Rakamı veriyorum, lütfen dikkatle okuyun:
Geçtiğimiz yıl sadece İstanbul'da kuduz şüphesiyle hastanelere başvuranların sayısı tam 124 bin.
Türkiye genelinde ise bu rakam yarım milyona dayanmış durumda.
Yanlış okumadınız. Yarım milyon!
Burası Ganj Nehri kıyısındaki bir Hindistan kasabası değil. Burası Türkiye.
Fakat biz hâlâ sokaklarımızdaki sayıları 10 milyonu bulan başıboş köpeği, içi fena halde boşaltılmış, vıcık vıcık bir romantizmle tartışmaya çalışıyoruz.
KUZU PATLICAN MI?
Sürekli, ama sürekli bir "merhamet, çocuk, can, pati" edebiyatıdır gidiyor.
Sokaktaki köpeğe adeta kutsiyet atfedenlerin o devasa vicdanı; nedense o köpekler doysun diye her gün kesilip preslenen ve mamaya dönüştürülen kuzulara, tavuklara gelince anında sus pus oluyor.
Sormadan edemiyor insan:
Köpek "can" da, kuzu patlıcan mı?
Bir yırtıcıyı şehir ortasında yapay olarak ayakta tutabilmek için tonlarca çiftlik hayvanını katlediyorsun. Bunun neresi hayvanseverlik? Neresi ekolojik denge?
Geçiniz bu işleri.
Bu ikiyüzlülüğün dinde, ahlakta veya vicdanda zerre kadar karşılığı yok.
Mesele merhamet falan değil. Mesele devasa bir rant. Mesele "mama lobisi".
İşin daha da mide bulandırıcı tarafı, bu rant çarkının bizzat yerel yönetimler eliyle döndürülmesi. Belediyelerin her yıl milyarlarca lira akıttığı o devasa "sokak hayvanları için mama" ihalelerine bir bakın Allah aşkına. Şişirilmiş faturalar, adresi baştan belli ihaleler, sokaktaki hayvana zerre faydası dokunmayan ama kâğıt üzerinde tıkır tıkır dağıtılmış gibi gösterilen tonlarca mama... Sokaktaki köpeklerin üzerinden kurulan bu düzen, sözde hayvanseverlik maskesi altında alenen bir para aklama ve kaynak transferi mekanizmasına dönüşmüş durumda.
"AÇ KALMASALAR SALDIRMAZLAR" MASALI
Sokaklarımızdaki köpekler öyle Instagram paylaşımlarındaki gibi sevimli, fiyonklu süs köpekleri falan değil. Neredeyse tamamı Anadolu bozkırının devasa, korumacı çoban köpeklerinin kırmaları.
Doğal seleksiyon şehirde sadece en irilerini hayatta tutmuş. Bu hayvanların genetiğinde üst düzey koruma içgüdüsü var, alan savunması var, avlanma dürtüsü var.
"Aç kalmasalar saldırmazlar" edebiyatını acilen bırakın.
Bu işin açlıkla maçlıkla ilgisi yok, tamamen fıtrat meselesi. Sürü hiyerarşisiyle hareket eden bu hayvanlar yoldan geçen motosikletliyi de, parkta koşan çocuğu da tehdit görür. Önce göğsüyle çarpar, dengeni bozar, sonra da güçlü çenesiyle parçalar.
Gerçek budur.
Yol kenarlarında "çocuklara ayrı mama veriyoruz" diyerek köpekle insan yavrusunu eş tutan akıl tutulmasına ne demeli peki?
Bu apaçık bir cinnet halidir.
KAAN PROJESİ Mİ, BARINAK FONU MU?
Gelelim işin kimsenin yüzleşmek istemediği matematik ve ekonomi kısmına.
Lafı hiç dolandırmadan net rakamlarla konuşalım:
Tek bir köpeğin yem, veteriner, personel ve barınma dahil yıllık maliyeti 120 bin lira. Mevcut 550 bin barınak köpeğini hayatta tutmanın yıllık faturası tam 66 milyar Türk Lirası!
Daha çarpıcı bir kıyaslama yapayım size:
Savunma sanayimizin göz bebeği, millî muharip uçağımız KAAN projesinin bugüne kadarki tüm AR-GE, tasarım ve prototip üretim süreçleri için harcanan kaynak 90 milyar lira seviyesinde.
