Atatürk'ün işaret ettiği gibi,Tam bağımsız bir Türkiye,daha karakterli bir Türkiye olacaktır - Atatürk hayranı,Beşiktaşk tutkunu.- Emekli Eğitim Müfettişi
‘’Bizim düşmanımız Amerikan emperyalizmi ve yerli iş birlikçileridir.Milyon metrekare vatan toprağı işgal altındayken millî bütünlüğü bozmakla suçlanıyoruz. 101 tane Amerikan üssünün bulunduğu ülkede bizim millî bütünlüğü bozmak istemekle itham edilmemiz gülünç olmaktadır.
Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz.’’
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı saygıyla anıyorum.
Seçim gecesi saat 00.10’dan 05.07’ye kadar 100 milyon Türk Liralık alış faturası sisteme işlenmiş ve karşılığında da gece yarısı aynı tutarda çek kesilmiş.
Metrekaresine 8 bin 500 Türk Lirası bedel biçilip 14 Milyon Türk Lirasına satılan yerin gerçek metrekare fiyat��nın 25 bin Türk Lirası olduğu ve ederinin ise 43 milyon Türk Lirası olduğu tespit edilmiş.
Bugünkü yazım
@NataliAVAZYAN Peki araştırma sırasındaki gerçekleri öğrendiğinde o gerçekleri niye paylaşmadı kimden korktu gerçekler her zaman çıplaktır işte böyle karşımıza çıkar
AKP'li Turgut Altınok'a ait 660’ı Antalya’da, 183’ü Ankara’da toplam 843 dairenin mülkiyetinin bulunduğu Altınok Gayrimenkul, 2020, 2021, 2022 yıllarında hiç vergi ödemediğini belgeleri ile paylaşmıştım.
Turgut Altınok NOWTV'nin sorusu üzerine Antalya’daki daireleri "Babadan Kalan"’ diyerek doğruladı.
Bu hayat pahalılığı altında eziirken hala yolları ve köprüleri işaret edenlerin, yolları muhakkak tarikatlardan geçiyordur.
İnadına laiklik, inadına eğitim, inadına demokrasi ve çağdaş Türkiye!
🙏 İyi akşamlar.
Ülkemizin kaderini değiştiren ve tarihimizde ülkemize yapılmış olan en büyük ihanetlerden biri olan Ergenekon olayını unutmayın.
Su uyur, emperyalizm ve işbirlikçileri uyumaz!
Günümüz aydın olsun, aklımız başımızda olsun...
Bilgi kirliliği yaratılarak toplumun üzerinde baskıcı yöntemlerin arttırıldığı ülkelerde, demokrasiden söz edilemez.
Bu tür ülkelerde Pamuk prenses yasaklanıp yedi cüceler bile tutuklanabilir.
Sağlıklı kalın, aklınız başınızda kalın.
BUNUN ADI ABDÜLHAMİT SİYASETİ!
Batı, Abdülhamit'ten ne istedi de alamadı? Batı, Adülhamit'ten her istediğini aldı.
Soru şu: Bugün Batı, Abdülhamitçi iktidardan ne istedi de alamadı. Batı, bugünkü Abdülhamitçi iktidardan da -Rahip Brunson'dan İsveç'in NATO üyeliğine kadar- her istediğini aldı, alıyor. İktidarın "Abdülhamitçi siyasetine" destek olan muhalefeti de ayrıca konuşmak gerek.
Meraklısı için detaylar linklerde:
II.Abdülhamit,Batılı devletlerin baskısıyla kararlar almak zorunda kaldı.Öyle ki kendisine suikast düzenleyen Belçikalı C.Edward Joris’i, Brüksel’in baskısıyla serbest bıraktı. Limni Adası'nın ve Midilli'nin işgaline göz yumdu.
https://t.co/3pwzLCMOey
Abdülhamit'in, denge, taviz, imtiyaz siyaseti emperyalist Batı'ya yaradı. Batı, Abdülhamit'ten her istediğini aldı. Abdülhamit'in bu politikası vatan kurtarmadı, ama bu politika sayesinde Abdülhamit 33 yıl iktidarda kaldı.
https://t.co/tQiwDFLHHt
HANGİ CUMHURİYET?
"Yaşasın Laik Cumhuriyet"
Adliyede şeriat sloganları atılırken CB Erdoğan, "Kimsenin cumhuriyetle ilgili tereddüdü yoktur," dedi.
Peki gerçekten öyle mi?
Burada, "Hangi cumhuriyet?" diye sormak gerekir.
Çünkü, 1921 Anayasası'nda yapılan bir değişiklikle 1923'te ilan edilen cumhuriyet henüz laik değildi. Ayrıca o sırada henüz kadınların da medeni ve siyasi hakları yoktu.
Aslında Atatürk, 1921 Anayasası'nın laik nitelikli olmasını istemiş, ancak dönemin koşulları gereği bu mümkün olmamıştı. Anayasada, Atatürk, hiç istememesine rağmen, "Devletin dini İslamdır" maddesine yer verilmişti. Atatürk, Nutuk'ta, "ilk fırsatta bu fazlalıkları anayasadan çıkarmayı planladıklarını" söylüyor. Gerçekten de ilk fırsatta anayasa laikleştirildi.Fazlalıklar çıkarıldı.
