Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan 27 yaşındaki öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın ölümü sadece bir haber değil; bu sistemin genç öğretmenleri nasıl tükettiğinin acı bir örneğidir.
Yıllarca okuyup sınavlardan, mülakatlardan, AGS süreçlerinden geçen insanlar; sonunda liyakatsiz yöneticilerin mobbingine, baskısına ve değersizleştirilmesine maruz kalıyor. İddialara göre Irmak öğretmen yaşadığı sorunları dile getirdi ama duyulmadı. Çünkü bu düzende çoğu zaman haklı olan değil, makamı olan korunuyor.
Bir öğretmen çocuk yetiştirmek için atanır, psikolojik savaş vermek için değil.
Genç bir öğretmenin daha hayalleriyle birlikte toprağa verilmesine sebep olan bu çürümüş düzen için gerçekten yazıklar olsun.
23 NİSAN — Unutmayacağız. #Kahramanmaraş
— Öğretmen Ayla Kara
— Adnan Göktürk Yeşil
— Furkan Sancak Balal
— Belinay Nur Boyraz
— Kerem Erdem Güngör
— Zeynep Kılıç
— Bayram Nabi Şişik
— Şuranur Sevgi Kazıcı
— Yusuf Tarık Gül
Milli eğitim akademisine harcanan paralar okulların güvenliği için harcansaydı ne kaybederdik?
Belki dünkü saldırı olmayacaktı belki Fatma Nur Öğretmen hayatta olacaktı…
Bakan mülakatı savunurken "Çocuklar bize emanet, öğretmenden emin olmalıyım" diyordu.
Keşke öğretmenlerin "kalitesinden" emin olmak için harcanan mesai, onların ve çocukların "can güvenliğinden" emin olmak için de harcansaydı.
Bugün gördük ki herkes Allah'a emanet.
Dokunulmaz öğrenciler yaratıldı.
Hep haklı veliler yaratıldı.
İstediği olmadığında cimere şikayet eden veliler,
Öğretmenin performansını mesai saatiyle ölçen cahil kitleler doğdu.
Ve uyum sağlayamayan,
Başarılı olamayan,
Kendini ayrıcalıklı gören çocuklar da bu suçları işledi..
#EgitimdeŞiddeteHayır
#EgitimdeŞiddet
#kahramanmaraş
Hadi bakalım gelin de biraz öğretmenin maaşını ve tatilini konuşalım. Ne kadar da şanslılar değil mi? Hep bi duyar kasma peşindeler ne olmuş yani alt tarafı ya itibarları ayaklar altına alınıyor ya da öldürülüyorlar…!!
Bu sefer sadece biz değil çocuklarımız da öldürülüyor…!!!
Öğretmene cep telefonu kullanmak zorundaymış gibi muamele edilirse,
Öğretmene zorla öğrenci grubu kurudurulursa,
Öğretmene zorla veli grubu kurudurulursa,
Öğretmen sürekli veli ve öğrenci ile muhatap ettirilirse,
Öğretmene ders dışında sürekli etkinlik, angarya, cart, curt işler verilip eğitim öğretim ikinci hatta üçüncü plana atılırsa,
Öğretmen sürekli evrak, kürek, toplantı, seminer vs. ile oyalanırsa,
Toplumda öğretmenler sürekli tatil yapıyor algısı yaratılırsa,
Öğretmene çaycı ve güvenlik görevlisi maaşı reva görülürse,
Öğretmenleri cimer vb. yerlere şikayet etmek marifetmiş gibi lanse edilirse,
Eğitim öğretim basit bir şeymiş gibi formasyonu olmayanlar dahi ücretli öğretmenlik adı altında çalıştırılırsa,
Öğretmene asli görevi unutturulup eğitim öğretimden uzaklaştırılırsa,
Öğretmene sürekli aba altından sopa gösterilirse, ders programı ile, onla bunla tehdit edilirse,
Ne eğitimin değeri kalır ne de öğretmenin.
Eğitimde özü kaybettik. Toparlanıp özümüze dönmemiz gerekiyor.
Oğuzhan Abravcı
#ÖğretmenSahipsizDeğildir diye tag oluşturulmuş ancak üzgünüm, sahipsizdir. Devlete atanmadan evvel önüne milyon engel konan, atandığında türlü mobinge ve veli/öğrenci zorbalığına maruz kalan, sürekli hedef tahtasına konulan, bakıcı olarak görülen bir ülkededir öğretmen.
Sürekli öğrenciyi korumaya yönelik düzenlemeler yaptınız. Veliyi memnun etme kaygısıyla öğretmenlerin otoritesini ve itibarını zayıflattınız. Öğretmenlerin emeği, fedakârlığı ve sorumluluğu yerine yalnızca tatili ve maaşı konuşulur oldu.
BOĞA: Kırıldığın kadar sağlamlaşıyorsun bu dünyada,senden ne kadar gitmişlerse,sen de o kadar uzaklaşıyorsun insanlardan.Bu işin sonu seni yalnız hissedeceğin,kimseye kolay bağlanamayacağın birine dönüştürüyor ama sen, seni artık kimsenin kolayca yıkmayacağını öğrenmiş oluyorsun.