Yani her yıl, sadece mevcut barınak köpeklerine ayırdığımız bütçeyle neredeyse sıfırdan bir KAAN projesini finanse edebilecek muazzam bir millî kaynağı dipsiz bir kuyuya gömüyoruz. Birçok Afrika ülkesinin gayrisafi yurt içi hasılasından büyük bir paradan bahsediyorum!
Biz deprem yaralarını sarmaya, ekonomiyi toparlamaya çalışırken; senede iki kez 8 yavru veren ve o yavruların 1 yılda üremeye başladığı bu geometrik nüfus patlamasına hangi devletin bütçesi dayanır?
BATI BU İŞİ NASIL ÇÖZMÜŞ?
Hep "Batı standartları" deriz ya... Hadi gelin Almanya'ya bir bakalım.
Sihirbazlıkla mı çözmüşler bu işi? Hayır. Tamamen "acımasız" diyebileceğimiz kadar katı kurallarla:
BİR: Almanya'da köpek demek, vergi demektir. Tehlikeli bir ırk besliyorsanız devlete her yıl 1000 Euro'ya kadar vergi ödersiniz.
İKİ: Çipsiz, karnesiz, aşısız köpek gezdiremezsiniz. Sokakta "kimliksiz" tek bir hayvan bulunmaz.
ÜÇ: Köpeğiniz birini mi ısırdı? Yola atlayıp kaza mı yaptırdı? Ödeyeceğiniz "Schmerzgeld" (acı ve ıstırap tazminatı) ile ocağınıza kelimenin tam anlamıyla incir ağacı dikerler.
DÖRT: Sokağa, parka karton içinde dünden kalan yemeği veya mama koymak mı? "İyilik meleği" olayım derken yasadışı çöp atmaktan yüzlerce Euro cezayı yersiniz.
BEŞ: Otoyola başıboş köpek mi girdi? Trafiği ve insan canını tehlikeye attığı an vurulur. Barınak falan beklenmez. İnsan hayatı söz konusu olduğunda sistem bir saniye bile tereddüt etmez.
SONUÇ: LAFI UZATMANIN ALEMİ YOK
Şunu artık kafamıza sokalım:
Devletin asli vazifesi başıboş hayvanları beslemek değil; vatandaşının canını, malını ve huzurunu korumaktır.
Alttaki delik bu kadar büyükken havuzu durmadan suyla doldurmaya çalışmak, kısırlaştırma masallarıyla vakit kaybetmek popülizmden başka bir şey değildir. Doğaya ve topluma hiçbir getirisi olmayan yırtıcıları fıtratlarına aykırı daracık alanlara hapsetmek de hayvana yapılabilecek en büyük zulümdür.
Önümüzde sahte duygusallıkların, dijital dilencilerin ve mama lobilerinin değil; matematiğin, ekonomik gerçeklerin ve devlet aklının dayattığı tek bir rasyonel seçenek kalıyor:
Hayvanlar sokaklardan derhal toplanmalı ve sahiplenilmeyenlerin tamamı dünya standartlarındaki acısız yöntemlerle itlaf edilmelidir.
Aklın, bilimin ve vicdanın yolu budur.
Nokta.
Köpek kaçmasan da saldırır!
Köpek ağaç olsan da saldırır!
Köpek durduk yere de saldırır!
Köpek tehlikeli, sokakta olmaz!
Hayırlı Cumalar #TeknikPersonelSıkıntıda Aykut
Biz verdiğimiz her sözü uzun hazırlıklar sonunda ortaya çıkardık.
İşte bizim 21 yıllık envanterimiz.
İşte bizim Türkiye Yüzyılı vizyonumuz.
İşte bizim seçim beyannamemiz.
İşte bizim heyecanımız, şevkimiz, aşkımız. #DoğrusuAkParti
https://t.co/3yyUijalEQ
EZBER BOZAN KONUŞMA !!!
HÜDA PAR Milletvekili Şahzade Demir:
“İş Bankası bir partinin değil, kamunun malıdır. Tek parti iktidarı, kendisini birçok şirkette olduğu gibi, adı geçen bankaya da ortak yapmıştır. Çok partili siyasi düzende böyle bir ortaklığın halen devam ediyor olması, siyasette fırsat eşitliğine aykırıdır.
Hindistanlı Müslümanların yardımlarıyla kurulmuş bu bankanın faizli işlemlerden çektirilmesi ve bir katılım bankasına dönüştürülmesi en uygun olandır.”