İşte bugün Siyasal İslamcıların 1921 Anayasası'nı adeta kutsamalarının nedeni bu anayasanın laik olmamasıdır. Dolayısıyla bu anayasa ile 1923'te kurulan cumhuriyet de kurulurken laik değildir. İşte bazı Siyasal İslamcıların "benimsemiş gibi göründükleri" cumhuriyet, 1923'te kurulduğu haliyle, yani laik olmayan cumhuriyettir. Çünkü onların derdi laik cumhuriyetledir. Laik olmayan İran İslam Cumhuriyeti gibi bir cumhuriyetle sorunları olmayabilir.
Atatürk, 1923'te ilan edilen cumhuriyeti adım adım laikleştirmiştir.
Bunun için önce 3 Mart 1924'te TBMM'de Devrim Kanunları kabul edildi.(Tevhidi Tedrisat Kanunu kabul edildi. Şeriye ve Evkaf Vekaletleri kapatıldı. Halifelik Kaldırıldı.)
1924'te şeriat mahkemeleri kaldırıldı.
1925'te Tekke,Zaviye ve Tarikatlar kapatıldı
1926'da çağdaş Medeni Kanun kabul edildi.
1928'de Anayasadan "Devletin dini İslamdır" maddesi çıkarıldı.
1930-1934'te kadınlara siyasal haklar verildi
1937'de laiklik Anayasaya girdi.
Böylece Cumhuriyet, adım adım laikleştirildi. Atatürk, 1930'da, siyasî hayatta bir taraflı olarak daima aradağı temelin "Laik Cumhuriyet" olduğunu belirtmiştir.
Bugün Türkiye'nin farkı işte bu laik Cumhuriyettir. Türkiye'de ulusal egemenliğin, kadın haklarının, bilimin, sanatın, uygar yaşamın garantisi işte bu laik cumhuriyettir. Siyasal İslamcıların karşı oldukları da bu laik Cumhuriyettir ve bu laik cumhuriyet Atatürk'ün eseridir. Laik cumhuriyet düşmanı şeriatçılar bu nedenle Atatürk'e düşmandırlar.
Yaşasın Laik Cumhuriyet...
HANGİ CUMHURİYET?
"Yaşasın Laik Cumhuriyet"
Adliyede şeriat sloganları atılırken CB Erdoğan, "Kimsenin cumhuriyetle ilgili tereddüdü yoktur," dedi.
Peki gerçekten öyle mi?
Burada, "Hangi cumhuriyet?" diye sormak gerekir.
Çünkü, 1921 Anayasası'nda yapılan bir değişiklikle 1923'te ilan edilen cumhuriyet henüz laik değildi. Ayrıca o sırada henüz kadınların da medeni ve siyasi hakları yoktu.
Aslında Atatürk, 1921 Anayasası'nın laik nitelikli olmasını istemiş, ancak dönemin koşulları gereği bu mümkün olmamıştı. Anayasada, Atatürk, hiç istememesine rağmen, "Devletin dini İslamdır" maddesine yer verilmişti. Atatürk, Nutuk'ta, "ilk fırsatta bu fazlalıkları anayasadan çıkarmayı planladıklarını" söylüyor. Gerçekten de ilk fırsatta anayasa laikleştirildi.Fazlalıklar çıkarıldı.
İşte bugün Siyasal İslamcıların 1921 Anayasası'nı adeta kutsamalarının nedeni bu anayasanın laik olmamasıdır. Dolayısıyla bu anayasa ile 1923'te kurulan cumhuriyet de kurulurken laik değildir. İşte bazı Siyasal İslamcıların "benimsemiş gibi göründükleri" cumhuriyet, 1923'te kurulduğu haliyle, yani laik olmayan cumhuriyettir. Çünkü onların derdi laik cumhuriyetledir. Laik olmayan İran İslam Cumhuriyeti gibi bir cumhuriyetle sorunları olmayabilir.
Atatürk, 1923'te ilan edilen cumhuriyeti adım adım laikleştirmiştir.
Bunun için önce 3 Mart 1924'te TBMM'de Devrim Kanunları kabul edildi.(Tevhidi Tedrisat Kanunu kabul edildi. Şeriye ve Evkaf Vekaletleri kapatıldı. Halifelik Kaldırıldı.)
1924'te şeriat mahkemeleri kaldırıldı.
1925'te Tekke,Zaviye ve Tarikatlar kapatıldı
1926'da çağdaş Medeni Kanun kabul edildi.
1928'de Anayasadan "Devletin dini İslamdır" maddesi çıkarıldı.
1930-1934'te kadınlara siyasal haklar verildi
1937'de laiklik Anayasaya girdi.
Böylece Cumhuriyet, adım adım laikleştirildi. Atatürk, 1930'da, siyasî hayatta bir taraflı olarak daima aradağı temelin "Laik Cumhuriyet" olduğunu belirtmiştir.
Bugün Türkiye'nin farkı işte bu laik Cumhuriyettir. Türkiye'de ulusal egemenliğin, kadın haklarının, bilimin, sanatın, uygar yaşamın garantisi işte bu laik cumhuriyettir. Siyasal İslamcıların karşı oldukları da bu laik Cumhuriyettir ve bu laik cumhuriyet Atatürk'ün eseridir. Laik cumhuriyet düşmanı şeriatçılar bu nedenle Atatürk'e düşmandırlar.
Yaşasın Laik Cumhuriyet...