Madenci çocuklarını dinleyin:
"Okulda gösterim vardı ama ben babamın yanına geldim. Babam burada bayıldı, hastalığı var. Kaç gündür yürüyor, açlık grevinde."
#HakkımıVerDorukMadencilik
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bu yıl buruk bir kalple karşılıyoruz.
Bu bayram, çocukların neşesiyle büyümeli; umutla, güvenle ve sevgiyle yaşanmalıydı. Bugün ise içimizde derin bir hüzün var.
Yazdıklarımı okuyun isterim;
23 Nisan 2026 tarihli bu gönderimde şu kişisel notumu düşmek istiyorum.
Önce ama; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlamak isterim, 56 yıllık hayatımda hep yaptığım gibi… (ve ne olursa olsun hep yapacağım yaşadığım ömrümde..)
Dostlar, çocuklar, evlatlar;
kutlu olsun çocukların bayramı
Ve “büyümüş çocukların” yani bizim de bayramımız kutlu olsun.🚀
Bir insanlık, bir insan evladı bayramıdır.
Dinleyin ve seyredin bir yandan;
Hikaye şöyle;
Dinlediğiniz müzik;
23 Nisan 2020’de amatör olarak evde kaydedildi. Bir kaç günde bestelemiştim;
Eserin adı “ŞÜKRAN TÜRKÜSÜ” ..
Bilen bilir. Piyano için sözleri olmayan bir eser, bir Cumhuriyet Çocuğunun şükranının Türküsü. Klişe cümleler kurmayalım çünkü dinlediğiniz müzik de klişe değil; fotoğraflardaki tarih hele hiç değil. Atatürk cesur bir liderdi, bize sundukları sayesinde varolduk!
Amatör evdeki kayıt şu yüzden;
23 Nisan 2020,
Covid Pandemi ilk Karantina günleriydi. Tam kapanma günleri, ıssız sokaklar, bomboş sahiller, milyonlarca çığlık, ölümler, dram,
sokağa çıkma yasağı.
Tüm dünyada…
23 Nisan 2020 TBMM’nin kuruluşunun 100. Yılıydı tam. Buna ithafen. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ithafen, bir “Şükran”. Ne devletin ne bir kurumun siparşi olmayan, benim içimden gelen, bu ülkenin bir vatandaşı bir sanatçısı olarak içimden döktüğüm bir “Şükran”, bundan ibaret.
Bu kadar da vatandaş olabilelim.
Sanatımızla.
Ne oldu da bazı siyasiler vazgeçtiler bu 23 Nisan’ımızdan? Bu Türkiye’den? Değerlerimizden?
Ah ne zor, ne zor, hem batıya hem doğuya ait olmak. Ah ne zor..
Sessiz kalan bir halk..
suspus…
Bu sessizlikte bir karanlık çöküyor öyle mi? Açıklayın?
Çocuklar! Siz açıklayın!
Bu mudur? Bu mudur??
Sonuç bu mudur?
Kutlu olsun bayramımız🔥❤️
@fazilsayofficial
Nevruz şarkısıyla milyonlarca izlenen Elif Avcı şimdi de atalarımızın mirasından ilham alarak bestelediği 23 Nisan’a özel şarkısıyla milyonlarca izlenmeye ulaştı.
Tebrik ederiz.
Bir milletin küllerinden doğarak çocuklarına emanet ettiği gündür #23Nisan
Ve o emaneti veren bir isim var
#GaziMustafaKemalAtatürk
O, savaş meydanlarında bir ulus yarattı sonra o ulusu henüz elleri kalem tutan çocuklara güvenle bıraktı .
"Küçük hanımlar, küçük beyler ..." diye başlayan o büyük hitabıyla sadece seslenmedi,
Bir devrimi başlattı .
Bu bayram ; sadece çocuklara değil ,
Bir milletin bağımsızlık aşkına , özgürlük tutkusuna ve Atatürk 'e olan sonsuz minnetine bir saygı duruşudur .
Bugün bir çocuğun gülüşünde Cumhuriyet' in ışığını görüyorsan bil ki o ışığı 106 yıl önce yakan bir adam vardı
#MustafaKemalAtatürk
#NeMutluTürkümDiyene
#TeşekkürlerATAM
#23NisanKutluOlsun
#23NisanUlusalEgemenlikveÇocukBayramı
#GünaydınTürkiyem
#GünaydınHayat
“Zamanın kaybolmuşu yoktur. Yaşanan her şey, müspet, menfi, bizi inşa eder. Yalnız bizi değil, bizden sonraki kuşakları da…
Yaşadıklarımızı anında belki en iyi şekilde inşa edemeyiz. Ama, onları değerlendirdiğimiz vakit; gelecek daha emin olur.
