel aynı zamanda eski siyasal alışkanlıkların ötesinde yeni nesil bir demokratik anlayışı ortaya koyarak mücadelesini sürdürüyor. Bu anlayış, lider sultasının değil, ortak aklın, tekçiliğin değil çoğulculuğun, dayatmanın değil istişarenin önemini TBMM’de yapılan oylamada kendisini gösterdi. 86 milyon yurttaşımızın sesini duyduk. Toplumun her kesiminin sesi olduk.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, bu zor dönemde demokratik siyasetin alanını genişletmek, milletin sesini siyasetin merkezine taşımak ve toplumun farklı kesimlerini ortak bir gelecek hedefinde buluşturmak konusunda kararlı bir liderlik ortaya koymaktadır.
YENİ Parti Milletvekili Grubu olarak eksiksiz birlikteliğimizi ortaya koyuyor bu metinle bir kez daha ifade ediyoruz ki, sımsıkı ve kolkola Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in arkasındayız. Milletimize karşı sorumlulukla Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde yürümekten, onunla aynı mücadeleyi veriyor olmaktan büyük bir onur duyuyoruz.
YENİ Parti Milletvekili Grubu
@eczozgurozel@yenipartiyiz
@MTanal Tabandaki tepkinin çok yüksek olmasının nedeni halk Yeni partiyi sahiplendi dolayısıyla tepkide büyük olacak Sn Özelin yaptığı konuşmanın altına imzamı atarım dün bende sert tepki gösterdim bu gün daha sağlıklı düşünebiliyorum
YENİ halk hareketine gönül verenlere naçizane bir tavsiyem var.
Çerçeve yasaya EVET oyu bile verilse partinize küsmeyin.
Tek Adam rejimi muhalefeti her fırsatta paralize etmeyi ihmal etmiyor.
Değişim için elinizdeki son umuda sımsıkı sarılın.
Bence YENİ iyidir.
Sn vekilim bu yasada demokrasi yok lütfen bu yasaya hayır deyin çözüm çağdaş demokrasidedir sizki sokakların nabzını iyi tutarsınız inanın tepki çok büyük siyasal islamdan demokrasi çıkmaz
Silah bırakana siyaset yolu açılırken,
silahsız siyaset yapana cezaevi yolu açılıyorsa,
burada ciddi bir demokrasi ve hukuk devleti sorunu vardır.
Barış elbette değerlidir.
Silahların susması hepimizin ortak arzusudur.
Ama demokrasi;
iktidarın rakibini sandıkta yenmesi,
yargı eliyle yarış dışına çıkarmaması demektir.
Silah susmalı,
siyaset konuşmalı.
Cezaevleri siyasetin alternatifi olmamalıdır.
Sn Başkanım bu yol BP’a çıkar sokakta çok büyük öfke var çıkartılmak istenen yasada Demokrasi yok daha yeni acıklama Figen Yüksekdağ ve İdris Baluken aynısını söylüyor sokağın sesine kulak verin ret oyu verin
➡️ Milletimiz, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e, bizlere ve en başta kendilerine güvensinler.
➡️ Türk’ün de Kürt’ün de Alevi’nin de Sünni’nin de emeklinin de esnafın da emekçinin de gencin de sorunun tek çözüm adresi vardır; o da demokrasidir.
➡️ Bir monarşi heveslileri varsa bilsinler ki; biz kendimize güveniyoruz, milletimiz de kendisine güvensin.
➡️ Ne burada 360’ı bulurlar, ne 400’ü bulurlar. Bunun için de kardeşliğe ve ortak bir demokrasi talebine ihtiyaç var.
Bld başkanlar Manisa il başkanı tutuklanıyor umutlarımızı büyüten yeni partimiz iktidarla birlikte BOP ‘un ilk yasal düzenlemesini yapıyorsunuz ne acıki Öcalan bu projenin Cumhuriyetten daha önemli olduğunu söyledi bu söz içimi acıttı umutkarı yok ediyorsunuz
TBMM’deyiz!
Ülkemizin geleceği için; barışın, demokrasinin ve adaletin egemen olduğu aydınlık bir Türkiye için Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bir yandan da katıldığımız canlı yayınlarla, milletimizin iradesinin tecelli ettiği Meclis’ten vatandaşlarımıza sesleniyor; gündemi, yaşananları ve gerçekleri değerlendiriyoruz.
@nurhayataltaca halk tv canlı izliyorum genel kurulda bu yasaya evet derseniz ‘ki konuşmanızdan onu anladım çünkü bu yasa sadece af yasası değildir BOP projesinin ilk ayağıdır Cumhuriyeti tasfiye projesidir aksini kimseye anlatamasınız lütfen ret oyu vermelisiniz
@ozgurozeliletsm Cerceve yasa tasarısına imza vermemenizi selamlıyorum , genel kurulda ret oyu vermenizi bekliyorum bu aynı zamanda milyonların beklentisi aksi durumda ellerinizle büyüttüğünüz umutları yok edersiniz
Bir kişiye olan öfke yüzünden 100 yıllık asırlık çınarı, Türkiye'nin en köklü partisini tarihe gömmeye çalışmak hangi mantığa sığıyor?