Kız muhteşem konuşmuş helal olsun 👏🏻👏🏻👏🏻
Sahii Kemalist Zihniyet sizin derdiniz ne siz ne olmasını istiyorsunuz bu ülke'de?
Ezanlar sussun
Sokaklar et pazarı olsun
Namaz kılınmasın mı?
@nejatguvenc@KopekTehlikesi Evet sert ve kararlı önlemler alınmalı...
Vicdanlar Rahatlamalı...
Bu köpek olaylarının arkasında karanlık planlar olduğunu tahmin ediyoruz, Reis'e güveniyoruz..
@KopekTehlikesi@IskilipKymkmlik@CorumValiligi@iskilipbel SARS ve kuş gribi gibi salgınlarda büyük felaketleri önlemek için zamanında en kararlı tedbirler alınmıştı. Bugün ise can alan başıboş köpek sorununda aynı iradeyi göremiyoruz. AK Parti'nin sorunları ertelemeyen çözüm anlayışını görmek, vicdanen rahatlamak istiyoruz.
Başıboş köpek savunucusu avukat Deniz Tavşancıl şaşırtmadı.
"Ben yaşam hakkından yanayım. Bugün kadın tecavüzcüleri, çocuk tecavüzcüleri öldürülsün dendiğinde idamı kabul etmeyen bir insanım. Ben hukukçu kimliğimle yaşam hakkının kutsallığına inanıyorum".
@KopekTehlikesi@aslihan_ercan 2/2
Etkili önlemlerin bir an önce alınmasını bekliyoruz. AK Parti'nin çözüm üreten, sorunları ertelemeyen anlayışını görmek istiyoruz. Vicdanlarımızın rahatlamasını istiyoruz.
Bekledim, sabrettim, herkes eteklerindeki taşı döksün diye sustum...
Beklenen an geldi!
Birazdan YouTube kanalımda gerçekleri bütün açıklığı ile ortaya koyacağım. Haysiyet cellatlığının nasıl yapıldığını teşhir edip hepsini ifşa edeceğim.
Bekleyin...
Geliyor...
Amerika'da yaşayan bir Türk, Türkiye'deki e-devlet sistemini öve öve bitiremedi.
"Amerika'da en basit bir belge için bile günlerce uğraşıyorsunuz"
Onu da Ak Parti yaptı..!
https://t.co/41ZJhjtWC8
BRAVO ÖZGÜR, AHMAK
DAVASINI KAZANDI!..
WOW!.. ÖZGÜR BANA AÇTIĞI
“AHMAK” DAVASINDAN 50 BİN
LİRA KAZANDI AMA AYNI LAFTAN
SAVUNDUĞU EKREM’İ DE BİTİRDİ!
ÖZGÜR, EKREM’İ ÇÖPE ATTI!
ÖZGÜR, SEVGİLİSİ GÜLEN’E DE 6.5 MİLYON LİRA ÖDETTİRMİŞ!..
Ahmak davasından “siyasi yasak” için gün sayan Ekrem İmamoğlu’na kötü haber “kankası” Özgür Özel’den geldi!
Özgür, bu kez kendisine söylenen “ahmak” lafıyla ilgili başka bir dava açarak, bu kez Ekrem’i açmaza düşürdü ve artık Ekrem İmamoğlu’nu kimsenin savunamayacağı bir durum ortaya çıktı!..
Özgür bunu saflıktan mı yaptı, kurnazlığından mı?.. Öyle ya da böyle, Ekrem’e “yılın golü” bu!.. Belgesiyle yayınlıyorum. Özgür ayrıca “ahmak” kelimesini de paraya tahvil etmiş oldu, 50 bin kazandı benden… Ama biliyorsunuz, bu “ahmak davası” dışında açtığı tüm davaları kaybetmişti!.. Yani doğruluğuma diyecek yok. Ama böylece hem İmamoğlu, hem de ben “ahmak” mağduru olduk!..
Yani üzülsem mi, sevinsem mi bilemiyorum.
ÖZGÜR’DEN SEVGİLİSİNE 6.5 MİLYON
Bu arada Özgür Özel “ahmak” sayesinde 50 bini cebine atarken, baktım sevgilisi Gülen Göksu Ercan’a geçen sene ödettirdiği para, tam 6.5 milyon lira… Vay be… Hem de CHP kasasından ödetmiş!.. Eyvah, bu kız da(Gülen) aynı Ekrem’in voleybolcusu Derya’nın durumuna düşmesin!.. O da eline geçen paraların hesabını veremeyince “ev hapsi” almıştı biliyorsunuz!.. Aman aman… Acaba Gülen’le Derya da tanışıyorlar mı acaba?..