Hayat “gemi”mi bilmiyorum; “gemicilik” olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz.
Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, anbean insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer. Kader, gaipten yazılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar.”
İLBER ORTAYLI
BİR GERÇEĞİN ANATOMİSİ…
Adı; Arnold LUDWIG; ABD’li bir Psikiyatri Profesörü…
Hayatında Türkiye'ye hiç gelmemiş…
Bir kitap yazmış, kitabın adı; “KING of the MOUNTAIN”…
Kitapta bir bölüm var; "In one of the most comprehensive and insightful studies of political leadership ever undertaken."
İsminden anlaşılacağı üzere dünyada ülke yönetmiş politikacılarla ilgili bir kitap…
20. yy’ da Dünya liderleri ile ilgili bir seri araştırmayı kapsıyor kitap… Dünyadaki liderler arasında 2000 (iki bin) kişiyi belli ama aynı ölçütlere göre değerlendirmiş…
Ülkeleri yönetmiş, Saddam’dan Kaddafi'ye, Mao'dan Roosevelt'e, De Gaulle'den Nehru'ya, Churchill'den Hitler'e, Mussolini'den Mandela'ya, Stalin'den Nasır'a ve Arafat'a hepsini incelemiş…
Kitap çalışması tam 18 yıl sürmüş…
Bu kapsamlı araştırma sonunda öne çıkan belli başlı 377 devlet adamını yukarıda ifade ettiğim gibi belli ölçütlere göre değerlendirmiş… Öne çıkan liderlerin hepsine aynı olmak üzere 200 kadar değişik kıstas uygulamış, bu kıstaslara göre, 1'den 31'e kadar değişken puanlar verip değerlendirmiş ve bir sıralama yapmıştır…
Uyguladığı testin tam adı, “Political Greatness Scale” (PGS) olarak tanımlamış.
Buna göre bir sıralama yapmış.
Örneğin; en çok Roosevelt ve Mao 30’ar puan almışken, Nehru 25, Churchill 22, Golda Meir 12, Fidel Castro 23, Lenin 28, Khomeini 23, Kennedy 15 puan almışlar.
Sadece tek bir lider; 31 puanla ilk sırayı almış…
Bu lider de "Visionary" sıfatıyla, 20. yy’ın gelmiş geçmiş en büyük devlet adamı unvanına layık görülmüş… Kim olabilir diye merak ettiniz haklı olarak; evet işte o büyük lider, asrın en önemli devlet adamı,
Mustafa Kemal ATATÜRK !!!
En ilginç olan husus, yazılı ve görüntülü Türk basını bu haberi duyurmamış olması… Türk halkı, gurur duyduğu Atası hakkındaki bu güzel haberden mahrum bırakılmış…
Bizlerin ilk gorevi sizden gizlenen bu gercek bilgileri size iletmek.
Saygiyla...
Prof. Vural Cengiz, PhD.
Gurbetteki Ataturkcu Bilim Adamlari Dernegi, A.B.D
Sivas Üniversitesi'nden Prof.Birnur Akkaya, kanser ve kötü huylu hücrelerin damar yüzeylerine tutunmasını engelleyerek yayılmasını önleyen bir molekül sentezlemeyi başardı.
Bu çalışma, bir futbolcu transferinin binde biri kadar gündeme gelmedi.
Utanç verici değil mi?
Bu şahsı ne zaman görsem Mahzuni Ustamın Zevzek türküsü aklıma geliyor! Sömürge valisi tavırlı şu zatı ülkemizde istemiyoruz. Emperyalistler planlarıyla birlikte “geldikleri gibi gidecekler”
Yasemin Minguzzi’nin hal ve hareketlerini normal bulmayıp eleştirenlere bir çift sözüm var.
Pırıl pırıl çocuğunuz kendi halinde alışveriş yaparken bir avuç piç tarafından yok yere defalarca kez bıçaklanarak öldürüldüğünde, bir de yetmiyormuş gibi cansız bedeni tekmelendiğinde, o zaman bize sağduyulu annenin nasıl olunur gösterirsiniz.