"Kılıçdaroğlu bilerek kaybettirdi" deniliyor.
Peki, o kaybederken bugün yeni parti düşüncesinde olan Özgür Özel, İmamoğlu ve diğerleri neredeydi?
Hepsi o partideydi, 130 milletvekili neredeydi?
Yeni parti kurup CHP'yi yüzde 1'e, yüzde 2'ye düşüreceğini sananlar büyük yanılıyor.
Bu ülkede 1923'ten beri gelen bir "CHP'lilik ruhu" var.
İnsanlar sandık başına gittiğinde o vicdanı sorgular, atasının partisini kolay kolay terk etmez.
Yeni parti kurmak isteyenlerin en büyük handikapı işte bu aidiyet duygusu.
#CHP #ÖzgürÖzel #İmamoğlu #Siyaset #Kılıçdaroğlu #gündem #politika #seçim
Yıllardır sizi takip ediyor ve dinliyordum son paylaşımınız sizinde KK gibi dolaylı iktidar destecisi olduğunuz kanısına vardım sizi rakipden çıkarıyorum
Mustafa bey belediyelere saldırılar devam ediyor sesiniz çıkmıyor Öğretmenler,öğretmen anneleri coplanıyor sesiniz çıkmıyor kimden yanasınız çıkın meydana sizleri görmek hakkımız olmalı
Che Guevara paylaşımı altına, yine haksız ve hadsiz yorumlar, ithamlar... Toplu muamele edelim.
Kim AKP'ye ve Erdoğan'a hizmet ediyor ? görelim.
Bir yandan, hakkındaki iddialara karşı aslanlar gibi savunma yapmak yerine CHP'yi kendine siper ederler. Oyuncağı elinden alınınca da, bir yandan başka parti ararlar, bir yandan da CHP'yi bölelim derler.
Bu arada gittikleri DSP ve Genç Parti'den tarihi ayar niteliğinde cevaplar alırlar ama, ahlak eşiğini aştıkları için onlar için fark etmez.
Öte yandan, pavyon masasında delege pazarlığında edinilen tecrübe ile, saray kapısında (aman butlan çıkmasın diye) pazarlık yaparak, CHP'yi ipotek ederek mahkum etmeye kalkarlar. Konuşmayalım de mi?
CHP'yi tüm bu kirli karanlık planlara karşı ölesiye savunan bizler AKP'li olmuşuz, CHP'yi ağır iddialara karşı kendine siper edenler ile saray ile pazarlıkta ipotek edenler, CHP genel merkezine Erdoğan forsu çekenler CHP'li olmuş, öyle mi.
Seçim kazanmışsın, ertesi gün normalleşme yumuşama ne iş bildin mi? Çünkü Kurultay'ın da, sonraki ahlaksız ve akçeli işlerin de sarsyda belgeleri kayıtları olduğunu biliyorlardı da, ondan.
Şimdi Erdoğan ile iş tutan biziz de mi?
CHP'de gerçekleri söyleyeni, yanlışı eleştireni susturmak, ahlaki ve siyasi çöküşü saklamak için 3 bin trol ile gazlanan bir sosyal medya faşizmini yönetiyorlar. Arada bir de sipariş anket, kazanıyoruz, iktidara yürüyoruz, herkes sussun...
Peki gerçek ne?
2 Bin kişi ile miting yap, kendi adına oy iste. Sonuç: 2 Sandıkta 1'er oy. Toplam 2 oy.
2023'de %97 oyumuz olan Alevi beldesini de kıl payı kazan. Oy taşınmış mış, taşınan oylar o yörenin insanı değil mi? O insanları 6 Ok'tan soğutan ne?
Kılıçdaroğlu 13 Seçim kaybetmiş. Yanında sen yokmuydun. Şu hatalar yapılmış. Sen neredeydin? Bişey diyeyim mi, ben yoktum, ama hepiniz oradaydınız. Her şeyi birlikte yapıp, hepsi birden sıvışmak bu olsa gerek.
Provake ve organize ettikleri kitle öyle bir hale geldi ki, aklı selim ile hareket etmeye, ortak akıl ile bir çözüm üretmeye dönseler bunları dahi linç edecek. İşte Sn. Muharrem İnce'nin dikkat değer açıklamasına yazılanlar. Bumerang tam da bu işte.
Hele de sol sosyalist geçinen bir kesim var ki, hastalık derecesindeler.
Bize Che ayarı veriyorlar. Comandante'nin veya herhangi bir yurtsever devrimcinin ne zaman ahlaksız ve akçeli işleri, emperyalizm ve onların yerel uzantıları ile arka kapı ilişkileri olmuş?
Gerçi iyi tarafından bakalım. Bu sayede solcu-yolcu, gazeteci, sanatçı etiketi altında gizlenen etnik milliyetçi ve mezhepçi bir güruh da kendini dışarı verdi. İfşa günleri bunlar...
Ne diyelim. Bugün doğum günü idi ya Che'nin.
Sizin için uyarladım bak;
Bir iki üç daha fazla param
Ernesto'ya bin selam...