Bu video BOMBA gibi… Yorumlarınızı merakla bekliyorum.
TAMAR TANRIYAR
https://t.co/AeVkMVHRQn
KIYAMET KOPARACAK
SÖZCÜTV SKANDALI!
PATRONU FETÖ KAÇAĞI İKEN
TÜRKİYE’DE SÖZCÜ’YE PARA
AKTARAN KİM?.. FETÖCÜLER
KIPIR KIPIR! KORKMAYIN YAZIN!
YİNE ÖZEL BİR HABER!
Bu video’yu izleyince çok fazla şeyi sorgulamaya başlayacaksınız.
TAMAR TANRIYAR
https://t.co/rh1fXX8Pz7
https://t.co/uIhwsc4jjT
100 MİLYON DOLAR’I
İÇ EDİP, ÇÖKTÜLER!..
HALK TV 40 MİLYON DOLAR VE
SÖZCÜ İSE 60 MİLYON DOLARI,
BİR BANKA MÜDÜRÜ KANALIYLA
CEBE İNDİRDİ VE GERİ ÖDEMİYOR!
MALLARINA EL KONULMALI!
Tarihe geçecek, eşi görülmemiş, “medyanın bir bankaya çökme” operasyonu… Büyük bir dolandırıcılık!..
Sürekli herkesi eleştiren, güya haber kanalı olan Sözcü ile Halk TV, nasıl başardılarsa, kredi adı altında 60 artı 40, toplam 100 milyon doları cebe indirmişler. Normal bir kredi falan sanmayın. İkisinin de patronu yurt dışında ve kaçak… Böyle bir paranın bankadan çıkma ihtimali yok.
Ama işin içine, o bankanın genel müdürü girdiyse ve şu anda bankanın içinde kıyamet kopuyorsa ve o paralar da asla geri alınamıyorsa… O banka müdürünü “neresinden” yakalamışlardı acaba?.. Tabi ki o genel müdür uçtu!.. Konu da kapatılacak gibi değil…
Bu arada bu paralar, tabi ki aslında bizim paralarımız, onu da unutmayın!..
Bir de hani bir ara futbolcular da (Seçil Erzan olayı) paraları bankaya kaptırmışlardı ya, ah şu bankalar ah!.. Ne kolay oyuna geliyorlar!
Bu mecralar, bir de milletin maaşlarını ödemeyip, adam çıkarırlar! Pes be!..
Bu haberi ilk benden duyuyorsunuz. Hangi şartlarla(!) bastırıp parayı kaptıkları bankanın genel müdürünün kim olduğunu ise şimdilik piyasada bilinen lakayl söylim: “Botokslu genel müdür”!..
Bu haber, kesin ve net… Şimdi normalde, hemen ana akım medya ve haber kanallarının bu haberi girmesi ve devamını getirmesini bekliyorsunuz di mi?.. Çok zor!... Bunları video’da anlatacağım. Sol basın mı?.. Birilerinin mallarına el konulana, birileri de hapse girene kadar uzaktan seyretmek zorundalar maalesef!
Bu büyük çökme operasyonunu ortaya çıkardığım için, şimdi bana “sağlı, sollu” yürümeye kalkacaklar ama havalarını alırlar.
Ayrıca bu yaptığım haber, savcılığa bir suç duyurusudur. Ben, devletimizin böyle bir olayı asla es geçmeyeceğine eminim. Esas bunların arkasındaki Fetö’nün, eli kolu uzun ama hep söylerim, devletten daha güçlü hiç bir şey olamaz.
Hadi, video’da anlatıyorum hepsini… Buyrun yılın medya-banka skandalına… Ve arkasından gelecek, tehdit-şantaj olaylarına…
TAMAR TANRIYAR
https://t.co/uIhwsc4jjT
Saldırganlıkta sinir tanımıyorlar.
Ama gereği yapıldı, "İmha edilsinler, kapatılsınlar" derken kendi kapatıldı. Bu saldırgan hakkında gözaltı kararı verildi.
Yok öyle köpeksiz köyde deyneksiz gezmek, sağa sola saldırmak!
Diğer saldırganlara da ibret olsun.